DOLAR 15,8409 1.89%
EURO 16,7251 2.9%
ALTIN 927,241,80
BITCOIN 4787974,85%
İstanbul
22°

AÇIK

02:00

İMSAK VAKTİ

DURMUŞ ÇELEN

DURMUŞ ÇELEN

14 Mayıs 2022 Cumartesi

GENÇ VEKİL ADAYINA

GENÇ VEKİL ADAYINA
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cesurlarla korkaklar arasında ki farkı bilir misin ?

“Korkaklar yaşamak için emir alır,  Cesurlar ise ölmek.”

O arkanda ki ağabeylerine de söyle;  Adamlık cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidirl

 “Devlet ebed müddettir.”

Bil ki esas mücadele şu an ve birlikteyiz elimden gelen bu uyarmak bize yakışır, dikkatle dinleyin vekil olmak önemli olsa da esas önemli olan şahsiyeti koruyarak devlete millete zarar vermeden devamlılık göstermektir.

Gelin anlatalım bizde stratejistyenler, tecrübeli devlet adamları, donanımlı insanlar var gelin anlatalım.

Muhakkak dinleyin her kelime testlerden geçmiştir. Bedelleri vardır ve ödenmiştir.

Cesurlarla korkaklar arasındaki farkı bilir misin ?

“Korkaklar yaşamak için emir alır,  Cesurlar ise ölmek.”

“Devlet ebed müddettir.”

Ve finalde göreceksiniz ki 2023 denilen sürecin seçimlerinden “millet için güçlü devlet” ortaya çıkacaktır buna eminiz.

Devletin Partisi ile Tabanın Partisi dengesi Türk Siyasi Düşünce Tarihinde çok önemlidir.

Tabanın Partisi mensubu olduğumuz partilerdir.

Devletin Partiside Milletin Tabanın Partileri yoluyla seçtikleri Milletvekillerinin TBMM’deki tamamı yani 600 Milletvekili.

Mesele bu 600 vekilin vatansever olmasıdır .

Mesele anlaşılmıştır sanırım emperyal de orta asya ve orta doğudaki, “çevreleme stratejisi”nde Türk Parlementosunda güçlü olmak ister bu hep böyledir ancak mütekabiliyet esasına dayanmayan veya devlet stratejisinde yapılmayan her süreci geçmişte kimlerin yönettiğini gördük.

Bu ülkeyi CIA soslu Fetö’nün imamları talimatlarla yönetti.

Bu seçim “Devletin Onarım Seçimi” dir. Tesadüfe bırakmazlar.

Bazı genç kardeşlerimi uyarıyorum fazla lobici görünmeyin oda muhakkak lazım ancak devleti hiç bilmeyen tanımayan destek almayan bir süreçten geçerken  finalde en büyük zararı gün gelir sen çekersin.

Lobi çok önemli ancak sen lobiye dersen ki Bop’un  eş başkanıyım o benimserse seni öyle görür ve öyle yol verir sonra sen kazık attığını zannedersin.

Uluslararası ilişkiler önemlidir, lobilerle ilişkilerde ônemlidir siz “diplomatik vatansever” olursanız sorun olmaz ancak “Makyevelist Pragmatik Politikacı’, olursanız hele bir de vizyonunuz yetersizse “maşanın  maşası” olursunuz.

Çünkü artık onlar seni  birinci muhatap almıyor CIA’ye CIA de kendi kontrolünde Fetö’ye taşere etmişler onla muhatap oluyorsun hala öyle mi evet hala öyle ve sistem daha kuvvetli işliyor.

Diplomatik vatansever olmayı becerirseniz mecliste güçlü olursunuz.

Tıpkı sn; İlhan Kesici gibi Bielderberg’in üyesi iyi bir vatansever uluslararası ilişkileri mükemmel ve dikkate değer bir siyasetçi.

Çok Kurnaz olma genç kardeşim bunu ilke edin.

Kibri ertele yavaş yavaş kendiliğinden kırılır kibir, o zaman rahat edersin. Genç Siyasetçilere ilk tavsiyem devleti meclise girmeden önce iyi tanıyın.

Pragmatik Makyevelist düşünce parçalar ülkeyi, parçalanmış Türkiye de ABD’nin işine gelmez diye düşünüyorum.

Meclis çok güzel olacak Türkiye Yeni Döneme Çağı Yakalayarak girecek ve Altın Çağını yaşayacak.

Sakın bu dediklerimi es geçmeyin çok zorlarlar biz de bir ömür kafa yorduk bu stratejilere.

Hiç bir baba hayırsız evladı ve güdümlü vesayeti istemez.

Devlet Baba’dır Mecliste Evlat.!               

VE “Devlet Ebed Müddettir.!”

 

Devamını Oku

DOĞARKEN AĞLADI İNSAN “BU SON OLSUN BU SON.!”

DOĞARKEN AĞLADI İNSAN “BU SON OLSUN BU SON.!”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ne yalnızlık,ne de yalan üzmesin seni. Doğarken ağladı insan bu son olsun, bu son.!

Birlikte güçlüyüz ve kadim milletiz bir avuç kadrolu dizaynerler’in mahkumu değiliz.

“Türk milletinin gülmeye ihtiyacı var.!” “Devlet ebed müddettir.!”

Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni. Doğarken ağladı insan bu son olsun, bu son.!

Birlikte her şey çok güzel olacak.!

Bu ülkede mülteci politikası evet yanlış uygulandı  ancak bu gerçeği yaşarken materyalist mikro milliyetçilik bize yakışmaz biz yüce Türk ulusuyuz , yanlıştan dönmek için ne halleri varsa görsünler diyemeyiz.

İlgileneceğiz, iyileştireceğiz, onaracağız , gerekirse Suriye’de yurtlarını kuracağız, madem ki güçlü Türkiye’yiz, “insani çözüm odaklı” çare olan anlayışla bunu yapmalıyız.

Avrupa Birliğinin Türk tarafına hazırladığı Mülteci Krizi İle İlgili AB Müzake re  Taslak Metin kamuoyuna yansıdığı kadarıyla Türkiye’den, ilk başta Almanya olmak üzere AB ülkeleri nin talepleri;

İnsan kaçakçılığı şebekelerinin çökertilmesi için çaba göstermek ve Lübnan ve Ürdün’den gelen Suriyeli mültecilerin bu ülkelerde kalmaya ikna edilmesi konusunda yardımcı olma nın dışında aşağıdaki ana başlıklar altında toplanabilir:

  • Türkiye, Yunanistan ile birlikte Fron tex desteğini de alarak Yunanistan’la olan deniz sınırlarında güvenliği sağlasın,
  • Türkiye geri kabul anlaşmasını uygulamaya başlasın,
  • Türkiye’de “Hotspot” olarak adlandırılan, sığınmacıların başvurularının yapılıp kimlik bilgilerinin kaydedileceği merkezler kurulsun. Böylece kimin gerçekten mülteci olduğunu kiminse bu tanıma girmediğini karar aştırmak, bu kişiler Avrupa’ya ulaşmadan mümkün olsun.

Avrupalı siyasetçiler Suriyeli veya Iraklı mültecilerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmemesini sağlamayı amaçlamaktadır. Yukarıda sözü edilen katkılara karşılık Türkiye, Avrupalı müttefiklerinden sığınmacılar için kullanılmak üzere daha fazla ekonomik  yardım ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerini terk etmelerine gerek kalmadan  her türlü ihtiyaçlarının karşılanacağı kuzey Suriye’de kurulacak bir “Güven li Bölge” planına destek istedi.

Türkiye’nin AB’ den taleplerini de maddeler hâlinde şu şekilde sıralayabiliriz:

  • AB Üyelik Süreci yeniden canlandırılsın,
  • Türkiye’ye misafir ettiği Suriyelilerin masrafları için ekonomik destek verilsin,
  • Türk vatandaşlarına vize serbestisi uygulansın,
  • Suriye’de oluşturulması istenilen “güvenli bölge” planına destek verilsin.

Peki bunlar gerçekleştirildi mi ?

Ekonomik destek müzakerelerin çok altında verilse dahi ne vize serbestliği uygulandı ne de diğerleri. Tüm müzakerelerde tek taraflı   AB Komisyonun taslak taleplerini onay larken sadece vize serbestliği  dahi önemli  adımdır diyerek  temsili ilk yardımın gelmesine karşılık geriye göçü  engelleyememiş ve AB temsili yardım dışında ne vize serbestliğini imzalamış ne de müzakere taslak me tinin tamamını hayata geçirmiştir.

Siyasetçiler maskeyle dolaşırsa adalet ve kardeşlik maskeli baloda bulu şur.!

Sadece bizim hataya düşürülüşümüzü kim konuşuyor bu müzakere taslaklarını ezbere bilip te yazmayan konuşmayan bilakis sadece Türkiye’yi adeta öteleyen adeta iktidarın o anki siyasi gücünün sarsılmasına katkıda bulunan AB Komisyonuna içerden destek verircesine maskeli siyasiler konuşu yor verilen sözleri tutmayan maskeli müzakereciler ise göz ardı ediliyor.

İşte bu ahval ve şerait bir ülkenin  mevcut durum ve konumunu anlatmaktadır.

Bunları bilerek Suriye’li mültecilere rastgele plansız ne yaparlarsa yapsınlar anlayışıyla sınır dışı edemezsiniz verilen devlet sözleri var hata tek taraflı olsa da devlet rastgele hareket etmemeye dikkat etmektedir.

Mültecilerin mutlu şekilde ülkelerine dönmelerini sağlamak bizim ulusumuzun gelecek güvenliği için de önemli bir çözüm olacaktır.

Rastgele ve insafsızca geriye göç içerde ve dışarda ülkeye çok kalıcı tahribatlar bırakır ileride pkk devleti projelerinde negatif tutuma sebebiyet vereceği gibi olası referandumlarla da önümüze engel olarak çıkabilir, ne ekersen onu biçersin.

Oy uğruna yapılan “pragmatik mikro milliyetçilik”in faturasını Türk Milletine ağır ödetirler.

Kim mi ? Söyleyelim Ab, Abd, İngiltere, hatta Rusya külliyen gün gelir vizyonsuz aceleciliğin bedelini toprak kaybıyla ödetirler.

Yapılması gereken Suriyeli mültecilerin entegrasyon çalışmalarını hızlandırmak, onların ”yaşam hakkı” nı sağlamak ve kesinlikle bir şekilde “güvenli geriye göçün” sağlanması için sınır ötesinde insanca yaşamın sağlanmasını uluslararası kamuoyu oluşturarak temin etmek.

Hatayı hata ile temizlemeye kalkarsanız kadim dostluğu canavarlaştırırsınız

Önce sulh ve önce insanca davranış.      

Suriye’li mültecilerin şu ana kadar eylemsel bir mücadelesi yok olursa onlar bilir ki taş taş üstünde kalmaz gereği yapılır o insanları saçma sapan söylevlerle tedirginliğe sevk ederek, izalosyana sokarak yani yalnızlaştırarak hataya sürüklemeye hakkınız yoktur .

Biz biliyoruz ki onlar da güvenli olarak geriye dönüş için doktrinel çözüm üretmeye gayret ediyorlar ev içinde ev olmaz onlar da biliyorlar.

Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin sizi. Doğarken ağladı insan bu son olsun, bu son.!

Her şey insanca olacak biz Avrupa değiliz biz ”Yüce Türk Milletiyiz” bize insanca davrananı asla yalnız bırakmayız ve asla ağlatmayız. Ancak bize ihanet edene de asla yaşam hakkı tanımayız.

Daha sakin lütfen daha sakin çocuklar var korkmasın, anneler umutsuzluğa düşmesin, yetişkin erkekler yanlış yollara sapmasın, daha Türk ve daha sakin lütfen.!

Yüce Türk Milleti İspanya Kralı Şarlken’in ordularıyla çarpışan Fransa Kralı I.Fransuva’nın ordusu Kuzey İtalya’da bulunan Pavia’da yenilmiş,kendisi de Şarlken’e esir düşmüştü. Esir Fransa kralının annesi, Kanunî Sultan Süleyman Han’ a bir mektup gönderip oğlunun kurtarılması için yalvarmıştı ve Kanuni Mohac zaferinden sonra sözünü yerine getirip  kralı kurtarmıştı.

Avrupa bizim yüce bir millet olduğumuzu iyi bilir bunun üstesinden de geliriz evelallah.!

Bu son olsun, bu son.!                          

 

 

Devamını Oku

BU LENİN’DİR.!

BU LENİN’DİR.!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yahudi asıllı bir Rus; İsrail’e göçme iznini alır. Çıkışta,Ruslar bagajını denetlerken elbiselerin arasındaki Lenin’in büstünü bulurlar:

– Bu nedir?

Moris;

-Bu nedir? sorusu yanlıştir yoldaş!.. Bu kimdir? Demeniz gerekirdi!

Bu Lenin’dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getirendir. Bende bunu bereketli günlerin anısı diye yanıma aldım.

Etkilenmiştir Rus görevli:

– Tamam,geçebilirsiniz!..

Tel Aviv havaalanında gümrük memuru büstü görür ve sorar:

Bu nedir?

Moris;

-Bu nedir? Sorusu yanlışdır Paşam!.  Bu kimdir? Demeniz gerekirdi!..

Bu Lenin’dir. Bu deli cani yüzünden Rusya’yı terk etmek zorunda kaldım! Yanıma aldım ki her gün ona bakıp bakıp lanet okuyayım! ..

Etkilenmiştir İsrailli görevli:

– Tamam geçebilirsiniz!

Adam evine gelir, büstü büfenin üstüne koyar, gelişi nedeniylede akrabalarına davet verir.

Yeğenlerden biri sorar:

Amca getire getire bu alçağın büstünü mü getirdiniz, bizim bir beklentimiz yok ama bu hainin büstünü niçin önümüze koyuyorsunuz ?

-Bu kimdir? Diye sormuş yeğeni.

Moris;

-Bu kimdir? Sorusu yanlıştır kuzum! Bu nedir? demen gerekirdi!..

Bu; on kilogram, yirmi dört ayar altındır benim alın terim, sizlerin de servetiniz, hakkınız, helaldir, sizindir.

Kıssadan hisse burada Moris aslında Rusya’da itilip kakılan,hor görülen belki de soykırıma uğrayacak bir dönemde ilmi siyaset yaparak emeğinin karşılığı olan sermayesini akılcı bir yolla ülkesine transfer ediyor.

Siyasette kimi zaman ilmi siyasetle sonuç almak iyidir, incinmezsin ve incitmezsin.

Her doğru her zaman ve her yerde söylenmez siyasette.

Elzem midir ? Yeri midir ? Zamanı mıdır ? Sonucu faydalı mıdır ?

Siyasette bu sorulara cevap bulamıyorsan o zaman doğru söz hesabına göre zarar verici ise zamanına erteleyeceksin o zaman iyi bir yönetici ve lider olabilirsin.

Senin doğrularından başkaları prim yapıyor sen ve ekibin bu yüzden zarar görüyorsa o doğrunun hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur.

Bir sağcı Nazım Hikmet’e komünist, bir solcu Nihal Adsız’a faşist derse kendi doğruları bu konjonktürde her iki görüşe muhakkak ki zarar verecektir.

Senin belki de doğru politikalarına oy vermeyi planlarken ideolojik düşünerek oy vermeyecektir.

Halbuki her iki görüşün lideri şunu diyebilse bu ülkenin her iki değerini de saygıyla anıyorum ruhları şad olsun derse kimse ideolojik düşünmeyecek eski defterleri açmyacak en doğruyu seçecektir.

Zamanı gelir ideolojik davranabilirsin.

Son söz;

İyi Parti lideri Meral Akşener merkez politika öngörerek her kesime eko-politik ve kalkınması müreffeh söylevlerle iktidar girişinde ilmi siyasetle programlar yaparak ideolojiyi aşmış tüm toplumun   kaderi olmuştur, onun doğrularını başka bir politikaya ertelemesi muazzam bir ilmi siyaset örneğidir.

Çünkü siyaset nitelikli sonuç alma sanatıdır. Burada nitelik millet için kalkınmacı adalet ve herkes için kalkınmacı refahtır.

Ümit Özdağ Le Pen tarzı radikal milliyetçi söylevleri kendince zamanlaması doğru ilmi siyaset olabilir çünkü onun derdi çok yeni ve zaman dar bir şekilde oy toplamak şimdilik amacı iktidar olmak değildir, onun derdi varlığını gösterip devletin partisi olan TBMM’de sandalye sayısını artırmaktır.

Onun doğrusunun zamanı demek ki kendilerince şimdiymiş.

Siyaset kesinlikle bilimdir hatta yerinde ilimdir.!

Gerisi politikada ömür törpüsüdür, acemi işidir, kime ne anlatacaksın herkes kendi ilmi siyasetinin partisini seçmeli.

Sürekli fikir değiştirenler çapsızlardır.

Ve siyaset de kesinlikle ne zaman küseceğini kestiremediğiniz özellikle dost zannettiğiniz kişiliği oturmamışlarla asla siz siz olun siyasi oyun kurmayınız.!

Daha ne diyeyim dostlarım,  eee daha ne diyeyim ?

Saygı ve sevgilerimle;

Hayırlı sahurlarınız olsun.!

Devamını Oku

KADER HEP SABREDER VE KADERİN GÖZ YAŞLARI YOKTUR

KADER HEP SABREDER VE KADERİN GÖZ YAŞLARI YOKTUR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rusya-Ukrayna savaşı kader mi ? Yoksa kaderi yok sayanların oyunu mu ?

Dünyada üç ülke vardır gücü taşınabilen, dondururabilen, erteleyebilen ama hiç yok olmayan. Gücünü  hep koruyan. İsrael, İngiltere, Yunanistan. Bu üç ülke kritik öneme sahiptir. Ne Çin,ne ABD,ne de Rusya tek başına küresesel güç değil.

Amerika’yı kuran Anglo-sakson Yahudiler, Ortodoks Hristiyanlar, İspanyol Katolikler İspanya, İngiltere, Portekiz, Fransa, ve Avrupa birlikte kurmuşlardır.

“Anglo-sakson” denilince İngiltere ve ABD ile bunları gölge gibi hep yanında olan ve destekleyen Yahudi akıl ve sermayesi akla gelmelidir. Anglo-sakson ülkeleri ise başta Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda olarak sıralanmaktadır. Demokratları ve Cumhuriyetcileri yönetenler genelde Wasp denilen Protestan Anglo-saksonlar’dır.

Haliyle WASP, şu anki Amerikan devletinin kaymak tabakasını yiyen ve kendini onun asıl sahibi bilen beyaz tabakadır. Buradan anlaşılacağı gibi Avrupa, Amerikasız, İngilteresiz asla bir şey yapamaz. Amerika’da İngilitere’siz bir şey yapamaz, İngiltere de Anglo-sakson Yahudi’siz bir şey yapamaz, gayet tabi ki Amerika’da. Eğer Asya da bir plan varsa Anglo-saxson Yahudi’siz bir plan düşünülemez.

Ve Türkiye ilk ve doğru hamleyi İsrael Cumhurbaşkanı ile 14 yıl aradan sonra görüşmeyle atmıştır. Türk tarihi kadim tarihtir. Türk diplomasisi tecrübelidir İsrael doğal gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya muhakkak ulaştıracaktır. Bugün Rusya’da da Anglo-sakson Yahudiler ve Ortodoks Hristiyanlar etkindir. Tıpkı Amerika’da olduğu  gibi.

Rusya’nın anlamı kayıktır Ruslar Viking’tir,Ukrayna’ nın anlamı sınır boyu onlar da Kiev Kinezligin den geliyor aslen Kiev’in ilk kurucuları, Hazar Türk boyudur.

Buradan çıkan sonuç Yeniden Dünya yeni akılla yani senkronize akıl ile digital çağı yakalayarak bir düzen kurulmaya çalışılıyor bu düzenin kralları şimdilik 4 devlet görülüyor. Abd-İngiltere-Rusya-Çin sadeleştirirsek bunların aklı Anglo -sakson Yahudiler.

Sanmayın ki ABD Rusya ile düşman hayır efendim kesinlikle çok iyi dostlar bizim en büyük sıkıntımız  dinlerin olgunlaştığı değer kazandığı dönemlerde, din Türk’lerin boylara, beyliklere yayılması ile imparatorluğa dönüşmesinde Kılıç’ın kını din olmuş, sürükleyici etken rol oynamış, yoksa Uluslararası ilişkilerde din faktörünü kaldırın Türk’ler kadim devlet ve yayılmacı bir kült. Hazar Yahudi Türk devleti var tarihte Yahudilerle de akrabayız. Anglo-sakson Yahudilerinin bir çoğu Hazar Yahudileri’dir. Aşkenazi’dir.

Aşkenaz Yahudilerinin asıl kökeni, Hazar bölgesine yerleşen Türk boyları. Elhaik’e göre bu nüfusun bir kısmı 8’inci yüzyılda Yahudiliğe geçti ve “Hazar Tezi”ni oluşturan göç yollarını kullanarak Avrupa kıtasına doğru ilerledi. Oradan İngiltere’ye Anglo-sakson Yahudiler işte bu Hazar Yahudileri daha sonra Amerika kurulurken Anglo -sakson Yahudilerin kontrolünde dünyanın bir çok yerinden gelen Yahudiler Amerika kıtasına da yerleştirildiler. Yahudi tarihçi Julius Bruzkus eski Kiev´in Türk Hazar menşei isimli makalesi var. Makale rahmetli Halil İnalcık tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Halil Hoca´nın çevirdiği  bir makaledir. O bölgede eski Hazarca´da bunun incelemesinde “Alçak yerleşme alanı kıyı ev manası na gelir. Aynı zamanda bölgedeki Kiev´in eski yerleşim yerlerinden biri olan Sambat´ta yüksek yer ma nasına gelen Hazarca bir kelimedir” dedi.

O bölgedeki mücadeleyi Türklerin kaybetmesinden sonra, çünkü Altın Orda Devleti yıkıldı, ardından Kırım Hanlıkları kuruldu. 16. yüzyılda Rus çarlığının yükselmesiyle birlikte Ruslar işgal ettiler. 18. yüzyılda Kırım´ı işgal ettiler. Bu bölgelerdeki Türk hakimiyeti Osmanlı´yla bir süre devam etse de sonunda Osmanlılar kaybettiler ve bunun üzerine bölge Rusya´nın eline geçti” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

Devamını Oku

YAVAŞ YAVAŞ MANSUR YAVAŞ..!

YAVAŞ YAVAŞ MANSUR YAVAŞ..!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Siyasetin dili II.Dünya savaşının galip gelen ülkeleri ile birlikte 24 Ekim 1945’de San Francisco da Küresel Örgüt olan BM (United Nations) kurduğunda değişti. Beş daimi üye ile kuruldu, ABD, Çin, İngiltere, Rusya, Fransa daimi 5 üyedir. BM’ e Türkiye dahil 193 üye katılmıştır.

Savaşın gerektirdiği şahin politikadan yani sert politikadan, yumuşak politikaya geçildi. BM amacı üye ülkelerle birlikte dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararasında ekonomik toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak olan  uluslararası bir örgüttür.

Niye yazdım tüm bunları antlaşmalar devletlerin tüzel kişiliği ile yapılır yani hükümetler düşünce düşmez devletin devamlılığı ilkesi gereği gelen iktidarlar antlaşmalara uymakla mükelleftir.

BM’ in 6 ana organı vardır 6’sının da yöneticilerinin ırkı, dini, dili farklıdır tabi ortak dil İngilizcedir.

Peki bu neyi ifade ediyor barışı, özgürlüğü, adaleti. Gerçek bu mu, örgütün gerçeği bu ancak beş daimi üye demokrasiyi amaç değil araç olarak çeşitli vesilelerle kullanmış. Ancak konumuz şimdilik bu değil.

Anlatmak istediğim Cumhurbaşkanı olacak kişinin bu özgüvene sahip olması gerekir. Uluslararası İlişkilerde devletimizi görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen, paramilitarist veya Asimetrik siyaset kulvarlarında yönetmeyi bilecek nitelikli biri olmalı insan hak ve özgürlüklerine, adalete sıkı sıkı bağlanmalı.

Gelecek siyaset ‘’Yumuşak Politika’’ dönemi iken yüreğinde merhamet, aklında devlet olacak, böylesine vatansever olacak ancak oryantasyon kabiliyeti de yüksek olacak liberal politikalarda esnek olurken, dili liberal, aklı vatan, gönlü insan hak ve özgürlükleri ile dolu olacak.

Yumuşak Siyaset dedik ya şimdi birileri bu liboşlar ülkeyi satıyor diye nara atacaklar.

Bu dönem züccaciye fillere kapalı,diplomatik dil dönemine girildi.

Meral Akşener Yumuşak Politika dönemini gördü ve ekibini ona göre kurguladı. Siz biliniz ki bunu bir günde yapmadı. Yaklaşık üç yıldır çabası var ve zamanı gelmişti bir slogan var benim de içinde bulunduğum bir oluşumun sloganı “tam zamanı şimdi” zaman bu zamandı gerçekleştirdi.

Kısacası zaman Ümit Özdağ hocamızın zamanı değil ve zaman neyi ne zaman konuşmama zamanı yani diplomatik dil zamanı.

Her doğru her yerde söylenmez, bir elzem mi ? İki zamanı mı ? Üç faydalı mı ?

Tüm bunlara baktığımızda Akşener ne yapmayacağını gösterdiği gibi ne yapacağının da işaretini verdi.

Ve dedi ki ben seksen milyonu yönetmeye talibim. Ve ekledi,Cumhurbaşkanı adayımız herkesin kabul edeceği ittifakın adayı olacak.

Ümit Özdağ’ın daha şartlar tam oluşmamışken adayımız Mansur Yavaş demesinin hiç alemi yoktu. Hadi hocayı fazla hırpalamayalım. Hoca eski sert politikadan yana eyvallah da hocam siyaset statik bir kurum değil ki, siyaset güçler dengesinde bir oryantasyon sonuçta siyasetçi liberal de olsa, solcu da olsa, sağcı da olsa çatışma noktasında uzlaşmayı tercih etmiyorsa o başarılı olamaz uzlaşma kültürü ve konjonktürel kültür her şeyden fazla önemli.

Siz Papa ile görüşünce Katolik mi oluyorsunuz ? Veya Amerikan Politikacıları dünya ile görüşünce karakter mi değiştiriyor vatanını mı satıyor ,?

Demek ki Türk siyasetçisi iyi yetişmiyor eksikler var, en azından yöntem ve ekol eksiklikleri var.

Çünkü bu oryantasyonu beceremeyip 15 Temmuz öncesi ülkemizi satan hatta  ülkemizin sermayesinden çalan bürokrat, vekil ve bakanlar var.

Gelelim Yavaş Yavaş MansurYavaş’a.                                                                                                                                 

Mansur Yavaş nasıl Cumhurbaşkanı olabilir söyleyelim ;

Bir kere Yavaş’ın uluslararası arenada yüksek bir duruşu olmasa da yüksek bir handikapı da yoktur. ABD büyükelçisi de dahil birçok büyükelçi ziyaretine geldi bu konuda Ekrem İmamoğlu ve Tunç Soyer ile yan yana olması da açıkça ona değer kattı, kendisini kasaba yalnızlığından kurtardı lokal siyasetçi kalıbından çıkardı. Çalışmaları, azmi adaletli duruşu, hesap sorucu inadı ile halkta karşılık buldu.

Peki duyuyorum diyorsunuz ki HDP seçmeninden nasıl oy alacak ?

Hiç bir oy statik değildir. Şartlar ve zemin kişinin oyunu değiştirebilir. Şartlı oy kurullarda olur söz verdim mi söz namustur. Siyasette bu yoktur ancak mağdur varsa işte orada söz birliği vardır. Demirtaş’ın şu an ki durumu kendi seçmeninin gözünde mağdur rolüdür.

Demirtaş yaptığı  açıklamada ilkelerimiz belli insan haklarına demokrasiye bağlı olan adaya oy veririze getirdi lafı.

Ha bir şey daha söyledi işte ilk defa gündeme getireceğim bu konu önemlidir ve tektir. Demirtaş dedi ki ben  tutuklu da olsam hapishaneden aday olabilirim. Anladığım bu yönde  çalışmaları da var.

O zaman ne olur HDP seçmeninin oyu HDP de lokal kalır kimseye gitmez belirleyici olur. Chp %26’ın altına düşer Ak Parti %28-30 bandında kalır, işte o an Mansur bey adaysa uzak ara ilk turda seçimi alır. Senaryo yazıyorlar ya işte sana senaryo sevgili hocam siyaset nitelikli ve milli sonuç alma sanatıdır bu sonucun hiçbir seçmene ve vatandaşa zararı yoktur.

Burada ki mesele vefa meselesidir Kılıçdaroğlu adayken Yavaş asla ona rağmen aday olmaz. Bu senaryo Kılıçdaroğlu’nun aday olmaması üzerine ancak yazılabilir.

Eğer ki Abdullah Gül aday olursa belki Kılıçdaroğlu o zaman aday olmayabilir.

İyi Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray’da Yavaş’ın adaylığı ile ilgili ‘’sayın Erdoğan var bu işlerin arkasında’’diyerek Mansur’a Yavaş’a karşı implied message vermiştir.

Sonuç; Aday aramaya gerek yok aslında Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayıyım dediği yerde ona karşı muhalefet yapacak bir lider görmüyorum. Akşener zaten Başbakan adayıyım diyerek Cumhurbaşkanlığı makamını boş bıraktı ittifakın kabul edeceği adayı destekleyeceklerini belirtti. Akşener’in itiraz etmeyeceği yerde Kılıçdaroğlu’nun adaylığını kim engelleyebilir?

Aday  olduğu iddia edilen Belediye başkanları veya kişiler Cumhurbaşkanı adayı  Kılıçdaroğ lu’nun popülaritesini artırırken yalnızlaştırmıyor bilakis güç katıyor. Şöyle düşünün bu kadar yazıldı, çizildi, söylendi herkes  tanıtıldı bir çok senaryolar yazıldı finalde  Kılıçdaroğlu aday olursa bu aday adaylarının artan popülaritesi karşılığında ki oylar herhalde rakibe gitmeyecek Kılıçdaroğlu’na gidecek. Kısacası cumhur ittifakı her yolu denese de demokratik yöntemlerle ekonominin hali ortada kim aday olursa olsun hatta Demirtaş Millet İttifakının adayına rağmen aday olsun, Millet İttifakının adayı kimse bugün seçim olsa o kazanır.

Mesele Ekmeleddin meselesi değildir. Mesele ekmektir. Tüm mesele bu nettir, gerisi force majeure durumdur, yani olağan dışı veya mücbir sebep. O da demokratik bir ülkede imkansız normal seçimler olacak.

İktidar ekonomiyi rahatlatırsa, milletin haciz borçlarını kaldırırsa, Eyt’yi çı karırsa, emekliyi rahatlatırsa, gençlerin harcını kaldırırsa, burs imkanlarını artırırsa, kiralar düşerse, domatesin tanesi 9 liradan 75 kuruşa inerse, yatağa aç çocuk girmezse iktidarın ölüsü% 32 o zaman dirilir ipi göğüsler, olamaz diye bir şey yok, milletin hakkını millete verirseniz millet görür amaç millet için devletin devamlılığı şahıslar ve mevkiler için değil.

Sonuç  Kemal Kılıçdaroğlu adaylıktan çekilirse ancak Mansur Yavaş’ın adaylığı söz konusu olur.

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.