İSLAM ZİRVESİNDE FİLİSTİN İÇİN GEREKLİ ADIMLAR ATILDI MI?

11 Kasım’da Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği tarafından ortaklaşa düzenlenen 8. Olağanüstü İslam Zirvesi'nin ardından yayımlanan ortak bildirgede, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları savaş suçu olarak betimlemesi talep edilirken, Kimyasal Silahların Yasaklanması Teşkilatı’na İsrail’in kimyasal silah kullanımını araştırması yönünde çağrı yapıldı.

Peki, bu toplantıya hangi ülkeler katıldı?

Afganistan,  Arnavutluk, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Benin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Brunei Darüsselam, Burkina Faso, Cezayir, Cibuti, Çad, Endonezya, Fas, Fildişi Sahili, Filistin, Gabon, Gambiya, Gine, Gine Bissau, Guyana, Irak, İran, Kamerun, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Komorlar, Kuveyt, Libya, Lübnan, Maldivler, Malezya, Mali, Mısır, Moritanya, Mozambik, Nijer, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Surinam, Suriye, Suudi Arabistan, Tacikistan, Togo, Tunus, Türkiye, Türkmenistan, Uganda, Umman, Ürdün, Yemen.

Bu toplantı sonucunda çıkan ortak bildiride, kimyasal silah kullanımın incelenmesi, insani yardıma izin verilmesi, yapılanların savaş suçu olarak kabul edilmesi, 4 Haziran 1967 sınırlarına geri dönülmesi gerektiği, iki devletli bir çözümün olması gerektiği gibi sonuçlar çıktı.

Peki, bu toplantı sonucunda İsrail kendine çeki düzen verecek bir tavır sergiledi mi? Ya da terör eylemlerini durdurarak halkı katletmekten vazgeçti mi?

Hayır!

1947’den bu yana terör devleti İsrail Filistin halkını katlediyor. Ama hiçbir İslam ülkesinden söylemlerin dışında bir yaptırım uygulayan yok.

İsrail’e verilen suyu, doğalgazı ve petrolleri bir kes bakalım tepki ne olacak.

Hava sahanı, mavi sularda dolaşma iznini iptal et; nereye nasıl gidecekler bir görelim.

Çevresindeki tüm ülkeler; kara, deniz ve hava yolları Müslüman ülkelere ait.

Müslüman ülkelerin tüm imkânlarından faydalanıyorlar. Ama bir tane İslam ülkesi kalkıp ta ben hava sahamı İsrail’e kapattım diyemiyor.

Örneğin, Mısır, Lübnan ve Ürdün yukarıda bahsettiğimiz yaptırımları uygulasın asıl hapishane nasıl oluyormuş görsünler.

Tüm Müslüman ülkeler Lübnan’ın askeri kanadı olan Hizbullah’a bel bağlamış, nefeslerini tutmuşlar, ağzı açık bir şekilde Hizbullah ne diyecek, füze atacak mı? Savaş ilan edecek mi? diye onlardan gelecek bir haberi bekliyorlar.

Bu kadar acziyet içerİsindeyiz.

Bitik halde olan Nato ve AB sonuna kadar İsrail’in yanında duruyorlar. Savaş gemilerini, uçaklarını ve mühimmatlarını gönderiyorlar. Daha fazla katliam yapılsın, Filistinli öldürülsün diye!

İnsanlık ayağa kalmış, dünyanın her yerinde ‘’katliama dur’’ eylemleri yapılırken ‘’İslam Birliği Teşkilatı’’ edebi iki satırlık metinden ileri gidemiyor.

Tüm ülkeler çok değil beşer bin asker göndersin, konuşlandırılsın çevre ülkelere, İsrail’in etrafı sarılsın bakalım ne yapacak.

Kapat tüm hava, kara ve deniz ulaşımını nereden, nasıl yardım alacak.

Ortaya çıkan sonuç şu; sadece Filistin değil tüm Müslüman ülkeleri İsrail’in ve Amerikan’ın güdümü altında…

Korkaklıkla insanlığa fayda sağlayamazsınız.

Bu durum İslam’a ve Allah’ın emirlerine de aykırıdır.

Müslüman kardeşini korumak, kollamak ve zulümden kurtarmakla mükelleftir. Yoksa bunun hesabını veremezsiniz ve bedeli çok ağır olur.

Selam ve dua ile Allah’a emanet olun.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Sarıdiken - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.