logo

Göbeklitepe’nin gizemi gün yüzüne çıkıyor

Göbeklitepe’nin gizemi gün yüzüne çıkıyor

İnsanoğlunun bilinen en eski yerleşim yeri olan, Göbeklitepe’nin gizemini hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan “Gizemli Tarih-Göbeklitepe” belgeseli TRT BELGESEL’de yayınladı.

Belgeselin yapımcısı ve yönetmeni Talha Eyüboğlu belgeseli ve Göbeklitepe’yi gazetemize anlattı. Programın nasıl ortaya çıktığını anlatan Eyüboğlu: “Gizemli Tarih belgesel serisinin çıkış hikayesi tarih alanında araştırma süreci içeren bir bilimsel belgesel yapma ihtiyacıydı. Aslında bu ihtiyaç Türk belgeselciliğinde Türk televizyonculuğunda var olan bir ihtiyaçtı çünkü genellikle tarih araştırmacılığı popüler kültür meselesi olarak kısır bir alana hapsedilmiş bir şekilde ya da komplo teorisyenlerinin içinde meşeliyi daha popülerize etme den öteye geçmiyordu. Biz de buradaki hem televizyonculuk anlamında hem de entelektüel anlamda bu boşluğu dolduracak tamamen bilimsel tamamen bilim insanlarının yine bilimsel çevrelerce onanmış tez antitez senteze varacak şekilde bir tarih araştırmacılığı yapmak istedik. Yine buradan sunucumuzdan mikrofon uzattığımız uzmanlara kadar hepsinde tek bir ilkeyi gözettik bilimsel olması ki bilimsellikte en başta tartışılabilir yanlışlanabilir olması gerekiyor. Dolayısıyla şahsi fikirler ya da komplo teorilerinden öteye bir tarih incelemesi Türk belgeselciliği açısından bizim bu sürece başladığımız an itibariyle de şu an itibariyle de bir boşluktu ve gizemli tarih belgesel serisi bu boşluğu doldurmak için üretildi” dedi ve programın bilimsel yönüne dikkat çekti.

Programı yaparken bir çok zorlukla karşılaştıklarını aktaran Talha Eyüboğlu şunları ekledi : “Hazırlık aşamasında en büyük zorluk şu: Göbeklitepe 1995 yılında kazısı başlamış ve şu an kazı çalışmaları hala devam eden canlı bir arkeolojik alan. Yani bu şu demek,her geçen gün yeni bir bulguyla karşılaşmamız mümkün.Yani bunu Mısır Piramitleriyle mukayese edemezsiniz.100 yıl önce söylenecek her şey söylenmiş kapatılmış bir konu değil. Göbeklitepe’de her an yeni şeyler çıkıp ona dair bildiklerimizi değiştiriyor. Bu birinci zorluktu. İkinci zorluk da şu: Göbeklitepe’yle ilgili Klaus Schmidt kazı başkanlığında yapılan dönem ile bugünkü dönem arasında entelektüel anlamda bir farklılık var sonuçlar itibariyle. Artık Göbeklitepe’ye dair bildiklerimizi düşünürken daha farklı şeyler konuşuyoruz. Dolayısıyla aslında kaygan bir zemindesiniz, dinamik bir hikâyenin içindesiniz.” dedi.

Programın sunucu Prof. Dr. Hikmet Kırık hakkında da açıklamalarda bulunan Eyüboğlu:”Kendisi, İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve benim belgesel filmden önce de tanıştığım doktora danışmanım ve hocamdır. Kendisiyle başka belgeseller ürettiğim zamanlarda dahi tarih üzerine toplum üzerine çok sık tartışır saatlerce konuşurduk. Hikmet Kırık bu proje için çok önemli bir saç ayağını oluşturuyor. Çünkü aslında bizim televizyona sunduğumuz, idealize ettiğimiz bir araştırmacı bir akademisyen profilini temsil ediyor. Hikmet Kırık Türk kültürünün Anadolu değerlerinin çok farkında olan, tırnak içinde söylüyorum kendi toprağına yabancı olmayan bir aydın. Ama aynı zamanda 10 yıldan fazla bir süre İngiltere’de kalıp akademide bulunmuş, batıyı bilen batı tarzına düşünmeye de uzak olmayan bir isim. Bence aslında bilimsel anlamda ihtiyacımız olan o sentezi şahsında birleştirmiş bir kişi. Batıyı da doğuyu da aynı mesafede biliyor. Kompleksiz, gerçeği anlamak, gerçeği aramakla ilgili derdi olan bir bilim adamı. Ve kendisi 30 yıldır toplumu ve tarihi inceliyor. Bu da bizim sayın Hikmet Kırık’ı tabi ki bu iş için tercih etmemizin ana sebebi.” dedi.

Göbeklitepe’nin çok özel olduğunu vurgulayan yönetmen:”Göbeklitepe medeniyet tarihi açısından ne ifade ediyor ve daha özelde bir tapınak tüm medeniyet tarihine dair bildiğimiz şeyleri değiştirebilir mi; merkez sorumuz buydu. Buna bağlı olarak birçok gizemi var Göbeklitepe’nin. Örneğin Göbeklitepe’de su geçirmez bir zemin kullanılmış inşası sırasında, antik tapınakların genellikle kurban verilen sunak alanlarında kullanılan bir madde bu. Fakat Göbekitepe’nin tüm odalarının zemininde bu var. Bir diğeri kapısı olmayan odalar inşa edilmiş. Bir diğer açıdan T şekilli sütunlar başlı başına bir gizem, insan elleri var ama yüzleri yok. Tüm bunlar Göbeklitepe’nin gizemli unsurları ama asıl gizem Göbeklitepe bir tapınak, bir kült alanı, 12 bin yıl önce inşa edildi. İnsanoğlu henüz yerleşik alana geçmeden, tarım toplumuna geçmeden önce… Yani klasik teori bize şunu söylüyordu insanoğlu önce tarıma geçti sonra yerleşik hayat geçti sonra tapınaklar doğdu. Ama Göbeklitepe tarımdan ve yerleşik hayattan önce inşa edilmiş bir tapınak.” dedi. Aynı zamanda TRT Belgeselinde süreci çok iyi yönettiğine değinen Eyüboğlu TRT ailesiyle çalıştıkları için çok mutlu olduklarını aktardı.

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ