DOLAR 15,8788 2.1%
EURO 16,8023 3.23%
ALTIN 926,761,74
BITCOIN 4772982,78%
İstanbul
22°

AÇIK

02:00

İMSAK VAKTİ

İBRAHİM ERDEM KARABULUT

İBRAHİM ERDEM KARABULUT

24 Nisan 2022 Pazar

RUSYA UKRAYNA SAVAŞINI KİM KAZANDI ?

RUSYA UKRAYNA SAVAŞINI KİM KAZANDI ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Açıklanan rakamlara göre Ukrayna 20.000 Üzerinde Rus askerini öldürdüğünü,149 Savaş uçağı,135 Helikopter,644 Tank, 836 Zırhlı, 74 Top, 7 Savaş Gemisi, 105 Çoklu Roketatar, 54 Hava Savunma, 76 Yakıt İkmal Aracı, 1249 Araç,89 İHA, 4 Operasyonel Hava aracını imha ettiğini duyururdu.

Rusya ise başta Donetsk, Herson, Bucha, Çernigov,Herson, Kharkiv gibi şehirleri adeta bir daha kullanılamaz hale getirirken Odessa ve Kiev gibi şehirlerin yakın çevreleri ise sokaklarının insan cesetlerinden geçilemez duruma soktu.

Bu savaşta açıklanan rakamlara göre 205 çocuk ölürken, 362 çocuk ağır yaralandı,1000’den fazla okul yıkılırken 95 okul ise bir daha kullanılamaz hale geldi. 352 sivilin öldüğüne dair gelen bilgiler ise inandırıcı olmadı.

Rusya’nın 26.000 Ukraynalı Askerin öldüğünü ifade ederken 10.000 Askerin ise ağır yaralandığını duyursa-da bu rakamlar gerçeğin çok altında.
Binlerce yuvanın yıkıldığı, binlercesinin dağıldığı ülkede hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak.

Ne toplu katliamlar yaparak toplu mezarlara gömülen Rus ve Ukraynalı askerlerin yaptıkları ne-de dışarıdan getirilen paralı Askerlerin yaptığı katliamlar yapanlar tarafından unutulmayacağı gibi, o katliamlarda ölenlerin yakınları ise nesilden nesile aktarılan bir kin ve intikam duygusuyla yaşayacaklardır.

Peki bu savaşın kazananı kim?
Rusya-mı Ukrayna-mı?

Hiç bir savaşın kazananı olmadığı gibi bu savaşın kaybedeni sadece Rusya ve Ukrayna olmayıp bütün yakın coğrafyaların bir çok konuda kayıplarının olmasına vesile oldu.

Bu savaşta tek kazanılan şey ise savaşların verdiği yıkımı, acıyı, ızdırabı, uzun bir sürece dağılacak olan yeniden inşanın zorluğunu, çekilecek ekonomik sıkıntının boyutunu, yüzlerce yıl unutulmayacak olan yaşanılmış dramları  başta AB ve ABD olmak üzere neredeyse dünyanın tamamı tecrübe etmiş oldu.

Batı ülkelerinin gerçek bir savaşın verdiği zararları son yüzyılda Rusya ve Ukrayna savaşıyla görmüş oldu. Ortadoğu’da bitmek bilmeyen savaşların hiç birisi bu savaş kadar ders verir nitelikte olmamıştı.

Yıllarca süren İran -Irak , Irak – Kuveyt, savaşı dışında Libya, Mısır, Tunus, Fas , Cezayir denen ülkelerin adı özgürlükleitirme olarak işgali, Yıllarca süren Afganistan, Irak ve son olarak Suriye işgali bu bölgelerde durmak ve tükenmek bilmeyen katliamları, ölümleri, dramları yaşarken adı batı olan sözde insan haklarına tam riayet eden ülkeler bunu film seyreder gibi sadece izlemekle yetindi.

Bu normal şartlarda bir bakış açısı olarak kalsa-da aslında kanın akması, terör ve teröristin beslenmesi için yapılan yardım ve çeşitli ekip ve ekipman ise binlerce makaleye konu oluştuğu halde bunu inkarları ise başka bir gariplik.

Tüm bunlar yaşanırken Türkiye’nin kırk yılı aşkın süredir Güneydoğu sınırları içerisinde adına Kürt yapısı denen fakat bu kanlı terör örgütünün  ancak %10 içinde olduğu PKK- YPG-PYD gibi dünyanın neredeyse her ülkesinden teröristi barındırmış olan bu örgüt ve örgütlerle çatışmasının sebebini yüzlerce dosyayla yöneteni, besleyeni, eğitip donatanları anlatan Türkiye yanıt alamadı.

Türkiye içerisinde zamanla yandaş ve destek bulan bu örgüt genç, yaşlı, kadın, çocuk demeden katliamlar yaparken batı hep suskun kalarak sadece izlemekle yetindi.
Eğitim için giden Öğretmen, Doktor, İmam, Hemşire, Polis, Asker, Güvenlik korucusu, yol bakım çalışanı, maden işçisi demeyip ayrımsız cinayetlerini sürdürürken başta batı olmak üzere neredeyse bütün dünya suskun ve sessizce izlemekle yetindi.

Rusyanın Gürcistan işgaline, Kırım ilhakına, Suriye ve Libya içerisine girmesine ses çıkarmazken Ukrayna operasyonuna neredeyse adeta kenetlenmiş bir Dünya ayağa kalktı.
Rusya dünya tarihinde hiç görülmemiş bir ambargo ile karşı karşıya kalırken ticari bağlantıları olan ülkelerin bu ambargo karşısında neredeyse yağmaların yaşanabileceği bir ekonomik krize sürükledi.

Ukrayna’dan savaştan kaçıp AB kapısına dayanınca sınır kapısında bu gelen ukraynalıları evlerinde ağırlamak için birbirleri için yarışa girip bütün AB sığınmacı almak yarışına girerek sarı saçlı, mavi gözlü diye sahiplendi.

Asya ve Afrika kıtası göçmenlerine kapıları sıkıca kapatıp girmek için farklı yöntemleri deneyenleri karada soyarak çırılçıplak geldikleri ülkelere dönüşünü sağlarken Denizden gelenleri geldikleri sal, bot, gemiyi batırarak denizdeki balıklara yem yapacak kadar acımasız davranmaları asla unutulmayacaktır.

Yapılan hertürlü zulmün karşısında elinden geleni yaparak karşı duran Türk milleti mazlumların duasını alırken bu haksızlıkları yapanlara sessiz kalan kendilerini dünyayı yönettiğini sanan ülkeler ise sınıfta kalamış olacaklar.

Türk haksızlık karşısında susmanın “Dilsiz şeytan’lık” olarak görüp daima mazlumun yanında olduğunu,olacağını göstermişdir.

Bu dün böyleydi, Bugün böyle, Yarın böyle olacaktır.

Dünya gerçekleri zamanla çarpıtarak gösterse-de tarih mutlaka bu gerçekleri yazacaktır.
Ne demişti “Başbuğ Gazi Mustafa Kemal”  hatırlayalım ve hatırlatalım.
“Yurtta sulh Cihanda Sulh”

Kalın sağlıcakla…

 

Devamını Oku

MİLLET İTTİFAKI TÜRKİYEYİ YÖNETEBİLİR Mİ?..

MİLLET İTTİFAKI TÜRKİYEYİ YÖNETEBİLİR Mİ?..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ülke yangın yerine dönmüş, vatandaşlar enflasyon altında kıvrım kıvrım kıvranıyor, benzin, yağ, şeker, et, süt evlere giremeyecek kadar pahalanmış, asgari ücret ev kirasını karşılayamıyor, elektrik, su, doğalgazda neredeyse insanlar kullanamayacak duruma gelmiş, hükümetin üç çocuk sahibi olmayı önerdiği bir dönemden tek çocuğa dahi bakamayacak durumda bir yaşantıyı sürdürdüğü dönemde imdada 5 li veya bahsedildiği gibi HDP gizli ortaklıkla ülkeyi yönetecek formül olarak parlamenter sisteme geçme konusunda hemfikir olmuş ülkeyi yaşanan bu çöküntüden kurtaracak sistemi güçlendirilmiş bir parlamenter sistemle hayata geçireceklermiş…

İlki İkincisi üçüncüsü yapılan ve kurulan yuvarlak masayı şaşkınlıkla izliyoruz.
Açıklanan ortak metni kamuoyu ile paylaşınca umutsuz bir vaka olduklarını toplum verdikleri tepkiyle güvensizliğini net olarak ifade ediyor.

Toplumun ekseri çoğunluğu ise bu durum karşısında yine çareyi mevcut iktidarda arayarak “Bizi bu hale getiren nasıl getirdiyse öylede çıkaracaktır ” düşüncesine sıkı sıkıya sarılmasına vesile oluyor.

Peki bu masanın etrafındaki siyasi parti liderlerine bakınca hafızasında canlandırıp biri başbakanlık yapmış mevcut iktidarın lideri ” git istemiyorum” dediğinde koltuğu terkedip gitmiş.

Bir diğeri aynı partide ekonomi bakanlığı yapmış yine İktidardaki liderin “git istemiyorum seni ve ekonomi politikanı”  demiş ve göndermiş.

Eskiden içişleri bakanlığı yapmış olan ve başka bir partiden ayrılıp ve ayrılırken birlikte ayrılarak kurduğu partiden  neredeyse kurucu olan herkesi partiden ayrılmasını sağlamış hatta kendisinden ayrılan kuruculardan bir diğeri ise başka bir parti kurarak siyasette varlığını sürdürmeye çalışmakta.

Masayı oluşturan en büyük ortak ise devlet geleneğinde SSK Genel müdürlüğü yapmış siyasette ise İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylığı dışında Milletvekili olarak görev yaptığı dönemde Liderin bir kasetle istifa ederek ayrılması sonucu genel başkan olmuş, partide elle tutulacak kim varsa onu siyasetin dışına itmiş.
Buna Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Muharrem İnce dahildir.

Son ortak için kamu araştırması yapılsa masanın 5 nolu ortağının adı ve partisinin ismi nedir diye bin kişiden birinin ismini söylemesi veya hatırlaması mümkün değil.

Ülkedeki iktidar partisini içerisinden çıkaran Saadet partisi ise hazıra konduğu Necmettin Erbakan gibi bir dehanın koltuğunda hala milli görüşü savunurken aynı parti içerisinde ayrılarak Has Partiyi kurup davet üzerine partisini kapatan Numan Kurtulmuş ile Erbakan Hocanın evladı Fatih Erbakan’ı diskalifiye ederek Yeniden Refah partisini kurmasına vesile olup onlarla anlaşamıyorsa eğer bu ittifak masasında kiminle, nasıl anlaşacaktır?

Kalan son ortak HDP ise kah dışarda, kah içerde verdiği demeçlerle bu masayı zamanla yerden yere vuruyor, tehdit ediyor, yalanlayıp duruyor.
Şimdi millet şu soruyu zamanla kendine zamanla-da ikili üçlü sohbetlerde birbirlerine soruyor.

Aynı partiden ayrılan Deva ve Gelecek olarak aynı çatı altında tek parti olmadan imtina ettiyseniz bir ittifakta aynı fikirde nasıl buluşacaksınız.

İYİ Lideri için ise milliyetçi muhafazakar bir yapı ile kurduğun partide sana inanarak arkandan gelen kurucu ortaklarını nasıl bu kadar kısa sürede kapı dışarı ettiniz.

Ümit Özdağ yaptıklarını doğru bulmayarak istifa edip gidip Zafer partisini kurduysa siz nasıl farklı düşünce ve dünya görüşü ile ittifak yapıp ülkeyi yöneteceksiniz.

Ülke yangın yeri, her geçen gün biraz daha fakirleştiğimiz dönemde toplum olarak yaşanan ekonomik bunalımdan dolayı iktidardan yaka silkerken hiçbir fikir üretmeyen, üretemeyen, proje ortaya koyamayan, açık konuşamayan bir yaklaşımla toplumun hükümete kızgınlığını lehe çevirme adına oluşturulan ittifak millete güven vermiyor.

Toplum iktidara geçtiğimiz seçimlerde öyle bir ders verdi-ki unutmak mümkün değil, ama yine de hatırlatalım.
İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına iktidar Binali Yıldırım’ı muhalefet Ekrem İmamoğlu’nu aday göstermişti.

İktidarın adayı siyasi deha olarak biliniyordu.
Devlet adamı olarak anılıyor yaptığı görevler bakanlık, başbakanlık hatta kutsal meclisimiz olan TBMM başkanlığı yapmış biriydi, rakibi Ekrem İmamoğlu ise bir ilçede İlçe belediye başkanlığı yapmış deneyimsiz denecek kadar siyasete yabancı idi.

Sonuç üç beş bin oy bu oylarla-da oynama var diyen iktidara halk okkalı bir ders vererek bu oy farkını seçim tekrarında 700 bin  fark olarak gösterdi.

İşte ittifakın bu tutumu da devam ederse ittifak hiçbir başarı sağlayamayacaktır.
Bu millet siyasette dönen dolapları okumasını iyi bilir.

Erdoğan düşmanlığı ile siyaset yapanlar milletten sandıkta tokat yemeye mahkum olacaklardır.

Peki bu sonuç nereye gider diye sorarsanız öngörümü bir vatandaş olarak sadece kendi düşüncem olarak ifade etmeliyim ki Cumhurbaşkanı Erdoğan ezici bir çoğunlukla tekrar cumhurbaşkanı seçilir. Partisi AK Parti ve kendisini destekleyen MHP mevcut oylarını yarı yarıya düşürür.

Kalın sağlıcakla.

Devamını Oku

AH PUTİN AHHH…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Dağılan SSCB sonunda irili ufaklı oluşan devletlerin dışında bağımsızlıklarını ifade edemeyen onlarca bölgenin neredeyse tamamı senin Rusya’yı ayağa kaldıran ve ülke ekonomisini yaşanabilir bir ülke durumuna getiren bir lider olmandan dolayı hayranlık duyuyordu.

Ah Putin Ahhh…
Sahip olduğun topraklar bir ucu doğu Asya’nın derinliklerine Çin’e kadar olup Diğer yandan ABD’ye sınır olan devasa bir coğrafyanın kontrolü sendeyken Ukrayna içine işgale gitmeni hangi basiretsiz kadroların sağladıysa ilk olarak onları cezalandırmak gerekir.
Bu sahip olduğun coğrafya için tehlikeli oyunlar oynayan AB ile ABD nin adeta Tavşana havuç uzatıp siyasi tecrübesi az olan Ukrayna Lideri Zelensky ‘nin  kandırıldığını anladığında Zelensky ile konuşup anlayacağı sert bir uyarıyla durdurman, uyandırman çok daha kolay olmaz mıydı?…

Ah Putin Ahhhh...
Bütün AB ve ABD senin liderliğin karşısında şapka çıkardığı bir dönemde burnunu bu devasa topraklardan çıkarıp Gürcistan’a, Suriye’ye, Libya’ya Kırım ve Odessa’ya çevirmeni sağlayan ekibini en kısa sürede cezalandırmasını sağlamalısın…
Senden yani (SSCB) döneminde kopan şimdi düşman gibi bakan Letonya, Estonya, Ukrayna, Moldova senin Liderliğini takdirle karşılayıp istediğin an etrafında toplanabilecek bu ve benzeri ülkelerin bağımsızlıklarını güçlendirdiğin gibi kendi elinle iki yüzlü kaypak AB kucağına ittin.

Ah Putin Ahhhh…
Her ne kadar iki devlet aynı millet dediğimiz Azerbaycan dahi biz Türkiye olarak Rusya ile karşılıklı vize muafiyetine girdiğimiz dönemde bize “
Azerbaycan olarak henüz vizeleri kaldırmaya hazır değiliz” yanıtını vermelerinin nedeni senin vereceğin tepki değil miydi?

Ah Putin Ahhh...
Ukrayna bağımsız yaşamakta olan Türk soylu Kırım halkına yıllardır zulmederken senin sadece izlemen bağımsız Türk Cumhuriyetleri sessiz kalmak zorunda kalınca seni hiç suçlamadı mı ? sanıyorsun.
Keza Türkler için vazgeçilmez olan Türk soylu Kırım Türklerinin yurdunu senin taraftarın olanlarla doldurup sonra referandum hikayesiyle ilhak ettiler diyerek Rusya topraklarına katman başta Türkiye olmak üzere bağımsız Türk devletlerinin kabul etmediğini anlamanı sağlayamayan kadrolarını anında lav etmelisin.

Ah Putin Ahhh…
Aynı soy aynı millet olduğunuz Ukrayna halkı başta olmak üzere siyasette sana gerçekten çırak olamayacak Vladimir Zelensky başta batı denen AB ve ABD dolduruşuna gelerek biz AB ve Nato’ya alacaklar yalanlarına kanarken etrafında bu tuzağı görüp Ukrayna’yı uyarmana vesile olmayan danışmanlarını derhal cezalandırıp gereğini yapmalısın…
Harkov denen bölgede yaşayan ve Ukrayna yönetimini beğenmeyen senin taraftarın olduğunu ifade edenlerin seni ve ordunu çiçeklerle karşılayacaklar diye yanlış bilgi veren kadroyu derhal cezalandırıp gereğini yapmalısın…

Ah Putin Ahhh…
Rusya lideri olarak Ukrayna devlet başkanı Zelensky ile derhal nerede bir mazlum varsa yanında olan Türklerin lideri Erdoğan’ın çağrısına uyarak çıkarsız bir şekilde her iki ülkenin  yararına akil lider olarak telkinde bulunacağı konusunda kuşku duymamalısın.

AB ve ABD oyununu sinsi planını “Tavşan kaç Tazı tut” misali sürdürecektir. Ne AB ne de ABD, Rusya ile Ukrayna’nın yaptığı bu anlamsız savaşın bitmesini istemeyecektir. Savaş ne kadar uzun sürerse sürsün onlar Timsah gözyaşlarını akıtarak zevkle savaşın devamını sağlayacaktır.

Ne ABD Ne AB asla boş durmayacaktır.
Çeşitli yollarla bazı savaş karşıtı Aktivistlerle en kısa sürede Moskova meydanlarında kendi halkını sana karşı kullanarak “
Savaşa Hayır” gibi benzeri gösterileri başlatacağını unutmamalısın.

Ah Putin Ahhh…
Ne ABD Rusya’ya müdahale etme cesaretini gösterecektir ne de AB. Ne nato müdahale edecektir ne Ukrayna AB denen birliğe alınacaktır. Ukrayna’nın son ferdi direnip ölene kadar silah, mühimmat ve belki de göstermelik gıda yardımı yaparak savaşın uzamasını isteyecektir.
Savaş sona erdiğinde ise verdiğinin bin katını geri almanın çabasına girecektir.
AB ve bazı iki yüzlü devletler şimdi göstermelik kucak açtığı sarı saçlı, mavi gözlü Ukrayna halkına sahip çıkmadıkları gibi, en kısa sürede Hitler’in torunlarından Hitler vari uygulamaların mağduru olacaklardır.

Kaçarak gittikleri bu ülkelerde bunu anlayacakları günler çok yakındır.
Bu nedenle aynı millete sahip olan Ukrayna lideri Zelensky ve Putin için “
zararın neresinden dönülürse kardır” mantığıyla hareket etmeleri ülkeleri ve halklarının yararınadır.

Kısa süre içerisinde Rusya içerisinde toplum Putin’i istenmeyen adam ilan ederken, Zelensky ise AB ve ABD denen iki yüzlü, riyakar bukalemundan farksız olduklarını anladığında iş işten çoktan geçmiş olacaktır.

Ah Putin Ahhh…
Bu bölgede yaşayan milletler olarak ne AB ne ABD ‘nin bizim yararımıza olmayacaklarını anlamalı, bölgemizin bizi ve bir bu kadar daha nüfusu içerisinde huzurla yaşatacak kadar büyük topraklara sahip olduğumuzun farkına varmalıyız…

Rusya ve Ukrayna, AB ve ABD var oldukları günden bugüne kadar gittikleri hiçbir bölgede huzuru getirmedikleri gibi o bölgelerin iç savaşlar ve kaos ortamında onlarca yıl esaret içinde yaşamalarına vesile olup, bütün yeraltı ve yer üstü kaynaklarını sömürdüğü asla unutmamalıdır.

Bu Ukrayna içinde aynı olacaktır renklerinin beyaz, gözlerinin Mavi olması bir şeyi değiştirmeyecektir.

Ne demişti Gazi Mustafa Kemal
“Yurtta sulh cihanda sulh” 

Devamını Oku

PUTİN’İ TÜRKİYE BÜYÜTTÜ…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk “SSCB dağılacak buna hazırlıklı olmalıyız” demişti.

Türk dünyası lideri olarak bilinen Alparslan Türkeş “Rusya mutlaka dağılacaktır ülkücüler hazırlıklı olmalıdır” demişti.

Peki bu iki lider bunları söylemesine söyledi de biz ne yaptık ona bakmalıyız.

Dağılan Rusya’da bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetlerinin hangisi ile adam akıllı devlet aklını devreye soktuk.

Bol bol turistik gezi yaptık.

 

Umut görülen partinin Milletvekili Tanrı dağından kurt gibi uludu. Umut ışığı görülen Liderin oğlu Semerkant ve Buhara’yı kendisi için gezi merkezi yaptı.

Vizesiz giriş yapabileceğimiz ülkelerle arka arkaya Afrika kıtasından karşılıklı vizeleri kaldırıp, Rusya ile dahi vize muafiyeti anlaşması yapmıştık…

Aynı Dönemde iki ayrı devlet tek milletiz dediğimiz Azerbaycan ise henüz vize muafiyeti için hazır olmadıklarını iletip karşılıklı vizeleri kaldırmamıştı…

Aynı milletiz dediğimiz Azerbaycan ile lehçe farklılığımızdan dolayı Türk dizilerini yine Türk dili olan Azerbaycan lehçesine çevirterek TV kanallarında izleyici ile buluşturuyordu…

 

Ekonomik olarak bitmiş ve dağılma sürecine giren bu bağımsız devletlerin ülkemize girişlerinde bu ülkelerle derin siyasi, ticari, iktisadi, kültürel alanlarda ilişki kuracağımıza aklımız uçkurumuzda kalmış “Oy Nataşa Nataşa  koyma beni ataşa” türküleri söylemiştik…

Yıllarca KGB’nin yetiştirdiği Putin bizim bu zaafımızı öyle bir değerlendirdi ki hepimiz hayranlıkla baktık.

“Ayı boğan lider, Kurt Boğan Lider, Ajan Lider, Müthiş Lider” gibi ifadelerle süslü yakıştırmalar yaptık.

İşte devlet aklını kullanmayan ülkemiz yüzünden Putin denen bir deli 20 yılda büyük bir devlet adamı oldu…

 

…Bu akıldan yoksun Putin ülkesini derleyip topladı, hatta dağılan bazı bağımsız devletler tekrar Rusya ile birleşme arzusu gösterdi. Mesela Rusya’nın Ukrayna işgalinden önce Moldova denen ülkede bir referanduma gidilseydi kayıtsız şartsız tekrar Rusya’ya ilhak ederlerdi.

Hatta bu ülkenin içindeki Türk kasabası olarak bilinen Komrat “Gagauzya” Moldova’dan önce Rusya’ya ilhak olmak isterdi.

Başkurdistan denen yerde 5 Milyon Türk ve Müslüman yaşıyor, acaba neden sesini çıkarmıyor biliyor muyuz?  Hatta ülkemizde sorulsa Başkurdistan’ın nerede olduğunu haritada gösterecek kaç kişi çıkar.

 

Büyüttüğümüz Putin Gürcistan’a girdi bizden çıt çıkmadı, Ukrayna’nın Kırım bağımsız bölgesinde soydaşlarımıza yaptığı zulümlere hep göz yumduk. Rusya bunu da kullandı, baktı-ki bizden ses çıkmıyor  Kırım içine Rus yandaş doldurup istediği referandum ile Rusya’ya ilhak olmasını sağladı biz buna da ses çıkarmadık.

Suriye’de Askerimize bomba yağdırıp buraya “Suriye  (Esat) beni çağırdı ben ne dersem o olacak dedi ” biz boyun eğip pekala diyerek ses çıkarmadık.

Libya hükümeti ABD uşağı General Hafter’e karşı Türk askerini çağırdı Türkiye cevap verip meclis kararıyla gitti ve ülkede iç savaşı önledi.

Rusya’da kafasına göre “Bende geldim, kambersiz düğün olmaz” dedi ve kargaşa büyüsün diye çaba harcıyor biz yine ses çıkarmadık.

Kısacası dağılan Rusya’da bağımsız devletlere sahip çıkıp siyasetimizi devlet aklıyla yapsaydık eğer başta Türk Cumhuriyetlerine sahip çıksaydık 30 yıl sonra Ermenistan’ın işgal ettiği Karabağ işgaline son vermeye kalkan Azerbaycan’ın önünü kesmek için  işte bu Putin Ermenistan’a arkadan gizlice silah ve asker yardımı yapamazdı.

 

İşte bu Putin yine bildiğini okudu ve şuan hala Ermenistan’dan alınan Karabağ bölgesinde ve Ermenilerin orayı boşaltmasının uzamasına neden olamazdı.

İş işten geçtikten sonra Türk devletlerinin toparlanması için kendini Riske atan Kazakistan’ın  başına bir anda yapılan bir zam gerekçe gösterilerek iç ayaklanma baş göstermezdi…
Türk birliği için mücadele ederek öncülük yapan Kazakistan’ın yaşadığı bu iç kargaşanın arkasında Rusya yok dersek abesle iştigal etmiş olmaz mıyız?.

Bugün Rusya Ukrayna’yı  işgal etti durumu fark eden AB ve ABD anında her alanda ambargo koydu.

Neden?

Çünkü Rusya eğer Sivastopol limanı (Odesa)yı alırsa Avrupa sınırına dayanmış olacaktı.
Oyun büyük, tuzak güçlüydü.

 

Oyunu oynayan Rusya, Büyük Tuzak ise ABD tarafından kuruluyordu.
Bu işgalin sonunda kaybeden başta Türkiye oldu.
Devamında  Rusya ve Ukrayna oldu.

Sonuçta Ukrayna AB ve ABD’ye yeşil ışık yaktığı için çok kısa sürede desteklerle savaşın etkisini atlattığı gibi ekonomisini de düzeltir.

Savaşın henüz beşinci gününde 17 Milyon dolarlık kripto para yardımı toplanmasının dışında neredeyse yeni bir ordu kurulacak kadar silah, mühimmat ve gıda yardımını AB ülkesi olup katkı sağlamayan ülke kalmadı…

Ukrayna içerisinde eli silah tutan erkekler sınır dışına çıkarılmayıp çocuklar, yaşlılar ve kadınlar için Yunanistan, Polonya, Romanya, Almanya gibi ülkelerde sivil halk elinde çiçeklerle hoş geldiniz diyerek gönüllülerin evlerine almak için yarışa girdiği Ukraynalı sğınmacılar rahat ettirilirken  bu tablonun içinde yaşanan utanç görüntüsü ise rengi sarı saçlı mavi gözlü olmayıp evlilikten ukrayna vatandaşı olan kadınların ve çocuklarının aynı ülke vatandaşları olduğu halde sınırdan alınmaması AB denen ülkelerin ikiyüzlülüğü ve riyakarlığını göstermiş oldu.

Ukraynalı bu sığınmacılara ise şimdilerde AB sığınmacı dahi demek istemediği için yeni bir statü ararken Suriyeli, Iraklı, Libyalı savaş mağduru sığınmacıları denize döküp sınır kapılarında coplayarak geri göndermişti.

Tüm bunların yaşandığı dünyada isimlerinin çeçen olduğu dinlerinin İslam olduğu bu Çeçenlerin Rus uşaklığı yaparak Allah-u Ekber diyerek Ukrayna’ya milis güç olarak girmeleri nasıl bir akıl tutulmasıdır.

Bu savaşta açık görülen bir şey tekrar ortaya çıktı ki buda Türk’ün Türk’ten başka dostunun olmadığıdır…

Türk siyasiler aklını başına almalıdır. Bu ibret dolu savaşı iyi analiz etmelidir. O kutsal çatı TBMM’ de liderlerin iki dudağı arasında liyakatsız insanların vekil yapılması yerine oy potansiyeli olmayıp devlet aklı ile hareket edecek adam gibi adamların seçilmesini sağlamalıdır.

Putin Rusya için yine o bağımsız devletlerden avantasını alıp savaşın ziyan ve zararını çıkarır, fakat Türkiye en çok mağdur olan ülke olarak başta ülke vatandaşları olmak üzere bir 30 yıl daha ekonomik kriz ile uğraşır.

Tabi ki güç sarhoşluğundan uyanmayan Rusya’nın Ayı lakaplı Putin’i kış uykusundan uyanıp Nükleer kozunu blöf yapmanın dışına taşımazsa.

Kalın Sağlıcakla…

Devamını Oku

MİLLET ŞAŞKIN !!!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Belediyeye 500 bilmem kaç terörle bağlantılı kişiyi işe almışşşş….
Bundan asgari ücret altında kıvranan vatandaşa ne?
Bundan vatandaşın haberi olsa nolur olmasa ne olur?

Vatandaş zamlar karşısında şaşkın….
….Yapılan açıklamalar karşısında şaşkın…
Cebinden çalınan, adeta gasp edilen parasından dolayı şaşkın…
….Zam yağmuru karşısında şaşkın… çözüm bekliyor, çözüm….

Kime, neye inanacağını şaşırmış bir vaziyette siyasilerin ağızlarından çıkanları dinliyor, izliyor, gözlemliyor ve bu nasıl bir siyaset diye adeta çığlık atıyor…

Asgari ücrete gelen zam henüz asgari ücretlinin cebine  dahi girmeden hortumlanarak doların yükselişi bahane edilerek malum marketler tarafından hortumlanıp alındı…
Hükümet ve bazı Sivil Toplum Örgütleri bu marketlere çağrıda bulunuyor “Zamları Geri Çekin” diye, çeken varmı yok.

Hükümet marketlere ceza yazıyormuş….
Asgari ücreti cebinden hortumlanan vatandaşa ne? Yazılan cezalardan alınan para asgari ücretliler arasında pay mı edilecek.
Tabi-ki kocaman bir hayır.

Peki sonuç nedir? Sonuç olan vatandaşın, asgari ücretlinin cebinden çıkan yanına kar kalıyor.
Yani olan yine vatandaşa oluyor.

Hortumcular hortumluyor, Garibanın asgari ücretine gelen zam henüz cebine girmeden alınıyor, karşılığı ise ilgili kurumlar zam yapan firmalara ceza kesiyormuşşşş…
Bundan vatandaşa ne?

Vatandaşın kazancı ne?
Kocaman bir sıfır.
Dolar artmış, dolar düşmüş, dolar TL ile endekslenmiş bundan asgari ücretlinin çıkarı zaten yok.

Asgari ücretten arttıracağı para ile dolar alıp bozacak ve ülke ekonomisine sekte vuracak değil….

Vatandaş geçim derdinde….
Vatandaş hayatını idame ettiremiyor bir ortamda kıvranırken, kesilen elektriği, suyu, doğalgaz faturası derdinde bocalarken dolar 18’den 10’a düşmüş bundan asgari ücretle geçinen vatandaşa ne?

Müjde gibi verilen habere bak…. ” hükümet dünyada eşi görülmemiş bir biçimde doları 18 liradan 10 liraya indirdi” bundan günü kurtarmaya çalışan milyonlarca vatandaşa ne?
Ekmek 3 Lira, Simit 3 Lira, bir bardak çay 4 lira , konuşmayalım patates, soğan demoda oldu bir kilo et alabilecek bir asgari ücretli varmı?….benzinin litre fiyatı 12 Lira oldu dolar 18 TL olunca Dolar 11 Liraya indi, neden benzin fiyatlarında indirim yok? ….

Ceza yazıyormuş (EPDK) bundan asgari ücretliye ne?…
Vatandaş olarak ben fiyat indirimi yapılan bir ürün görmedim…
…..Hükümet yetkililerinden de şu kadar kalem gıdada indirime gidildi diye bir açıklama da duymadım….

Millet şaşkın, Millet çaresiz, Millet perişan Hükümet İBB işçi alırken terör örgütü üyesi işe almışşşşş…

Bundan asgari ücretli derki bana ne?
Gerçekten bundan vatandaşa ne?

Hükümet belli, Devlet kurumları belli…
İBB sonuç itibariyle bir devlet kuruluşu, seçimle işbaşına gelen bir başkan var.

…..Denetleyecek olan devlet kuruluşu olan bu kuruluşu yine bir devlet kuruluşudur… Biri işini yapmamış, biri engellemiş, biri gündem yaratmak istiyormuş, bundan vatandaşa ne?
Vatandaş asgari ücreti ile kirasını ve sadece faturalarını dahi ödeyemez bir durumda iken dolar artmış, dolar düşmüş asgari ücretle geçinen vatandaşa ne?

Devlet vatandaşını para baronlarına ezdirmemeli, Üç Beş markete mahkum etmemeli, dolar endeksli fiyat artışlarının altında kıvrım kıvrım kıvranmamalıdır….

Devlet ceza yağmuru yazmaktan vaz geçmeyebilir, Alışkanlığını sürdürerek kasasını doldurabilir, bunun vatandaşa özellikle asgari ücreti henüz cebine koymadan bu marketler zincirine gelecek zammın iki katı parasını kaptırdı.

Benden söylemesi…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.