logo

İDİL-URAL BÖLGESİNDE YARATILAN YAPAY AÇLIK

ZAREMA MEMETOVA

ZAREMA MEMETOVA
zarema@sonsaat.com.tr

 İdil-Ural Bölgesinde
Sovyet Rejiminin Yarattığı Yapay Açlık.

İşte, sovyetlerin dağılmasından sonra ortaya çıkan resmi kayıtlarda Türkistanlılara uyguladığı yapay açlığın özeti.

Ölüm kara kanatlarını açtı. Yeryüzü sanki onun altında kaldı. Çevre korkunç karanlık mezarlıklar, lahitler, öldükten sonra tekrar dirilen canlı ölülerle doldu. İnsanların kalbi buna dayanamadı, hareket edebilenler korkudan dünyanın öbür ucuna kaçtılar. Türkistan, Kafkasya, Sibirya bozkırlarını buradan dağılmış güçsüz hayaletler bastı.

Sovyetlerin 7. Olağanüstü Kongresinde konuşan Turar Rıskulov, Türkistan’da insanların ölü eti yiyecek dereceye geldiğini, ölü etiyle dolu torbalar için insanların birbirini boğmakta olduğunu bildirmişti. 1919 yılının Haziran ayında Taşkent’te gerçekleşen Komünist Partinin kongresinde sunulan bildiride Rusların,Müslümanların ellerinde ne var ne yoksa her şeye el koyduğu ve onları öldürdüğü, Kızıl ordu askerlerin de bu katliam ve yağmaya iştirak ettiği devleti idare edenlerin ise bu mezalime sessiz kaldığı belirtilmişti.

işte, sovyetlerin dağılmasından sonra ortaya çıkan resmi kayıtlarda Türkistanlılara uyguladığı yapay açlığın özeti.

”Kazakistan’daki açlık politikaları, Bolşevik Rusların ülke üzerinde kendi hâkimiyetini sağlamlaştırmak için Lenin ve yoldaşları tarafından suni bir şekilde oluşturulmuş ve kasıtlı olarak uygulanmıştı. Sovyet hükümetince oluşturulan “açlara yardım komitelerinin” sadece halkı kandırmak için kurulduğunu, gerçekte ise açlık çekmekte olan Müslümanlara yardımı bütün gücüyle engellemekte olduklarını; açlık felaketinin ortaya çıkmasına Sovyet hükümetinin kasıtlı olarak sebebiyet verdiğini ve bunu yapmaktaki amacının da Türkistanlıları açlıktan kırarak Moskova’ya karşı isyan edecek gücü yok etmekti. Sovyet hükümetinin yürüttükleri siyaset, Türkistan’ı aç yaşamaya mahkûm ediyor ve Moskova’nın “lütuf ve merhametine” bağlı olarak yaşamaya mecbur ediyordu. Kazakistan ve Türkistan’ın diğer bölgeleri ihtiyaç duyduğu tahılı Rusya’nın iç kesimlerinden almak zorundaydı. Tahılı taşıyacak olan demiryolları da Rusların kontrolü altındaydı. Kazaklar ve diğer Türkistan Türkleri açlık çekmekte iken Kazakistan’ın Aktöbe vilayetindeki Ruslar, ellerindeki fazla gıda mallarını satmaktaydılar. Bu vilayete gelen Türkistanlılar ise Rus askerleri tarafından kovuluyor ve açlıktan ölmeye gönderiliyordu”

Sovyet idareciler zenginlerin mallarına el koyma bahanesiyle Türkistan Türklerini yağmalayıp, Müslümanlardan aldıkları malları kendi milletinden olan Ruslara verdiler, onları doyurdular ve Müslüman Türk ailelerden aldıkları eşyalarla Rusların evlerini süslediler. Bu zulüm sebebiyle milyonlarca Müslüman Türk açlıktan hayatını kaybetmişti.

Tüm Sovyetler boyunca 20 milyondan fazla insan açlık çekmekteydi. Ancak en zor durumda olanlar Kazak Türkleri olmuştur. Kazakistan’da açlık felaketinin yaşandığı yıllarda, Sovyetler Birliği’nde yaşayan halklara uygulanan sürgünler de devam etmekteydi. Milyonlarca Kazak açlık sebebiyle ya hayatını kaybetmiş ya da başka ülkelere göç etmek zorunda kalmışlardı. Buna karşın yüz ölçümü olarak büyük toprağa sahip olan Kazakistan’da sayısı milyonları aşan halk sürgün edilmiş, Böylece Kazak Türkleri 20. yüzyılın ikinci yarısında kendi vatanlarında azınlık konumuna düşürülmüştü.

Bu Makale, Tavrida National V.I. Vernadsky Universitesine Rusca olarak Tercüme Edilmiştir

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BİTCOİN Mİ? BİR KOYUN MU?

    30 Mart 2020 Köşe Yazıları

    RECEP TAŞCI Yıllar öncesinde kredi kartı ne ise bugün kripto para odur. Ayak uydurmak için geçen süre kitlelerin algılama gücü ile doğru orantılıdır. Değişime ayak uyduramayan toplumlar her zaman yok olmuşlardır. İşlemlerini güvence altına alabilmek adına kriptoloji (özel şifreleme sistemleri) kullanan, çalışma şekli itibarı ile nakit paraya alternatif bir değişim aracı olarak tasarlanmış bir dijital varlık Uluslara...
  • SON SÖZÜM

    30 Mart 2020 Köşe Yazıları

    FATİH DADAŞOĞLU Söyledim olmadı sustum olmadı Zulme nefretimi kustum olmadı Benden ırak deyip bunca acıya Vicdanımı ipe astım olmadı Karnı tok olanlar yan gelip yatsın ...
  • ATEŞ CİĞERİMİZİ YAKIYOR…

    29 Mart 2020 Köşe Yazıları

    Anadolu çocuklarına Hamza gibi ağlayan yokmu.? Bu toprakların mayası mıdır gözyaşı, ‪Dinmez mi yüreklerimizi parçalayan acılar? ‪Yine şehitler gözyaşlarımızla yıkanıp yüreğimize gömülecek... Yine acı varıp yakınlarının ciğerine çöreklenecek... Başın sağolsun diyoruz ama acıyı hafifletmiyor işte... Hazreti Hamza’nın (r.a) ağlayanı yoktu Uhud Harbi dönüşü Medine’de herkes kendi yakını için gözyaşı döküyordu. Şehitler için ağlanıyor, yaralananlar için ağlanıyor ve yaralanıp da evinde ölenler için feryadlar yükseliyordu. O hengâmede unutu...
  • VATAN VE ŞEHADET

    29 Mart 2020 Köşe Yazıları

    “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Tarihimiz vatan savunması uğrunda verilmiş nice savaşlar ve nice şehitlerle doludur. Türk Milleti için vatanın apayrı bir anlamı vardır. Ecdadımız canı pahasına yurdunu savunmuş, sayısız şehitler vererek bu güzel yurdu bizlere miras bırakmış,emanet etmiştir. Yine yurdumuzu iç ve dış düşmanlardan korumak, bizleri güvende tutmak adına sınır dışında görev yapan canlarımız şehit oldu. Dil söyleyecek ,kalem yazacak kelime bulamıyor. Boğazımız düğümleni...