Eğitime ve Köşeye Veda

PISA’nın 2022 sonuçları açıklandı. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki ikiye bölünmeye 1 saniye fırsat verilmesin. Aynı testten bu kadar ters yorumlar daha önce görmedim. Bir kesime göre Türkiye eğitim sistemiyle doğru bildiğini yapmaya devam ederek ekonomide olduğu gibi, dış politikada olduğu gibi eğitimde de çağ atlayacağız. Diğer tarafta bir eleştiri bulutu var (ki bu çok normal sonuçlar göz önüne alındığında) ancak karşı politika önerilerini göremiyorum maalesef. Sadece kamuoyu yanlış yere odaklanmıyor. Siyasi figürler de bu sonuçları henüz düzgün tahlil etme adına bir aksiyon görmedim. 

Gelelim sonuçlara. 2003 yılında 40 ülke katılırken, 2015’te 72, 2018’de 79 ve son olarak PISA 2022’de bu sayı 81’e çıktı. 

Nesil itibarıyla bilgiye erişimi daha kolay bir nesil var. Biz Dünya’nın çoğu ülkesine göre daha iyi durumdayız. Merak endeksine göre ilk 10’dayız. Öğrencilerin kapasitelerini eğitim sistemimiz yeterince desteklemiyor. 

Türkiye;

Matematikte 39.sırada. Matematik okuryazarlığında öğrencilerin %39’u temel beceri düzeyinin altında. Fende 34.sırada. Kendi dilinde okumada 36. sırada. Okuma alanında öğrencilerin %29’u temel beceri düzeyinin altında. 

Yukarıdaki temel sonuçlara göre okumada 4, matematikte 3 ve fende 5 sıra yukarı çıktı. Bu sonuç yetmez ama evet bir yükseliş var. Yalnız şunu unutmamak gerekir ki; bütün bu sıralamalarda OECD ortalamasının altındayız.

Utancın rakamları

Yaşam memnuniyeti açısından 73.ülke arasından sonuncuyuz. Yiyecek almaya parası olmadığı için haftada en az bir defa öğün atlama oranının Türkiye'de yüzde 19 olmasında. (Ölçüm yapılan 68 ülke içinde 16. sırada-OECD ortalaması % 8) TR'de dağılım şöyle: Her gün % 2 haftada 4-5 kez % 2, haftada 2-3 kez % 5, haftada en az 1 kez %11 (toplam % 19)

491 sayfalık PISA raporunu Türkçe’ye çeviren MEB, özette yetersiz beslenmeye yer vermedi. Yanlış olan konuşulmayınca çözülüyor mu? Pes doğrusu!

Çalışmanın önemli bulgularından biri, öğrencilerin yüzde 28'i okul ortamında yalnız hissetmekte, yüzde 26'sı ise okulda dışlanmış ya da dışarıda bırakılmış hissetmekteler (bu, OECD ortalamasına göre sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 17). Bu durum, 2018'e göre Türkiye'deki öğrencilerin okula aitlik duygusunun azaldığını gösteriyor. Ayrıca, öğrencilerin yüzde 44'ü hayatlarından memnun olmadıklarını belirtmiş durumda.

Öğrencilerimiz fevkalade kötü biçimde kaygı duyuyor hayattan. Okul ortamı onların özgüvenini düşürecek şekilde devam ediyor. Düzgün beslenemiyor. Her 10 öğrenciden 3’ü okuduğunu anlamıyor. Mevcut öğrenciler dönememek üzere gitme kararını daha kolay alabiliyorlar. Bu ortamda nasıl buluş yapacak, ekonomide sınıf yükselmemizi sağlayacak üretimleri yapacak veya bilimde çağ atlatacak nesiller yetişecek? Tek cevap eğitimde gizli. 

Veda

Bugün burada son saatlerimi ayırarak yazdığım bu yazımla Son Saat’e veda ediyorum. Bu köşede sizlere yazdığım her yazı benim için önemliydi. Sizlerle paylaştığım düşüncelerim, fikirlerim ve deneyimlerim üzerine kurulu bu köşe, bana çok şey kattı.

Ancak, hayat bazen farklı yönlerde ilerlememi istiyor. Bu sebeple, bu köşede yazma vaktimin sona erdiğini hissediyorum. Ancak bu, bir veda değil, daha çok bir "hoşça kalış". Burada geçirdiğim zamanın değerini bilmek ve sizinle paylaştığım her şey için teşekkür etmek istiyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar YAĞIZ KUTAY - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Can Erdoğan - Ben de teşekkür ederim. Kaliteli yazılarınız özlenecek.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Aralık 15:15