12 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 25.357.702 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
ŞEYMA TAŞCI

ŞEYMA TAŞCI

07 Nisan 2021 Çarşamba

MADAGASKAR

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Küçük bir çocuktum. Madagaskar filmini seyretmiş , belki de vahşi doğa ile ilk defa tanışmıştım. Masaüstü bilgisayarım için bir Madagaskar oyun CD’ si almış ve Alex ile maceralara atılıyordum.

90 ve 2000’li yılları çocuklarının çok severek izlediği bir film ; Madagaskar !

Hayvansever bir çocuk olarak en sevdiğim filmlerdendi kendisi. Yıllarca Madagaskar adasına gitme hayaliyle yanıp tutuşarak büyüdüm. Şimdi biraz araştırınca, hala gitmek ister miyim , ya da benim gibi Madagaskar adasına gitmek isteyerek büyüyen bir çocuk, hala filmlerdeki bu büyülü adaya gitmek ister mi , diye düşünürken buldum kendimi.

Madagaskar ya da resmi adıyla Madagaskar Cumhuriyeti , Afrika kıtasına bağlı bir ada ülkesi konumunda olup, kıtanın doğu kesiminde, Hint Okyanusu’nun batı kısmında yer almaktadır.Dünyanın dördüncü büyük adası konumundadır.

Malgaşça Madagaskar adasına mahsus olup Malgaş halkının milli dilidir.

Madagaskar’ın başkenti Antananarivo şehridir. Ülke 22 bölgeye ayrılmış, bu bölgelere faritra denilmiştir .Nüfusu yaklaşık 23 milyondur. İlginç olan ise ülkenin %45’nin yaşının on beşin altında olmasıdır.En önemli özelliği barındırdığı canlıların %99’unun sadece Madagaskar’da bulunmasıdır.Dünyanın en büyük kuşları olan ve soyu tükenmekte olan Fil Kuşları ise sadece Madagaskar’da yaşıyor.Yani filmde gördüğümüz her şey gerçek.Madagaskar’ın en eğlenceli kahramanı olarak bilinen lemur Kral Julien’ i görmek kesinlikle imkansız değil. Adada simge haline gelen pek çok Lemur görebilirsiniz. Tam 103 farklı tür lemur sizi bekliyor.

Hemen hemen her kültürün etkisine girmiş Madagaskar adasında dünyanın her kıtasına ait geniş bir mutfak bulmak da Madagaskar’ı kendine münhasır kılan özelliklerinden bir tanesi.Sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar, pirinç Malgaş mutfağının ana gıdasıdır.

Madagaskar’da sadece 2 mevsim olması ve havanın daima ılıman olması,adayı tatil için gidilebilecek ideal konumlardan biri haline getiriyor. Balta girmemiş yağmur ormanları , kuytu limanları ve altın kumsalları adanın güzelliklerinden birkaçı daha.Denize girmek için sabırsızlanırken içindeki köpek balıklarını da hesaba katmanızda fayda var tabii.

UNESCO tarafından “Dünya Mirası” listesine dahil edilen , dünyanın en ilginç ormanlarından sayılabilen Taş Orman (Tsingy de Bemaraha Strict Nature Reserve) Madagaskar adasının batısında bulunan Melaky bölgesinde yer alıyor. Milyonlarca yıl süren erozyonlar sonucunda, yatay ve dikey jeolojik oluşumlar halinde ortaya çıkan bu karstik plato, oldukça keskin ve iğne ucu gibi sivri yüzeyli kayalıklardan ve mağaralardan oluşuyor. Zaten “Tsingy” kelimeside Madagaskar dilinde “çıplak ayakla yürünemeyen yer” anlamına geliyor. Dünyada Madagaskar dışında yalnızca birkaç benzeri karst oluşumu mevcut.

Araştırmam sonucu tekrar düşündüm, küçük bir çocukken hissettiğim aynı heyecan ve hayretle, şimdi Madagaskar’a gitmek ister miyim ? Kesinlikle evet. Eğer içinizdeki çocuk benimle aynı hisleri paylaşıyorsa , ya da sizi 2 dakikalığına çocukluğunuza döndürebildiysem, neden hep birlikte Madagaskar’a gitmeyelim ?

 

Devamını Oku

Rüyaları Süsleyen BALİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Herkesin hayalidir bir gün Bali tatili yapmak. Peki buz dağının görünmeyen yüzünü hangimiz biliyoruz?

Bali, Endonezya’ya bağlı , Küçük Sunda Adaları’nın en batısında yer alan , diğer adıyla dünyadaki son cennet .

Doğal güzelliklerine diyecek laf yok. Fotoğraflardaki gibi göz alıcı turkuaz sahiller , sırayla dizilmiş pirinç tarlaları , palmiyeler arasındaki sonsuzluğa sallanan dev salıncaklar ve yeşilin binbir tonunu görebileceğiniz teraslarıyla iştah kabartıyor. Fakat  devir dijital pazarlama devri olunca insan Bali  de bir pazarlama dehası ürünü mü diye düşünmeden edemiyor.

Eğer bunları düşünenlerden biriyseniz , Bali gerçekten de göründüğü kadar güzel bir ada . Fakat bir de görünmeyen yüzü var ki kimi zaman doğal güzellikleri saf dışı bırakabiliyor.

Öncelikle beni en çok rahatsız eden faktörün koku olduğunu söyleyebilirim. Dini inanışlarındandır ki palmiye ağaçlarından yaptıkları yemekli tütsülü adaklar son derece rahatsızlık verici . Kültür ve geleneklerine ciddi derece bağlı Bali halkının dini aslında Hinduizm. Ama zamanla Budizm inancıyla harmanlanmış yeni bir Bali inancı ortaya çıkmış .   Ada bir tarım adası.  Çiftçinin de çok boş zamanı var.  İş boşluğu olunca akıllarını meşgul edecek sunu , dua ,  ibadet ve ritüeller olması lazım.Kutsal maskeler , korkunç suratlı şeytan kaçırıcı heykeller , yosun tutmuş inanılmaz tapınak mimarileri ve doymak bilmeyen aç tanrı ve şeytanlara adanan yemekler Bali ritüellerinden yalnızca birkaçı .

İnanç ve yaşam şekillerine kimsenin bir lafı yok . Fakat yaktıkları tütsülerin kokusu Türk halkı olarak aşina olduğumuz bir koku değil . E taksilerde bile yakılan bu tütsülere dayanıcak burun direği kalmıyor .Sokaklarda yürürken ayağınıza takılan çürümüş yiyecek adakları , açık havada oksijen almak isteyeni nefessiz bırakıyor .

Sosyal medyada gördüğünüz fotoğrafların ise bir kısmı dijital pazarlama ürünü . Lempuyang Tapınağı fotoğraflarındaki su görünümünün aslında aynadan ibaret olması gibi. Bali halkı doğal güzelliklerini nasıl mübalağa edeceğini iyi biliyor .

Peki siz Bali hakkında ne biliyorsunuz?

Devamını Oku

BİR KÜÇÜĞÜN HEVESİ , BİR BÜYÜĞÜN KALEMİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Küçük bir çocuktum. Madagaskar filmini seyretmiş , belki de vahşi doğa ile ilk defa tanışmıştım. Masaüstü bilgisayarım için bir Madagaskar oyun CD’ si almış ve Alex ile maceralara atılıyordum.

90 ve 2000’li yılları çocuklarının çok severek izlediği bir film ; Madagaskar !

Hayvansever bir çocuk olarak en sevdiğim filmlerdendi kendisi. Yıllarca Madagaskar adasına gitme hayaliyle yanıp tutuşarak büyüdüm. Şimdi biraz araştırınca, hala gitmek ister miyim , ya da benim gibi Madagaskar adasına gitmek isteyerek büyüyen bir çocuk, hala filmlerdeki bu büyülü adaya gitmek ister mi , diye düşünürken buldum kendimi.

Madagaskar ya da resmi adıyla Madagaskar Cumhuriyeti , Afrika kıtasına bağlı bir ada ülkesi konumunda olup, kıtanın doğu kesiminde, Hint Okyanusu’nun batı kısmında yer almaktadır.Dünyanın dördüncü büyük adası konumundadır.

Malgaşça Madagaskar adasına mahsus olup Malgaş halkının milli dilidir.

Madagaskar’ın başkenti Antananarivo şehridir. Ülke 22 bölgeye ayrılmış, bu bölgelere faritra denilmiştir .Nüfusu yaklaşık 23 milyondur. İlginç olan ise ülkenin %45’nin yaşının on beşin altında olmasıdır.En önemli özelliği barındırdığı canlıların %99’unun sadece Madagaskar’da bulunmasıdır.Dünyanın en büyük kuşları olan ve soyu tükenmekte olan Fil Kuşları ise sadece Madagaskar’da yaşıyor.Yani filmde gördüğümüz her şey gerçek.Madagaskar’ın en eğlenceli kahramanı olarak bilinen lemur Kral Julien’ i görmek kesinlikle imkansız değil. Adada simge haline gelen pek çok Lemur görebilirsiniz. Tam 103 farklı tür lemur sizi bekliyor.

Hemen hemen her kültürün etkisine girmiş Madagaskar adasında dünyanın her kıtasına ait geniş bir mutfak bulmak da Madagaskar’ı kendine münhasır kılan özelliklerinden bir tanesi.Sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar, pirinç Malgaş mutfağının ana gıdasıdır.

Madagaskar’da sadece 2 mevsim olması ve havanın daima ılıman olması,adayı tatil için gidilebilecek ideal konumlardan biri haline getiriyor. Balta girmemiş yağmur ormanları , kuytu limanları ve altın kumsalları adanın güzelliklerinden birkaçı daha.Denize girmek için sabırsızlanırken içindeki köpek balıklarını da hesaba katmanızda fayda var tabii.

UNESCO tarafından “Dünya Mirası” listesine dahil edilen , dünyanın en ilginç ormanlarından sayılabilen Taş Orman (Tsingy de Bemaraha Strict Nature Reserve) Madagaskar adasının batısında bulunan Melaky bölgesinde yer alıyor. Milyonlarca yıl süren erozyonlar sonucunda, yatay ve dikey jeolojik oluşumlar halinde ortaya çıkan bu karstik plato, oldukça keskin ve iğne ucu gibi sivri yüzeyli kayalıklardan ve mağaralardan oluşuyor. Zaten “Tsingy” kelimeside Madagaskar dilinde “çıplak ayakla yürünemeyen yer” anlamına geliyor. Dünyada Madagaskar dışında yalnızca birkaç benzeri karst oluşumu mevcut.

Araştırmam sonucu tekrar düşündüm, küçük bir çocukken hissettiğim aynı heyecan ve hayretle, şimdi Madagaskar’a gitmek ister miyim ? Kesinlikle evet. Eğer içinizdeki çocuk benimle aynı hisleri paylaşıyorsa , ya da sizi 2 dakikalığına çocukluğunuza döndürebildiysem, neden hep birlikte Madagaskar’a gitmeyelim ?

Devamını Oku

Fillerin Kralı Jumbo

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayvanlar aleminde beni en çok etkileyen , bir çok insanın da devasa kulakları ve hortumları , boyutları ve ürkütücülüğüne rağmen sevimli buldukları , ilgilerini çeken bir hayvandan bahsetmek istiyorum; filler.

Memeli hortumlu sınıfından sadece fillerin soyu tükenmemiş ve günümüze kadar gelebilmişlerdir. Beyinleri yaklaşık 5 kilodur ve dünyanın en büyük beyinli canlılarıdır. Aynı zamanda büyük enerjileri olan ve bu enerjiyi bize de geçirebilen hayvanlardır.

Fil nüfusunun en fazla olduğu bölge Afrika ve Orta Asya’dır.

Asya filleri diğer bölgedekilere göre daha insancıllar. Afrika’nın her tarafı milli park ve hiç beklemediğiniz bir yerde ansızın fillerle burun buruna gelmeniz yüksek bir ihtimal. İnsanların bitmek bilmeyen sanayileşme hırsı , gözardı ettikleri doğanın tepkimelerine maruz kalmalarına sebebiyet veriyor elbet. Sri Lanka’da insanlar yüksek gözetleme kuleleri ile filleri gözetliyorlar. Çünkü fillerin binlerce yıllık göç yolları , insanlar tarafından işgal edilip şehirleşmeye gitmiş , doğal yolları azalmış ve tabii olarak  insanların yaşadıkları yerlere geliyor , insanlara da zarar verebiliyorlar. Tabi ki burada 2 taraflı bir saldırganlık söz konusu. İnsanlarla doğa çatışmaları yüzünden katlediliyorlar. Yakın zamanda devlet eliyle oluyor bu katliam , sadece sivil halk ile değil.Mesela Tanzanya ‘da 2000 öncesi korkunç bir fil katliamı oluyor. 1800’lü yıllarda dünyada 27 milyon civarındaki fil sayısı  sonradan inanılmaz bir düşüş yaşıyor. Yönetimin değişmesi ile fil nüfusu tekrar artıyor. 80’li yılların araştırmalarına göre katliamdan sonra dünyadaki fil yüzdesi bile düşmüş. Şuan Asya’da 40-50 bin , bütün Afrika’da 400.000 civarı toplam fil nüfusu var.

Afrika filleri Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından soyunun tükenme riski yüksek olan hassas türler arasında listelenirken, Asya filleri soyunun tükenme riski çok yüksek olan tehlikedeki türler arasında. wwf.org.tr ‘ den soyu tükenmekte olan hayvanlar, ormanlar ile ilgili bilgi alabilir, doğa ile ilgili çalışmalarını inceleyebilir, belki bir katkı da siz sağlayabilirsiniz. Son olarak çok beğendiğim bir kitabı ,Afrikalı Bir Fil Jumbo’yu yazar Hatice Yentürk’ün sözleri ile önermek istiyorum :

‘Bu kitabı okuduktan sonra gördüğünüz her fil size fillerin kralı Jumbo’yu hatırlatacak; her Afrikalı çocuk, Parlampoş’u.

Bu kitabı okuduktan sonra gittiğiniz her hayvanat bahçesi vatan hasreti kokacak, her sirk hüzün.

Bu kitabı okuduktan sonra tüm yolculukları çok seveceksiniz. Hatta hiç yürümediğiniz yolları bile yüreğinizde hissedeceksiniz.

Ve bu kitabı okuduktan sonra Afrikayı çok seveceksiniz. İçinizde Afrika’nın coşkulu renkleri canlanacak ve acılarla yoğrulmuş tarihi…

Bu kitabı okuyun, çünkü Afrika sizi bekliyor.

19.yüzyılda Afrika’dan alınıp Avrupa’ya götürülen gerçek bir filin, Jumbo’nun, hikayesi…Bir çocukla yavru bir filin Afrika’da başlayıp kıtalar gezen dostluğu…Kara kıtanın sükunu, beyaz adamın açgözlülüğü…

Devamını Oku

AMMAN KALESİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şeyma TAŞCI

Sebahattin Zaim Üniversitesi İslami Bilimler Fakültesi

Amman Kalesi’nin bulunduğu L şeklindeki tepe , Amman’ı oluşturan 7 dağdan biri .

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Amman Citadel ; Müslümanlar , Emeviler ve Romalılar’a ev sahipliği yapmış.

Hem cami hem kilise kalıntılarının bir arada olduğu yapı herkesin ilgisini çekebilecek bir kültür mozaiği. Romalılar’dan Osmanlı’ya kadar bir çok imparatorluk kullanmış bu şehri.

Yalnızca bir kale değil . Bazilikasıyla , hamamıyla , su deposuyla , Bizans kilisesiyle , Herkül tapınağı ve Emevi sarayıyla geçmişten günümüze gelen büyük bir tarihi şehir. En gösterişli yapısı Hercules Tapınağı , içerisinde devasa bir Herkül eli barındırıyor. Herşeyin yıkıntı halinde olduğu bu yerde ayakta kalmayı başaran yapı sayısı ne yazık ki oldukça az.

Cüzi bir miktarda giriş ücreti olan Citadel , şehri panoramik olarak görebileceğiniz , yukarıdan amfi tiyatroya da hakim olan mükemmel bir yer .

Burada oturup kum renginin domine ettiği bu çatısız şehri izlerken atmosferin büyüsüne , renklerin ahengine kapılmamak elde değil

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.