logo

KARA EYLÜL’ÜN YİTİK KUŞAĞI…(1)

İBRAHİM ERDEM KARABULUT

İBRAHİM ERDEM KARABULUT
ibrahim.karabulut@sonsaat.com.tr

İbrahim Erdem KARABULUT

12 Kara Eylül’ünün ‘Yitik Kuşağı’ sınıfında olan 1955 – 1965 arası doğmuş olan bu özel kuşak için en iyi adlandırma yitik kuşak adlandırmasıdır.
Bu on yıl aralığında bulunan 60-61 yıllarını ayrı tutarsak daha da güzel bir anlam kazanır.
Çünkü bu iki yaş kuşağı kara eylülde kara eylülü yaşatanların emrine girmiş askerlik yapan kuşaktı.
Peki kalan yaş dilimini özel kılan yitik kuşak olarak adlandırılmasına sebepler nelerdi gelin birlikte göz atalım.
Bu kuşak kutuplaştırılmanın doruğunu yaşamış bir kuşaktı.

Sokaklar barut kokusu, ayrıştırılmış cadde ve sokaklar, kurtarılmış mahalleler, ele geçirilmiş okullar, hatta ayrı ayrı kahvehanelerde oturulmaya kadar birbirilerine kin ve nefretle bakıldığı bir siyasi kuşaktı.
Solcusu ve sağcısı olarak içlerinde işgal edilmiş bir devleti kurtarma sevdası taşıyan bu her iki düşünce birbirlerini kırarcasına ölümüne çarpışırken, kara eylülün kudretli generalleri darbe için şartların olgunlaşmasını bekliyordu.
Bu olgunlaşmanın adı ülkücülerin solcuları, solcuların ise ülkücüleri öldürmesinin artışı olacaktı. Akşam aynı silahla ülkücü vurulurken aynı silahla sabah bir solcunun vurulması olgunlaşmayı kimlerin sağladığının anlaşılması ise günümüzde dahi muammalığını koruma altına almıştır.                                                                                                                                             Sonuç olarak sokaklar ve caddelerde “kanımız aksa da zafer İslam’ın” ile “Ne Amerika ne Rusya tam bağımsız Türkiye ” sloganları aynı duvarları süslüyordu.
Bu kuşak sokaklarda bir birlerinin kanını dökerken binlerce genç toprağa düşüyor binlercesi taş duvarlarla örülü hücrelerde taştan yastık, soğuk ve ayazdan kendisine yorgan yapıp uyuyordu.
Okumaya çalışanlar TÖBDER ve ÜLKÜ BİR-ÜOB olarak ayrıştırılmış öğretmenlerden eğitim alıyor sağcı olan ağzıyla kuş tutsa TÖBDERLİ öğretmenden not alamazken bir solcunun ÜLKÜ BİR-ÜOB bir öğretmenden not alması ise imkansızdı.
Bu genç nesil sokakta hiç bir şeye bulaşmasa dahi ya sağcı olacak ya da solcu kimliği taşıyacaktı öyle arafta kalmak yoktu.
POL DERLİ bir polis muhitindeki solcu gençleri tanır diğerleri onun için sağcı sınıfına girdiğinden öyle fikrim yok ben ne sağcıyım ne solcu deme şansın yoktu. Paket karakola, öyle şimdiki gibi teli çevir sor yanıt al bunlar hayal dahi değildi. nerede hangi karakolda olduğunu o ilin valisi olsan dahi öğrenme şansın yok, çünkü sokakta toplanan bu gençler keyfe keder tutulur, güya olaylara karışmaması için tedbir olarak toplanır tabiri caizse ” Eşşek sudan gelene kadar dayağını yer ” otururdu.

Şimdiki gibi isimleri polis merkezi olmadığı gibi Ne avukat görüş hakkı nede telefon hakkı diye bir şey yoktu…
Çünkü cep telefonu yoktu masa telefonlarında numara çevirmek için numara yoktu olsada telefon santralı ya arızalı yada teller kopuktu..
POL BİR lisi karşı görüşe, POL DER lisi karşı görüşe indirirdi darbeyi.
Hatta öyle bir dönem yaşandı ki POL BİR ve POL DER bir birilerini kurşunladıkları suçlu olarak da yine bu yitik nesil gençlerden kurbanlar seçilirdi.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YETİM VE KİMSESİZLERE SAHİP ÇIKALIM

    05 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Allah'(c.c)ın bütün fiilleri bir hikmete, bir sebebe bağlı olarak tecelli eder.  O, hikmetinin gereği insanları farklı imkan ve özelliklerde yaratmıştır. Bu sebeple, zengin-fakir; kadın-erkek; hasta-sağlıklı; yetim-yetim olmayan; güçlü-zayıf... insanlar  toplumda her zaman olmuştur. Allah, anne-baba şefkatinden mahrum ettiği yetimleri; maddi ve fiziki yönden eksik bıraktığı kimseleri dünyada yalnız bırakmamış, emirleriyle koruması altına almış ve onlar için özel hükümler koymuştur. Kur'an-ı Kerim'in birçok  yerinde doğrudan veya dolaylı olarak...
  • DÜNYAYI BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE : İŞSİZLİK

    05 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Küresel piyasalarda çift haneli işsizlik endişesi başladı.                   COVID-19 salgını nedeniyle  küresel iş gücü piyasası da nasibini alıyor. Tüm dünyada İş yerleri ve fabrikaların kapanması, üretime ara verilmesi ya da sınırlı sayıda işçi çalıştırılmaya başlanması neticesinde ülkelerde işsizlik oranlarının yükselmesine, işsizliğin çift hanelere doğru gideceğine dair endişelerin  artmasına neden oldu. ABD'de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, salgınının iş gücü piyasasını etkilemesiyle 21 Mart ile b...
  • VİRÜSLER POZİTİF İNSANLARI SEVMEZLER!

    04 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Değerli Dostlar, Bu yazımda sizlerle bir süredir bütün dünyanın savaş verdiği virüs konusunun bir çoğumuz üzerinde yarattığı olumsuz duygular ve bunların davranışlarımıza yansımasıyla ilgili deneyimlediklerimden bahsetmek istiyorum. Konuya endişe ve kaygılarımızın nasıl oluşabildiğinden başlamak istiyorum. Endişe ve kaygılarımızı zihnimizde aynı bir Holywood filminin senaryosu gibi, kendi ellerimizle yazarız. Örneğin, çocuğumuz ergenlik dönemine girmiştir ve bu dönemde kafası dağınıktır, ders notları düşmeye başlamıştır, aslında doğal bi...
  • MAHŞERİN PROVASI

    04 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Bir mikrop dünyayı esir aldı, adeta dize getirdi.Askerlik günleri gibi  şafak saydık, evlere daldık.iyi ki Dünyayı evimize taşıyan  tv var.Her daim elimizin altında, hatta yastığımızın yanı başında şarz aleti  ile birlikte en iyi arkadaşımız  cep telefonlarımız gözümüz, kulağımız oldu.Günlük , haftalık gazeteleri aldırarak ne var ne yok göz  gezdirirken  maçları da  özlemedik değil hazır evdeyken…  Eve  kapanınca neler yapmadık ki..? Yapılanları sosyal medyaya atarak hünerler gösterildi.Kadınlar ...