DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 4788223,51%
İstanbul
22°

AÇIK

02:00

İMSAK VAKTİ

DR..ALİ RIZA CENAL Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

DR..ALİ RIZA CENAL Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

25 Ekim 2021 Pazartesi

Yürürken bacağınızda ağrı mı hissediyorsunuz?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Teknoloji her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Bu gelişmeler hayatımıza daha fazla hareketsizliği de beraberinde getiriyor. Özellikle az hareket etmeye bağlı olarak kan ve damar hastalıklarında ciddi bir artış olduğu biliniyor. Bu hastalıkların başında gelen tromboz, her yıl ülkemizde 30.000 kişinin ölümüne yol açıyor.

Kan pıhtılaşması, kalbinizi durdurabilir

Damar içinde kanın pıhtılaşarak, kalp, akciğer ve damarlarda tıkanıklıklara yol açması sonucu oluşan bir kan hastalığıdır. Arter veya venlerde oluşabilir fakat genellikle venlerde görülür. En sık görülen çeşidi ise derin ven trombozudur. Pıhtı her yaş, cins, ırkta insanın başına gelerek tüm hayatı olumsuz etkileyebilir.

Alt bacak ve pelvik damarlar genelde en sık etkilenen bölgelerdir. Kan pıhtısı yüzey damarlarda (varicose damarlar) oluşunca genelde zararsızdır. Bacakların derin damar sistemindeki riski ise oldukça büyüktür. Çünkü pıhtı kalbe doğru ilerler ve kalpte durma tehlikesine yol açar.

Risk faktörü taşıyor olabilirsiniz…

  • 60 yaşın üstünde olmak,
  • Sigara içmek,
  • Hareketsiz yaşam,
  • Travma,
  • Termal hasar,
  • Cerrahi uygulamalar,
  • Enfeksiyonlar,
  • Karaciğer hastalıkları,
  • Gebelik,
  • Kanser,
  • Geçirilen şoklar,
  • İmmun kompleksler,
  • Ağır dehidratasyon,
  • Nefrotik sendrom vb.

Geç tedavi, ağrı ve şişlikleri kronik hale getiriyor

Halk dilinde toplardamarda pıhtı oluşması olarak bilinen ve trombozun en yaygın türü olan  derin ven tromboz; vücudun herhangi bir bölgesinde ana toplardamarların pıhtıyla tıkanması anlamına gelmektedir. Hastalık nedeniyle bacaklarda oluşan şişlik ve ağrı tedavide geç kalındığında kronikleşerek yaşam boyu sürebiliyor. Çok daha önemli olarak pıhtı koparak akciğeri besleyen damarlara ulaşabilir. Bu durum aniden kan akımının kesilmesine neden olur ve ölümcül bir sağlık problemi olan akciğer embolisine yol açabilir.

Bu belirtilere dikkat!

  • Bacakta ya da bacaktaki toplardamar boyunca şişlik,
  • Bacakta yalnızca yürürken hissedilen ağrı ya da hassasiyet,
  • Bacağın şiş ya da ağrılı bölümünde sıcaklık artışı,
  • Bacakta kızarma ya da renk değişikliği,

Sigara yine en büyük etkenler arasında!

Tromboz erken önlem alınmazsa ölümcül sonuçlara kadar götürebilecek ciddi bir hastalıktır. Bu hastalığın oluşması oldukça kompleks bir yapıdır. Yaşam tarzından ilaç kullanımına genetik faktörlerden beslenmeye kadar birçok faktör etkilidir. Ancak bir konu var ki, hastalığa yakalanma riskini tam 35 kat arttırmaktadır. Bu ise sigara tüketimidir. Damarların tıkanmasına yol açan sigara, kanın pıhtılaşma sürecini hızlandırarak riskli bir tablo ortaya koyar.

Yaşam tarzınızı değiştirin…

Trombozu önlemenin en etkili yolu, yaşam tarzını değiştirmektir. Bu noktada risk faktörlerini hayatınızdan çıkarabilir özellikle de sigara tüketimini kesebilirsiniz. Bir diğer önemli konu ise hareketsiz yaşam tarzından kurtulmaktır. Çünkü tromboz için uzun süre hareketsiz kalmak, uzun yolculuklar boyunca hareket edememek, uzun süre masa başında çalışmak ve spor yapmadan geçirilen bir hayat tromboz riskini her geçen gün artırır.

Tedavi yöntemi

Kalp ve damar hastalıklarından kaynaklı ölümlerin dörtte biri damarlarda oluşan pıhtılar nedeniyle gerçekleşmektedir. Her yıl ülkemizde 30.000 kişi tromboz yüzünden hayatını kaybetmektedir. Dolayısıyla bu hastalığın ciddiye alınması ve erken müdahale edilmesi hastanın yaşaması için kilit öneme sahiptir.

Tedavinin üç amacı vardır;

  • Kan pıhtısının büyümesinin durdurulması,
  • Kan pıhtısının parçalanması ve akciğerlerinize taşınmasının önlenmesi,
  • Başka bir kan pıhtısı oluşma olasılığının azaltılmasıdır.

Bu noktada ilaç tedavisi uygulanabilir, ilerlememiş vakalarda dereceli sıkıştırma çorapları kullanılabilir. Kan sulandırıcı ilaçların kullanılamadığı durumlarda vena kava filtresi tercih edilebilir. Bu filtre toplardamara yerleştirilir. Filtre bir toplardamarda parçalanan kan pıhtılarını akciğere gitmeden önce yakalar. Bu pulmoner embolizmi önler. Bununla birlikte, yeni kan pıhtısı oluşumu durdurmaz.

Devamını Oku

Bacaklarda geçmeyen ağrıların nedeni; Varis

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Varis en sık karşılaşılan damar hastalıklarından bir tanesidir. Hem estetik kaygıları hem de ağrıları beraberinde getiren varis, hayatı olumsuz etkilemektedir.

Sadece görüntü bozukluğu yaratmıyor…

Toplardamarların genişlemesi olarak tanımlanan varis, vücudumuza giden kanı kalbe geri iletmekle görevli olan toplardamarların, kalıcı olarak uzamasıyla oluşur. Daha çok alt bacakta meydana gelen varis, ilk zamanlarda sadece görüntü bozukluğu yaratsa da zamanla ağrılar ve kramplar eşlik eder.

Kadınlarda görülme olasılığı daha yüksek

Kadınların %40, erkeklerin ise yaklaşık %25’inde görülen varisin ortaya çıkma sebebi toplardamar kapakçığının eski işlevini yerine getirememesiyle oluşur. Şöyle ki, toplardamarlar yer çekiminin aksine kanı aşağıdan yukarıya doğru kalbe taşır. Kanın geri dönmesini engelleyen ise kapakçıktır. Çeşitli sebeplerle kapakçığın bu görevi yerine getirememesi zamanla burada damarların genişlemesine ve varis oluşmasına yol açar.

Diğer bir sebep ise toplardamarın pıhtı sebebiyle tıkanması sonucunda kanın yukarıya doğru sağlıklı şekilde akmaması durumudur. Bu durumda kan yukarı çıkabilmek için daha çok baskı uygulamaya başlar. Sürekli tekrarlayan basınç zamanla varisin oluşmasına sebep olur.

Bu belirtilere dikkat!

·       Bacaklarda görülen mor – mavi şişlikler,

·       Bacaklarda ağrı,

·       Bacaklarda ağırlık hissi,

·       Kaşıntı ve uyuşukluk hissi,

·       Bacaklarda şişlik.

Risk altında mısınız?

·       50 yaş ve üzerinde olmak,

·       Uzun süre ayakta durmak veya bunu gerektirecek işlerde çalışmak,

·       Masa başı işte çalışmak ve uzun süre hareketsiz kalmak,

·       Obezite,

·       Hamilelik,

·       Aile geçmişinde varis bulunanlar.

Hastalığın belirli türleri var…

Toplardamar yetmezliği bacaklarımızda büyüklükleri ve cilde yakınlıklarına göre 3 tür varis oluşturur;

Büyük varis:

Birincisi büyük varis olarak adlandırılan ve ciltte belirgin çıkıntılara sebep olan varislerdir. Büyük geniş kıvrımlar oluşturan, elle ve gözle kolayca fark edilebilen varislerin çapı yaklaşık 4 milimetre kadardır. Derinin altında oluştuklarından ciltte herhangi bir renk değişikliğine yol açmaz. Sadece damarın yeşilimsi rengini yansıtır. Ayakta durunca daha belirgin hale gelen kabarık doku, yatıp bacaklar yukarı kaldırıldığında kaybolur. Büyük varislerin en önemli özelliği bu varislere bacaktaki ana damarlardan birinin kapak yetmezliğinin yol açmasıdır. Kapak yetmezliği olan bu damarların tedavisi, büyük varislerin de tamamen yok olmasını sağlar.

Orta boy varis:

Diğer varis türü orta boy varislerdir. Kıvrımlı bir dokusu olan orta boy varislerin boyutları 2-3 mm’dir. Cildin altında küçük çıkıntılara sebep olan orta boy varislerin renkleri yeşil ve mordur. Bu varisler kişide ağrı, kaşınma ve sızlama gibi problemleri beraberinde getiriyor. Orta boy varisler köpük tedavisi ile tedavi edilir ve tekrarlanma olasılığı düşüktür.

Kılcal varis:

Son varis çeşidi ise kılcal varislerdir. Ciltte herhangi bir kabarıklık yaratmayan kılcal varisler genelde saç kılı inceliğinde olup kırmızı ve mor renklidir. 10 kişiden 5’inde rahatlıkla görülebilen kılcal varislerin büyük varislere dönüşme olasılığı yoktur. Diğer varis problemlerinde olduğu gibi yaygın olduğu durumlarda ağrı ve sızlama yapabilir. Tedavi ile tamamen ortadan kaldırılır.

Mutlaka önlem alın!

Sağlıklı ve hareketli bir yaşam varisi önlemenin temel prensibini oluşturuyor. Bu eksende yapılacak birkaç yöntemle varis önlenebilir bir hal alıyor. Bunlar;

·       Sporu hayatınızın bir parçası haline getirin. Günde en az mutlaka 30 dakikanızı spora ayırın. Yoğun tempoda bir spor hayatınız olmasa bile yürüyüş gibi temel egzersizleri yapmayı ihmal etmeyin.

·       Kanın bacaklardan kalbe ulaşmasını engelleyen en önemli faktörlerin başında aşırı kilolar geliyor. Ayrıca toplardamarlara kilo baskısı ve fazla kilolara bağlı hareket kısıtlanması varisin en önemli sebeplerindendir. Bunu engellemek için fazla kilolarınızdan acilen kurtulmanız gerekiyor.

·       Belli periyodlarda soğuk su uygulamayı ihmal etmeyin. Çünkü soğuk su damar duvarını büzüştürerek kanın kalbe ulaşmasını sağlar.

·       Dinlenirken ayaklarınızı yukarı kaldırın. Bu sayede toplardamardaki basınç azalarak kanı daha hızlı kalbe iletir.

·       Bacak kaslarınızı çalıştıracak aktivitelerde bulunun. Asansör yerine merdivenleri kullanın ve sık sık bisiklete binin, pedal çevirin.

·       Aşırı sıcaklardan kendinizi koruyun. Çünkü sıcak havalar toplardamarın genişlemesine yol açarak varis oluşumunu hızlandırır.

Devamını Oku

Sağlıksız yaşamanın sonuçları ve pıhtı atması

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Beyin damarlarının tıkanması ile yeteri miktarda kanın pompalanmaması, damarın beslendiği bölgede kanlanma yetersizliği ve buna bağlı olarak beyin fonksiyonlarının bozulması durumuna pıhtı atması denir.

Pıhtı atması oldukça ciddi bir hastalık olmakla birlikte erken teşhis edilmesiyle tedavi edilebilen bir sağlık problemidir. Ancak erken fark edilip zamanında müdahale edilmezse tıkandığı bölgeye göre çeşitli sorunlara sebebiyet verir. Örneğin; konuşma ve görme bozuklukları, kol ve bacaklarda morluk ve kızarıklıklar gibi…

Hangi durumlarda pıhtı atar?

  • Omurilik hasarları,
  • Kanser,
  • Aşırı kilo,
  • Genetik yatkınlıklar,
  • Hamilelik,
  • Hormon ilaçları,
  • Doğum kontrol hapları,
  • Kalp ritim bozukluğu,
  • Uzun süre hareketsiz kalmaya neden olan büyük operasyonlar,
  • Büyük travmalar,
  • Bacak toplardamar pıhtısı rahatsızlığı geçirmek.

 

Bu belirtileri gösteriyorsanız…

  • Görme kayıpları,
  • Bilinç eksikliği,
  • Baş dönmesi,
  • Şiddetli baş ağrısı,
  • Göğüs sıkışması,
  • Vücudun belli alanlarında felç,
  • Kalp ritim bozukluğu,
  • Ani bayılmalar pıhtı atmasının en yaygın belirtileridir.

Kimler risk grubu içerisinde yer alıyor?

Pıhtı riskini arttıran birçok unsur söz konusudur. Bunların başında sigara ve alkol tüketenler gelmektedir. Aynı zamanda yanlış beslenen kişiler risk grubunda yer almaktadır. Fazla kilolu olmak, hareketsiz yaşam tarzı da pıhtı atmasını tetikleyen unsurlardır. Yaşam tarzına bağlı risk faktörlerinin yanı sıra;

  • Erkek olmak,
  • 60 yaşın üstünde olmak,
  • Ailede hipertansiyon, yüksek kolesterol, diyabet gibi hastaların olması,
  • Önceden inme geçirmek gibi nedenler pıhtı atmasına zemin hazırlayabilir.

Tedavi yöntemi

Pıhtı atmasının tedavisi, bu durumun ortaya çıkmasını engellemek üzeredir. Şöyle ki, risk faktöründe yer alan kişilerin düzenli kontrollerinin yapılması gerekir. Birincil hastalığın tanınarak koruyucu tedaviler ile damarların tıkayıcı hastalığı büyük ölçüde engellenir. Eğer hastada pıhtı atması meydana gelirse daha ilk saatlerde müdahale çok önemlidir. Girişimsel müdahaleler yapılarak beyin dokusuna zarar vermeden hastalık durdurulabilir.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.