logo

ÖZGÜRLÜK!

ZEYNEP ACAR

ZEYNEP ACAR
zeynep.acar@sonsaat.com.tr

Özgürlük nedir gerçekten?

Hiçbir baskı altında kalmadan veya hiçbir şeyden etkilenmeden davranma veya düşünme. Peki sizce bu mümkün mü? Hayır! Biz doğa üstü, baki güçleri olan varlıklar değiliz. Zaten sınırlar çerçevesinde doğmuşuz. Bir sisteme bağlı olarak dünyaya gelmişiz. Keza vücudumuz da bir sistemler bütünü. Üzerinde yaşadığımız yerküre, evren bile bir sisteme bağlı iken, biz nasıl hiçbir şeye bağlanmadan sözde özgürlük yaşayabilelim. Adımızı özgürce seçemiyoruz, ailemizi seçemiyoruz, çocuğumuzu seçemiyoruz, kültürümüzü seçemiyoruz, coğrafyamızı seçemiyoruz, kapitalizmin kucağına doğuyoruz ve bunun gibi birçok doktrin bilinçaltımızdayken halen kendimizi özgür sanıyoruz ya da özgür iradeye inanıyoruz.

Kimi düşüncelere göre ise ‘bir kişinin özgürlüğü, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.’ Peki böylece o bir kişi özgür müdür? Bu sözle kısaca anlatılmak istenen; özgürlüklere saygı duyulması ve herkesin özgürlük alanında durması gerektiğidir. Peki şimdi özgürlüğümüze sınır konmadı mı? Nerde kaldı özgürlük? Özgürlük kavramı bile sınırlandırılıyor. Neticede özgürlük, anlamıyla çelişmiş oluyor.

Veyahut gidip özgür iradenizle bir gömlek alıyorsunuz. Fakat gömleğin size yakıştığını söyleyenlerin etkisinde gömlek giymişsinizdir. Saçınızı kısa kestirirsiniz ‘özgür iradenizle’ fakat aslında kapitalizm doktrinlerinin etkisinde gerçekleştirmişsinizdir bu eylemi. Şu anda ‘özgürüm, özgür iradem’ diyen sözde entellerde aslında sekülerizmin, entelektüelizmin kölesidir. Fıtrat gereği birine bağlanma, inanma içgüdümüz var. Bu yüzden bir varlığa, akıma, insana, bir ideolojiye inanıyorsak, bu öğretilerin sınırları içinde davranışlarımızı ve fikirlerimizi yönlendiriyoruz. Aynı şekilde ve en güzeli olarak Allah’a inanıyorsak, Allah’ın bize verdiği sınırlar içerisinde davranışlarımızı ve fikirlerimizi yönlendiriyoruz. Bunun adı kölelikse, biz bizi Yaratanın kölesiyiz çok şükür. Bir modanın, insanın, sekülerizmin kölesi olmayalım. Eğer Allah’ın kölesi değilseniz, binlerce köle sahibinin kölesisiniz demektir. Şairin de dediği gibi ‘’Bu zor bulduğunuz tek bir secde, sizleri binlerce secdeden kurtarıyor.’’

Kendimizi özgür kılmanın tek yolu Allah’a ibadet etmektir. Allah’a ibadetle, kula kulluktan kurtulalım, işte o zaman huzurla beraber özgürlüğümüzü de kazanmış olacağız.

Esenlikler!

Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • FİLLER TEPİŞİRKEN ETRAFINA BAKAR

    28 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Türkiye zor bir süreçten geçiyor;Rus’tan vazgeçsen olmuyor,ABD’den vazgeçsen olmuyor,AB’den uzaklaşsan yine olmuyor. İngiltere’yi hiçe sayamazsın,İsrael’den vazgeçemezsin… Popülist politika iç dinamiği sağlamakta yararlı olabilir belki ancak dış politikanın gerçekleri farklıdır.İçerde İsrael düşmanlığını pompalayıp seçim kazanabilirsin ama seçimden sonra stratejik anlaşmalarını da yaparsın. Halk buna çok dikkat etmez , o liderine bakar.Devlet ise dengelere ve eksen kaymalarına göre hesap yapar. Aslında Türkiye’nin ekseni kaymamış,ka...
  • İMAM NABLÜSİ

    28 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Meşhur Osmanlı âlimlerindendir. İsmi, Abdülganî bin İsmâil bin Abdülganî en-Nablüsî ed-Dımeşkî‘dir. 1640 (H.1050) senesinde Şam’da doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam’da vefât etti. Kabri Şamda’dır. Abdülganî Nablüsî’nin annesi ona hâmile iken, babası İsmâil binAbdülganî İstanbul’a gitmişti. O zaman, Şam’da bulunan evliyâdan Şeyh Mahmûd adında bir zât, İsmâil bin Abdülganî’nin hanımına bir dirhem gümüş hediye gönderip, bir erkek çocuğu olacağını müjdeledi ve; “Bu çocuğun ismini Abdülganî koysun. Çünkü o, Allahü teâlânın ihsânına ve iltifâtına...
  • NEDEN HUZURSUZUZ?

    27 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Günümüz şartlarında  evlerimiz konforlu ama ruhumuz konforsuz. Rahat , ferah bir yaşantı içinde çoğu insanın huzuru yok herkesin ruhu kafese sıkışmış çırpınmakta. Her gün bir sonra ki günün tekrarı gibi. Monoton bir hayat tarzını benimseyen biz hiç mutlu olamıyoruz. Mutsuzluk ve huzursuzluk had safhada olduğu için kimsenin kimseye tahammülü kalmadı.  Herkes karşısında ki insana saldırmak için küçük bir hamle bekler durumda. Evlerimiz geniş kalplerimiz dar. Misafirleri evimize insanları kalplerimize sığdıramıyoruz. O kadar benc...
  • BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

    27 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    Son devirde yetişen âlim ve velîlerden. Milâdî 1876 (H.1293) da Bitlis’in Hizan kazasına bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde dünyâya gelmiştir. Babasının adı Mirzâ, anasının adı Nûriye’dir. Çocukluk yıllarını, dokuz yaşına kadar,anne ve babasının yanında geçiren Said Nursî, keskin zekâsı, hârikulâde hâfızası ve üstün kâbiliyetleriyle çok küçük yaşlardan itibaren dikkatleri üzerinde toplamıştır. Normal şartlarda yıllarca süren klasik medrese eğitimini kısa bir zamanda tamamlamıştır. Gençlik yıllarını alabildiğine hareketli tahsil hayatı il...