12 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 25.357.702 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
ALİ BEKTAN

ALİ BEKTAN

12 Mayıs 2021 Çarşamba

AŞIDA UMUT JOE BİDEN OLDU

0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD SEÇİMLERİNDE BİDEN SEÇİLİNCE SALGIN O ZAMAN ABD’DE AZALIR VE DÜNYA İÇİNDE UMUT OLUR DEMİŞTİK. ANALİZİM DOĞRU ÇIKTI. AŞI DA PATENTLERİ KALDIRIP DİĞER ÜLKELERİNDE DE ÜRETİLMESİ İÇİN ÇALIŞIYOR.

Geçen yıl ABD Seçimlerinde Joe Biden seçim kazanırsa ABD’de salgını durduracak tedbirleri alacaktır. Bununla beraber diğer ülkelerde yardım edeceğini yazmıştım. Biden seçildi. ABD’de halk daha fazla aşıya kavuştu ve salgın azalmaya başladı. İsteyenler Worldmeter adlı siteye girip her ülkenin bilgilerine bakabilirler.

Joe Biden şimdi de aşı üreten şirketlerin ellerinde bulundurduğu patent haklarını kaldırmak böylece diğer ülkelerinde bu aşıları üretmesi ile salgını bitirmek için çalışma başlattı. Aşı üreten şirketler buna karşı çıkarken Biden’ı destekleyen ülkeler artıyor. AB Ülkeleri’ de konuyu gündemlerine aldılar. Bu başarılırsa salgınla boğuşan bir çok ülke bu aşıları kendileri de üretip halkı salgından kurtarabilirler. Mesela Türkiye ve Hindistan alacakları aşı patentleri ile üretim yapıp salgını durdurabilirler. ABD ile Rusya arasında siyasi kriz olmasına rağmen Putin’de Sputnik Aşılarını bizde patentsiz veririz diyerek destek verdi. Bu durumda yoksul ülkelerinde aşıya ulaşması olacak ve bu salgın bitirilmiş olacak.

O yüzden ben Joe Biden seçilirse salgını önleyecek projeler devreye girecektir diye yazarken analizim doğru çıktı. AB Ülkeleri de kabul ettiklerinde Aşı da yeni bir döneme geçeceğiz. İlk olarak’ ta bizde aşı patetntleri alıp üretmeye başlayabiliriz.

 

Birçok ülke koronavirüs aşısı bulamadığı için ölümlerle boğuşurken patentin kaldırılması için ‘süper’ adım atıldı. Aşı patentinin kaldırılmasına ABD Başkanı Biden ve Rusya Devlet Başkanı Putin’den destek geldi. AB de ılımlı yaklaştı. Patent kaldırılırsa daha fazla ülke aşı üretecek ve dünyada aşılama hızlanacak.

Aralık 2019’dan bu yana tüm dünyayı pençesine alan koronavirüs salgınında, gözler aşı patentlerinin kaldırılıp kaldırılmayacağına çevrildi. Aşıları üreten özel şirketlerin tamamı, aşı formülleri ve teknolojileri için patent aldı. Ancak bu durumun, özellikle yoksul ülkeler için dezavantaj yarattığı, salgının küresel bir kriz olduğu düşünüldüğünde de patentin bir anlamı kalmadığı uzun zamandır tartışılıyor.

Dünya Ticaret Örgütü’nde yer alan “Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması” gereği, özellikle büyük ilaç endüstrisine sahip ülkeler ABD, İngiltere, İsviçre, Japonya, Avustralya, Kanada ve AB ülkeleri bu talebe karşı çıkıyordu. Yüzlerce sivil toplum örgütü ve uzmanla birlikte Kongre’deki Demokratlar da, ilaç şirketlerini insan hayatını kurtarmak yerine kâr amacı gütmekle suçlayarak Biden’a baskı yapıyordu.

DSÖ DESTEK VERİYOR

Konu uzun süredir tartışılırken, ABD Başkanı Joe Biden’dan aşılar üzerindeki fikri mülkiyetin geçici olarak kaldırılmasına destek geldi. ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Yönetim (Washington) fikri mülkiyet haklarının korunmasına fazlasıyla inanıyor, fakat pandemiyi bitirmeye hizmet etmek için COVID-19 aşılarına yönelik bu korumalardan feragat edilmesine destek veriyor” dedi.

Amerikan CNN televizyonu, bu gelişmeyi, “Başkan Biden insanlığı seçti” manşeti ile duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus da “Bu, COVID-19 ile mücadelede muazzam bir an” dedi. DSÖ, aşı milliyetçiliği ve eşitsizliği konusunda sık sık uyarıda bulunuyor ve aşıların fikri mülkiyetinden vazgeçilmesini talep ediyor.

Rusya’nın çift doz şeklinde uygulanan ‘Sputnik V’ aşısının tek dozluk versiyonu ‘Sputnik Light’ bu ülkede onaylanırken, patentlerin kaldırılması tartışmalarına Devlet Başkanı Vladimir Putin de yeşil ışık yaktı.

Başbakan Yardımcısı Tatiana Golikova ile canlı yayınlanan bir toplantı gerçekleştiren Rusya lideri Putin patentle ilgili şöyle konuştu:

“COVID-19 aşıları için alınan patentlerin topluca kaldırılması konusunda Avrupa’dan, bana göre dikkate değer bir fikir duyuyoruz. Rusya elbette ki bu yaklaşımı destekleyecektir. Defalarca söylediğim gibi, maksimum kârı elde etmeye odaklanmak yerine, insanların güvenliğini garanti etmeliyiz.”

– Avrupa Birliği, ABD’nin tavır değişikliğine giderek patentin kaldırılması fikrine destek vermesine ılımlı yaklaştı. AB daha önce bu yönde bir adım atılmasına çok sıcak bakmıyordu.

– AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, tartışmaya hazır olduklarını belirtti. – Almanya Şansölyesi Angela Merkel ise öneriye, “üretimde ciddi karmaşıklıklar yaratabileceği ve fikrin yeterli uluslararası desteğe sahip olup olmadığı konusunda şüphe duyduğunu” söyleyerek karşı çıktı.

– Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’ye tam destek vererek, aşısının “küresel kamu ürünü” olması gerektiğini söyledi. Konu, AB liderlerinin bugün Portekiz’de yapacakları zirvede detaylı şekilde ele alınacak

PATENTİ SAVUNANLAR NE DİYOR?

Patent hakkını savunanlara göre, fikri mülkiyet haklarının korunması, araştırma ve inovasyonu teşvik ediyor. COVID-19 aşıları da, patent haklarının korunması sayesinde kısa sürede geliştirilebildi. Hakların askıya alınması, aşı arzında ani bir artışla sonuçlanmaz ve gelecekteki pandemilerle mücadeleyi tehlikeye sokar.

Buna karşılık, 1955’te çocuk felcinin sona ermesine yardımcı olan aşıyı bulan Amerikalı bilim insanı Jonas Salk, şöyle demişti: “Güneşin patentini alabilir misiniz? Bu aşıların amacı insanlara yardım etmek, ölümü ortadan kaldırmak.”

.

Devamını Oku

SÜPER LİG’DE HEYECAN DORUKTA

0

BEĞENDİM

ABONE OL

GALATASARAY BEŞİKTAŞ’I 3-1 YENDİ. FENERBAHÇE DE ANKARAGÜCÜNÜ 2-1 YENEREK ŞAMPİYONLUK YARIŞINDA HEYECANI SON 2 HAFTAYA TAŞIDILAR. SONUÇTA BU SEZON 3 TAKIMDAN BİRİSİ ŞAMPİYON OLABİLİR.

Futbol Hayatında şartlar sizi öyle kritik maçlara çıkarır’ ki Bu noktada maçı kazanmak zorundasınızdır. İyi veya kötü oynamak önemli değildir. Sadece kazanacaksınız. 40 Hafta maçlarında Galatasaray ve Fenerbahçe de aynı şekilde mücadele ettiler. Maçın bitiminde kazanarak 3 puanları hanelerine yazdırdılar. Fenerbahçe de Ankaragücü karşısında ilk yarıda zorlanmasına rağmen son dakikalarda bulduğu golle 2-1 kazandı. Büyük takım tecrübesini kullandı.

Haftanın sonucu merak edilen maçı: Galatasaray-Beşiktaş

Galatasaray, Süper Lig’in 40. haftasında Beşiktaş’ı 3-1 mağlup etti ve rakibiyle puan farkını 3’e indirdi. Bu sonuçla birlikte ikili averajda eşitlik sağlandı. Sarı-kırmızılılara galibiyeti getiren golleri Babel, Falcao ve Arda Turan kaydetti.

Sarı-kırmızılılar mücadeleyi 3-1’lik skorla kazandı ve rakibiyle puan farkını 3’e indirdi. Mücadelenin 11. dakikasında Babel ile öne geçen Galatasaray’a yanıt 42. dakikada Ghezzal’ın penaltı golüyle geldi.

Bu golden yalnızca 3 dakika sonra penaltı kazanan taraf sarı-kırmızılılar oldu. Galatasaray’da topun başına geçen Falcao, takımını bir kez daha öne geçirdi. Son sözü 76. dakikada Arda Turan söyledi ve Galatasaray sahadan 3-1’lik galibiyetle ayrıldı. Bu sonuçla birlikte ikili averajda eşitlik sağlandı.

Süper Lig’in bitimine 2 hafta kalan Galatasaray puanını 78’e yükseltti. Beşiktaş ise 81 puanda kaldı. Ankaragücü’nü mağlup eden Fenerbahçe de puan farkını 2’ye indirmiş oldu.

Süper Lig’de zirve yarışı;

1- Beşiktaş – 81 puan

2- Fenerbahçe – 79 puan

3- Galatasaray – 78 puan

MAÇTAN NOTLAR

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, 7-0 kazanılan Hatayspor maçının 11’inde zorunluğu tek değişikliğe gitti. Tecrübeli teknik adam, sakatlığı bulunan Kevin N’Koudou’nun yerine Gökhan Töre’yi 11’de görevlendirdi. Kaleyi Ersin Destanoğlu’na emanet eden Yalçın, savunma dörtlüsünü; Rosier, Weliton, Vida ve N’Sakala’dan oluşturdu. Savunmanın hemen önünde Josef de Souza’yı sahaya sürdü. Yalçın; hücum hattının sağında Ghezzal, ortasında Atiba ve Ljajic, solunda ise Larin’i 11’de oynattı. Yalçın’ın gol yollarındaki terchisi ise Gökhan Töre oldu oldu.

6 İSİM EKSİK

Beşiktaş’ta Galatasaray derbisinde 6 isim görev alamadı. Sakatlıkları nedeniyle sezonu kapatan Oğuzhan Özyakup, Cenk Tosun ve Hasic ile Kevin N’Koudou, Vincent Aboubakar ve dün çekilen MR’ın da sağ uyluk arka adalesinde ödem tespit edilen Mensah mücadele kadrosunda dahil edilmedi.

FATİH TERİM’DEN 4 DEĞİŞİKLİK

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Süper Lig’in 39’uncu haftasında deplasmanda 2-0 kazanılan Gençlerbirliği maçının 11’inde 4 değişikliğe gitti. Tecrübeli teknik adam, sağ bekte Şener Özbayraklı’nın yerine Yedlin’i, sol bekte Ömer Bayram’ın yerine Saracchi’yi, Kerem Aktürkoğlu’nun yerine Onyekuru, Halil Dervişoğlu’nun yerine ise Radamel Falcao’yu 11’de sahaya sürdü. Sarı-kırmızılı ekibin Beşiktaş karşısındakki 11’i şöyle: “Muslera, Yedlin, Donk, Marcao, Saracchi, Taylan, Babel, Gedson Fernandes, Emre Akbaba, Onyekuru, Falcao.”

FALCAO 7 MAÇ SONRA 11’DE

Sarı-kırmızılı ekipte, Beşiktaş karşısında mücadeleye 11’de başlayan Kolombiyalı golcü Radamel Falcao, 7 maç sonra bir karşılaşmada ilk 11’de görev aldı. Son olarak iç sahada 4-3 kaybedilen Çaykur Rizespor maçında 11’de görev alan tecrübeli golcü, Hatayspor maçında 45 dakika görev aldı. Karagümrük maçında yedek kulübesinde oturan Falcao, antrenmanda Kerem Aktürkoğlu ile çarpışmasının ardından yaşadığı sakatlık nedeniyle Göztepe, Trabzonspor ve Antalyaspor maçlarının kadrosuna dahil edilmedi. Kolombiyalı, Konyaspor ve Gençlerbirliği karşılaşmalarında ise oyuna sonradan dahil oldu.

ONYEKURU 4 MAÇ SONRA KADRODA

Sarı-kırmızılı ekipte sakatlığı nedeniyle takımdan ayrı kalan Henry Onyekuru, derbi ile birlikte geri döndü. Sakatlığı nedeniyle Trabzonspor, Antalyaspor, Konyaspor ve Gençlerbirliği maçlarının kadrosunda yer almayan Nijeryalı futbolcu, Beşiktaş karşısında 6 maç sonra maça 11’de başladı. Nijeryalı kanat oyuncusu, son olarak deplasmanda 3-0 kaybedilen Hatayspor maçında 11’de görev almıştı.

Hakem Cüneyt Çakır Derbi Yönetmesin

MHK’ nın elindeki tek hakem buymuş gibi her derbiye Cünet Çakır veriliyor. O’da Galatasaray’ı bir güzel kolluyor. Geçen yıl ki Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında vermediği penaltıların ucuzlarını bu derbide iki tarafa da verdi. İlk yarı berabere bitseydi bu maçı Galatasaray’ın kazanması zor olurdu. Bu noktada Beşiktaş’ın kadrosundan 6 oyuncunun sakat olması nedeniyle Beşiktaş’ın kazanması çok zordu. Maçın yedek kadrolarına baktığımızda yedek kadronun zenginliğini görürsünüz. O zaman sizin maç kazanma şansınız yüksek olur.

Cüneyt Çakır Avrupa da az hatalı maç yönetirken süper lig de ona derbi maçı vermemek gerekiyor. Bizden söylemesi.

Ankaragücü-Fenerbahçe

Süper Lig’in 40’ıncı haftasında Fenerbahçe, deplasmanda MKE Ankaragücü’nü 2-1 mağlup ederek, lider Beşiktaş’la arasındaki puan farkını 2’ye indirdi.

Süper Lig’in 40’ıncı haftasında MKE Ankadacümü, Fenerbahçe ile mücadele etti. MKE Ankaragücü’nde teknik direktör Hikmet Karaman, geçtiğimiz hafta oynadıkları Medipol Başakşehir maçının 11’ine göre 2 değişiklik yaptı. Karaman, Pinto ile Lukasik’i yedek soyundururken yerlerine İbrahim Akdağ ile Badji’ye görev verdi.

EMRE’DEN DEĞİŞİKLİK YOK

Fenerbahçe Futbol A Takım Direktörü Emre Belözoğlu ise geçtiğimiz hafta oynadıkları Büyükşehir Belediye Erzurumspor karşılaşmasının ilk 11’inde değişikliğe gitmedi.

OZAN SAĞ BEK

Kalede Harun Tekin’e görev veren Belözoğlu, sağ bekte Ozan Tufan’a, stoperlerde Tisserand, Szalai’ye, sol bekte Caner Erkin’e, orta sahada Sosa, Mert Hakan Yandaş, İrfan Can Kahveci’ye, kanatlarda Pelkas ile Mesut Özil’e, santrforda ise Valencia’ya forma verdi.

GÖKHAN GÖNÜL YEDEK SOYUNDU

Fenerbahçe’de BB Erzurumspor maçında kırmızı kart cezası sebebiyle görev alamayan Gökhan Gönül, MKE Ankaragücü maçına yedek soyundu. Tecrübeli futbolcu cezasının bitmesinin ardından forma bekledi.

KARİYERİNDE İLK KEZ

Alper Potuk, 3. dakikada takımı Ankaragücü’nü 1-0 öne geçirdi. Alper Potuk, daha önce formasını giydiği Fenerbahçe’ye kariyerinde ilk kez gol atmış oldu. Fenerbahçe’nin bu sezon yediği en erken golü kaydeden Alper Potuk (2:42), aynı zamanda Süper Lig kariyerinde sarı-lacivertli ekibin filelerini ilk kez havalandırdı.

GOLDEN SONRA OLAY HAREKET

Fenerbahçe’nin Ankaragücü’ne konuk olduğu maç sarı lacivertliler için adeta büyük bir şokla başladı. Ankaragücü maça Alper Potuk’un 3. dakikada attığı golle 1-0 öne geldi. Alper’in attığı gol sonrası hareketi olay oldu.

ALPER’DEN SUS İŞARETİ

Daha önce Fenerbahçe forması giyen orta saha oyuncusu Alper Potuk, eski takımına attığı gol sonrasında tribünlere ‘sus’ işareti yaptı. Alper’in bu hareketi sosyal medyada Fenerbahçeli taraftarlardan tepki topladı.

SARI-LACİVERTLİ EKİPTE 7 EKSİK

Fenerbahçe, MKE Ankaragücü maçına 7 futbolcusundan yoksun çıktı. Sarı-lacivertli ekipte sakatlıkları bulunan; Altay Bayındır, Serdar Aziz, Sadık Çiftpınar, Nazım Sangare, Diego Perotti, Sinan Gümüş ve Mbwana Samatta kadroda yer almadı.

ARDA GÜLER İLK KEZ

Fenerbahçe’de genç oyuncu Arda Güler, Süper Lig’de ilk kez maç kadrosuna dahil edildi. Sarı-lacivertli ekibin 16 yaşındaki orta saha oyuncusu MKE Ankaragücü maçı ile Süper Lig’de ilk kez maç kadrosuna girme heyecanını yaşadı.

MANSUR YAVAŞ TRİBÜNDE

MKE Ankaragücü ile Fenerbahçe arasında oynanan maçı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da takip etti. Mansur Yavaş, Eryaman Stadı’ndaki mücadeleyi protokol tribününden takip etti.

Fenerbahçe kadro zenginliğine rağmen devre arasında defansına Szalai ile beraber bir Stoper daha alması gerekirken gidip parayı Mesut Özil’e vererek şov yaptı. 9 aydır oynamayan Mesut takımı eksik bırakıyor. Onun yerine bir Forvet alınsaydı bugün lider Fenerbahçe olurdu. Erol Bulut’un hatalı kadrolarla maça çıkması ve taktik olarak rakiplerini çözememesi Feneri sıkıntıya soktu ve sahasında kaybettiği 22 puan ile bu sezon da şampiyonluğu kaybedebilir.

Emre Teknik Direktörlük sınavı veriyor ama hatalarda yapıyor. Alanya maçına Mesut ve Gökhan ile çıktı. İkiside sakatlıktan dönen oyuncular. Sonuçta biri kırmızı kart gördü, Mesut oynadığı için Alanya maçı kazanabilecekti fakat gol atamadılar. Ankaragücü maçında da aynı hatayı yaptı. Orta sahadan Ozan’ı çekip kanata aldı gol yendi. Ne zaman Mert Hakan çıktı. Gökhan sağ kanata geçti. Orta sahaya geçen Ozan beraberlik golünü atıp devre arasına öyle girildi. Ozan’ı orta sahada oynamamak için deli olmak lazım. Çünkü biz Ozan’ı Milli Takım da sağ kanatta oynarken seyrettik hiçbir varlık gösterememişti. Bu hatadan çabuk dönmese Emre Fenerbahçe 2’ci golü de yiyebilirdi.

Son olarak Emre’nin iyi bir Teknik Direktör olabilmesi için bir yabancı hoca ile çalışması gerekiyor. Daum ile çalışsaydı geçen yıldan beri bugün Fenerbahçe şampiyon olabilirdi…

Devamını Oku

DEPREM KEHANETLERİ YALANLARI BAŞLADI

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son günlerde You Tube da önüne gelen video çekip saçma sapan yalanları söylüyorlar. Herkes bir şeyler biliyorum diye hava atarken, kitap okumayan ve Milleti bunalıma sokmak isteyenler gittikçe çoğaldı. Böylece bilgi kirliliği ortalıkta cirit atmaya başladı.

1998 Aralık ayında Sivas’ lı Molla Hamdi hocanın el almış torunu Fatma Bacı ile röportaj yaparak O sene Türkiye için söylediği kehanetleri yazdım. Sanat Dünyası’nın birçok ünlü ismi içinde kehanetler söylemişti. Sanatçılar bir tek onun söylediklerine itiraz etmezler ve onun söylediklerini ciddiye alırlardı.

Aralık 1998 de gelecek yıl için bir deprem olacağını söylemedi. Çünkü doğal olarak gerçekleşecek bir deprem yoktu. 1999 Yılı 17 Ağustos gecesi ise Türkiye de Haarp Silahı kullanılarak Anadolu Fay Hattı harekete geçirildi ama kontrolden çıktı. Şiddeti 7.4 oldu. Bu suni bir depremdi. Bunun ardından aynı yılın Kasım ayında da Düzce depremi oldu. İstanbul dan da hissedildi.

Bu konuyu kendisiyle konuştuğumda depremi o zamanlar görmediğini söyledi. Dedesinden el alan Fatma Bacı Ocak ayından 17 Ağustos’a kadar bu konuda bir şey söylemedi. Depremden sonra ortaya çıkan bazı şarlatan hocalar depremi bildiklerini ileri sürdüler. Ama hiçbiri bunu ispat edemedi.

2000 Yılı Kasım ayı geldiğinde Litvanya dan gelen bir profesör açıklama yaparak Aralık ayının 17-18-19 Tarihlerinde İstanbul da şiddetli bir deprem beklediğini açıkladı. Dönemin Başbakanı Rahmetli Bülent Ecevit de kalkıp: “Biz de bekliyoruz. İstanbul’a 50 Bin ceset torbası yolladık. Tedbirler almaya başladık “deyince İstanbul’daki Milyonlarca kişiyi bir panik sardı. Tarihler yaklaşınca sokaklarda parklarda yatan binlerce İstanbullu vardı. Sabahlara kadar oturup deprem bekleyenlerle kriz gittikçe büyüdü. Bunu Fatma Bacı ya sordum. Oda bana:” İstanbul da uzun yıllar boyunca şiddetli deprem olmayacak. Sadece küçük çaplı depremler olacak” dedi. Bunun üzerine Kanal-D de Magazin Programı yapan Haldun Domaç’a anlattım. Oda çekim için bir muhabir ve kameraman yolladı. Fatma Bacı açıklama yaptı.

Kanal-D Magazin programlarında birkaç defa yayınlanan bu röportaj dan sonra o tarihler geçince İstanbullular rahat nefes aldı. Kış gecelerinde sokaklarda yatanlar evlerine döndü.

Bu olayın ardından Eylül 2014 tarihinde ABD’deki MIT Teknoloji Üniversitesi bir açıklama yaparak Adaların arkasındaki Fayın harekete geçerek 7 üzerinde bir deprem yaratacağını açıkladı. Amerika’daki MIT işi gücü bırakmış İstanbul Depremi ile uğraşıyor. Bunun üzerine sunuculuk  yaptığım kanal da İstanbul Depremi ve Haarp üzerine program yaptım. Fatma Bacı yı da canlı yayına bağladık. Onun konuşması sonrasında olay bitti. 26 Eylül 2019 günü pasif Fay Hattı yüzünden İstanbul 5.4 lük deprem ile sallandı. O yüzden bir deprem olursa bunun ancak Haarp ile olacağını söyleyebilirim.

Bunların dışında ortaya atılan yalan ve saçma sapan kehanetlerle halkı korkuya ve bunalıma düşürmek istiyorlar. Pandemi için tam kapanmanın olduğu bu günlerde kötü niyetlilere inanmayın derim. Muhiddin Arabi gibi birçok İslam Aliminin adını da yalanlarına karıştırıyorlar. Onma göre düşünün derim.

Devamını Oku

BEŞİKTAŞ ŞAMPİYONLUĞA GÜN SAYIYOR

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sergen Yalçın elindeki zayıf kadro ile şampiyonluğa koşuyor. Sezon başında bir çok oyuncunun ayrılmasından sonra taraftarların bile umutsuz olduğu sezon başladı. İlk yartıda başarılı sonuçlar alamayan Beşiktaş’ın imdadına Fenerbahçe ve Galatasaray yetişti. Fenerbahçe deplasmanlar da kazandı, evinde 22 puan kaybetti. Bu puanların 16-17 sini almış olsaydı şampiyonluğunu şimdiye kadar ilan etmişti.

Galatasaray da sürpriz yenilgiler ve beraberlikler alınca Beşiktaş maçlarını kazanarak daha z hata yaparak liderliği ele geçirdi ve bunu korudu. Hatayspor’u 7-0 yenerek şampiyonluk yolunda kalan 3 haftaya en yakın rakibinden 5 puan önde girdi. Peki Bu başarının ardında ne var.

Öncelikle FİFA Fairplay nedeniyle Beşiktaş istediği gibi isimler alamadı. Kulüplerinde başarısız olan Ghezzal ve Aboobakar’ ın yanında bonservisi elinde olan oyuncularla kadro oluşturuldu. Bu iki ismin yanına gelen ve kiralıktan dönen Larin den oluşan üçlü attıkları gollerle maçları kazandılar. Rosier’in de kiralık olduğunu düşünürsek Beşiktaş bu başarıyı gerçekleştirmiş oldu.

Bu arada Fenerbahçe’nin eski oyuncusu Josef De Souza’yı orta saha için Arap takımından ayrılınca alan Beşiktaş ideal bir kadro kurdu. Yedek kadrosu zayıf olmasına rağmen Sergen Yalçın elindeki oyuncuları istediği gibi kullanarak liderliği sürdürdü.

Fenerbahçe ise transferlerle iddialıyım derken, Futbolculuktan hemen sportif Direktörlüğe getirilen Emre’nin yanlış kadro tercihleri sonucunda kulüp zarar görürken, bu kadroyu Erol Bulut’a emanet ettiler. Onun da futbolcularla diyalog’u olmadı. Deplasman da kazanan ama Kadıköy de sefilleri oynayan takım sahasında derbi kazanamadı ve Beşiktaş’a 4-3 Galatasaray’a da 1-0 kaybetti. Sonuçta kazanan Beşiktaş oldu.

Fatih Terim’in ise yenildiği ve berabere kaldığı maçlarda hakemlerle yaptığı kavgalar sonucunda aldığı cezalar takımın puanlar kaybetmesine neden oldu. Bu arada Belhanda’yı da yönetimin apar topar yollaması ile Galatasaray’daki oyuncular bu olaydan etkilendiler. Şimdi ikincilik yarışındalar görünüyorlar.

Sergen Yalçın’ın sırrı bizce futbolcular dan başarılı bir şekilde verim alması, onların kötü performans sergiledikleri zamanda bile maçlara hazırlamasıdır. Birinci neden budur. İkinci neden ise Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi’ nin ilk yarıda basına verdiği bir demeçte Sergen’i kamçıladı: Başkan” Keşke Abdullah Avcı takımın başında kalsaydı “ demişti. O günlerde başkan sergen’i beğenmiyordu. Sergen hırs yaptı mı elbette yapmıştır. Ben Sergen’in yerinde olsam şampiyon olduktan sonra basın toplantısında istifamı açıklarım. Çünkü başkanın sana inanmadığını ve güvenmediğini söylüyor. Bunu da rezil etmek amacıyla medya ya demeç vererek yapıyor. Bu sezon şampiyon olan Takım ve Teknik Direktör bizce en zorlu dönem de şampiyon olmuştur.

Beşiktaş Galatasaray-Karagümrük ve Göztepe maçlarından 4 puan alırsa resmen şampiyon olacaktır. Bunu da yapabilir. O zaman tebrik etmek gerekiyor. Süper Ligin en popüler teknik direktörlerinden birisi olacaktır.

Devamını Oku

AMERİKA ERMENİ SOYKIRIMINI TANIYAMAZ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

100 YIL ÖNCE SORUŞTURMA YAPTIRAN ABD ve İNGİLTERE’NİN ERMENİ SOYKIRIMINI İÇİN “KANIT YOK” DEDİLER. İKİ ÜLKENİN RESMİ ARŞİVLERİNDE BULUNUYOR.

1.Dünya Savaşı bitip Osmanlı’yı işgal eden İngilizler Ermeni Olayları için soruşturma başlattılar. O sırada ülkenin önemli isimleri Malta Adası’na sürgüne yollanmıştı. İngilizler soruşturma başlattılar. Sonuçta hiçbir kanıt bulamadılar. ABD’lilerle telgraflaştılar. Sonunda Sürgündeki Türkler serbest bırakıldılar.

Telgraf 1, 2
shington Büyükelcisi Sir Auckland Geddes se asagıdaki telgrafı gönderdi:”Malta da,Majesteleri hükümetinin elinde Ermeni katliamlarında suc ortaklıgı yapma iddiasından tutuklanan bir miktar Türk vardır.Sucun delillerini saptamakda önemli zorluk vardır.Lütfen arastırın,Eger Amerika Birlesik Devletleri hükümeti her hangi bir delile sahipse,davanın amacı icin cok önemli olacakdır.”

31 Mart 1921 de Lord Curzon İngiliz ABD Washington Büyükelçisi Sir Auckland Geddes’ e aşağıdaki telgrafı gönderdi: “Malta da, Majesteleri hükümetinin elinde Ermeni katliamlarında suç ortaklığı yapma iddiasından tutuklanan bir miktar Türk vardır. Suçun delillerini saptamak da önemli zorluk vardır. Lütfen araştırın, Eğer Amerika Birleşik Devletleri hükümeti her hangi bir delile sahipse, davanın amacı için çok önemli olacaktır.”

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F. 0. 371/6500/ E.3552, Curzon to GeddesTelegram No 176, dated March 31,1921.

Yaklasık iki ay Washington dan cevap gelmemisdi ve bu arada,daha önce belirtildigi gibi,H.M. Bassavcı Maltada sürgündeki Türklere karsı herhangi bir faaliyet almayı reddetmisti.Lord Curzon,27 Mayıs 1921 de endiseli bir cevap ile Washington daki Büyükelciye hatırlattı: “Herhangi bir delilin olup olmama olasılıgını bilmek bizi mutlu edecektir.”

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F. 0. 371/6500/ E. 5845 Curzon to Geddes,Telegram No 314 dated May 27,1921

Telgraf 3,4

Bir kac gün sonra, gelen Sir Auckland Geddes’sın cevabı beklenildiği gibi umut verici değildi. Yazısı: “Dışişleri Bakanlığında Bir kaç soruşturma yaptım ve bugün, ERMENİ TEHCİRİ ile ilgili çok sayıda belgelerin olduğu haberini almışken, açıklamadan, bu belgelerin delil olarak Malta da hapis edilmiş Türklerin davasında kanıtlamak için yararlı olup olmayacağından şüphem var. Majestelerinin hükümeti bu belgeleri arzu ederse, bilgi kaynağı afişe edilmeyerek Majestelerinin Büyükelçiliğinin emri altına alınacaktır.”[İma edilen mevcut belgeler dayanıksız, eğer kaynakları meydana çıkarılırsa, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı için utanç verici olurdu.]

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F. 0.371/ 6500/ E.6311 Geddes to Curzon,Telegram No 374, dated June 1921.

Bu telgrafa cevap olarak, İngiliz Dışişleri Bakanlığı, “Ermenilere ve diğer yerli Hristiyanlar üzerinde iddia edilen zulümleri işleyenler ile bağlantı içinde bir görünüm den dolayı Malta adasında 45 Türk tutuklunun isimleri ve kısa özelliklerinin listesini Washington’a iletir. “Ve Sir A. Geddes, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu kişilere karşı mümkün olduğunca çabuk herhangi bir kesin delil sunup sunmayacağını talep eder.

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F.O. 371/6500/ E.6311 Foreign Office to Geddes, Telegram no 775, dated June 16, 1921

Telgraf 5,6

13 Temmuz 1921 de Washington İngiliz Büyükelçiliği aşağıdaki gibi yanıtlar: “ekibimden bir kişinin, şu anda Malta adasında tutuklu olan Türklerin mahkemesi için dün Dışişleri bakanlığını ziyaret ettiğini size bildirmekten onur duyarım. Yakın zamandaki savaş’ da, Amerika Birleşik Devletleri Konsoloslarının Ermeniler üzerinde işlenen mezalimi [anlatan] raporlarını görmesine izin verildi. Majesteleri hükümetinin amacına daha faydalı olması için, bu raporlar Dışişleri Bakanlığı tarafından yüzlercesinin arasında muhakeme edildi. Üzülerek sizi bilgilendiririm ki, Malta adasında mahkeme için tutuklu bulunan Türklere karşı delil olarak kullanılacak ortada hiçbir şey yoktur. Raporların, sorularda iki yetkili kişinin isimlerinden; Sabit bey ve Süleyman Faik Paşa dan bahsettiği görülüyor ve hatta bu durumlarda verilen rakamlar yazarların kişisel görüşlerini sınırlandırıyor; tatmin edici suçlayıcı delil oluşturan verilmiş somut gerçek yok. Dışişleri Bakanlığı, bu bağlamda hukuk mahkemesinde kullanılması için onlar tarafından sağlanan herhangi bir bilginin olamadığını dile getirdi. Bu hükmü göz bönün de tutarak ve Dışişleri Bakanlığının sahip olduğu raporlarda ki gerçek-Majesteleri hükümetinin halihazırda sahip olduğu bilgiyi onaylayan amaç için dahi yararlı olacak-Türklere karşı hali hazırda kanıt içeren delil göstermiyor. Bu konu da, [ABD] Dışişleri Bakanlığı’nın daha fazla soruşturma yapmasının, hiç ümit olmadığına inanıyorum.

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F. 0. 371/6504/E.8515 R.C. Craigie, British Charge d’Affairs at Washington, to Lord Curzon, Telegram No 722 of July 13, 1921

İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nın üyesi Mr. W.S.Edmonds’ ın tuttuğu tutanak: Amerika Birleşik Devletleri Arsivi.Morgenthau; [yani dönemin ABD İstanbul Büyükelçisi Henry Morgenthau] ve onun bağnaz konsoloslarının propaganda tonuna rağmen, burada [Ermeni] soykırım delili [ABD ARSİVLERİNDE] bulunmamıştır. Muhtemelen, Washington dan delil elde etmemizin mümkün olmadığı görülüyor. Şimdi, soykırım ile suçlanan herhangi bir mahkumun[Malta adasındaki 59 Türk tutuklu] makul bir ihtimal ile suçlu bulması için Başsavcının kararını bekliyoruz.

Kaynak :İngiliz Arşivi, -F. 0. 371/ 6504/E.8519: Dışişleri Bakanlığı Tutanakları:

 

30 AY BOYUNCA İNGİLİZLER TARAFINDAN BÜYÜK BİR ISTEKLE İLE ERMENI İDDİALARINI HAKLI ÇIKARMAK İÇİN YÜRÜTÜLEN ARAŞTIRMANIN HİÇBİR ŞEY OLDUĞUNU ORTAYA KOYDU.

İngilizlerin bu beklenmedik olayların gelişmesine karşılık, OSMANLI DEVLETİ’ nin elinde savaş esiri bulunan İngiliz askerleri ile Malta adasındaki tutukluları takas etmeyi teklif etti. Daha fazla utançtan kendilerini alıkoymak için, İngilizler davayı düşürdü. Malta valisi ve komutanı Mareşal Plumer, Malta da bulunan tüm Türk tutukluların toplam 59 kişinin, 25 Ekim 1921 de gereken şekilde H.M.S CRYSANTHEMUM, and R.F.A.MONTENAL gemilerine bindirildiklerini bildirdi.

31 Ekim 1921 de Karadeniz İnegol limanın da İngiliz esirleri ile takas edilerek serbest kaldılar ve 2 Kasım 1921 de İstanbul’a vardılar.

Malta sürgünleri, İstanbul’un işgali sonrasında, 1919-1920 yıllarında işgal kuvvetlerince tutuklanarak bir İngiliz sömürgesi olan Malta’ya sürülen (veya gıyabında tutuklama kararı çıkarılarak sürgüne gönderilecekleri bildirilen) 145 Türk devlet adamı, asker, idareci ve aydın için kullanılan terimdir.

Tutuklama ve sürgünler, Mart 1919’da, Irak cephesinden çekilişi yürütmüş Ali İhsan Sabis Paşa ile başlamış ve Ekim 1920’ye kadar sürmüştür. Seçilen isimler, işgale karşı direnişi organize edilebilecek kadronun ve liderlik potansiyeli gösterebilecek olanların devreden çıkarılmak istendiğini akla getirmektedir. Ermeni Kırımı ile ilgili konular sürgün cezalarına sonradan monte edilmiştir. Ancak ellerinde rehin misali tuttukları sürgünlerin varlığı, bunlara karşı isnatların dayanaklarının zayıflığı zamanla İngilizlerin siyaseten aleyhine işlemeye başlamış, Mustafa Kemal de konuyu bir koz olarak kullanmaktan geri kalmamıştır. Sürgünlerin sonuncuları 1922 yılı içinde serbest bırakılmışlardır.

 

 

 

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.