enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,4504
EURO
15,3677
ALTIN
787,75
BIST
2.085,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
6°C
İstanbul
6°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
4°C
Çarşamba Açık
8°C
Perşembe Yağmurlu
10°C
Cuma Karla Karışık Yağmurlu
2°C

KARA EYLÜL’ÜN YİTİK KUŞAĞI…(1)

22.03.2020
A+
A-

İbrahim Erdem KARABULUT

12 Kara Eylül’ünün ‘Yitik Kuşağı’ sınıfında olan 1955 – 1965 arası doğmuş olan bu özel kuşak için en iyi adlandırma yitik kuşak adlandırmasıdır.
Bu on yıl aralığında bulunan 60-61 yıllarını ayrı tutarsak daha da güzel bir anlam kazanır.
Çünkü bu iki yaş kuşağı kara eylülde kara eylülü yaşatanların emrine girmiş askerlik yapan kuşaktı.
Peki kalan yaş dilimini özel kılan yitik kuşak olarak adlandırılmasına sebepler nelerdi gelin birlikte göz atalım.
Bu kuşak kutuplaştırılmanın doruğunu yaşamış bir kuşaktı.

Sokaklar barut kokusu, ayrıştırılmış cadde ve sokaklar, kurtarılmış mahalleler, ele geçirilmiş okullar, hatta ayrı ayrı kahvehanelerde oturulmaya kadar birbirilerine kin ve nefretle bakıldığı bir siyasi kuşaktı.
Solcusu ve sağcısı olarak içlerinde işgal edilmiş bir devleti kurtarma sevdası taşıyan bu her iki düşünce birbirlerini kırarcasına ölümüne çarpışırken, kara eylülün kudretli generalleri darbe için şartların olgunlaşmasını bekliyordu.
Bu olgunlaşmanın adı ülkücülerin solcuları, solcuların ise ülkücüleri öldürmesinin artışı olacaktı. Akşam aynı silahla ülkücü vurulurken aynı silahla sabah bir solcunun vurulması olgunlaşmayı kimlerin sağladığının anlaşılması ise günümüzde dahi muammalığını koruma altına almıştır.                                                                                                                                             Sonuç olarak sokaklar ve caddelerde “kanımız aksa da zafer İslam’ın” ile “Ne Amerika ne Rusya tam bağımsız Türkiye ” sloganları aynı duvarları süslüyordu.
Bu kuşak sokaklarda bir birlerinin kanını dökerken binlerce genç toprağa düşüyor binlercesi taş duvarlarla örülü hücrelerde taştan yastık, soğuk ve ayazdan kendisine yorgan yapıp uyuyordu.
Okumaya çalışanlar TÖBDER ve ÜLKÜ BİR-ÜOB olarak ayrıştırılmış öğretmenlerden eğitim alıyor sağcı olan ağzıyla kuş tutsa TÖBDERLİ öğretmenden not alamazken bir solcunun ÜLKÜ BİR-ÜOB bir öğretmenden not alması ise imkansızdı.
Bu genç nesil sokakta hiç bir şeye bulaşmasa dahi ya sağcı olacak ya da solcu kimliği taşıyacaktı öyle arafta kalmak yoktu.
POL DERLİ bir polis muhitindeki solcu gençleri tanır diğerleri onun için sağcı sınıfına girdiğinden öyle fikrim yok ben ne sağcıyım ne solcu deme şansın yoktu. Paket karakola, öyle şimdiki gibi teli çevir sor yanıt al bunlar hayal dahi değildi. nerede hangi karakolda olduğunu o ilin valisi olsan dahi öğrenme şansın yok, çünkü sokakta toplanan bu gençler keyfe keder tutulur, güya olaylara karışmaması için tedbir olarak toplanır tabiri caizse ” Eşşek sudan gelene kadar dayağını yer ” otururdu.

Şimdiki gibi isimleri polis merkezi olmadığı gibi Ne avukat görüş hakkı nede telefon hakkı diye bir şey yoktu…
Çünkü cep telefonu yoktu masa telefonlarında numara çevirmek için numara yoktu olsada telefon santralı ya arızalı yada teller kopuktu..
POL BİR lisi karşı görüşe, POL DER lisi karşı görüşe indirirdi darbeyi.
Hatta öyle bir dönem yaşandı ki POL BİR ve POL DER bir birilerini kurşunladıkları suçlu olarak da yine bu yitik nesil gençlerden kurbanlar seçilirdi.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.