09 Mart 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 10.249.956 kişiye ulaştı.

a İkindi Vakti 16:34
İstanbul 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ATEŞ ALMAYA MI GELDİN?

Eski zamanlarda evlerde ateş yakmak için kibrit yok, çakmak yok, elektrik yok, gaz yok… Yoklukların kol gezdiği zamanlarda insanlar ateş yakmak ısınmak, evde sobayı yakmak, ocağı yakmak için, tutuşturacak bir kor, köz veya yanan bir ateş arardı. Bunları da evde yoksa dışarıdan temin etmek zorunda kalırdı. Dışardan temin edeceği için tabi ki komşusu, komşusunda yoksa diğer komşusuna giderdi. Evlerde kibrit, çakmak, elektrik olmadığını belirtmiştik ama bu ateşler nasıl yanar, nasıl ocak tüterdi? Bu işin kışı kıyameti, yağmuru, yaşı da bir çaresine bakmak ve böyle zamanlarda kimseye muhtaç olmamak ve muhtaç olmadan ocağının dumanını tüttürmek beceri, maharet, özveri isterdi.

Bir gün öncesinden bunun tedbirini almak lazımdı. Bu da nasıl olur. Bir gün öncesinden kibrit yok, çakmak yok, elektrik yok. Nasıl tedbir alacaklardı.

Dedik ya insanoğlu zorda kalınca hayatının akışını devam ettirecek bir çok hünerler sergiler. Nasıl ambarında buğdayı, mısırı, arpayı, unu dahi stoklayıp gelecek günlerde ev halkının yiyeceğini, içeceğini karşılaması için çaba gösteriyorsa ev halkının barınması için evinin ateşini de stoklaması gerekmektedir. Ateş de stoklanır mı veya saklanır mı? Saklanır demek basit, ucuz ve fazla emek vermeden stoklanır.

Bir gün öncesinde evde ateş yanmaktadır. Genellikle ocaklarda yanar ateşler. Soba daha sonraları bizim kültürümüze girmiştir. Ana ocağı, baba ocağı, erkil aile ocağı buradan gelmektedir.

Baba ocağı, daima sıcak, sevecen, huzur veren, rahat, özverili, vefakar, her türlü müşkülata karşı göğsünü siper eden, güvenli, korkusuz, kaygısız, özlemle, hasretle, hürmetle sığınak, barınak, dayanak olarak sırtımızı dayadığımız, huzurla içine girdiğimiz tereddütsüz barındığımız, kapısını çaldığımız ocak. Ana kucağı, hüznümüzü, sıkıntımızı, her türlü elemi, kederi, gamı, kasaveti götürüp rahatı, huzuru, vefayı, özgüveni, sıcaklığı bulduğu bir yerdir.

Baba ocağı olur da ateşi olmaz mı? Tabi ki olur. Evin büyüğü baba, anne, büyük gelin, anneanne veya bu işte becerikli evin bir ferdi bu işten sorumludur.

Akşam evin bireyleri yatakhanelerine çekilince ocaktaki ateşle uğraşmak bu bireye iş düşer. Ocakta yanan kor közleri bir araya toplar, üzerlerine külleri iyice kapatır hava aldırmaz. Sabah olunca o kor közleri küllerden çıkarır, çıra ile veya kav, ot gibi şeylerle tutuşturur. Tutuşan çıra veya diğer yanıcı şeylerle ocakta ateşi yakmış olur. Bu yanan ateş o günü akşamı yatak zamanına kadar yanar, yatarken aynı işlem tekrarlanır ve bu süreç evde ara vermeden devam edegelir. Bu kor közleri hazırlarken gece yatmazdan önce karaağaç, pelit gibi katı ağaçlar yakılır. Çam ağacının kor közleri fazla dayanmaz, kendiliğinden yanarak ekseriyetle kül olur. Sabah olup ev halkı uyanınca evin büyüğü baba, anne evin reisidir. Aileyi çekip çeviren odur. O ne derse olur. Kimin hangi işe gideceği, evin yiyeceği, içeceği, barınacağı, giyeceği hep onun kontrolünde yapılır. Baba, anne yoksa evin büyük gelini bu görevi üstlenir. Çoluk çocuğun yiyeceği, içeceği, barınacağı, büyümeleri, okumaları onun kontrolünde yapılır.

Isınmak, barınmak, yiyecek, günlük hayatın devamı için mutlaka bir şey pişirilmesi gerekmektedir. Bu da ilk olarak ocakta ateşi yakmaktır. Akşamdan ocakta küle gömülen kor közler karıştırılır. Ateş aranır. Ateş varsa kav, ot, çıra gibi şeylerle tutuşturulur.

Sabahleyin ocakta gömülen külleri karıştırdın. İçindeki kor közlerin yanmış olduğunu görünce hemen ateşi acilen yakmanın çaresine bakılır. Evde kibrit yok, çakmak yok, elektrik yok, gaz yok, ne yapacak? Yanındaki komşuya koşacaktır. Ama komşuya gitmezden önce onun evinin bacasından dumanların yükseldiğine bakar. Bacadan duman çıkmıyorsa dumanın çıktığı komşuya yönelir.

Kapıyı çalarak, komşu ateşi yakamadım, çoluk çocuğa yemek yedireceğim, acilen bir ateş verir misin. Komşuşu da tereddüt etmeden hemen elinde getirdiği çıraları tutuşturur veya kor haline gelmiş bir köz parçasını bakır ve¬a çömlekten yapılmış bir kap içerisine koyarak komşusuna verir. Selametle diyerek de uğurlar. Bundan ne bir menfaat, ne de bir fayda beklenmez. Tamamen komşuluk ilişkileridir. Böyle devam edegelmiş, sonuna kadar da devam edecektir. Bizim toplumumuzda komşuluk ilişkileri insanımızın vefakarlığı, dürüstlüğü ve paylaşmayı bilmesinden kaynaklanmasındandır.

Komşusunun evine ateş almak için uğrayan birisi bekleme yapmaz, hemen döner. Çünkü götürdüğü kor ateştir. Yolda sönebilir, beklemeye gelmez. Onun için alır almaz evinin yolunu tutar. Bir an önce evde ateşini yakmanın telaşındadır. Öyle de yapar, ocağının ateşini yakar ve çoluk çocuğuna yemek hazırlar.

İşte kültürümüze gelmiş olan bu “Ateş almaya mı geldin?” deyimi buradan gelmektedir.

Bir yere gidip hemen dönünce bu deyim kullanılır. Yahu sanki ateş almaya gelmiş gibi bir halin var. Geldin hemen geri dönüyorsun diye serzenişte bulunulur.

 

0 0 0 0 0 0

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

TÜM KONULARI SİYASETE BAĞLAMAK AKLIN KUTUPLAŞMASINA YOL AÇAR

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.