logo

Ciğerlerimiz yandı

EMİRHAN HINISLIOĞLU

EMİRHAN HINISLIOĞLU
emirhan.hinislioglu@sonsaat.com.tr

Ülkemizde son yıllarda meydana gelen orman yangınları nedeniyle binlerce hektarlık ormanlık alanlarımız, tarım arazilerimiz kullanılamaz hale gelirken birçok felaketi de beraberinde getiriyor.
Küresel ısınma, iklim değişikliği gibi güncel konular yangınların önemini artırıyor. Ülkemizin her bölgesini yeşile boyayan ormanlarımız biz insanlara başta oksijen deposu olurken sağlığımız için gerekli olan birçok eylemin yeri de bu alanlar oluyor. Orman yangınlarında yüzlerce hayvanların, kuşların hayatları ve yaşam alanları da yok oluyor. Onların nesillerinin tükenmesine de büyük ölçüde neden oluyor.
Yüzlerce hektar alanın küle dönmesi ve ülkemizdeki yedi bölge kendine has bitki örtüsüyle tekrardan alanların yeşillendirilmesi veya ağaç dikme çalışmaların da en az 20-30 yıllık bir zaman dilimi de ziyan oluyor.
Sahil kesimlerin yüksek arazilerindeki ormanların ağaç cinsleri kızılçam ağırlıklı. Bu alanlar yangına birinci derecede hassas bölgeler. Bu da gösteriyor ki, Mayıs-Kasım ayları arasında ülkemizde açık alan yangınları daha sık ve çok sayıda meydana geliyor.
Sıcaklığın 30 derecenin üzerinde olduğu ve nemin yüzde 20’nin altına düştüğü dönemlerde buralarda yanma şartları uygun hal alıyor. Üstüne üstük çıkan yangınların büyümesine etken ise bölgelerdeki esen sert rüzgârlar, bu yangının şiddetli ve hızlı alanlara yayılmasını bir o kadar çabuklaştırıyor. Kısaca büyük yangınlar için adeta davetiye çıkarıyor. Doğa şartları bu yangınların oluşmasında yüzde 12 gibi bir orana sahip. Geriye kalan yüzde 88 oranında yangınların çıkma sebebi ise biz insanlardan kaynaklanıyor.
Bilinçli bilinçsiz ormanlarımızı bizler yok ediyoruz. Ya rant uğruna yeşil alanların kundaklanmasıyla mesken alanlarının açılmasına ön ayak olunuyor, yada gezi ve piknik için gidilen o güzelim alanlarda dikkatsizce yangının çıkmasına sebep olan mangal veya sigara izmaritlerinin ateşli halde gelişi güzel doğaya bırakmasıyla birebir örtüşüyor.
Ülkemizde 1937 yılından bu yana yangın kayıtları tutuluyor. 1937’den 2019’a kadar 111 bin orman yangını meydana gelmiştir. Bu periyotta yıllık ortalama yangın adedi 1360. Son 10 yıla bakarsak, 2010 ila 2019 dönemi arasında 22 bin adet yangın meydana gelmiş. Bu da gösteriyor ki: her yıl ortalama 2 bin 200 adet yangın oluyor.
2019 yılında da bu sayı 2 bin 688 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de 1937 yılından 2019 yılına kadar geçen sürede 1 milyon 691 bin hektar ormanlık alan yangından etkilenmiş. Yine bunun yıllık ortalaması ise 20 bin hektara tekabül ediyor. Son 10 yılda 73 bin hektar yangından etkilenmiş. Bunun yıllık ortalaması da 7 bin 300 hektar.
Son bir ay içerisinde onlarca yangın meydana geldi. Bu yangınlarda yüzlerce hektarlık alanların ağaçsız kalmasına yol açtı. Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Trabzon’da çıkan yangınları, Balıkesir’in Ayvalık Şeytan Sofrası mevkiinde başlayan orman yangını yaklaşık 80 hektarlık ormanlık alanın yok olmasına neden oldu.
Hatay’ın Belen-İskenderun ilçelerinde çıkan orman yangını Türkiye’yi yasa boğdu. Çıkan yangın rüzgarın da etkisiyle ormandan yerleşim yerlerine sıçradı. Çıkan yangının PKK terör örgütü mensuplarınca çıkardı kesinleşti.
Olayla ilgili soruşturmada İskenderun’da bazı vatandaşlar, ormanı yakmaya çalışan kişileri gördüklerini iddia edip, sokakta nöbet tuttu. Cumhuriyet Savcılığının talimatı ile başlatılan araştırmalarda Hatay’ın Belen, İskenderun ve Arsuz ilçelerindeki orman yangınlarıyla ilgili gözaltına alınan 6 zanlının soruşturmasının ardından 2 PKK’lı hain tutuklandı.
Hatay’da 70 saat süren orman yangınlarının bilançosu bir o kadar üzücü idi. Yüzlerce hektar ormanın yanı sıra pek çok ev, araç ve işyeri zarar gördü. Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde çıkan orman yangınında 350 dekar 35 hektar orman zarar gördü, birçok bölge ise küle döndü.
Yani PKK’lı teröristler dün yol kesip insanları öldürüyor, çocukları kurşunluyor, kadınlara kızlara tecavüz ediyordu. Devlete ve sivil halka ait ne varsa ateşe veriyordu. Bugün aynı terör piçleri Mehmetçiğin kurşunundan saklandığı o ormanları ateşe veriyor, ağaçları yakıyor, ormanda yaşayan yüzlerce hayvanın evleriyle birlikte nesillerinin tükenmesine de sebep oluyorlar.
Ne diyelim bu millete ve bu vatana ihanette bulunanların ne bu dünyada ne de ahirette yerlerinin olmadığını zaten biliyoruz.
Kalın sağlıcakla…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MUHAMMED PARİSA HZ.

    23 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Muhammed, lakabı Hâfız-ı Buhârî ve Pârisâ'dır. 1355 (H.756) senesindeBuhârâ'da doğdu. 1419 (H.822) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. İlim öğrenmek için medrese tahsîline başlayıp, zamânının âlimlerinden ders alarak, hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Bu ilimlerde yetişip âlim olduktan sonra, tasavvuf ilmini öğrenip, büyük bir velî olarak yetişti. Muhammed Pârisâ hazretlerinin tasavvufta hocası, evliyânın en büyüklerinden olan meşhûr İslâm âlimi Şâh-ı Nakşîbend Behâeddîn-i Buhârî'dir. Ona talebe olduktan so...
  • ŞÜKÜR ETMEK

    23 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Günümüz şartlarında konfor içinde yaşayan yediği önünde yemediği ardında olan biz insanlar ne kadar şükür ediyoruz? Etrafıma  bakıyorumda  hepimiz şükürden çok şikayet ediyoruz. Eşimizden çocuğumuzdan işimizden dostumuzdan hayatımızdan hastalığımızdan şikayet. Yağmur yağıyor şikayet ,hava sıcak olur şikayet soğuk olur yine bir şikayet. Şikayet ettiğimiz  nedenleri say say bitiremiyoruz. Her şeyden ve herkesten şikayetçiyiz, gardımızı almış savaşa hazır pozisyonda bekliyoruz. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış bahane arar duru...
  • UBEYDULLAH-I AHRAR HZ.

    22 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    İnsanların i’tikâd, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenip yapmalarını sağlayan ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine “Silsile-i âliyye” denilen İslâm âlimlerinin onsekizincisidir. İsmi, Ubeydullah bin Mahmûd bin Şihâbüddîn’dir. 806 (m. 1403)’da Taşkend’de doğdu. 895 (m. 1490) senesinde Semerkand’da vefât etti. Babası, o zamanın büyük âlimlerinden evliyâ bir zât idi. Annesi ise Hazreti Ömer’in soyundandır. Ubeydüllah-i Ahrâr hazretleri doğduğunda, kırk gün annesini emmemiştir. Annesi nifasdan temizlend...
  • Karabağ’a adım adım yürüyorlar

    22 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Azerbaycan topraklarını işgal eden ve tarihi utanç vesikalarıyla dolu Ermenistan bugün Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin harp sahasında güçlü ve teknolojik üstünlüğünün altında ezildikçe çıldırıyor. Çıldırdıkça yine katilliğini gösterip Azerbaycanlı sivillere saldırıyor. Masun siviller evlerinde uykuda iken üzerlerine füzeler yağdırıyor, Gece uykuda iken sivil halkın evlerini başlarına yıkıyor. Can kardeşler çoluk çocuk kan kusan katil bir milletin attığı bombalarla şehit düşüyor. Ermenistan savaş suçu işliyor. Bir hayvanın ölümünden sokaklara ...