logo

Bakan’dan o iddialara çamaşır suyu deneyli cevap!

Bakan’dan o iddialara çamaşır suyu deneyli cevap!

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, çayda boya, kaşar peynirinde patates, dönerde çamaşır suyu haberlerinin yüzde 90’ının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Geçen gün bir haber çıktı. ‘Dönerde çamaşır suyu’ diye. Cumhurbaşkanımız da beni aradı. ‘Bu ne?’ dedi. Makamda tavuk etlerini çamaşır suyuna bastırdım, ne olacak diye deniyorum. ‘Renk değişimi var mı?’ diye baktık. Söz konusu değil” dedi.

Milliyet Ankara bürosunu ziyaret eden Pakdemirli, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Pakdemirli, özetle şöyle konuştu:

10 gün önce kanun taslağını Külliye’de görüştük. Diğer kurumların da görüşlerini aldık. Görünen o ki, gerektiğinde hapis cezasının getirilmesi konusunda bir problem olmayacak. Bizim, 7 bin denetçimiz var. 1 milyona yakın denetim yapıyoruz. Hakikaten piyasada, kolay kazancı amaç edinmiş insanlar var. Bunlara yönelik çok ciddi yaptırımlarla karşılarında durmadığınız sürece, bunu sürekli denemeye devam edecekler. Bizim öngördüğümüz taslakta, ‘2 yıl içinde filin tekrarı durumunda 5 yıldan 10 yıla kadar gıda sektöründen men, 5 yıla kadar hapis, 250 bin TL de ceza’ var.

MAKAMDA TAVUK ETİ DENEYİ

Çayda boya, kaşar peynirinde patates, dönerde çamaşır suyu… Bunların yüzde 90’ı yalan. Ismarlama haber. Kaşar peynirinin içerisine patatesi tutturamazsınız. Tutturacak usta varsa bravo. Geçen gün bir haber çıktı. ‘Dönerde çamaşır suyu’ diye. Cumhurbaşkanımız da beni aradı. ‘Bu ne?’ dedi. ‘Benim bildiğim kadarıyla dönerde çamaşır suyundan bir şey elde edilmez ama ben yine de bakayım’ dedim. Gıda Kontrol Genel Müdürümüz, bu haberi yapan arkadaşı aradı. Adam özür diledi. ‘Sen Türkiye’de bu haberi yaydın. Yaydığına göre bildiğin, neresi varsa söyle, ekiplerimiz hazır. Baskın düzenleyeceğiz’ dedik. ‘Yok hayır’ dedi. Bir yandan da ben, makamda tavuk etlerini çamaşır suyunun içerisine bastırdım, ne olacak diye deniyorum. Elde edilen bir şey var mı, renk değişimi var mı diye baktık. Söz konusu değil. Bu haberi, yayanlar rulo döner üreticileri. Bunlar hazır döner üretiyorlar. İsteniyor ki Türkiye’de bütün döner büfeleri, hazır döner satın alsınlar, yerinden hazırlama yapmasınlar.

Bu iş gıda kirliliğine geliyor. Efendim, ‘yumurta yemeyin, kolestrol yapar’… Bu da yasal düzenlemeden geçecek. ‘Hangi bilimsel gerekçelerle bunu söylüyorsunuz?’ diyeceğiz. Açıklayamazsa bunun bir cezai yaptırımı olması lazım. Para cezası. Onu ekrana çıkaran yayıncı kuruluşa da ceza var. Gıda konularında herkes tribüne oynamayı çok seviyor. Bu, insanların söyleceklerini kısıtlamak asla değil ama bir yanlış yönlendirme yapılıyorsa orada bir nokta koymak lazım. Başkalarının sağlığına zarar veriyorsa orada bir durmak lazım.

SORUN İLAÇ DEĞİL İLAÇLAMAMAK

‘Ispanakta çok zirai ilaç vardı, o zehirledi’ denildi. Halbuki o tarladan gelen üründe hiçbir zirai ilaç kullanılmadığı için yabani otlar yetişmiş. O yabani otların karışması neticesinde bu olay olmuş. Biz, Beşiktaş’ta 10’un üzerinde eve girerek ıspanaklardan numune aldık. Tek tek baktık, hiçbirinde ilaç kalıntısına rastlamadık. Aksine ilaç katılmadığından dolayı yabani bir üreme var.

SİNCAP KESİNTİSİZ ZIPLAYACAK 

(Ekilen fidanların tutmayacağı iddiası) Bu kampanya milletin kampanyası haline geldi. Bu motivasyonu kırmaya kimsenin hakkı yok. 100 fidan dikersiniz 85’i tutar. Burada yüzde 90’ın üzerinde başarı gözüküyor. Bizim mücadelemiz, Edirne’den bir sincap zıpladığı zaman hiç yere değmeden Artvin’e gidene kadar sürecek.

ORMANLARDA TAŞ MI KULLANALIM?

(Orman yangınlarında helikopter kullanımı) Ne kullanalım? Taş devrindeki gibi taşları mı kullanalım? Dünyada da örneklerine bakarsanız, helikopter daha fazla kullanılıyor. En verimli uçak, yeni alacağımız uçaklar da dahil, 1 ton su atma maliyeti 2.300 liranın altında değil. Ben ona bakarım, saat maliyetine değil. Helikopterin su atma maliyeti 1200 lira. Türk Hava Kurumu’nunkilerin maliyeti 8 bin lira.

KORONAVİRÜS ZAYIFLATIYOR

Çin’den gelen hayvansal ürünler, Türkiye’nin toplam iç pazar ihtiyacının veya ithalatının çok küçük bir miktarı, neredeyse yok denecek kadar az. Virüsün bilinmesiyle birlikte Sağlık Bakanlığı’yla koordineli olarak bu konularda ne yapacağımıza ağırlıklı olarak karar verdildi. Gereksiz, aşırı tedbirler de almamamız gerekiyor. Diğer taraftan da toplum ve halk sağlığını da bir yandan koruyor olmamız gerekiyor. O dengede götürüyoruz. DSÖ’nün, virüsün sayısının azaldığına dair bir açıklaması var. Biraz zayıflıyor.

Share
#

SENDE YORUM YAZ