enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
8,6550
EURO
10,1630
ALTIN
491,97
BIST
1.398
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
24°C

İLK HEDİYE

21.08.2021
A+
A-

Ah canım babacığım, o masmavi gözleri yine buğulandı. Bir şeyler paylaşacak benimle belli, heyecanlandım. Böyle anlar benim en kıymetlimdir. Benim babam hoş sohbet bir adamdır. Değerini bilene küp küp hazine gibidir sözleri.

  • Dün otobüse bindim, dedi. Eczaneden küçük torun için aldığım emziği iade edecektim. Ambalajını bile açtırmadılar, “Biz çocuğumuzu o tür şeylerle aldatmayacağız” dedi anne babası.

Belli ki biraz alınmış babacığım:

  • Aman baba sen de, bırak nasıl istiyorlarsa öyle yapsınlar. Çocuğu susturamayınca anlarlar, dedim. Tipik bir görümceyim ben de.

Benim babam çok şık, temiz giyinen, donanımlı bir beyefendidir. Bulunduğu ortamda hemen fark edilir. Artık araç kullanamayınca evinin önünden geçen otobüse biner, şehir merkezine çabucak ulaşır.

  • Otobüsün ön kısmı doluydu ama arkalarda yer vardı, dedi. Ben hemen kapının yanında idim. İkinci durakta orta yaşlı bir hanım bindi. Şoförün arkasındaki koltuğun önünde durdu. Kulaklıklarını takmış, yüzünü cama dönmüş bir kadındı hanımın hedefindeki. Başladı söylenmeye: “Saygı yok, bu yaşta ayakta duruyorum. Bir de müzik dinliyor, görmemezlikten geliyor. Böyle gençlik mi olur, yazıklar olsun!”

 

  • Ses tonu gittikçe yükselmeye başladı. Dolayısıyla otobüsteki bütün yolcuların başı bu tarafa döndü. Genç kadın kulaklıklarını çıkardı. Tebessüm ederek bir eliyle de karnını tutup “Ablacığım kalkamam kusura bakma yer veremem, hamileyim de.” Hanım sinirden kıpkırmızı olmuş: “Sen benim kim olduğumu biliyor musun saygısız? Senin doğuracağın çocuktan ne hayır gelir bu vatana, inşallah ölür o çocuk!” demez mi? Dayanamadım, ayağa kalktım. Hanımefendi gelin buraya oturun uzatmayın lütfen, dedim. Yok, ben öyle dememişim gibi hanım susmak şöyle dursun asabi hareketlerle sanki düşmana savaş açmış, sürekli “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”… Genç kadın ayağa kalktı, ağlıyordu. “Ablacığım, sen ne diyorsun? Ben bu bebeği 16 senedir bekliyorum. Evlat hasretiyle yanıp kül olmuşum. Sen bunu bana nasıl söyleyebilirsin?” Otobüsteki yolcular da hanıma söylenmeye başladılar. Tam bir karmaşa… Ama ne çare, hanım bir türlü susmuyordu. Herkese laf yetiştirmeye uğraşıyordu. Bir ara göz göze geldik. Evet, hanımcağız rahatsızdı. Gözler kalbin aynası ve iç âlemin hastalıklarının teşhis yeri. Susmuyordu yani susamıyordu. Hanıma iyice öfkelenen yolculara dönüp el hareketleriyle kadının hasta olduğunu anlatmaya çalıştım.  Otobüs hareket halinde olduğundan yerime de oturamadım. Keşke yaşanmasaydı bütün bunlar diye düşünürken genç kadın yanıma geldi. “Amca size sarılabilir miyim?” dedi. Başımla olur işareti verdim. Başını omzuma yaslayıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Ağlama kızım dedim ama ben de başladım ağlamaya. Ağlama güzel kızım, bebeğini düşün o da üzülür şimdi. Sen ne güzel bir anne olacaksın lütfen üzülme, dedim. Aklıma ceketimin cebindeki emzik geldi. Al bakalım yavrunun ilk hediyesi benden olsun, diyerek verdim. Benim iki kızım var bir kızım da sen ol, ne olur kabul et küçücük bir hediye.

Babamın deniz gözleri yine ağlıyordu, e tabi beni de ağlattı. Hasta ve yaşlı otobüsü olarak tanıdığımız otobüsümüz ne duygusal saat geçirmiş meğer.

Yakışıklılığı ve şıklığı ile her zaman övündüğüm babacığım artık bizimle değil. Sohbetini çok özledim. Sabahları muhlama yemeyi, beraber siyaset yapmayı, “Bu ülkeye bir çivi çakanın kölesi olurum, benim ömrümden al onlara ver Allah’ım.” demeni. Şanlı bayrağımızın rozetini şerefle taşımanı çok özledim. Mekanın cennet olsun canım babacığım.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Dr. Kimya Mühendisi Z.gueven dedi ki:

    Harika bir yazı Ayfer Hanım, ellerinize sağlık. Babanıza da Allahtan rahmet diliyorum. İyi yürekli insanların çoğunlukta olacağı bir dünyada yaşamak dileğiyle…

  2. GG dedi ki:

    Hayatında hiç otobüse binmemiş bir arkadaşım bana demişti ki “Otobüste insanlar konuşuyor mu?”, ona bu yazıyı okumasını tavsiye edeceğim, kaleminize sağlık.

  3. osman usta dedi ki:

    Baba evin direği,ana da çatısıdır.İnsan sözden ibarettir vesselam. Rahmetle anılıp yad edilene ne mutlu.Tebrik ederim devamını dört gözle bekliyorum