YATACAK YERİN YOK MÜSLÜMAN!

İnsanlar yaratılan kargaşa ortamında ve bilgi kirliliğinde nereye gideceklerini, kimi destekleyeceklerini şaşırdılar. Herkes kendi hâlihazırda desteklediği, iyi bildiği kanada koşulsuz şartsız itaat etmenin peşinde. Herkes her yanlış habere çarpıtmalı bir savunma, her iyi yapılan amele bir karalama getirmekte ustalaşmış halde. Öyle ki artık millet "ulan kim doğru şimdi arkadaş" demekten kendini alamıyor. Propaganda çok önemli ve kullanımı itibariyle günümüzde ciddi şekilde algı yöneten ve yanıltan bir unsur haline getirildi.

Biz Rabbimizin bize emri doğrultusunda bize kötülük yapmayan, düşmanlık beslese bile etmeyen, arkamızdan iş çevirmeyen kimseye kapımızı kapatamaz ve onları hor göremeyiz ki ancak bu şekilde o insanların hidayetine vesile olabiliriz.

Her insan grubundan peydah olan yanlış hareketler o insanları bağlar.

Mesela bugün okuduğum bir haberde Kürd bir talebenin alnına T.C. yazdırıp zorla fotoğrafını çeken çakallarla Müslüman genci dövüp kanıyla taşa HDP yazdıran alçaklar birbirlerine müstehaktır.

Buna paralel olarak kendilerinden olmayanı öldüren, açıkça ele geçirdikleri yerlerdeki namuslara göz diken ve ezanları susturan YPG, THKP-C gibi namussuzlarla yine kendilerinden olmayanı tekfir edip kafasını kesen, insanların yaşamlarını onurlu sürdürme haklarına göz diken IŞİD kansızları birbirlerine müstehaktır.

Her millete mensup olup azan da, dik duran da çoktur. Hangi dine, hangi ırka, hangi etnik kökene mensup olduklarını iddia ederlerse etsinler, azanlar birbirlerine müstehaktırlar.

Biz azanlardan beriyiz. Bizim işimiz gönüller yapmak olmalı. Ancak evvela şu etraftaki tozlu ve puslu havayı temizleyerek. Bize taş atanlara biz gül atmaya çalışsak da bazen sabrımız elbet taşıyor, işte o zaman da bize soda şişesi atanların kafasını kırmak zorunda kalıyoruz. Bu asla istediğimiz bir şey değil ama İslam'ın izzetini kimsenin pislik varlığı altında ezmesine de müsaade etmeyiz.

Herkes bilmeli ki hiçbir Müslüman Rabbinin "sizinle savaşmadıkları sürece siz de onlarla savaşmayın" emrini verdiği ayeti es geçmez.

Bu doğrultuda her Müslüman fitne ortamını ortadan kaldırmayı kendine emel bilmelidir. Fitne uykudadır, uyandırana lanet olsun diyen Allah Resulü (O'na selam olsun) fitneye sebep olanlara lanet ediyorsa, biz de lanetlenen adama nasıl davranılırsa fitnecilere o şekilde davranmak suretiyle söz konusu fitneyi ortadan kaldırmak için çalışmaya devam etmeli, nerede kim azıyorsa onları Allah bizim elimizle ıslah etsin diyerek kendimizi bu görevi yapmaya layık şekilde geliştirmeliyiz.

Bu vallahi, bir gönüllülük projesi veya bir sosyal sorumluluk vakfı kurma çağrısı değildir. Bu başlı başına Müslüman olduğunu söyleyen herkesin üstüne atılmış, sırtına yüklenip boynuna zincirlerle sabitlenmiş kocaman bir sorumluluktur. Dünyayı taşıyan öküzün hikâyesinde öküzün zorlanmasını düşünün! İslam milyarlarca dünyadan daha kıymetlidir ve bu İslam'ı sırtımızda taşımanın sorumluluğu ve zorlaması emin olun çok daha fazladır! İslam'ın üstüne yüklediği sorumluluğu üstünde hissetmeyen, hissedene kadar kendine okkalı tokatlar atsın! Çünkü bu dünyaya yatmaya gelmedik. Hâsılı, bu dünyada Müslüman'ın ne yatacak yeri, ne de yatmaya vakti yoktur, vesselam.

Selam ve dua ile...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar MUHAMMET IŞIK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.