İslam Aleminin Milletimize Mesajı

Coğrafyaya sığmayan tarihimiz bizi yeni medeniyetin ihyasına çağırıyor. Batının batıl medeniyeti beşere hiçbir saadet getiremedi. Beşeri esir yapan Materyalist kolonyalizm yerini günümüz insanlığını ecir yapan Ahlaksız kapitalizme devretti. Şu vahşi medeniyetin alternatifi olarak değil; hayat ismine layık bir hayatı insanlığa bahşettiği için artık yüzümüzü de gönlümüzü de İslam medeniyetine çevirmeliyiz. İki dünya saadetimizi o medeniyetin kadim kodlarında aramalıyız.

Bu medeniyetin diriltilmesi iki esasa dayanmakta; birisi mazlum İslam coğrafyasının gerçek özgürlüğe kavuşması, ikincisi ise İslam milletlerini birbirlerine bağlayan manevi zincirleri kavrayabilmesi... Bu dirilişin bir yönünü ve yakın bir gelecekte daha geniş bir suretle arz-ı emdam edecek o medeniyetin müjdesini geçtiğimiz kurbanda bir parça hissettim. Kurban ibadet yönüyle Allah’a yakınlığa, hayata bakan yönüyle ise inananların birbirlerine yakınlığına vesile değil midir?

Türkiye’de artık adedini bile tahmin etmekte güçlük çektiğimiz Sivil Toplum Kuruluşları Afrika ve mazlum coğrafyaları topladıkları kurbanlarla şenlendirdi.

Kuşkusuz bu meselede başı Diyanet Vakfı çekiyor. Diyanet Vakfımızla beraber, Türk Filantriopisinin en önemli kurumları olarak Hüdayi Vakfı, Hayrat Vakfı ve İHH İnsani Yardım Vakfı gibi Anadolu Vakıf medeniyetinin kadim ve güçlü temsilcileri ile Beşir Derneği, Çare Derneği ve Sadakataşı Derneği gibi insani yardım faaliyetlerinin emniyet, liyakat, şeffaflık ilkeleriyle kurumsallaştığı derneklerimiz öne çıkıyor. Bu vakıf ve derneklerimiz tarihimizin ve kültürümüzün alem-i İslam’a karşı omuzlarımıza yüklediği misyonu yerine getiriyor.

İslam Aleminin Milletimize Mesajı

Türkiye Yüzyılı hedefinin en önemli ayağını sivil toplum faaliyetleri oluşturacak.

Sivil Toplum Kuruluşlarımız sadece yaptığı insani yardımlarla değil;

- Mülkiyet haklarının çiğnenmemesi

- Kadim mimari mirasımızın korunması ve geliştirilmesi

- İslami finans sisteminin zekat ve diğer iktisadi unsurlarının hayata geçirilmesi

- Eğitim

- Gıda politikaları

- Acil yardımlar ve daha nice nice hizmetlerle mesela Osmanlı Devlet mefkûresini bir cihan hakimiyet anlayışına taşımıştır.

Düşünün ki bu vakıflar Osmanlı Yüzyıllarını gerçekleştirmişlerdir! İslam’ı önce Anadolu’da sonra Balkanlarda yayarak Devleti devlet milleti millet yapmışlardır! Mübarek Nil kıtasının tahılını Süveyş’ten alıp Mekke’nin limanı olan Cidde’ye taşımak suretiyle Haccı mümkün kılan vakıflar (3) yeni Türkiye Yüzyılının inşasında İslam medeniyetini ihya ederek bu hedefi Anadolu ile sınırlı olmaktan çıkarıp gönül coğrafyamıza ulaştıracaktır!

Türkiye bir asra yaklaşan bir zaman diliminde Avrupa ve Amerika’da kendi diasporası da beraber olmak kaydıyla istediği siyasi, içtimai ve iktisadi kazanımları elde edemezken, İslam alemine yönelik çalışmalarının ise çok kısa zamanda geri dönüşleri olduğunu görmekte. 

Bu kurbanda da Moro’dan Filistin’e, Yemen’den Moğolistan’a, Sudan’dan Çad ve Kamerun’a, Zanzibar’dan Moritanya’ya... Türk Stk’ları adım adım gönül coğrafyamızın her yanındaydı. Afrika’dan Asya’ya uzanan kıtalar ötesi yardım faaliyetleri ile Nazlı hilali her yerde dalgalandırdılar. Batının Batıl medeniyetinin çöküşünü İslam’ın terü taze din esasları üzre inşa edilen ve hakiki insaniyet değerleri ile dirilmekte olan iman medeniyetinin inkişafını müjdeliyordu bana bu kurban.

Bu iman medeniyetinin istinat noktası kuvvete bedel haktır ki neticesi adalettir!

Hedefi menfaat yerine fazilettir ki neticesi muhabbettir! Ümmet şuuru, kardeşlik bilinci, insan sevgisi temellidir ki neticesi birlik ve beraberliktir! Bu iman medeniyetinin hayat felsefesi kavga, kaos, kargaşa ve düşmanlık yerine yardımlaşmadır ki neticesi dayanışma ve kalkınmadır!

Bu medeniyette cahil ve zalim insanın bencil hevası değil Rahman ve Rahim olan Hüda’nın şeriatı esastır!

 Biz körü körüne batıyı taklit ve onların peşine sefilcesine takıldıkça asıl yükselişimizin medarı olacak İslam alemine sırtımızı çeviriyoruz.

Halbuki dayanak noktamızda kuvvetimizde gönül coğrafyamızdır! “Zira düşmanın düşmanı, düşman kaldıkça dosttur. Nasıl ki düşmanın dostu, dost kaldıkça düşmandır.” (1)

Bir tarafta gönül coğrafyamız ve mazlum halklar diğer tarafta batıl Batı ve zalim sömürgeci emperyalistler! Şu iki taraf birbirine zıt, hedefleri zıt, menfaatleri zıt olduğundan birincisi dese "Öl!", diğeri diyecek "Diril!". Birinin menfaati bizim çökmemizi, buhranımızı, fakirliğimizi isterken ötekinin menfaati dahi kuvvetimizi - birliğimizi şiddetle arzu ediyor. Bir tarafta ayağa kalkmamızı isteyen ve bu uğurda bizimle bir ve beraber olmak için her şeye hazır olan milletler var öte yanda bizim yok olup gitmemizi dört gözle bekleyen canavarlar var. Biz bizimle olmak isteyenlere yüz çeviriyor diğer alçaklara ise yaranmaya çalışıyoruz. O alçakların siyaseti menfaatlerinden başka bir şey değildir. “Menfaat üzere çarkı kurulmuş olan siyaset-i hazıra; müfteristir, canavar. Aç olan canavara karşı tahabbüb etsen; merhametini değil, iştihasını açar. Sonra döner, geliyor; tırnağın, hem dişinin kirasını senden ister.”(2) Bu Batıya muhabbet yeter. Türkiye’nin geleceği doğu ile tam ve hakiki ittihadı batı ile sulh ve selameti iktiza ediyor. Türkiye yüzyılı bu medeniyet kodlarının anlaşılmasıyla ve uygulanmasıyla hayata geçiyor. Hükümetimiz ve sivil toplumun bütün çalışmaları o yöne doğru teveccüh gösteriyor.

Bu Kurbanın milletimize İslam alemi adına verdiği mesajın özeti asrın başında kaydedilen Bediüzzaman’ın şu cümlelerinde gizli; “Şark husumeti, İslâm inkişafını boğuyor idi; zâil oldu ve olmalı. Garp husumeti, İslâm'ın ittihadına, uhuvvetin inkişafına en müessir sebeptir, bâki kalmalı” …

 

(1) Sünuhat, Sh:46, Envar Neşriyat

(2) Hutbe-i Şamiye, Hakikat Çekirdekleri, sh:110, Envar Neşriyat

(3) Evahir-i Cemaziyelahir 1103/Mart 1692.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Rıza Derindağ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.