DOLAR %
EURO %
ALTIN 928,101,90
BITCOIN 4709111,44%
İstanbul
°

02:00

İMSAK VAKTİ

LEYLA YAMAN

LEYLA YAMAN

16 Mayıs 2022 Pazartesi

Gece ve Sessizlik

Gece ve Sessizlik
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Şüphesiz, göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün birbirini ardınca gelişinde insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah’ın gökten su indirip de onunla ölmüş toprağı canlandırmasında, canlandırılıp da üzerinde tepinen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır duran bulutta şüphesiz bunların hepsinde akıllı olan bir ümmet için elbette Allah’ın birliğine deliller vardır. (Bakara Suresi/ 164)

Dostlar öyle değil mi? Bütünün günün yorgunluğu ardından gecenin sessizliğine ne kadar çok ihtiyacımız var. Rabbimiz gündüzü ayrı güzel geceyi ayrı güzel, kulları için yarattı. Geceyi istirahat için ayırdı. Ay adeta gelin gibi nazlanıyor. Aydınlatıyor etrafını gece sessiz gök alemini ve yeryüzü bir başka oluyor. Dertliler gece konuşuyor. Yıldızlar çeşitli kandiller gibi bazıları çok parlak bazıları az parlak gök yüzünde süzülüyor. Ortalık ıssız her şey istirahata çekilmiş. Gök yüzüne bakıyorum zühre yıldızı gülümsüyor olanca pırıltısıyla kendini gösteriyor gecenin siyah külleri arasından.

Süzülüyor yüreğimin, ruhumun kandillerini yakıyor. Nazlı nazlı bana bakıyorsun sanki ötelerden seslenir gibi kalbime dokunuyorsun. Yaradan nasıl güzel bir düzenle asmış gök yüzüne, herkese okutturuyor, bizi düşündürür, ilmi öğretir. Ey benim nazlı yıldızım. Sabah aydınlığa kavuşana kadar kaybolmayan görevini güneşin  ilk ışıkları arasında tamamlayıp gidiyor. Yeni güne merhaba bismillah diyerek başlarız. Her yeni gün yeni alemlere açılan bir kapıdır. Kuşların cıvıltıları yayılıyor yeryüzüne, güneşin ziyası kucaklıyor gonca gülleri, her biri ayrı renkte ayrı koku yayıyor. Geceyi ayrı güzel gündüzü ayrı güzel veren Allah’ım sonsuz şükürler olsun. Selam ve dua ile.

Devamını Oku

Gelecek Nesillerin Bozulma Alametleri

Gelecek Nesillerin Bozulma Alametleri
1

BEĞENDİM

ABONE OL

İmran İbn-i Husayn’dan (r.a) rivayet edildiğine göre Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu: “ Sizin hayırlılarınız (en hayırlı nesil), benim zamanımda yaşayanlarınızdır. Sonra onları takip eden nesildir.” İmran (r.a) şöyle devam ediyor: Nebi (s.a.v) onlar yakın olanlardır sözünü üç veya dört kez tekrarladı. Resulullah (s.a.v) sözüne şöyle devam etti: “Onlardan ( O hayırlı nesillerden) son öyle bir topluluk gelir ki; Kendilerinden şahitlik istenmediği halde şahitlik yaparlar. Hıyanet etmeyi alışkanlık haline getirirlerde kendilerine güvenilmez. Adakta bulunurlar fakat yerine getirmezler ve bir de (yeme-içme konusunda dengeli olmadıklarından dolayı) içlerinde şişmanlık baş gösterir.”(Buhari)

Evet sevgili dostlar! Nasılda bu rivayet bizleri anlatıyor değil mi? Nasılda bozulduk, aynen anlatılan durumdayız. İsraf diz boyu ekonomik durumdan herkes şikâyet ediyor lakin herkes dışarıda yemekten geri kalmıyor. Artık yoksulu düşünecek hali dahi kalmamış şahısların. Önce Allah hayrımızı versin, toplumumuza hidayet nasip etsin inşallah. Kimse sadeliği, mütevaziliği istemiyor gözü yüksekte. Oysa aciz olduğunu unutuverir. Nenelerimiz annelerimiz ne kadar mütevaziydiler. Bir yemek bir de sıcak ekmek yaptıklarında, hemen komşumuza çabuk götür geciktirme evladım derlerdi. Onlar aza kanaat eder, çok şükreder ve paylaşmayı bilirlerdi. Şimdi ise durum vahim. Allah bizim neslimize akıl fikir versin dostlarım. Bendenizi en çok fikir ilgilendirir, o yüzden de duamda akıl fikir cümlesini çokça kullanırım. İnsan insanın derdi ile dertlenmese sevgili peygamberimize ümmet olabilir mi?

Ah dünya dediğimiz yer canlıları, cansızlara baktırır. Üzerinde gömleği dahi olamayan çocuğu, cansız mankendeki kıyafete baktırıyor. Ah nasılda kapitalizm adaletsizliği sindi üzerimize. Oysa bu faniden geçip bakiye gitmekti amacımız. Ne oldu bize neden bu kadar bozulduk, şımardık. Onda var bende de olsun anlayışı var. Bir de bu kadar günahı açıkça işlemek insanı kahreder. İnsanlar istemeden şahit oluyor. Her şey normalmiş gibi gözünün önünde dostlar. Nasıl insanlıktır anlamadım. Bari orucun yoksa saygılı ol mübarek günler hürmetine gizli ye iç. Hastasındır, tutmayabilirsin lakin bu mübarek aya saygılı olmalısın. Allah’ım kusurumuzu affet bizi kendine kul kabul et. Emanetini kabzetme zamanına kadar emanette emin kıl âmin.

Selam ve dua ile.

Devamını Oku

Hoş Geldin Sevgili

Hoş Geldin Sevgili
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Sefalar getirdin ey sevgili! Bekledik onbir aydır, ne iyi ettin de geldin. Hoş geldin gönlümüze, evimize, dünyamıza, bütün ümmeti Muhammed’e hoş geldin! Yanan yüreğimize şifa oldun sevgili, derdimize derman, yüreğimize surun oldun şükürler olsun kavuşturan Rabbime.

Bütün gönüller tek yürek oldu, camiler doldu, kandiller yandı elhamdülillah. Ey sevgili sen geldin yemeğin kıymetini, ekmeğin kıymetini, kardeşliğin kıymetini bildirdin. Camilerde yan yana saf olmaya da kavuştuk şükürler olsun.

Ulu cami adeta herkesi sarıp sarmaladı, aynı annenin çocuklarını kucakladığı gibi misafirlerini ağırlıyor. İmamların Kur’an sesi ile secdeye gitmekti aşk… Her şey çok farklıydı sevgili, senin gelişinle şadırvanın çeşmeleri bile farklı akıyor. Güvercinler farklı ötüyor bir yandan şükür secdeleri anlından öpüyor. İyi ki geldin bereketinle geldin. Rahmeti sonsuz olana şükürle geldin.

Anneler küçük çocuklarını tekne orucuna niyet ettirirken, bir yandan pişen tarhana çorbası, çocukların yanan bağrına son derece lezzetli ve şifalı geldi çünkü bu ay çok kıymetli olduğundan. İnşallah seni güzel ağırlamak nasip olsun. Kur’an sedaları yükselsin göğe, meleklerin aminlerine karışsın. Aşk ile yapılan dualar kabul olsun. Rabbim katında makbul olsun dualar. Bire bin verilen sevaplarla dolu olsun ameller. Yüzü gülsün çocukların ceplerine doldurduğunuz şekerler ile, kandil gecesi iplerini açtıklarında verdiğiniz küçük harçlıklar ile. Kabul olsun minikleri sevindirdiğiniz için duanız.

Her yapılan iyi amele binler veriliyor. Büyük Pazar kuruldu kim ne alabiliyorsa ne mutlu onlara. Bir daha yine sana kavuşmak nasip olsun. Çekilsin salavatlar, göğe yükselsin aminler, mübarek akşamlar kabul olsun dualar. Akşam kılınsın teravih namazları anlımızdan öpsün secdeler. Vakit aşka giden yoldur… Uçsun cami avlusunda güvercinler. Aminlere karışsın uğultuları. Çocuklar cıvıldasın caminin havlusunda. Anneler, babalar tutsun ellerinden, beraberce safları tutsunlar hep birlikte. Salat ve selam gelsin sevgilinin habibine, binler salat, binler selam olsun Muhammed Mustafa’ya.

Selam ve dua ile.

Devamını Oku

Evimin Lambası Söndü

1

BEĞENDİM

ABONE OL

Hanımefendi ağlıyor öyle üzgün gözyaşı döküyor. Hayrolsun dedim, hanımefendi yardıma ihtiyacınız var mı ? Sağ ol dedi. Neden ağlıyorsunuz? İçim yanıyor bacı dedi. Evimin lambası söndü! Pek bir şey anlamadım o anda dinlemeye başladım. Kayınvalidem bir kaza sonucu vefat etti ve ondan içim yanıyor. Allah sabırlar versin dedim.

Doksan iki yaşında  bir hanımdı kayınvalidem. Hiçbir zaman kimseden hizmet beklemezdi. Aynı evde yaşıyorduk biz alt katta o üst kattaydı. Hayırlı geceler anne derdik. O lambası yanık Kur’an ile meşgul olurdu. Sabah kalkar hayırlı sabahlar derdik. Yine lambası yanar evini toplamış, tertemizdi. Namazını kılmış, Kur’an okuyor olurdu. Biz ona hiç yardım etmezdik çünkü çok başarılıydı. Her işini kendi görürdü. Ne zaman yanına gitsek, hiç ihtiyacı olduğunu görmezdik. Yemeğini kendi yapardı, o bizim manevi kalemizdi, evimizin kalemizdi dedi. Evimizin bereketi gitti, böyle bir aile büyüğümüzü bir kaza sonucu kaybettik dedi.

Nasıl üzüldük bilemezsiniz, evimizin neşesi söndü, evimiz karardı, suskunlaştı artık burada nasıl yaşarız bilemiyorum. Bende hanımefendi sizde her  akşam, annenizin evinde Kur’an okursanız onu memnun etmiş olursunuz.

Dostlar nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz hadisi şerifi ne kadar yerinde. Nasıl güzel yaşamış yaşlı kadın, geride bıraktığı hatıralar ne kadarda güzel. Allah rahmet eylesin. Ne kadar hoş sedalar bırakmış. Ne mutlu hak yolunda rıza için yürüyenlere!

Dostlar ehli iman ve ehli delalet nasıl ayrılır, bilenler bilmeyenlerle bir olur mu der Allah resulü. Burada insan ne için yaşar, ona göre sonu olur. Bu fani dünyada insan, sahibinin kim olduğunu tanırsa, ona itaat ederse gerçekten de Rabbim kulunu muhafaza eder.

Selam ve dua ile.

Devamını Oku

Dumanlı Dağlar

1

BEĞENDİM

ABONE OL

Günlerdir dağlar dumanlıydı kendi kendime konuştum. Dağlarda hüzünlü dedim, biz insanlar gibi! Aradan iki gün geçti dağlar bembeyaz olmuş meğer kar yağdırılmış. Dağlarda misafirlerini ağırlıyormuş meğer. Beyaz tüllerini sarmış başına hazır ol da duruyor.

Dostlar kar rahmetini bu sene çokça gördük şükür. Rabbim hayırlı bereketler ihsan etsin inşallah. Büyüklerimiz derdi kış olduğu zaman bereket olur. Bütün bitkiler sevinir kırlarda ekilen, ekinler nasibini alır.

Penceremin içine düşen kar kristallerine bakıyorum. Tek tek indiriliyor her bir tanesi, bir melek indiriyor. Bakıyorum birbirine benzemiyor hiçbiri. Biri diğeri gibi değil farklı şekillerde indiriliyor. Yeryüzü melekler ile doludur. Bu denli orijinal bir rahmetin hikmetini kim çözebilir? Hangi bilim adamı kar kristallerinin sırrını anlaya bildi? Çözemediler değil mi dostlar? Allah’ın ilmine kimsenin gücü yetmez. Sonunda teslim olup Müslüman oluyorlar. Bir arının kovanını gören bilimciler nasılda araştırıp peşine düştüler. Uzmanca bir çalışma gerçekleştiriyor arılar. Bu minik böcekler Allah’tan aldıkları vahiyle yeryüzüne yayılıyor! Rengarenk çiçekleri gezer özlerini alır gider, peteklerinin üzerine bal olarak bırakır. Bu hayvanın aklı yok, şuuru yok sahibine dahi iğnesini batırabilir. Küçük zehirli bir böcek. Bizi tanımaz lakin Rabbini tanır. Rabbim Nahl suresi 68. Ayette “ Ve Rabbin bal arısına şöyle ilham etti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kendilerine kuracakları köşklerden göz göz evler edin.” Ne kadar muazzam yeter ki bakmasını bilelim, şükretmemiz gerektiğini anlaya bilelim.

Her yaptığı icraatı Rabbimiz bizim hizmetimize veriyor. Buyurun kullarım diyor. Yiyelim, içelim, şükredelim değil mi? Yine Nahl suresi 64. ayette “Sana bu kitabı indirmemiz de ancak şunun içindir ki: Onlara hakkında ihtilaf ettikleri şeyi açıklayasın ve iman edeceklere bir hidayet, bir rahmet olsun.”

Dostlar yazıma son verirken Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şerifini aktarmak istiyorum;

“Şifa iki şeydendir. Biri Kur’an okumaktır, diğeri ise bal şerbeti içmektir.” (Hâkim, Tıp)

Selam ve dua ile.

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.