logo

İmkansız Deme !

PINAR HOLT

PINAR HOLT
pinar.holt@sonsaat.com.tr

‘İmkansız deme o kelimenin içinde bile imkan vardır’…Audrey Hepburn

Değerli Dostlar,

Bu yazıma Audrey Hepburn’ün çok sevdiğim bir sözü ile başlamak istedim. ‘İmkansız deme o kelimenin içinde bile imkan vardır.’ Hepimizin hayatında yaşadığı acı olaylar, zorluklar, sıkıntılar olabiliyor. Bazen bana mail ile ya da sosyal medya üzerinden öyle hikayeler geliyor ki, gerçekten oturup yazsam roman olabilir. Bu hikayeleri okurken en az yazan dostlarım kadar yaşadıkları zorlukları yüreğimden hissediyorum.

Tabi ki benim de yaşadığım sıkıntılar, zor günler ve acılar oldu, oluyor ve yaşam sürecim içinde olmaya da devam edebilir. Böyle zor süreçlerde hep bu günlerin geride kalacağına ve hiç bir şeyin imkansız olmadığına inancım hep tam oldu. Belki de bu yazımı okuyan birileri içinde bulunduğu şartların zor ve her açıdan imkansız olduğunu, bir çıkış yolu olmadığını düşünüp, benim sözlerimin hayal olduğunu düşünebilir. Evet, çok da haklı olabilir. İçinde bulunduğunuz durum her ne ise şimdi, şu an için olumsuz, imkansız, çözümsüz görünebilir. İşte tam da bu noktada aynı durum aslında ilerleme, görme ve farkına varma aşamasındadır. Yani hiç bir durum, hiç bir hikaye olduğu yerde durağan bir şekilde kalmaz. Zaman ilerlediği sürece içinde bulunduğumuz durumlarda ilerler, değişir, gelişir, güzelleşir ya da kötüleşebilir ama asla yerinde saymaz. Bunu yaşayarak ve görerek farkına varmamız gerekir.

OLUMLU DÜŞÜNEN TARAF OLMALI

Bir süre önce annemin yazlık evinde tadilat işleri çıktı ve bundan 3 hafta önce telefonda stresli bir şekilde bu işlerin bitmesinin imkansız olduğunu söyledi. Ben de ‘Daha tadilata başlanmadı bile, nereden biliyorsun imkansız olduğunu?’ diye sordum anneme. Şimdi üçüncü haftadalar ve neredeyse tüm tadilat işleri bitmek üzere. Kendi aile içinde yaşadığımız örnekten yola çıkarak söyleyebilirim ki, daha harekete geçmeden stres olmak yerine, bulunduğumuz durumu kavrayıp, planlayıp, yapılacakları yerine getireceğimize dair kendimize taahhüt etmek sanki daha mümkün.

Etrafımda kim olursa olsun ve hangi durum olursa olsun, bir konuya olumsuz bir yorum getirirlince direk ilk sorum ‘Nereden biliyorsun?’ olur. Bazen kendi zihnimde de, yaşıdığım olaylarla ilgili olumsuz bir düşünce gelince, kendime de durup bir ‘Pınar böyle olduğunu ya da olacağını nerden biliyorsun?’ diye sormayı alışkanlık edinmeye çalışıyorum. ‘Bir dakika sonramızı bile

bilemediğimiz bu alemde nasıl bu kadar keskin düşünebiliyoruz, emin konuşabiliyoruz?’ sorusunu hep aklımda tutmaya çabalıyorum.

Her neye inanıyorsanız Allah, Tanrı, Evren ya da başka bir inanış. ‘Ol’ der ve Olur. Tabi bizler de oldurmak için yeteri kadar çabalar ve korku, kaygı ya da öğrenilmişlikten kaynaklanan negatif düşüncelerden kurtulup, zihinlerimizi özgürleştirebilirsek. Böylece önümüze açılan yollarla ve yaşadıklarımızla hiç bir şeyin imkansız olmadığını görebiliriz.

Sevgiyle.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MUHAMMED PARİSA HZ.

    23 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Muhammed, lakabı Hâfız-ı Buhârî ve Pârisâ'dır. 1355 (H.756) senesindeBuhârâ'da doğdu. 1419 (H.822) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. İlim öğrenmek için medrese tahsîline başlayıp, zamânının âlimlerinden ders alarak, hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Bu ilimlerde yetişip âlim olduktan sonra, tasavvuf ilmini öğrenip, büyük bir velî olarak yetişti. Muhammed Pârisâ hazretlerinin tasavvufta hocası, evliyânın en büyüklerinden olan meşhûr İslâm âlimi Şâh-ı Nakşîbend Behâeddîn-i Buhârî'dir. Ona talebe olduktan so...
  • ŞÜKÜR ETMEK

    23 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Günümüz şartlarında konfor içinde yaşayan yediği önünde yemediği ardında olan biz insanlar ne kadar şükür ediyoruz? Etrafıma  bakıyorumda  hepimiz şükürden çok şikayet ediyoruz. Eşimizden çocuğumuzdan işimizden dostumuzdan hayatımızdan hastalığımızdan şikayet. Yağmur yağıyor şikayet ,hava sıcak olur şikayet soğuk olur yine bir şikayet. Şikayet ettiğimiz  nedenleri say say bitiremiyoruz. Her şeyden ve herkesten şikayetçiyiz, gardımızı almış savaşa hazır pozisyonda bekliyoruz. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış bahane arar duru...
  • UBEYDULLAH-I AHRAR HZ.

    22 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    İnsanların i’tikâd, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenip yapmalarını sağlayan ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine “Silsile-i âliyye” denilen İslâm âlimlerinin onsekizincisidir. İsmi, Ubeydullah bin Mahmûd bin Şihâbüddîn’dir. 806 (m. 1403)’da Taşkend’de doğdu. 895 (m. 1490) senesinde Semerkand’da vefât etti. Babası, o zamanın büyük âlimlerinden evliyâ bir zât idi. Annesi ise Hazreti Ömer’in soyundandır. Ubeydüllah-i Ahrâr hazretleri doğduğunda, kırk gün annesini emmemiştir. Annesi nifasdan temizlend...
  • Karabağ’a adım adım yürüyorlar

    22 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Azerbaycan topraklarını işgal eden ve tarihi utanç vesikalarıyla dolu Ermenistan bugün Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin harp sahasında güçlü ve teknolojik üstünlüğünün altında ezildikçe çıldırıyor. Çıldırdıkça yine katilliğini gösterip Azerbaycanlı sivillere saldırıyor. Masun siviller evlerinde uykuda iken üzerlerine füzeler yağdırıyor, Gece uykuda iken sivil halkın evlerini başlarına yıkıyor. Can kardeşler çoluk çocuk kan kusan katil bir milletin attığı bombalarla şehit düşüyor. Ermenistan savaş suçu işliyor. Bir hayvanın ölümünden sokaklara ...