enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,4504
EURO
15,3677
ALTIN
787,75
BIST
2.085,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
6°C
İstanbul
6°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
4°C
Çarşamba Açık
8°C
Perşembe Yağmurlu
10°C
Cuma Karla Karışık Yağmurlu
2°C

AMR İBNİ ABESE ES-SÜLEMİ (R.A)

08.05.2020
A+
A-

Amr İbni Abese (r.a.) Süleym oğulları kabilesinin Becile boyuna mensuptur. Ebu Zer Gıfari (r.a.) ile ana bir kardeştir. Ebu Necih veya Nüceyh künyesiyle anılır. Babasının adı Halid, annesinin Remle’dir. O’nun İslam’la şereflenişini, Resulullah (s.a.v) Efendimizle buluşmasını kendisi şöyle anlatmıştır:

“Ben Cahiliye devrinde iken halkın sapıklık üzere bulunduğunu, doğru bir yolda olmadığını biliyordum. Çünkü onlar putlara tapıyorlardı. Halbuki putlara tapmak ne kadar anlamsız ve yanlış bir hareketti. Bundan bir kurtuluş yolu arıyordum. Bir ehl-i kitap adamla görüştüm. Bana: “Mekke’de biri çıkacak, kavminin putlarını reddedecek. O, Putlardan başka bir ilaha davet edecek, sen onu bul.” diye nasihat etti. Bir müddet sonra Mekke’de bir kişinin çıktığını ve kendisinin Allah’ın elçisi olduğunu söylediğini ve yeni din konusunda önemli haberler verdiğini duydum. Bineğime atlayıp derhal o zata geldim.

Kureyşin eza ve cefasından dolayı onun ortalıkta görünmediğini öğrendim. Onunla görüşmenin yollarını aradım. Nihayet kendisine Ukaz tarafında ulaştım. Yanına vardım ve: “Sen kimsin?” dedim. O da: “Ben Peygamberim” dedi. “Seni kim gönderdi?” dedim. “Beni, Allah gönderdi” dedi “Ne ile gönderdi?” dedim. O da: “Tek ve ortağı olmayan Allah’a ibadet etmek, kan dökmemek, putları kırmak, hısım ve akrabaları gözetmek, Allah’ı bir bilip O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak vazifesiyle gönderdi.” diye cevap verdi.

Amr İbni Abese aradığını bulmuştu. Gönlünde iman nuru parlamıştı. İki Cihan Güneşi Efendimize bir soru daha sordu: “Bu konuda sana yardımcı olacak kimler var?” dedi. “Ebu Bekir ile Bilal yanımda” buyurdu. Amr ibni Abese’nin gönlü ışıdı ve kelime-i şehadet getirerek İslam’a girdi. Böylece, ilk müslümanlardan olma şerefini elde etti.

Amr İbni Abese (r.a.) bundan sonraki hayatını yine kendisi şöyle anlatıyor:

“Ben İslam’a girince Resulullah (s.a.v) Efendimizin yanından ayrılmak istemedim. Ya Resulullah! Sana yardım etmek üzere yanında kalmak istiyorum” dedim. Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz yaşadığı mevcut şartları dikkate alarak; “Şimdi sen memleketine dön. Ne zaman benim meydana çıktığımı, İslamiyeti açıkça tebliğ etmeye başladığımı duyarsan o zaman yanıma gel” buyurdu.

Ben ailemin yanına döndüm. Süleym oğulları içinde uzun süre kaldım. Gelen giden yolculardan haber almaya çalışıyordum. Bir ara Resulullah (s.a.v)’in Medine’ye hicret ettiğini duydum. Medine’den bizim taraflara gelenlere: “Medine’ye gelen o zat ne yaptı?” diye sordum. Onlar da: “Halk hep ona koşuyor, onun dinine giriyor. Kavmi onu öldürmek istemiş, başaramamış” diye cevap verince gönlüm rahat etmedi. Derhal Medine’ye gitmek üzere hareket ettim. Resulullah’ın huzuruna vardım ve: “Ya Resulullah! Beni tanıdınız mı?” dedim. Efendimiz: “Evet!.. sen Mekke’de bize gelen kişi değil misin?” buyurdu. Bana şunları sormuştun, ben de sana, şöyle şöyle cevap vermiştim diyerek kendisini unutmadığını gösterdi. Bu sevgi ve yakınlığı görünce tekrar Efendimize: “Ya Resulallah! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret; bana namazı öğret!” dedim. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) bana şunları öğretti:

“Sabah namazını kıl. Sonra güneş doğup bir mızrak boyu yükselinceye kadar namaz kılma. Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından doğar. Kafirler de o zaman secde ederler. Sonra dikilmiş mızrağın gölgesi azalıp bitinceye kadar nafile namaz kıl. Çünkü namaz isbatlı şahitlidir. Sonra ara ver. O vakitte cehennem kızdırılır. Gölge döndüğü zaman öğle namazını kıl. İkindiye kadar kılmaya devam et. İkindiden sonra güneş batıncaya kadar ara ver. Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından batar, kafirler de o zaman güneşe secde ederler.” buyurdu.

Amr İbni Abese (r.a.) abid ve zahid bir hayat yaşadı. İstiğfar dilinden düşmezdi. Devamlı tevbe ederdi. Mekke Fethi’nden önce Medine’ye hicret etti. Resulullah (s.a.v) efendimizin yanından ayrılmadı. Mekke’nin fethine, daha sonra da Taif muhasarasına katıldı. Suriye üzerine gönderilen orduda görev aldı. Yermük savaşında Halid İbni Velid (r.a.)ın süvari birliklerine kumanda etti. 38 hadis-i şerif naklettiği rivayet edilmektedir. Büyük bir ihtimalle Hz. Osman (r.a.)’ın halifeliğinin son yıllarında Şam taraflarında vefat ettiği tahmin edilmektedir.

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.