18 Nisan 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 19.973.248 kişiye ulaştı.

a İkindi Vakti 16:53
İstanbul 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Nuhi Vardar

Nuhi Vardar

15 Nisan 2021 Perşembe

PİRLEPE

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Pirlepe Makedonya’nın güneyinde yer alan orta büyüklükte bir şehirdir. Manastır yakınlarındadır. 1382 yılında Osmanlı idaresinde bulunan şehrin tam ortasında bir saat kulesi ve bir cami kalıntısı vardır. Bu sebeple küçük bir Anadolu kasabasını andırır.

Makedonya’nın bu şehri çokça park ve ağaçlıklı alanlara sahiptir.Geçmiş dönemlerde oldukça yoğun Türk nüfusuna sahip olan şehirde günümüzde Makedon halk çoğunluktadır, Roman ve Türk’lerin buradaki varlığı hala devam etmektedir.

Pirlepe Makedonya’nın en gelişmiş tütün üretim merkezidir. Bunun yanı sıra mermer,metal,gıda elektrik ve tekstil sektörleri de oldukça gelişmiştir.

Pirlepe’yi gezmak için gelen turistlerin en önemli gezi yerlerinden biri Treskavec Manastırı’dır. Pirlepe’nin merkezinden yaklaşık 6 km kuzeyde Treskaveç bölgesinde yer alan manastır bölgenin en yüksek tepesinde 1300 metre yükseklikte,şehre hakim bir yerdedir. Bölgenin en büyük kutsal dua yeridir.Roma döneminden çok sayıda tarihi kalıntılarda bu bölgededir.

Pirlepe’de tarihi saat kulesinin yanı sıra balkanların en güçlü ve tarih boyunca en çok fethedilen 5 kalesi asında yer alan Marko Kuleleri de buradadır.Ayrıca St.Arhangel ihail Manastırı,Saint Nicholas ve Uchastakotgibi tarihi yerlerde Pirlepe’de görülecek yerler arasındadır.

Pirlepe kendine has mutfağı ve börekleri ile meşhurdur.Sütlü kapama,u kaymaçina,siyah erikli yahni,pirinç tatlısı gibi yiyecekler de Pirlepe’nin lezzetlerindendir.

Makedonya’nın büyük şehirlerinden Manastır’ a yakınlığı ve gece hayatının renkliliği ile bilinen Pirlepe yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği bir şehirdir.

Devamını Oku

Resne

1

BEĞENDİM

ABONE OL

Makedonya’nın güneybatısında, Yunanistan sınırı yakınlarındaki Resne yaklaşık on bin nüfuslu küçük ve şirin bir kasaba. Roma, Bulgar ve Bizans yönetimlerinden sonra yüzlerce yıl Osmanlı eğemenliğinde kaldı. 

Kasabanın yetiştirdiği en ünlü isim, İttihat Terakki liderlerinden Ahmet Niyazi Bey. Paris’e elçi tayin edilen arkadaşının gönderdiği fotoğrafa bakıp, aynısını yaptıran Resneli Niyazi’nin konağı bugün şehrin en ünlü tarihi yapısı. Yakup Önal gitti, izlenimlerini yazdı.

TV’deki “Elveda Rumeli” dizisiyle birlikte, Balkanlara, özellikle de Makedonya’ya ilgi görülmemiş şekilde artmıştı. Öyle ki bu ilgi hala devam etmekte.

Makedonya’yı turlarla ziyaret eden Türkler, bir zamanlar Osmanlı toprakları olan bu ülkenin başkenti Üsküp’ten gezilerine başlayıp, Tetova (Kalkandelen), Ohrid ve Resne’den sonra Bitola’da (Manastır) bitiriyor.
Bu gezi noktalarında en az uğranılan yer Resne .

Buraya uğrayanlar çoğunlukla İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden olan bilinen ismiyle Resneli Niyazi’nin konağını ziyaret ediyor.

İkinci Meşrutiyet’in ilanı ile Paris elçiliğine tayini çıkan arkadaşları Ahmet Niyazi’ye elçilik binasının önünde çekilen fotoğrafını gönderir ve  fotoğrafa bir de not eklerler: “Sen orada otururken bak biz burada neler yaptırıyoruz…” Buna sinirlenen Ahmet Niyazi fotoğrafta gördüğü binanın aynısını doğduğu kasabaya yaptırır.

Resne, 1337’de Rosne adını taşıyormuş. Killi toprağı sayesinde ortaçağda çömlekçilik, seramikçilik gelişmiş.
Resneli Niyazi Bey’in konağı artık  modern seramik ve resim sanatının önemli örnekleriyle birlikte etnografya müzesi olarak ziyaretçilerini karşılıyor. Binada kısa adı Matukat olan, Makedonya Türk Kadınlar Teşkilatı’nın da bir odası bulunuyor.
Resne kasabasının nüfusu yaklaşık onbin kişi. Nüfusun yüzde 15’i Müslüman. Buradaki ekonomik sıkıntılar nedeniyle Türklerin birçoğu , Danimarka ve İsveç gibi ülkelere göç etmiş durumda.

Resne küçük bir yerleşim yeri olmasına rağmen, yazın dolup taşıyor. Ekonomik nedenlerle çalışmak için AB ülkelerine gidenler tatile gelince Resne adeta Türk şehri oluyor.
Resne’deki  iki futbol kulübünden biri 1965’te kurulan “Prespa” Makedon takımı, yine aynı zamanda kurulmuş olan “Yıldırım” ise Türk takımıdır.

Ohri ve Prespa göllerinin burada oluşturduğu iklim elma üretimine önemli katkı yapmış, Resne elmaları ihracatta önemli bir yer edinmiştir. Armut benzeri küçük aromatik dağlarda toplanan meyveye Oskorushi adı veriliyor.
Resne’de her yıl Elma Festivali düzenlenmektedir.

Deniz seviyesinden 880 metre yükseklikteki yerleşim, iki güzel gölün arasındadır. Bunlardan Ohri, 1979 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir. Diğeri ise Prespa Gölü.
Ohri ve Prespa gölünden çıkan tatlı su balıklarının ünü ülke dışına çıkmıştır.
Prespa Gölü alanı eşsiz güzelliği, pelikanlar ve diğer kuş çeşitleriyle tamamlanıyor. Yaz aylarında kumsalları, plajları doluyor. Gölün yakınlarında konaklama tesisleri de bulunuyor. Doğa tutkunları, trekking yapanlar Prespa Gölü’ne eşlik eden dağlara yürüyüş gerçekleştirerek, Büyük Prespa ve Küçük Prespa Gölleri’nin eşsiz manzarasını görüntüleme imkanına sahipler.

Resne doğumlu olan, Ahmet Niyazi bey, İttihat ve Terakki’nin önde gelen liderlerindendi. Makedonya bölgesinde çok tanınan ve sevilen bir simaydı.
İttihat ve Terakki gizli cemiyetinin stratejileri doğrultusunda, 3 Temmuz 1908’de Selanik’ten 200 fedaisi ile dağa çıkarak Sultan İkinci Abdülhamit  rejimine karşı başkaldırmıştır.

Arnavutluk’ta İstanbul’a kalkacak vapuru beklerken, öldürüldü. Korumasının öldürdüğü söylenir. Öldürülme nedeni bir türlü ortaya çıkarılamamıştır. Bu sebeple kendisine atfen,”Ne şehittir ne de gazi, pisi pisine gitti Niyazi” deyimi hafızalarımızda yer etmiştir.

Devamını Oku

GOSTİVAR

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Makedonya’da nüfusunun yaklaşık  yüzde 60’ı Arnavutlardan oluşan bir yerleşim yeri olan Gostivar, çok kültürlü yapısı, iklimi ve doğasıyla ülkenin en önemli turizm merkezlerindendir. Yaklaşık 80 bin kişinin yaşadığı bu şehir, huzur dolu atmosferi, misafirperver insanları ve Osmanlı’dan esintiler taşıyan kültürel yaşamıyla görenleri kendine hayran bırakıyor. Gostivar ismini misafir anlamına gelen “Gosti” kelimesinden almıştır.

Şehrin sembolü haline gelen Saat Kulesi, 1566 yılında inşa edilmiştir. Şehir merkezinde bulunan ve mimarisiyle öne çıkan bu kule, yıllar içinde pek çok restorasyondan geçmiş ve ilk yapıldığı hali tamamen değişmiştir. En son halini 15 yıl önce yapılan restorasyon sonrasında alan bu yapı, yakınında bulunan camiye de ismini vermiştir

Ülkenin en büyük doğal parklarından olan Mavrova Milli Parkı, yolu bu bölgeye düşen turistlerin gözdesidir. Kayak pistleri ve kış sporlarına elverişli ortamıyla kış turizminin ülkedeki vazgeçilmez adresi haline gelen Mavrova, temiz havası ve huzur veren atmosferiyle ziyaretçilerinin hem zihninizi hem de bedeninizi canlı tutuyor.

Şehirlerin içinden geçerek Makedonya’ya hayat veren Vardar Nehri, ülkenin en uzun akarsuyu ünvanına sahiptir. Ülkeye hareket ve bereket katan, hem Makedonya’ya hem de tüm Balkan coğrafyasına can veren Vardar Nehri, Gostivar yakınlarındaki Vrutok köyünden doğmuştur.

Gostivar’a yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta ve 683 metre yükseklikte yer alan Vrutok köyü, Vardar Nehri’nin doğduğu yer olmasının yanı sıra muhteşem doğasıyla da biliniyor. Yaz ve bahar aylarında bölge halkının piknik ve dinlenme alanı haline gelmiştir.

Şar Dağının eteklerinde, Polog Vadisinde konumlanmış olan  Gostivar, ülkenin siyasi ve ekonomik merkezi durumundadır. Arnavutluk ve Kosova’yla sınır komşusu olan bu şehirde Osmanlı döneminden kalma hayat tarzını, gelenekleri, görenekleri yerinde görebilirsiniz.

Ayrıca şehirde bir Makedon Ortodoks manastırı vardır. Monastery St. Jovan Bigorski (Saint Jovan Bigorski Manastırı), Muhteşem manzarası ile insanı büyüleyen Monastery St. Jovan Bigorski, Gostivar’dan Debar’a giden ana yol üzerinde, Rostusa köyü yakınlarında yer almaktadır.

Devamını Oku

BİTOLA (MANASTIR )

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Makedonya’nın en büyük şehirlerinden biridir. Diplomasinin merkezi olarak kabul edilen tarihi bir kenttir. Birçok ülkenin dış temsilcilikleri burada olduğu için Konsoloslar Şehri olarak bilinir. Nüfusu yaklaşık olarak  100 bin civarındadır.Yunanistan sınırına yakın bir yerde Baba Dağı’nın eteklerinde kurulmuştur. Dragor Nehri’nin  içinden aktığı şehir Osmanlı egemenliği boyunca Manastır olarak anılmıştır. Osmanlı’dan sonra ise Bitola adı kullanılmıştır.

Binlerce yıllık köklü bir tarihe sahip olan şehirde antik dönemden Orta Çağ ve Bizans dönemine sonrasında da Osmanlı dönemine ait birçok tarihi eser vardır.

500 yıllık Haydar Kadı Camii, 2.500 yıllık Yunan kenti Heraklea’nın kalıntıları, Mustafa Kemal’in lise eğitimi gördüğü Manastır Askeri idadisi’nin şimdiki hali yani Manastır Müzesi,Şirok sokağı,Manastır Saat Kulesi,Osmanlı’dan kalan kapalı Pazar yeri Bezisten,İshak Çelebi Camii,St.Demetrius Kilisesi,Pelister Milli Parkı,eski araba kolleksiyonları ve çeşitli kültür öğelerinin sergilendiği Oto ve Etno Müzesi bu tarihi eserlere verilecek örneklerdendir.

Manastır’ın resmi dili ülkenin resmi dili olan Makedoncadır. Kentte konuşulan diğer diller ise Arnavutça,Türkçe,Romanca ve Boşnakçadır.

Akdeniz İkliminin hakim olduğu Manastırda dört mevsim belirgin bir şekilde yaşanır. Kentteki en yaygın ulaşım şekli otobüs,taksi ve bisiklettir. Ayrıca Manastır’daki tren istasyonu ile Üsküp’e seyahat edilmektedir.

Makedon mutfağı Balkan mutfağının bir parçasıdır.Süt ürünleri öne çıkmaktadır.Uzun yıllar Türk hakimiyetinde yaşayan Manastır halkının yemekleri  Türk mutfağını aratmayacak noktadadır.

Şehir az bir nüfusa sahip olduğundan çok hareketli bir yaşam şekli yoktur.Yaz gecelerinde  hareketli bir şekle bürünen Şirok Sokak turistlerin gözde mekanı olarak bilinir.

Balkanların en köklü şehirlerinden olan Manastır’da çeşitli festivaller düzenlenir. Müzik ve gelenek festivali olan Lokum Fest bunlardan biridir.

Osmanlı döneminde kapalı bir  pazaryeri olarak inşa edilen Bezisten ve Şirok Sokak’ta alışveriş için farklı seçenekler bulmak mümkündür.

Devamını Oku

ÜSKÜP

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Beş yüz binin üzerindeki nüfusu ile Üsküp, Makedonya’nın başkenti olma özelliğinin yanısıra Hristiyanlık ve İslamiyet dinlerinin birbirine karşı gövde gösterisi yaptıkları bir çifte standart şehridir. Bunun en önemli örneği ise Milenyum Haçı. Bu ünlü haç, Üsküp’ün en ihtişamlı dağlarından biri olan ve tam şehrin girişinde bulunan Vodno Dağı’ndadır. Bu dağ aynı zamanda Vardar Nehri’nin ikiye böldüğü şehirde Hristiyanların daha yoğun olduğu tarafta yer alır. 66 metre yüksekliğindeki meşhur Milenyum Haçı, Hristiyanlığın geldiği iki bininci yılını taçlandırmak adına inşaa edilmiş.

Vardar Nehri’nin iki yakasına kurulan başkent Üsküp, eski ve yeni şehir olarak zarafet içinde akan nehir tarafından ikiye bölünür. Bu nehir serin sularıyla sadece bir şehri değil, aynı zamanda iki dini de birbirinden ayırmasıyla meşhur olmuştur. Kimi kaynaklara göre nehirdeki Taş Köprü’nün Mimar Sinan tarafından yapıldığı belirtilmekte hatta isminin Fatih Sultan Mehmet Köprüsü olarak anıldığı da söylenmektedir.

Türk Müziği’nin en güzel eserlerinden olan Vardar Ovası isimli şarkı ismini bu ünlü nehirden ve civarındaki ovadan almıştır. Vardar Nehri’ndeki  meşhur Taş Köprü ise Osmanlı dönemi eserlerinin kalıcı yapılarından olmuş ve şehrin simgelerinden biri haline gelmiştir.

Balkanların tam ortasına denk gelen Üsküp, bu nedenle çok etnikli, tarihî mirası çok olan bir Balkan şehri olma ünvanını da elinde barındırıyor. 2000’li yılların hemen başında başlayan yoğun inşaat çalışmaları, bugün şehri daha gösterişli bir hale getirmiş, hatta köprüleri ve yeni yüzüyle Üsküp’ü bir cazibe merkezi haline getirmiş. ‘Üsküp 2014′ projesi ile Makedonya hükümeti, başkent Üsküp’ün siluetinde derin değişikliklere gitme kararı almış ve tabii ki bu durum halkın tepkisine yol açmış.

Üsküp’ün merkezi, yapılan değişikliklerle görkemli bir antik kente benzetiliyor. Yapılan heykellerin içinde en çok dikkat çekeni ise, Büyük İskender Heykeli. Bu çalışmalar kapsamında, Makedonya‘daki Arnavut ve Türkler, Üsküp 2014 projesinin kendi tarihlerine ve kültürlerine ait değerleri yansıtmıyor olmasından dolayı rahatsızlıklarını dile getiriyorlar.

Üsküp’te gezip görülecek yerler arasında ; Üsküp Saat Kulesi,Vardar Nehri,Kurşunlu Han (Kurşumli An),Sultan Murat Camisi,Murat Paşa Camisi,Kapan Han (Kapan An),Eski Tren İstasyonu,Bey Kulesi, Matka Kanyonu, Makedonya Arkeoloji Müzesi, Rahibe Teresa Evi,Büyük İskender Heykeli,Makedonya Meydanı,Üsküp Kalesi,Üsküp Türk Çarşısı, Makedonya Zafer Kapısı,Üsküp Davut Paşa Hamamı veTaşköprü ‘yü sayabiliriz.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.