logo

KALKINMA

ERDEM TALAŞ

ERDEM TALAŞ
erdem.talas@sonsaat.com.tr

Kalkınma Gelişmiş ülkeler için istikrarlı bir büyümenin, gelişmekte olanlar için ise kalkınmanın sağlanmasın da ekonomik özgürlüklerin gerekli olduğu savunulmaktadır.  Bu yaklaşıma göre, ekonomik özgürlüklerin genişletilmesi, başka bir ifadeyle, piyasa ekonomisi kurallarının işler hale getirilmesi hem öncelikli bir amaç, hem de büyüme ve kalkınmanın temel aracıdır. 

Ekonomik özgürlükler ve büyüme-kalkınma arasındaki ilişkiyi incelemek ve ekonomik özgürlükler açısından Türkiye’nin bulunduğu yeri tartışmaktır.

Eğer, gelir dağılımı adaleti bozuluyorsa, ülkenin eğitim ve sağlık hizmetlerinin yaygınlaşmıyorsa, konut ve sosyal güvenlik hizmetleri geriliyorsa, ulusal gelir top yekun artsa bile, bir kalkınmadan söz etme olanağı yoktur.

Uzun bir dönem boyunca kalkınma- gelişme, ekonomik büyüme ile aynı anlamda kullanılmıştır. 1970’li yıllara kadar kalkınma, ulusal gelir artışı ile ölçülmüş ve endüstrileşmeye dayalı ekonomik büyüme olarak tanımlanmıştır.

Hızlı ekonomik büyüme sergileyen bazı ülkelerin, toplumsal sorunlara çözüm getirememesi, siyasal istikrarsızlık, yükselen işsizlik oranları, eşitsiz gelir dağılımı,  suç oranları ve çevre sorunlarıyla karşı karşıya kalmaları ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığının bir göstergesi olarak kabul edilmiştir.

Büyüme endeksli kalkınma kavramının yetersiz kalması,  kalkınma kavramının yeniden tanımlanmasını ve ekonomik büyüme ile insani gelişme arasındaki ilişkinin ön plana çıkarılmasını sağlamıştır. Kalkınma kavramına insani, sosyal, kültürel, çevresel boyutları da katan yeni kalkınma anlayışı, gelişmiştir.

Örneğin Dünya Bankası’nın kalkınma ölçütleri arasında, birey başına düşen hastahane yatağı sayısından tutun da, ülkedeki eğitim düzeyine kadar pek çok istatistik yer almaktadır.

Tabii gerçek bir kalkınmadan söz etmek için, okur-yazarlığın yükselmesi, eğitilmiş ve uzmanlaşmış işgücünün artması, tüm nüfusun sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınabilmiş olması ve bu arada işsizliğin yüzde 1-2 gibi sayılarda dolaşması gerekir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • AMMAN KALESİ

    26 Mart 2020 Köşe Yazıları

    Şeyma TAŞCI Sebahattin Zaim Üniversitesi İslami Bilimler Fakültesi Amman Kalesi'nin bulunduğu L şeklindeki tepe , Amman'ı oluşturan 7 dağdan biri . Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Amman Citadel ; Müslümanlar , Emeviler ve Romalılar'a ev sahipliği yapmış. Hem cami hem kilise kalıntılarının bir arada olduğu yapı herkesin ilgisini çekebilecek bir kültür mozaiği. Romalılar'dan Osmanlı'ya kadar bir çok imparatorluk kullanmış bu şehri. Yalnızca bir kale değil . Bazilikasıyla , hamamıyla , su deposuyla , ...
  • KARA EYLÜL’ÜN YİTİK KUŞAĞI…(4)

    26 Mart 2020 Köşe Yazıları

    İbrahim Erdem KARABULUT Anayasaya ekledikleri geçici 15.ci madde ile bu işlemi gerçekleştiren 12 Eylül'cüler kendilerini güvence altına  almış olmaları nedeni ile yargılanmalarının önünü de kesmişlerdi. Asmayalım da besleyelim mi diyen zevat ilk idamı soldan Necdet Adalıyı idam ederek göz dağı verirken sağdan Mustafa Pehlivanoğlu'na yağlı ilmek takmıştı. Asker zaten ihtilal öncesi sıkıyönetim ile güvenlik kendisine teslim edilmişken akan kan durmuyor, durdurulmuyor fakat tüm devlet yönetimine el koyduğu gün bir gecede olaylar son buluyordu....
  • LOKOMOTİF YOL ALIYOR

    25 Mart 2020 Köşe Yazıları

    Recep TAŞCI Her dönem en güvenilir yatırım araçlarından biri olarak görülen konut yatırımı, geçtiğimiz yıllarda konut kredi faizlerinin aşırı yükselmesi nedeniyle  yatırımcıyı  başka alternatiflere yönlendirmişti,  2020 yılının ilk aylarından itibaren Konut kredi faiz oranının yüzde 0.79 un  altına inmesi ile birlikte konut piyasasında özellikle ipotekli satışlarda  bir canlanma görülmeye başlandı.  Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK)  istatistiklerine göre; Türkiye genelinde konut satışları 2020 Oc...
  • KARA EYLÜL’ÜN YİTİK KUŞAĞI…(3)

    25 Mart 2020 Köşe Yazıları

    İbrahim Erdem KARABULUT Nihayetinde bu kayıp kuşağın gençleri sağcısı ve solcusuyla toplanıyor karakollarda, okullarda, statlarda anlık mahkemelerle ceza evlerine atılıyor, faili meçhul cinayetler ,olaylar sağcıların işleyebilecekleri sağcılara yükleniyor solcuların işleyebilecekleri cinayet ve faili meçhul olaylar solculara yükleniyor, itirafçılar bulunarak aldatılıp, ifadeleri doğrultusunda iftira attıkları gençler suçlu görülüp cezalara çarptırılıyordu. İşkenceler sorgular idamlar bir birini kovalarken akıl tutulması yaşanıyor, zamanla...