enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,4921
EURO
15,4117
ALTIN
790,00
BIST
2.090,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
6°C
İstanbul
6°C
Az Bulutlu
Salı Yağmurlu
3°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
8°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
9°C
Cuma Çok Bulutlu
3°C

EBU DAHDA (R.A)

13.05.2020
A+
A-

Ebu Dahdah (r.a)  Ensar’ın hatibi olarak tanınırdı. Kudaa kabilesinin Beli kolundan Amr ibni Avf’ın himayesi altında yaşardı. Asıl adı “Sabit İbni Ed-Dahdaha” olup, “Ebu’d-Dahdah” künyesiyle meşhur olmuştur. (İstiab, IV, 1646-1647)

Ebu Dahdah (r.a) ilim aşkıyla doluydu. İslami konuları öğrenmek için gayret eder ve soru sormaktan çekinmezdi. Onun Fahr-i Kainat (s.a.v)  Efendimiz’e iki konuda sorduğu sual ve aldığı cevap vardır. Bu iki hatırası kaynaklarda şöyle nakledilmektedir:

Abdullah ibni Mes’ud (r.a) anlatıyor:

“Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için Allah’a güzel bir borç (isteyene faizsiz ödünç) verecek yok mu? Darlık veren de bolluk veren de Allah’tır. Sonunda sadece O’na döndürüleceksiniz.” (Bakara: 245)

Karz-ı hasen (Allah’a güzel borç verme) hakkındaki bu ayet-i kerime nazil olduğunda Ebu Dahdah (r.a) Resulullah’a (s.a.v) gelerek:

“–Ya Resulallah! Allah bizden borç mu istiyor?” diye sordu.

Resulullah (s.a.v) Efendimiz de:

“–Evet, ey Ebu’d-Dahdah, Allah borç istiyor!” diye cevap verdi.

Bunun üzerine Ebu’d-Dahdah (r.a) Resul-i Ekrem (s.a.v)  Efendimiz’in eline sarıldı ve:

“– Ya Resulallah! Ben, içinde 600 hurma ağacı bulunan bağımı Allah’a borç (karz-ı hasen) olarak veriyorum!” dedi.

Sonra da yürüyerek bağına geldi ve kapısında durdu. Hanımı çocukları ile birlikte orada idiler. Hanımına seslenerek:

“–Ey Ümmü Dahdah! Bahçeyi boşaltın! Çünkü ben bu bağı Allah’a borç verdim…” dedi. Hanımı da ona:

“– Ey Ebu’d-Dahdah! Çok karlı bir alışveriş yapmışsın! Allah alışverişini mübarek kılsın.” dedi. Hemen bahçeden çıkarak orayı Allah Resulü’ne (s.a.v)  teslim ettiler. Ebu Dahdah’ın (r.a)  bu hareketinden Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz pek memnun oldu ve ona iltifatta bulundu. Peşinden şöyle bir müjde verdi: “- Cennette Ebu’d-Dahdah için hazırlanmış, dalları sarkan nice iri hurma ağaçları var!” buyurdu. (İsabe, VII, 100-102 ; Müslim, Cenaiz, 89; Ahmed, III, 146)

Ebu Dahdah’ın (r.a)  Resul-i Ekrem (s.a.v)  Efendimiz’e ikinci sorusu aile ile alakalı hanımların halleri ile ilgili idi.

O, bir gün bir gurup sahabe ile birlikte Mescid-i Nebi’de, İki Cihan Güneşi Efendimiz’in huzurunda oturuyordu. Zihnini meşgul eden hanımların halleriyle ilgili hususun o güne kadar değişmeden eski devirlerdeki gibi devam etmesi gönlünü rahatsız ediyordu.

Zira Cahiliye döneminde insanlar, Mecusi ve Yahudilerin yaptığı gibi hayızlı olan kadınları evlerinde barındırmaz ve onlarla beraber yiyip içmezlerdi. Bu durum İslam geldikten sonra da bir müddet devam etmişti.

Ebu Dahdah (r.a) gönlünü ve zihnini meşgul eden bu konuyu Fahr-i Kainat (s.a.v) – Efendimiz’e sorup öğrenmek istedi ve şöyle dedi:

“-Ya Resulallah! Hayızlı kadınlara karşı nasıl davranalım? Onlara yaklaşalım mı, yaklaşmayalım mı?” diye sordu. Bunun üzerine şu ayet-i celile nazil oldu:

“-Sana kadınların ay halinden sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın…” (Bakara: 222) buyruldu.

Allah Teala hazretlerinin bu ayet-i celileyi inzal buyurması Ebu Dahdah’ın (r.a) gönlünü huzurla doldurdu. (Ruhu’l-Beyan Tefsiri c.2, s.343; İsabe Terc. C.1 s.287.)

Ebu Dahdah (r.a) hatibliği ve cesaretiyle de meşhurdur. Onun Uhud günü ashaba haykırışı ile ilgili bir hatırası şöyle nakledilmektedir:

Uhud günü Resul-i Ekrem s.a.v)  Efendimiz’in şehit olduğu haberi yayılmıştı. Bir kısım sahabiler de etrafından dağılmaya başlamıştı. İşte bu sırada Ebu Dahdah (r.a) ashab-ı kirama şu hitabetiyle cesaret vermiş ve onların dağılmasını önlemiştir. Onlara şöyle seslenmiştir:

“-Ey Ensar topluluğu! Eğer Muhammed öldürüldüyse, şüphesiz Allah diridir, ölmez. Dininiz uğrunda çarpışın, dininizi savunun!”.

Bu sesi duyan ashab-ı kiram hemen toparlanmaya başlamış ve hep birlikte düşmana karşı bir hamle yapmışlardır. O esnada karşısına çıkan Halid ibni Velid’in bir kılıç darbesi ile Ebu Dahdah(r.a)  şehit düşmüştür. (İsabe Terc. C.1 s.287; Vakıdi, Meğazi)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.