PARASAL SIKILAŞTIRMA & RESESYON

Son günlerde sık sık duyduğumuz bir kelime parasal sıkılaştırma.

Aslında reel ekonominin içinde yeri olmayan toplumun çoğunluğunu’ da hiç ilgilendirmeyen bir kelime.

Fakat toplumu doğrudan etkilediği için biraz bahsedelim dedik.

Parasal sıkılaştırmanın tarifiyle başlayalım bu haftaki yazımıza…

Piyasada bulunan yüksek para arzı seviyesini düşürmek amacıyla uygulanan para politikası olarak tanımlanıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından uygulanan sıkı para politikası genellikle yüksek enflasyon düzeyini düşürmek amacıyla kullanılıyor.

Yüksek enflasyon durmadan devam ediyor, bir süre ’daha da devam edecek gibi görünüyor.

Henüz ateş sönmediği için ekonomi yönetimi ateşi düşürmek için çeşitli enstrümanları kullanmaya devam ediyor.

Bunlardan biri de sıkı para politikası.

Bu yöntem doğrumu dur? Doğrudur. Fakat ateş çok yüksek, bu ateşi düşürmek kolay değil tek başına bir işe yarayıp yaramayacağını ekonomi yönetimi de bilmiyor.

Bilmiyor diyoruz çünkü deneme yanılma yolu politikası uyguluyor. Geçtiğimiz yıl uyguladıkları faiz politikaları gibi.

2024 Ocak ayında memur, işçi, emekli, dul, yetim ve asgari ücretlinin önceki yıllara göre gelirlerinde ciddi artışları oldu.

Oldu olmasına da alım gücüde hiç olmadığı kadar düştü,

Vergiler, cezalar, kat be kat arttı.

Kiralar, temel ihtiyaçlar, gıda, giyim kuşam zaruri giderler her gün artmaya devam ediyor. Durdurulamıyor.

Yakıtın litresi Kırkbir’ kere Maaşallah  kırkbirleri geçti ellilere doğru gidiyor.

Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan en ucuz yakıt ve yakıttan en az vergi alan ülkeyiz demişti.

Demek oluyor ki daha çıkacak görünüyor.

Fakat ülke Resesyona girmek üzere ekonomi yönetimi bunu hesap etti mi? Bilemeyiz.

Resesyon ya da diğer adı durgunluk, ekonomik faaliyetlerde genel bir düşüş olduğunda ortaya çıkan bir iş döngüsü daralmasıdır.

Piyasalarda durgunluk kendini hissettirmeye başladı. Birçok sektörde yaprak kımıldamıyor.

Ekonomi yönetimi bir taraftan üst üste pozitif büyüme gerçekleştirdiklerini söylerken, bir taraftan Resesyon riskini göz ardı ediyor.

TUİK‘ in açıkladığı reel enflasyonla hissedilen enflasyon arasındaki uçurum gibi.

Gelinen neticede durgunlukla mücadelede kamu harcamaları siyaseti, ekonominin tam çalışma düzeyinde balansa kavuşabilmesi için özel harcamalardaki yetersizliklerin, kamu harcamaları ile giderilmesi neticesini doğurmaktadır.

Bu tür bir politika ile milli gelir düzeyinin düşmesi önlenmiş, özel sektör harcamalarının azalmasına mani olunmuş ve ekonomideki daraltıcı güçler ortadan kaldırılmaya çalışılarak genişleme sürecine sokulmuş olacaktır.

Durgunlukla mücadelede, kamu harcamalarını aynı düzede bırakarak vergileri azaltma yoluna gidilebilmektedir. Vergileri azaltma politikasının etkinliği için verginin konusunun geniş olması gerekir ki vergi indirimlerinden daha çok kişi istifade ederek, kullanılabilir gelir artarak kişilerin tüketim ve yatırım harcamalarında artış sağlanabilecektir.

Bizde ise tam tersi uygulanmaktadır. Olabildiğince vergi artışları, vergi tahsilinde istenilen rakamlara ulaşılamayınca da af getirilmesi gibi

 Vergisini verene ceza, vermeyene mükafat. Bu döngü daha ne zamana kadar devam edecek.

Resesyon mu? Parasal sıkılaştırma mı?

O da ne bize bir şey olmaz.

Ver coşkuyu 31 Mart seçimlerine kadar partilerin seçim şarkıları ile coşarız.

Ne de olsa müzik ruhun gıdasıdır. Bu gıda bize iki üç ay yeter.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar RECEP TAŞCI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.