DUVARSIZ ÜNİVERSİTE KARARI YANLIŞTIR!

İstanbul Üniversitesi, tarihi bir karara imza atarak tüm kampüslerini halka açtı. Rektör Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, bu kararı "duvarsız üniversite" konseptini benimsemelerine bağladı ve "Üniversitenin kapısı parmaklıklarla kapalı olamaz" dedi.

İstanbul Üniversitesi, Türkiye'nin en önemli üniversitelerinden biri olarak, tüm kampüslerinde yeni bir dönemi başlatıyor. Rektör Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar'ın öncülüğünde alınan kararla, üniversitenin Beyazıt başta olmak üzere tüm yerleşkeleri, yerli ve yabancı ziyaretçilere açık hale geliyor. "Üniversitenin kapısı parmaklıklarla kapalı olamaz" diyen Zülfikar, bu adımın 28 Şubat sürecinin karanlık günlerinden kalan izleri silmeyi amaçladığını belirtti.

Bu karar görünüşte akıllara olumlu olarak yansıyabilir. Lakin Türkiye gibi terör tehdidinin en fazla olduğu bir ülke için doğru bir karar değildir.

Çünkü bu konuda üniversitelerin karnesi çok iyi değildir.

Üniversiteler terör örgütlerinin ve diğer ülkelerin hedef noktalarıdır.

Buradan elde edilen taraftarlar kendileri açısından etkin reklam yapma, eleman bulma ve istihbarat getirme açısından çok önemlidir.

Gençliklerinin en ideal çağlarında olan bu öğrencileri yönetmek, yönlendirmek ve kullanmak çok daha kolay olmaktadır.

Zaafları belirlenen öğrencilerin bünyeye kazandırılmaları çok kolay olmaktadır.

1960 yıllarında ‘’68 Öğrenci Hareketi’’ olarak adlandırılan dönemin başını Deniz Gezmiş’in çektiği olayların önemli bir kısmı İstanbul Üniversitesi'nde gerçekleşmiştir.

Yine sağ sol olaylarının olduğu 80’li yıllarda İstanbul Üniversitesi dâhil birçok üniversitede kanlı olaylar meydana gelmiştir.

Türkiye’nin dış mihraklar tarafından bu kadar baskı altında tutulduğu ve takip edildiği bir dönemde bu karar doğru bir karar değildir.

Bundan sonra ki süreçte eylemlerin hedef noktası İstanbul Üniversitesi olabilir. Böylesi bir durumda rektör bunun hesabını nasıl verebilir.

Bir Avrupa ülkesi olsanız bunu anlarım!

Çünkü oralarda terör ve terör odaklı eylemlerin varlığı çok azdır.

Bizim öğrencilik yıllarımızda bile üniversitelere girmeye çalışan gruplar azınlıkta değildi. Buna rağmen Türkiye’den terör varlığı tamamen silinmediği sürece bu kararlar tehlikeli olacaktır.

Rektör bu kararını bir an evvel değiştirmelidir.

Çünkü üniversiteler özellikle korunmalı ve kollanmalıdır.

Burada okuyan öğrenciler bizim geleceğimizin teminatıdır. Teminatlarımızı tehlikeye atacak, suiistimal edecek her türlü karar reddedilmelidir ve uygulamadan kaldırılmalıdır.

12 Mart muhtırası, düzen karşıtı hareketlerin önünü almaya yönelik bir girişim olmasına rağmen, 1974 yılında çıkarılan af kanunu olayların tekrar başlamasına sebep olmuştur. 1974 yılından itibaren tekrar başlayan üniversite şiddet olaylarında, 1970 öncesine göre daha çok silah ve patlayıcı maddelerin kullanıldığı görülmektedir.

Bugün alınan bu karar bu durumu tekrar geri getirecektir.

Bu durum olaylardaki ölü ve yaralı sayısının giderek artmasına ve kargaşaların büyümesine neden olacaktır.

Diğer taraftan yapılan araştırma ve istatistiklere göre, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi yapısındaki sorunlar ile üniversitelerdeki şiddet olayları ve öldürülen insan sayısı arasında doğru orantı olduğu anlaşılmaktadır.

Yani en ufak problemlerde üniversitelerin kullanıldığı bir zamanda böylesi bir karar doru değildir.

Sonraki süreçte büyük bir ‘’eyvah’’ dememek adına bu karadan vaz geçmek en doğru düşünce olacaktır.

Bizden uyarması...!

Selam ve dua ile Allah’a emanet olun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Sarıdiken - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.