FİLİSTİNLİ KURTULUŞ ÖRGÜTLERİ

Katil İsrail’in Filistin üzerinde oynadığı insanlık dışı muameleler ve örgütlü bir şekilde Filistin topraklarını gasp etmesi, el koyması sonucunda; bu barbarlığa yok demek için Filistin’de birçok kurtuluş örgütü kurulmuştur.

Bu kurtuluş örgütlerinin temelde Filistin halkının hak ve özgürlüklerini koruma amacı olsa da, aynı zamanda İsrail tarafından getirilen kukla yönetimlere karşı da zaman zaman bir başkaldırış olarak ortaya çıkmışlardır.

Şimdi bu kurtuluş örgütlerin önemli olanlarını kısaca inceleyelim!

Hamas (İslami Direniş Hareketi), kuruluşu 1987’deki Birinci İntifada olarak adlandırılan ayaklanma dalgasına dayanan İslamcı bir kurtuluş örgütüdür.

Hamas’ı kuran Filistin Müslüman Kardeşleri’nin kadroları, örgütün oluşumundan önce yıllar boyunca dini ve toplumsal alandaki çalışmalara yoğunlaşmıştı.

1979 İran Devrimi sonrası bölgede İslamcılık yükselirken, bu kadrolar Birinci İntifada sonrası ise Hamas’ın kuruluşuna karar verdi.

Hamas lideri, din adamı Şeyh Ahmed Yasin’di.

1988 tarihli ilk bildirgesinde amacını İslami bir Filistin devleti kurmak olarak tanımladı. Örgüt, günümüzde İsrail ile Filistin yönetiminin yer aldığı toprakları tarihsel Filistin olarak tanımlıyor ve buranın İslami bir ülke olduğunu savunuyor.

Katil İsrail devletiyle kalıcı bir barış anlaşmasını reddetti.

1991’de örgütün silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları kuruldu. Örgüt ilk yıllarında, İsrail'e yönelik olarak, daha önce bölgede yaygın olmayan intihar saldırısı yöntemini kullanarak adını duyurmuştur.

El Fetih (Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi), günümüzde Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki Filistin Yönetimi’ni elinde tutan parti.

Yıllarca Filistinliler arasındaki en büyük örgüttü ancak bu durum zaman içinde değişti.

1950’lerde Yaser Arafat tarafından kurulan El Fetih, başlangıçta ideolojik olarak sosyalizm ile Arap ulusçuluğundan etkilendi. Genellikle seküler ve ulusal kurtuluşçu ya da milliyetçi olarak tanımlandı. El Fetih, günümüzde Sosyalist Enternasyonal’in de bir üyesi.

El Fetih ilk dönemlerinde, önemli bir bölümü Ürdün ve Lübnan'dan yapılmak üzere İsrail'e birçok saldırı düzenledi.

1969’da Arafat, farklı Filistinli örgütlerin çatı örgütü olan Filistin Kurtuluş Örgütü’nün lideri oldu.

Ancak zaman içinde bazı örgütler, El Fetih’e “etkisiz, yozlaşmış” ya da “çok ılımlı” gibi eleştiriler yaparak çatı örgütünden ayrıldı.

 

El Fetih liderleri, 1990’larla birlikte, iki devletli bir çözüm arayışına dayanan barış görüşmelerine katıldı.

Bu, müzakerelere önem veren El Fetih ile müzakerelere karşı çıkan Hamas gibi örgütler arasında, İsrail'in varlığını kabul edip etmeme ve de mücadele yöntemi konusunda büyük bir kırılma yarattı.

Arafat, 1993’te Oslo Barış Görüşmelerine imza attı. Bu anlaşmaların sonucu olarak Filistin Yönetimi doğdu.

2000’deki İkinci İntifada yani Filistinliler arasındaki ikinci kitlesel ayaklanma dalgası sırasında, El Fetih’le bağlantılı olduğu düşünülen silahlı gruplar ortaya çıktı.

İslami Cihad’ın (Filistin İslami Cihat Hareketi), Gazze’de Hamas’tan sonraki en büyük örgüt olduğu düşünülüyor.

Bu grup da Hamas gibi Müslüman Kardeşler çizgisinde bir örgüt olarak ortaya çıktı.

Örgüt, 1970’lerin sonunda eğitim için Mısır’a giden üç öğrenci tarafından kuruldu.

Bu grup da Oslo Barış Süreci'ne karşı çıktı ve bu dönemde sürecin zarar görmesi için birçok saldırı düzenledi.

Örgütün silahlı kanadının adı, Kudüs Tugaylarıdır.

Hamas, sosyal hizmetler programının da etkisiyle önemli bir toplumsal destek yakalarken İslami Cihad'ın ise Müslüman Kardeşler çizgisinden gelmesine rağmen Hamas gibi bir kitlesel harekete dönüşmediği görülüyor.

Sonuç olarak, Filistin’de kurulan tüm kurtuluş örgütleri temelde Filistin halkının haklarını ve topraklarını savunmak için kurulmuştur.

Bu mücadele, Allah’ın vaat ettiği şekilde, Müslümanlar galip gelene kadar devam edecektir.

Bugünkü durum sadece ısınma hareketleri olarak değerlendirilebilir. İlerleyen süreçte Filistinlilerinde dâhil olduğu Müslümanlar ve Yahudiler arasında çok kanlı ve acımasız savaşlar olacaktır.

Ne mutlu bu mücadelelerde Hakk safında yer alanlara…

Selam ve dua ile Allah’a emanet olun.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Sarıdiken - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.