Tarabya'da Nazım Hikmet'in 122. doğum günü kutlandı

Türk edebiyatının önemli isimlerinden Nazım Hikmet, 122. doğum günü Sarıyer'in tarihi semtlerinden Tarabya'da bir anma töreniyle kutlandı.

Tarabya'da Nazım Hikmet'in 122. doğum günü kutlandı
Tarabya'da Nazım Hikmet'in 122. doğum günü kutlandı
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Tarabya sahilinde bir araya gelen Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Nazım Hikmet Kültür Vakfı üyeleri, Türkiye'nin dört bir yanından gelen katılımcılarla birlikte büyük şairin izinde anlam dolu bir gün geçirdi.

Sabahın erken saatlerinde Tarabya Oteli'nin önünde toplanan Nazım Hikmet sevenleri, bir tekne üzerinden denize karanfiller bıraktı. Jehan Barbur ve Türkü Akbayram'ın sesleri eşliğinde gerçekleşen etkinlik, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve gazeteci yazar Nebil Özgentürk'ün konuk olduğu "Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar" programı ile devam etti.

Sarıyerliler, her yıl olduğu gibi bu yıl da Nazım Hikmet'i unutmayarak, şairin vatan hasretini bir kez daha paylaştı. Başkan Şükrü Genç, Tarabya'da düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, "Her 15 Ocak'ta Nazım ustayı Tarabya'dan hüzünle uğurlarız. Tarık Akan ile her 15 Ocak'ta buluşurduk. Bu vesileyle değerli sanatçımızı da yad etmek istiyorum. Vatanını bu kadar çok seven bir insan nerede ölürse ölsün kendi toprağına getirilmeliydi. Şu anda çok önemli bir mezarlıkta ama onu asıl mutlu edecek şey kendi vatanında kendi toprağında olması olurdu." dedi.

NAZIM HİKMET VE PABLO NERUDA: İKİ ŞAİR, BİR HİKAYE

Programın bir diğer dikkat çekici anı ise Başkan Genç'in, Nazım Hikmet'in sürgünde bulunduğu dönemde Varşova'da karşılaştığı iddia edilen Şilili şair Pablo Neruda ile ilgili anekdotlarıydı. Başkan, "Memleketlerinden, topraklarından uzakta, sürgündeki iki şair Pablo Neruda ve Nazım Hikmet Varşova'da karşılaşır. Birbirlerine Santiago ve İstanbul'da buluşmak için söz verirler ama gerçekleştiremezler. Biz iki şairi heykelleri ile Tarabya'da buluşturacağız." diye konuştu.

Nebil Özgentürk'ün belgeselden bölümler sunduğu programda, Nazım Hikmet'in yaşadığı zorluklar ve sürgündeki hayatına dair ilginç detaylar da paylaşıldı. Özgentürk, "Cezaevinden 1951 yılında çıktığında askere çağırırlar Nazım’ı. Öldürüleceğini düşünerek ülkeyi terk etmeye karar verir. Aynı noktada o ruhu soluyoruz. Nazım’ı sevmemek, ona hayran olmamak mümkün değil. İyi ki doğdun Nazım diyoruz. Küçük İskender, Sunay Akın gibi şairlerin başlattığı sonrasında da Sarıyer Belediyesi’nin sahip çıktığı, Şükrü başkanın görkemli hale getirdiği bir etkinlikle Nazım’ı anıyoruz. Günün sonunda kalan şiirdir, sanattır." şeklinde konuştu.

"NAZIM İLE BÜYÜDÜK, YAŞADIK VE ANLATTIK"

Sanatçı Türkü Akbayram, Nazım Hikmet'in eserlerine duyduğu hayranlığı ve onunla olan bağını "Nazım'ı, evimizin en değerli parçası olan ‘Balaban’ tablosu ile tanıdım." diyerek ifade etti. Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'nde çizdiği bir tablonun ailelerinin kütüphanesinin başköşesinde yer aldığını belirten Akbayram, "Evimizde bulunan büyük kütüphanenin başköşesinde Nazım kitapları vardı. Kendimi bu nedenle şanslı hissediyorum." dedi.

"DÜNYANIN SAYGI DUYDUĞU BÜYÜK BİR ŞAİR"

Programın sunucusu Serhan Asker, Nazım Hikmet'in ülkeyi terk etme nedenini ve dünya çapında edindiği saygıyı vurgulayarak şunları söyledi: "Nazım Hikmet, ülkeyi terk ettiğinde sert eleştiriler almıştı ama gitmekte haklıydı. Çünkü ölüm tehlikesi yaşıyordu. Sabahattin Ali bu ülkede öldürüldü. Nazım Hikmet, hasretle bu kıyıları hep gözetledi. Varna’da, Varşova’da, Küba’da gittiği her yerde. Dünyanın saygı duyduğu büyük bir şairdi."

"NAZIM, YAŞAMIMIZIN BİR PARÇASI"

Nazım Hikmet'in mücadele dolu hayatına tanıklık etmiş sanatçı Jehan Barbur ise "Bırakmıyor ve bir şeyler anlatmaya devam ediyoruz. Nazım ile büyüdüm. Nazım gibi birçok mücadeleye önayak olmuş bir isimle büyüdüm. Onun dokunduğu ya da ona dokunan insanların hayat hikâyeleri ile büyüdüm. Yazıp çizerken ve bir şey anlatırken geri durmamayı salık almış oluyoruz. Bundan da gurur duyuyorum. Nefesimiz, hevesimiz, gücümüz yettiğince." şeklinde duygusal bir paylaşımda bulundu.

Anma etkinliği, Türkü Akbayram'ın seslendirdiği türkü ile son buldu.

22 Oca 2024 - 18:20 - Kültür Sanat

Mahreç  Ramazan Altunsu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.