18 Nisan 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 19.964.018 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 04:43
İstanbul 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
ZEYNEP ACAR

ZEYNEP ACAR

28 Şubat 2021 Pazar

CEHALET

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hepimizin bildiği üzere cehalet; bilgisizliktir. Fakat cehaletin bir de körlüğü vardır ki en tehlikelidir. Laftan anlamaz, başkalarının inandığı değerlere kulaktan dolma inanırlar. Araştırmak onlar için boşa zamandır. Hali hazırda bilgi vardır, onlar da bu bilgilere inanırlar. İçeriğini bilmeden de görünene de inanırlar. Bilgisizliğini kabul etmeyen insanlar, cehaletine zincirlenmişlerdir.

Peki bu cehalet neleri doğurur?

  • Kulaktan dolma hurafelere inanmayı doğurur.
  • Gereksiz cesareti doğurur.
  • Kompleksi doğurur.
  • Bilgili insanı çeşitli basit tavırlarla mecazen ezmeyi doğurur.
  • Birine körü körüne bağlanmayı doğurur.

Günümüzün en göze batanı ise birine körü körüne inanmak…

Araştırmadan, bilgisizce söylediklerini kanun saymak.

Samimiyetsiz siyaset, bu kadar havada uçuşuyorken, siyasetçilerin birbirlerine çamur attıkları şu zamanda ‘ölümüne yanındayız’ sloganları, etiketleri asıl cehalettir işte.

Yahu yıllar önce hak tanınması gerektiğini vurguladığın, özgürlük istediğin, sözleşmelerle önünü açtığın toplulukları, şimdi yok sayıyorsun, bu nasıl samimiyet, bu nasıl kararlılık, bu nasıl irade? Ve böyle bir çelişki yokmuşçasına bağlanan insanlar, hangi fikirdesiniz veya bir fikriniz var mı?

Kutuplaşan ülkemizde bir de karşı pencereden bakacak olursak, ülkenin kimi kesimlerini devlet dairesinin içine bile sokmazken, şekilcilik yaparken şimdi ‘’şekilci’’ diye karşı tarafı suçluyorsunuz, dışladığınız kesimi sahipleniyorsunuz. Aynı şekilde yine böyle bir yokmuşçasına bağlanan insanlar, hangi fikirdesiniz veya bir fikriniz var mı? İşte ülkemizdeki cahil siyasetin en iyi özeti bu! Samimiyetsizlik ve oy savaşı. Nereden çok oy alınıyorsa o tarafa oynanıyor.     Bir taraf provokasyonlarla devrim yapmaya çalışırken, diğer taraf provokasyonlardan oy döndürmeye, ‘kahramanlık’ destanı yazmaya çalışıyor. Kirli oyunlar vesselam…

Üniversiteler, özerkliğe sahip yapılardır. Bende rektörün kurum içinde oy birliğiyle seçilmesi gerektiğine inananlardanım. Fakat işin içine sapkınlıklar, provokasyonlar girerse, akademisyenler gibi kaliteli tepki gösterilmezse meselenin rektör olmadığı kanısına varılır. Maalesef akademisyenlerin ve hedefini şaşırmayan öğrencilerin protestolarına, taşkın, haddini bilmez grupların kutsallara saldırmalarıyla gölge düşürüldü.

Temennim bir an önce bu karanlık görüntüler bitsin, Boğaziçi Üniversitesi eski huzuruna kavuşsun. Maatteessüf Rektör görevinden ayrılmadan huzur zor görünüyor.

Esenlikler!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.