logo

15 Şubat 2020

KDK’nin verdiği tavsiye kararlarına uyma oranı yüzde 75’e çıktı

KDK’nin verdiği tavsiye kararlarına uyma oranı yüzde 75’e çıktı


Kamu Başdenetçisi Malkoç, Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK) verdiği tavsiye kararlarına uyma oranının yüzde 20’lerden 75’lere çıktığını belirtti.

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinde olan kamu denetçiliğinin, Türkiye’de 2010’daki anayasa değişikliğiyle anayasal kurum haline geldiğini ve 6328 sayılı Kanunla kurularak, 2013’ten beri faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.
KDK’nin, dünyadaki yaygın adıyla ombudsmanlığın ana görevinin vatandaşın hayatını kolaylaştırmak olduğunu anlatan Malkoç, “Vatandaşın, devletin sunduğu hizmetlerde yaşadığı zorlukları ve sıkıntıları, mahkemeye gitmeden çözebilmesi için kurulan bir müessesedir. Bir yönüyle insanımızın hayatını kolaylaştırırken, verdiği tavsiye kararlarıyla yöneticilerimize yol göstermektedir, onlara destek olmaktadır. Bu anlamda faydalı bir kurumdur.” diye konuştu.

“Başvuruları en geç 6 ay içinde sonuçlandırıyoruz”
Kendilerine yüz bini aşan müracaat olduğunu, geçen yıl 21 bini aşkın yazılı başvuru aldıklarını dile getiren Malkoç, “KDK, kendisine yapılan müracaatları en geç 6 ay içinde karara bağlamak zorunda çünkü yasada açık hüküm var. Hızlı çalışan, vatandaşın derdini, sorununu hızlı çözen bir kurumuz. Bu 21 bin yazılı müracaatın yanı sıra 107 bin 899 kişi ya gelmiş bizle yüz yüze görüşmüş veya mail ortamında bizden hukuki destek ve yol gösterme istemiş. Onlara da yardımcı olmuşuz.” ifadelerini kullandı.
Malkoç, Türkiye’de kamu hizmetlerinin kalitesini artırmak, özellikle insan haklarıyla ilgili sorunlarda toplumun hassasiyetini dile getirmek ve hukukun üstünlüğünü temin etmek için çalıştıklarını belirtti.
Son 3 yılda başvuru sayısının hızla arttığını ve 5 binden 20 binlere çıktığını anlatan Malkoç, şöyle konuştu:
“Kamu Denetçiliğinin verdiği tavsiye kararlarına uyma oranı yüzde 20’lerden yüzde 75’lere çıktı. Bunun Avrupa ortalaması yüzde 80’dir. Avrupa’daki kurumlar yüzlerce yıllık, onlarca yıllık geçmişe sahip ama biz kısa zamanda yüzde 75’i bulduk. Vatandaşlar kurumu tanıdıkça güveniyor, güvendikçe sorunların çözüleceğini görüyor ve müracaat ediyor. İdareciler de kurumun kararlarına uyuyor ve hukukun üstünlüğü yolunda Türkiye önemli mesafe alıyor.”

Yapılan çalışmalar sayesinde “Devletin kurumunu devlete şikayet etsek de bir şey çıkmaz.” anlayışının kalktığını vurgulayan Malkoç, TBMM tarafından seçilen yöneticiler olarak devletle vatandaş arasındaki ilişkilerde halkın avukatı konumunda bulunduklarına işaret etti.
“Halktan yanayız. O açıdan şikayetlerden çekinmesinler.” diyen Malkoç, “Vatandaşımız kamu hizmeti aldığı zaman ‘Ne güzel devletim var, ne güzel kamu kurumlarım var, bana hizmet ediyor. Eksik noksan olduğunda ombudsmanlık gibi bir kurum var ve derdimi çözüyor.’ desin. Yani vatandaşımız devletten ve yöneticilerden memnun olsun, hayatı kolaylaşsın, kamu hizmetleri karşısında kendini sahipsiz ve güçsüz hissetmesin. Gayretimiz bu noktada.” şeklinde konuştu.

“Geciken adalet, adalet değildir”
Malkoç, adalete ulaşmada, kolay başvuru, müracaatın ücretsiz olması ve kararın kısa zamanda çıkmasının önemine değinerek, “Geciken adalet, adalet değildir. KDK’ye başvurmanın herhangi bir şekli ve şartı yok. Derdini, sıkıntısını anlatsın, imzasını atsın. Elektronik ortamda, postayla, faksla, aklınıza gelen bütün yollarla bize göndersin. Başvurulardan herhangi ücret almıyoruz, harç, pul parası veya bilirkişi ücreti almıyoruz.” dedi.
Başvuruların yüzde 80’inin elektronik ortamda geldiğini ancak önemli olanın vatandaşı dinlemek, canlı şekilde talebini almak ve kurumu ona anlatmak, tanıtmak olduğunu vurgulayan Malkoç, illerde düzenledikleri “Ombudsman Halkla Buluşuyor” etkinliklerinde sadece vatandaşlarla buluşmadıklarını, valileri, belediye başkanlarını, baroları, sanayi ve ticaret odaları ile sivil toplum örgütlerini de ziyaret ettiklerini kaydetti.
Üniversite öğrencileriyle sıkı diyalog içinde olduklarını belirten Malkoç, “2019 yılında 59 üniversitede KDK’yi, hak arama yollarını anlattık ve 110 üniversitede ombudsmanlık ve adalet topluluklarını kurduk. Sağlık, belediye ve eğitim hizmetlerinden veya refahın bölüşümünden faydalanırken, eşit ve adaletli bir faydalanma olsun, kamu hizmetlerinin kalitesi iyi olsun diye vatandaş ile devlet arasındaki bu köprüyü temin etmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.
Malkoç, çocuklarıyla kavga edenlerin, üniversitede sınıfta kalanların, ihalede kendisine haksızlık yapıldığını söyleyenlerin, eşiyle tartışanların da kendilerine başvurduğunu ancak bunlara bakmadıklarını anlattı. Dünyadaki 8 omdudsmanlık ağının aktif üyesi olduklarını dile getiren Malkoç, İslam Ülkeleri Ombudsmanlar Birliğinin de başkanlığını yürüttüklerini, birçok ombudsmanlık kurumuna eğitim verdiklerini ifade etti.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ