YENİDEN UYANIŞ!

Özellikle Müslümanların bugünkü düştükleri durumun yegâne sebebi içinde bulundukları zevk âleminden çıkamayıp, nefislerinin ve emir erlerinin kölesi olmalarıdır.

Düşünsenize 3 milyar civarında bir Müslüman topluluğu yaklaşık 15 milyonluk bir avuç Yahudi’nin karşısına çıkıp ta sen kimsin diyemiyor.

Bunun hesabını vereceğimizi düşünmüyorum.

Müslümanlar arasındaki birlikteliği yok edip dayanışma gücünü kırdılar. Birbirimize sahip bile çıkamıyoruz, bu hale getirdiler. Bugün Avrupa’nın bir devletinde örgüt ya da paramiliter bir güç var mı? Yok. Diğer taraftan Ortadoğu ve Arap dünyasında onlarca terör örgütü var. (Deaş-İşid, El Kaide, El Nusra, Pkk, Pyd, Haşdi Şabi, El Hrameyn, El Murabitun, Ensarul İslam, Ensaruddin, Mısır İslam Cihadı, Cemaatül Ahrar gibi)

Bunun da diğer bir nedeni Müslüman topluluklarının öndersiz bırakılarak devlet adamlarını kendi belirledikleri kişiler tarafından seçilmesi olmuştur.

Bu sayede halkı istedikleri gibi yöneterek, onlara yine istedikleri gibi siyasi, ekonomik, askeri ve fikri ayarlamalar yaptılar.

Müslüman Arap dünyasına bir bakın uyuşturulmuş bir topluluk, makam kaybından korkan liderleri var. Bu da tam onların istedikleri gibi bir tablo olmuştur.

Bugün Müslüman Araplardan fazla insanlıktan nasibini az da olsa almış Hristiyan âlemi bile Gazze zulmüne onlardan fazla tepki gösteriyorlar.

Güney Amerika ülkelerine baktığımızda ya mevcut Büyükelçiliklerini kapatıyorlar ya da geçici olarak da olsa ilişkilerini donduruyorlar.

Oysa Müslüman Araplara baktığımızda özellikle Suudilere Gazze’nin sürekli bombalanmasına rağmen müzik festivalleri yapıyorlar, eğleniyorlar.

Bu durum Müslüman âleminin lidersiz oluşunun en büyük nedenlerinden birisidir.

Osmanlıda halifelik ve saltanat kaldırıldıktan sonra Müslümanların hallerine bir bakın, üvey ya da yetim kalmış bir çocuk gibi önüne gelen tokat atmış.

Diğer taraftan Hristiyanlar ve özellikle Yahudiler girdikleri her yerde ekonomik güçlerini kullanarak en iyi ve en önemli yerleri parselleyerek kritik kararlarda ve yönetimde söz sahibi olmuşlardır.

Bunu iki örnekle açıklayalım; 93 harbinden sonra Osmanlı ağır bir yenilgi alır ve Ruslar Yeşilköy’e kadar gelerek Osmanlı ile Versay anlaşmasını imzalarlar. Bu anlaşmanın maddelerinden bir tanesi de Rusların Taksim’e bir kilise yapması kararıdır. Dönemin padişahı bu maddeye karşılık vermek için Kilisenin karşına bir cami yapma maddesi koydurur. Ruslar kiliseyi 4 yıl gibi kısa sürede yaparlar ama Osmanlı camiyi yapamaz ta ki Sayın Erdoğan 21 Mayıs 2021’de açılışını yapana kadar.

Diğer taraftan, 1957 yılında rahmetli Adnan Menderes, İstanbul’da bir imar hareketine girişmiş, meydanları genişletmiş, yeni caddeler açmıştı. Genişletilmek istenen meydanlardan biri de Karaköy’dü. Burada bugünkü Tatlıcılar müessesesinin bulunduğu yerde iki katlı, minyon, çinko kaplı kadim bir cami vardı. O, yıkılıp yok edildi. Fakat onun önünde, sahil tarafındaki Ziraat Bankası yıkılamadı. Hatta Ziraat Bankası’nı takiben, rıhtım istikâmetinde bir bina yıkıldığı hâlde (şimdi yeniden yapıldı) Ziraat Bankası tek başına ve ortada uzun müddet sağı-solu boş olarak ortada kaldı. Menderes, bu binayı yıkmaya muvaffak olamadı. Çünkü bu binanın balkonunda Hıram Usta’nın elinde çekiç bulunan devâsa bir heykeli vardır. Galata köprüsünden bakıldığında, ayan beyan görülen, dört-beş metre boyundaki bu heykel sebebiyle bu binanın yıkılamamış olduğunu acaba bir bilen var mıdır? Üstelik bu heykelin oraya Osmanlılar zamanında dikilebilmiş olduğunu da düşünürsek, masonluğun Türkiye’deki gücünü anlayabiliriz.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz, lakin Müslüman dünyasının bir an önce uyanması gerekir.

Nitekim bu uyanış Türkler tarafından yapılacaktır ve başta İsrailler olmak üzere tüm katillere, hainlere, terör devletlerine hesabı sorulacaktır.

Selam ve dua ile Allah’a emanet olun.

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Sarıdiken - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.