17 Nisan 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 19.962.632 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 04:43
İstanbul 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
ZEYNEP ACAR

ZEYNEP ACAR

28 Şubat 2021 Pazar

DİJİTAL OYUN BAĞIMLILIĞI

3

BEĞENDİM

ABONE OL

Günümüzde artık herkesin akıllı telefon kullandığını biliyoruz. Yetişkinleri geçelim, artık “çocuk” diye nitelendirdiğimiz yaş gruplarının dahi telefonu var. Çevremde de gözlemlediğim kadarıyla ebeveynler kendi telefonlarında vakit geçiremediği gerekçesiyle 7-8 yaşındaki çocuğuna telefon almakta. Veya mahalle baskısı da çocuğa telefon/tablet alma mazeretlerinden kabul edilebilir.
Peki nedir bu dijital oyun bağımlılığı?
Dijital oyunlar; hepimizin telefonunda/tabletinde var olan oyunlardır. Artık çocuklar sokakta top oynamak yerine, dijital ortamda maç yapıyorlar. Veya kuaförcülük, doktorculuk, evcilik gibi oyunlar artık odalarda değil bilgisayarlarda, tabletlerde oynanıyor. Bir de süper kahramancılık oyunlarımız var ki, şiddeti, hırsı çocuklarımızın içlerinde konuşlandırıyor ve enerji dışa vurulmadığı için kişide olumsuz etki ediyor. Kısacası son yıllarda fiziksel aktiviteler, sanal aktivitelere dönüştü. Bütün oyunlar zararlı değildir. Fakat kontrollü bir biçimde kullanım sürelerini ayarlamazsak fazlası zararlı hale gelir. İşte bu değişen aktivite kültürümüz de dijital oyunların kontrolsüz kullanımından kaynaklanan “dijital oyun bağımlılığı” kavramını gündemimize düşürdü.
Oyun bağımlılığı kaynaklı, gençlerimizde, çocuklarımızda hatta nadiren yetişkinlerde “oyun oynama süresini kontrol edememe”, “diğer etkinliklere karşı ilgisizlik”, “olumsuz davranışlar sonucu oyuna devam etme”, “oyun oynamadığı zaman psikolojik yoksunluk hissetme” gibi dürtülerle kontrol bozukluğuna yol açabilir. Aileler bu gibi kontrol bozukluklarından dolayı psikoterapi merkezlerine başvurmaktadırlar. Bu duruma destek ve çözüm aramaktadırlar. Sosyal çevrelerinde birbirleriyle önlem amaçlı tecrübe alış verişinde bulunmaktadırlar. Ailelerin kaygısını göz önünde bulundurursak ne kadar önemsenmesi gereken bir problem ile karşı karşıya olduğumuzu kavrayabiliriz.
Bazı araştırmalarda oyun bağımlılığı gösteren bireylerin, daha çok içe dönük ve utangaç çocuklar olduğu görülmüştür. Fakat bence oyun bağımlılığı da çocukları içe dönük ve çekingen hale getirebiliyor. Kendisini sosyal hayattan soyutluyor çünkü ve bu alışkanlık haline geldikçe de insanlarla iletişimi sınırlı hale geliyor. Bu bahsettiğimiz bağımlılık 6 yaşa inmiş durumda. Özellikle sosyal ve duygusal anlamda bağ kurmada zorlanan, reddedilme korkusu yaşayan çocuklar; gerçek hayatta gösteremediği üstünlüğü, reddedilme ile ilgili baş edebileceği gücü, sanal oyunlar üzerinde sağlamaya çalışıyorlar.
Bu durumun üstesinden gelmeye çalışan aileler, telefonu/tableti veya bilgisayarı çocukların/gençlerin elinden almakta veya tam kısıtlama getirmekte bulacaklarını düşünüyorlar ki, bu durum kısır döngüye yol açabiliyor. Ailelerde son olarak şefkat ve merhamet duygusuna kapılıp çocuğa teknolojik aletleri geri veriyorlar. Tam kısıtlama getirmek yerine, belli bir süre koyup, yaşına uygun oyunlara teşvik edilerek çözüm sağlayabiliriz. Yaşına uygun olmayan oyunları oynayan çocukta, olumsuz davranışlar kaçınılmazdır. Çocukla iletişimi asla kesmeyip, kararlı bir şekilde sürekli konuşarak, yargılayıcı değil meraklı sorularla çocuğa oyunun içeriğini sorup, zararlarını çocuğun analiz etmesini sağlayabiliriz. Bunların yanı sıra dışarıda sosyalleşmesine ortam hazırlayabiliriz.
Oyunu bilmeden, minimum bir kez oynamadan, çocuğumuza sağlıklı bir şekilde doğru oyunları gösteremeyiz. Çağımızda anneler olarak, internet dilini, oyunları, siteleri, akımları bilmemiz, anneliğimizin öncül görevleri haline geldi. Oyunları bilmeden çocuğumuza müdahale edersek, özellikle 10+ yaş grubu çocuklarımız “sen nerden anlayacaksın x oyununu anne”, “bilmiyorsun, bu oyunda yararlı şeyler de var” gibi tutumlar sergileyebilirler. Bu da bizim inandırıcılığımızı, çocuğun bizim sözlerimize verdikleri önemi zedeleyebilir.
Özetle ve önemle, ebeveynlerin sanal aleme karşı bilgili ve bilinçli olması şart. Sabırla, doğru kurallarla oyun veya ekran bağımlılığına karşı önlem alabiliriz.
Esenlikler!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.