DOLAR 15,8788 2.1%
EURO 16,8023 3.23%
ALTIN 926,761,74
BITCOIN 4772982,78%
İstanbul
22°

AÇIK

02:00

İMSAK VAKTİ

AHMET KESER

AHMET KESER

11 Mayıs 2022 Çarşamba

Yeni suç : “Suriyeli Olmak”

Yeni suç : “Suriyeli Olmak”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Bir halkı ortadan kaldırmak için, belleğini yok etmekle işe başlanır,” diyordu Hubl.

Kitaplarını, kültürlerini, tarihlerini yok ederler.

Bir başkası onlara başka kitaplar yazar, bir başka kültür verir, bir başka,tarih uydurur.

Ve böylece halk, yavaş yavaş ne olduğunu,daha önce ne olmuş olduğunu unutmaya baslar.

Çevresindeki dünya da onu daha çabuk unutur.”

 

“Ya dil?”

 

“Ne diye unuttursunlar onu? Nasıl olsa, er geç kendiliğinden ölecek bir folklordan başka şey olmayacaktır ki.”

Öyle de olduk !

Avrupalı olduk !

Biz de onlar gibi “Müslüman Mülteci” düşmanı olduk !

Mülteci Emani…

9 aylık hamileydi !

Evinden kaçırıldı.

Tecavüze uğradı,

Sonrasında 10 aylık bebeği ile birlikte kafaları ezilerek öldürüldü.

Ve bunu yapan bir Türk’tü.

 

Evet biz !

Karnında 9 aylık bebeğiyle bir kadının öldürülmesine engel olamadık.

Kocası işten geldikten sonra kahroldu.

 

Ve ilk tepkisi :

“Kesinlikle tecavüz edilip öldürüldü demeyin , trafik kazasında öldü diye söyleyin . Türkleri kötü bilmesinler”oldu.

Sessiz sedasız gömüldüler ve sadece bir gün gündemde kalabildiler .

Suçları Suriye’li olmaktı !

Irkçı üçbeş manyağın uydurduğu yeni suç ;

“Suriyeli olmak”

Birileri Ümit Hocaya Fettoşi gibi ithamlarda bulunmuş …

Çok ayıp !

Fettöşi olmak kim Ümit Hoca kim …

Adama hakaret olur …

Fettöşi diyerek adamı alt kasta bağlamak hakarettir !

 

Zira ;

Büyük(!)lerinin nazarında Fettöşle koltuğu aynı ayardadır !

Bu zihniyet yıllarca MHP’li gençlere ;

“En iyi Kürt ölü kürttür” diye ezberleterek …

Pkk’nın zeminini oluşturmadı mı…

Bu vatanı yıllarca göğüs göğüse yanyana savunduğumuz KÜRT kardeşlerimizden düşman yapmadılar mı !

 

 

Yıllarca Pkk’dan beslendiler !

Pkk bitince…

Tezgahı başka yere kurdular !

..

Evet göçmenler sorun !

Bu kardeşiniz bunu ekranlarda tam beş yıl bağırdı…

Dünyanın en büyük mülteci akınına uğrayan bu topraklara acil ;

GÖÇ Bakanlığı ihtiyacı var dedik !

Milyonlarca göçmen çocuk suç makinası haline dönüşecek dedik …

 

Yok ki dinleyen !

Bu iktidar yorulmuş kardeşim yorulmuş !

 

Kısaca ;

Evet giden gidecek ;

Ama bunu sen ben değil Devlet yapacak !

Aradan yıllar geçse de oyun aynı ;

Dün Kürt kardeşlerimizi ötekileştirenler bugün aynı tezgahı Araplar üzerinden oynuyor !

Yemezler oğlum , hayvan terli !

Devamını Oku

Satılık değil !

Satılık değil !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bizler, çocuklarımız büyük şehirde büyüsün ;

Şehirden ev, araba alayım,

Köyden büyük şehirlere kaçayım derken…

Kim olduğunu dahi bilmediğinız insanlar gelecek dedemizin babamızın bize miras bıraktığı tarlaları, evleri, köyleri tek tek satın alacak !

Söz sahibi olacaklar.

Biz; kurak buralar 5 para etmez dediğimiz toprağımızı 3 kuruş fazlaya sattım kar yaptım diye kasılırken

1 tane boş arazi bırakmadan işleyecekler, üretecekler, senin benim yapamadığımı yapacaklar.

Bizim değerini bilmediğimiz yarım dönüm toprak bile !

Biliyorlarki Türkiye topraklarına adamı ters diksen düz biter.

Tarım arazileri yabancıların eline geçerse,

Türk köylüsü biterse Atalarımızın bize kanıyla, canıyla, aç,susuz kalarak aldığı bu toprakları hiç savaşmadan kağıt parçası uğruna satarsak, o zaman savaşı kaybetmiş olacağız.

Vatanın, topraklarımızın en büyük bekçisi, koruyucusu topraktan üreten köylülerdir.

Yatırım yapmak istiyorsanız gidin tarla alın,
49 yıllığına dağlardan arazimi kiralanıyor;
bunu onlara bırakmayın siz kiralayın.

Topraktan kalkanla evi, arabayı her zaman alırsınız.

Miras başında kavga edip satılığa çıkarmayın.
Paraya ihtiyacınız varsa toprağı işleyen kardeşinize satın.

Miras başında kavga edip bölüşülemeyen, mahkemelik olan tarla satışlarına gidin bakın; adliye önünde farklı bölgelerden haber alıp koşup gelen nereye çalıştığı, kime hizmet ettiği belli olmayan, yüzünü ilk ve son defa göreceğiniz insanlarla dolu.

Savaş çıkacak diye beklemeyin. Savaşın ortasındayız.

Toprak için kan veren atalarımızın, para için toprak satan torunları olduk…

Toprağınızı satmayın…

Devamını Oku

Az kuru az pilav !

Az kuru az pilav !
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Almanya’da Ramazanı Şerif’te bir fabrikada çalışan Türk işçilerini papazın birisi evine iftara davet eder.

Bazıları mazeret belirtip davete katılmaz, bazıları da papazı kırmamak adına davete icabet eder ve iftar saatinde papazın evine misafir olurlar.

Papaz, elinde Kuran’ı Kerim olduğu halde işçilerin yanına gelir ve onlara

-“Ben Kuran okunurken dinlemekten büyük zevk alırım biriniz okusa da ben mutfakta uğraşırken bir yandan da Kuran dinlesem” der.

Kuran’ı masanın üzerine bırakıp mutfağa geçer.

 

Bu arada odada sanki buz gibi bir hava esmektedir.

Herkes bir ümit diğerinin gözünün içine bakar ama nafile.

Kimse Kuran okumayı bilmemektedir.

İçlerinden birisi “Yahu içinizde Fatiha okumasını bilen yok mu, açsın Kuran’ı Fatiha’yı okusun papaz nerden anlayacak ki” der.

Bir tanesi “Ver ben biliyorum” der ve rastgele bir sahife açıp başlar Fatiha okumaya.

 

Bu esnada papaz odaya gelmiştir.

Bakar ki Kuran okunuyor fakat ortalardan bir sayfa açık!

Hemen müdahale eder.

-“Bir dakika sen Kuran okumuyorsun.

Çünkü okumakta olduğun sure Fatiha’dır ve o da Kuran’da baştadır.” der ve devam eder.

-“Aslında ben sizleri buraya denemek için çağırdım.

Nasıl oldu da altı asır adaletle dünyaya hükmeden Osmanlı’nın torunları bu gün bize hizmet eder hale geldiler diyerek merak ediyordum,

Sizler benim sorumun cevabı oldunuz.

Sizin ecdadınız Osmanlı dinine sımsıkı bağlı olduğu için dünyaya hükmetti, sizler ise Kuran’dan uzaklaştınız ve bu gün bize hizmet eder hale geldiniz” der…

 

Anlatılan kıssa bu …

Hadi hepimiz itiraf edelim  !

Çoğumuz o masada olmaz istemezdik şu an !

Sadece dinimiz mi böyle …

Her şeyimiz yarım yamalak …

Yarım bilgi !

Ama sorsan her konuda uzman yarım bilgiyle …

 

Böbreğin nerede diye sorsan 55 milyon bilmez !

Fakat 85 milyon tıp adamı bulursun çıkar yani …

Sıkıntımız da bu eğlencemiz de !

Her konuda yarım bilgi !

Az kuru az pilav !

Devamını Oku

“Alamancı(!) Mektubu”

“Alamancı(!) Mektubu”
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Almanyada doğmuş…

Bizim çocuklardan biri !

Bizden yani …

Bizden bir dış ses !

 

Ülke özlemini sona erdirmek istemiş memlekette yaşama kararı vermiş !

 

Bakın ne demiş ;

Almanya’da doğdum, büyüdüm, eğitimimi orada tamamladım. Sene’den sene’ye gelirdik ailece Türkiye’ye.

Son 3 yıl içinde yıl’da 4-5 kez gelmeye başlamıştım.

Taki geçen yıl Ağustos ay’ında Samsun’a yerleşmeye karar verene kadar.

İlk defa gelmiştim Samsun’a.

Çok beğendim.

Ve Eylül’de Almanya’ya dönüp, pılımı pırtımı toplayıp 16 Aralık’ta Türkiye’ye doğru yol’a çıktım.

 

Bir kaç ay memleketim Ayancık’ta yaşadıktan sonra 28.07.2019 tarihinde Samsun’daki evime taşındım.

Herkes sordu:

Nasıl radikal bir karar aldın da doğup büyüdüğün yerleri böyle terkettin.

Dedim “Vatan Sevdası. Ayrıca hiçbiryeri terkettiğim yok. İşim, evim, Almanya’da duruyor. Sıkılırsam dönerim.”

 

Şu 11 ay içinde neler gördüm, neler yaşadım şu memlekette tarif bile edemem.

Almanya’da yaşadığım 33 yıl’da görmediğim şeyleri gördüm ben bu memlekette.

Bana olağanüstü gelen şeyler ama Türkiye’de yaşayan insanımızın alışık olduğu ve gayet tabii gördüğü şeyler.

 

Ben şunu bilir şunu söylerim:

Bu memleketin sorunu hükümet falan değil, bu memleketin sorunu insanımız!

Bizim insanımız sorun!

Bizim insanımız sıkıntı!

Herkes sadece ve sadece kendi çıkarının derdinde.

Kul hakkı diye birşey yok bu memlekette.

 

Herkes herkesin sırtından en kolay şekilde çıkar elde etme derdinde.

Dostluklar dahi çıkar üzerine kurulmuş.

 

Ele geçirilen fırsatlar şuursuzca değerlendirilmekte.

Ne vefa var ne vicdan.

Insanlar yüzleri kızarmadan yalan konuşuyorlar.

Yalanların üstünü örtbas ediyorlar.

 

Varlıklı olan doymuyor, yokluk çeken ise kendi başarısızlığını hükümete yüklüyor!

Kimse kendine karşı dürüst değil!

Kendine karşı dürüst olmayan insan başkasına karşı nasıl dürüst olabilir ki…

 

Türkiye’de yaşayan insanlarımızın bir çoğu Alman’lardan “GAVUR” diye bahsederler.

Çok tiksindiğim ve asla kullanmadığım bir kelime.

Gavur Allah’ı olmayana denir, başka dîn’den olana bu şekil hitap edilmez!

Evet, Alman’ın biz Türkler’den öğreneceği bir çok şey vardır mutlaka.

Merhamet gibi, samimiyet gibi.

Ama bizim insanımızın elin Alman’ından öğrenmesi gereken çok daha fazla şey var!

 

Bundan emin olabilirsiniz!

 

Gavur dedikleri asla kişiye göre fiyat belirlemez, kimseye saygısızlık etmez, kimsenin hakkını gasp etmez.

Kendisine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirir, kimsenin hakkına girmez, fırsatçılık etmez.

Bu memleket’e en iyi hastaneler, en iyi şirketler de kurulsa bizim insanımız insan olmadıktan sonra bu memleket hiçbir yere varamaz.

 

Birinci kalite hastane yapılır, doktor vaktinde odasında olmaz, temizlikçi temizliği düzgün yapmaz, hemşirelerin elinden telefon düşmez, hastalar desen herkes herkesin sırasını kapma derdinde.

 

Kimsenin kurallara uyduğu yok.

Cezalar caydırıcı değil diye sitem ederler, suçluya ceza verildiğinde hükümete küfür ederler.

Katil müebbet yer, katilin ailesi hükümet’e söver, katil serbest kalır, bu sefer öldürülen’in ailesi hükümet’e söver.

Hakimler, savcılar kime göre adil belli değil, herkesin adalet anlayışı bir garip bu memleket’te.

Bizim insanımız insan olmayı başaramadığı sürece yer yüzünün en iyi yöneticisi de geçse bu devletin başına, biz arpa tanesi kadar yol alamayız.

Önce zihniyet değişmeli.

 

 

Bir başka gurbetçi kardeşimiz daha kısa yazmış ;

“Almanyada elektrik ve doğalgaz tedarikcisi şirketten mektup geldi.

01.06.22 den itibaren doğalgaz ve elektrik 4 katı pahallılaşacak.

İş arkadaşlarına sordum ;

Ne düşünüyorsunuz diye…

 

Cevaplar şöyle:

-Daha az tükeneceğiz

-Rusyaya boyun eğeceğimize öderiz

-Gerektiği için zam yaptılar

-Ayda iki defa daha az dışarıda yemek yerim, olur

-Sigara içmeyi bırakıyorum

-Gerekirse izine gitmem”

Sonrada eklemiş bu gurbetçi kardeşimiz ;

“Kıskandığım için yazdım”

Saygı bizden efendim …

Devamını Oku

Tüccar gazteciler(!)

Tüccar gazteciler(!)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son üç yıldır ekranlarda  yokuz !

Milletten uzak İstanbul medyasından uzakta ;

Eş dost meclisinde köyde kahvede çarşıda pazarda, Nabızdayız !

Nabız ;

Akpartiye oy vermeyecek !

Nabız ;

Akparti ve RTE’yi ayrı tutuyor !

Nabız ;

RTE’ye oy verecek Akpartiye oy vermeyecek !

 

Tam üç yıldır söylüyorum ;

Tekrarlı-yorum ;

Reis Akpartiyi kapatacak Pakpartiyi kuracak…

Fakat görünen o ki Reis Akpartiye sevdalı …

Kapatmaz !

 

Meclis çoğunluğu olmayan yüzde

30’larda bir Akparti Cumhurbaşkanlığı makamını icraat anlamında sıkıntıya sokacak …

Bu durumda yapılacak (yapılmalı) tek çıkış taze birkaç Akparti(!) kurmak !

Siz bakmayın Tvlerde goygoyculuk yapan sözde gaztecilere(!)

Onlar patron ne derse o düdüğü çalar !

İçlerinden üç tane delikanlı çıkmaz !

Siz onları gazteci(!) biliyorsunuz ;

Ama onlar Tüccardır !

Lejyoner gazteciler(!) ekmeğine bakar !

İstanbul medyası dün de olduğu gibi bugün de tabandan bi haberdir !

Kimse köpeğin kimliğiyle ilgilenmez !

Herkesin merakı köpeğin kimin olduğudur !

 

Dini Vakıflara, Tarikatlara kafa yordukları kadar,

220 Mason Locası ve kayıtlı 20 bin üyesiyle uğraşsalardı,

23 Misyon Okuluna çocuklarını elleriyle teslim etmeselerdi,

Bugün Memlekette Gazeteci…

Yerel Yönetici…

Sanatçı…

Kimliğiyle bu coğrafya evlatlarına düşman olurdu…

Oruç …

Bakara 2/184

Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.

Ayet bu kadar açık ve net ;

Tutamayanlar !

Bu bizde ; Tutmayanlar …

Sorum şu ;

Tutmadığımız orucun parasını ödeyerek cennete gitmek mi ;

Bedelli askerlik esnasında ölünce şehit olmak mı !

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.