logo

GIDA ENFLASYONU

RECEP TAŞCI

RECEP TAŞCI
recep.tasci@sonsaat.com.tr

Gıda enflasyonunun önü ancak tarımda döviz ile üretip TL ile satıştan vazgeçilince kesilir.
(TÜİK) Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı.
Ağustos’ta bir önceki aya göre yüzde 0,22 artışla 179,91 değerine ulaşan Tarım ÜFE, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 9,25, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,36 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 13,74 yükseldiğini görüyoruz.
Hemen buradan hareketle, geçtiğimiz günlerde bir TV programında Ekonomi Bakanımız Berat Albayrak program sunucusuna Siz maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz demiş, ertesi günlerde de sosyal medyada eleştiri konusu olmuştu.
Tabi bunu ülkemizde oynaklığı yüksek olan döviz üzerinden yapsa da bu söz pek yerine oturmadı.
Oturmadı çünkü tarım ülkesi olan ülkemizde tam mevsimde bile yukarda TÜİK in açıkladığı veriler bunu gösteriyor.
Elbette maaşlar döviz değil. Elbette gereğinden fazla dövize endeksli yaşıyoruz. Bırakın döviz ile iş yapan şirketleri aylık açıklanan hane halkının yatırımı da birikimi de dövizle.
Ve hala ülkemizde bir çok işyeri ve AVM dükkanlarıdaki kiralar dövizle belirleniyor.
Aslında konumuz tarımda üretim maliyetlerinin döviz odaklı fiyat artışları.
Yazımıza başlarken yazdığımız gibi biz üretimi dövizle yapıyor, Türk parasıyla satıyoruz ay içerisindeki kur oynaklığından da etkileniyoruz.
Her ay açıklanan enflasyon rakamlarına daha da özetle söylersek çekirdek enflasyon dediğimiz ana maddeler içinde yer alan gıdadaki artışları bir türlü engelleyemiyoruz.
Bu formülle de engelleyemeyiz, bu bir kısır döngü.
Bizim cari açığımızı tetikleyen sadece enerji ve teknoloji değil görüldüğü gibi tarımda da sıkıntı var
Savunma sanayiinde ciddi yol kateden ülkemizin dışa bağımlılığı, yerli ve milli politikaları gözden geçirmesi gerekiyor
Zira üretici gübreyi, ilacı, tohumu, tarım aletlerini döviz odaklı temin ettiği sürece enflasyonun hedeflerine ulaşması zor görünüyor.
Tarım ülkesi olan ülkemizde her geçen gün maliyetlerin artmasından dolayı güzelim tarım arazileri ekilemez duruma geliyor
Çiftçi masraflarını karşılayamıyor. Bir türlü üretici ile tüketici arasındaki aşırı fiyat farkı düşürülemiyor.
Sonuç olarak Aslında tarımdaki bu talihsiz durum kırsaldan şehre göçü hızlandırıyor.
Tarım işsizlik rakamlarına artık mevsimsel değil doğrudan yansıyor.
Tohum, gübre, ilaç, bu üç ana kalemde yerli ve millilik oranı yükselmedikçe tarımda maliyetler hep yükselecektir.
Bunu unutmayalım…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MUHAMMED PARİSA HZ.

    23 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Muhammed, lakabı Hâfız-ı Buhârî ve Pârisâ'dır. 1355 (H.756) senesindeBuhârâ'da doğdu. 1419 (H.822) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. İlim öğrenmek için medrese tahsîline başlayıp, zamânının âlimlerinden ders alarak, hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Bu ilimlerde yetişip âlim olduktan sonra, tasavvuf ilmini öğrenip, büyük bir velî olarak yetişti. Muhammed Pârisâ hazretlerinin tasavvufta hocası, evliyânın en büyüklerinden olan meşhûr İslâm âlimi Şâh-ı Nakşîbend Behâeddîn-i Buhârî'dir. Ona talebe olduktan so...
  • ŞÜKÜR ETMEK

    23 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Günümüz şartlarında konfor içinde yaşayan yediği önünde yemediği ardında olan biz insanlar ne kadar şükür ediyoruz? Etrafıma  bakıyorumda  hepimiz şükürden çok şikayet ediyoruz. Eşimizden çocuğumuzdan işimizden dostumuzdan hayatımızdan hastalığımızdan şikayet. Yağmur yağıyor şikayet ,hava sıcak olur şikayet soğuk olur yine bir şikayet. Şikayet ettiğimiz  nedenleri say say bitiremiyoruz. Her şeyden ve herkesten şikayetçiyiz, gardımızı almış savaşa hazır pozisyonda bekliyoruz. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış bahane arar duru...
  • UBEYDULLAH-I AHRAR HZ.

    22 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    İnsanların i’tikâd, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenip yapmalarını sağlayan ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine “Silsile-i âliyye” denilen İslâm âlimlerinin onsekizincisidir. İsmi, Ubeydullah bin Mahmûd bin Şihâbüddîn’dir. 806 (m. 1403)’da Taşkend’de doğdu. 895 (m. 1490) senesinde Semerkand’da vefât etti. Babası, o zamanın büyük âlimlerinden evliyâ bir zât idi. Annesi ise Hazreti Ömer’in soyundandır. Ubeydüllah-i Ahrâr hazretleri doğduğunda, kırk gün annesini emmemiştir. Annesi nifasdan temizlend...
  • Karabağ’a adım adım yürüyorlar

    22 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Azerbaycan topraklarını işgal eden ve tarihi utanç vesikalarıyla dolu Ermenistan bugün Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin harp sahasında güçlü ve teknolojik üstünlüğünün altında ezildikçe çıldırıyor. Çıldırdıkça yine katilliğini gösterip Azerbaycanlı sivillere saldırıyor. Masun siviller evlerinde uykuda iken üzerlerine füzeler yağdırıyor, Gece uykuda iken sivil halkın evlerini başlarına yıkıyor. Can kardeşler çoluk çocuk kan kusan katil bir milletin attığı bombalarla şehit düşüyor. Ermenistan savaş suçu işliyor. Bir hayvanın ölümünden sokaklara ...