İNDİRİM (Mİ) ? BİNDİRİM (Mİ) ?

Yaşasın İndirimler başladı...

Koşun AVM lere, koşun marketlere...

Ya da akşam oturun koltuklara, alın  leptoları, cep telefonlarını gece yarılarına kadar çılgınlar gibi alışveriş yapın.

Durun durun hemen koşmayın...

Yok öyle bir şey.

Genellikle ihtiyaç dışı ve kontrolsüz bir şekilde aşırı alışveriş yapma arzusu, yoğun bir zihinsel meşguliyet durumunda olan toplumun psikolojisini bildikleri için bu yol her zaman doğru bir yol olmuştur.

Tıp dilinde Bu durumun adı Onyomani hastalığı

Aman Dikkat… Sizde yoksa bu hastalığa mı kapıldınız?

Her taraf tuzakla dolu, hele internet aman dikkat.

İnternet siteleri özendirici ve aldatıcı reklamlarla dolu.

İhtiyacınız olmasa da insanın alası geliyor.

Birçok marka, farklı özendirici slogan ve reklamla sözde indirim adı altında birbirleri ile yarışıyor.

Bu indirim çılgınlığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tüketimi körüklüyor.

Kapitalizmin amacı bu, herkes görevini yapıyor.

Fakat biz tüketiciler bu tuzağa bile bile düşüyoruz.

İndirim olmadığı gibi birde bindirim var.

Ama haklarını yemeyelim, bunun kılıfını bulmuşlar.

Nasıl mı?

Şöyle ki; Malum ortalama aylık enflasyon  % 3,5 İle 5.5 oranında artıyor.

Bunun üzerine kredi kartları ile satış yaptıkları için, bankaların uyguladığı aylık komisyonu ekleyip.

Ürünün fiyatına yansıtarak fiyatını şişiriyorlar.

Sonra da o fiyatın üzerinden şu kadar indirim yaptık diye tüketicinin gözünü boyuyorlar.

Yani masa başı operasyonla hile-i şeriye ile satış yapıyorlar.

Adına efsane cuma deseler de, çılgın pazar deseler de, kapatıyoruz deseler de 

İhtiyaç yoksa almayın gerçekten indirim yok.

Bunu şöyle daha somut hale getirecek olursak,

İlçe kaymakamlıklarında bulunan tüketici hakem heyetleri önündeki dosyalar mahkeme arşivlerindeki dosyaları geçmiş durumda.

Tüketici hakem heyetleri özellikle sahte, defolu veya farklı ürünler nedeniyle iş yoğunluğundan dosyaları aylar sonra görüşebiliyor.

Aslında çılgın indirim yok.

Çılgın alışveriş ve çılgın tüketim var.

Bir saniye duralım ve kendimize bir dur diyelim.

Göreceksiniz İhtiyaç hasıl olduğunda pahalı da alsanız kardasınız.

Geçen haftaki yazımızda serbest piyasadan bahsetmiştik.

Serbest piyasada bir ürünün fiyatını satıcı değil alıcı belirler.

Tamda burada. Diyoruz ki;

İhtiyaç olmadan gereksiz aldığımız her ürün fiyatını yukarı taşır.

İhtiyaç oldukça alınan ürün fiyatı aşağı çeker.

Sonuç;  suçlu satıcı değil, tüketicidir.

Her indirim oyununa koşarak gidersek yüksek fiyatlardan şikayet hakkımız olmaz.

Onyomani hastalığından kurtulalım.

Yaşasın sade yaşam.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar RECEP TAŞCI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.