Hayat Yolculuğu

Sürücüler daha iyi bilecektir, tüm karayolu araçlarında dikiz aynaları vardır arkayı gösterir ve
sürüş güvenliği açısından hayati önem arz eder. Manevra yaparken, sağa yahut sola dönerken dikiz aynasına bakmak zorundasınızdır aksi takdirde kaza kaçınılmaz olur. Bu
aynalar kat edilerek geride bırakılan yollara ayarlıdır önü göstermez, sürekli dikiz aynalarına
bakan şoför de mutlaka kaza yapar, zira araçlar öne dikkatlice bakarak ve ileriye doğru sürülür. Usta ve ideal sürücü gözlerini önünde uzanan yoldan ayırmadan bakılması gereken zamanlarda dikiz aynalarına, yani arkaya bakandır.


Bu girizgah faslından hareketle zorlama benzerlikler kurmaya çalışmanın damaklarda bırakması muhtemel kekremsi tatlarına karşı zengin Türkçemizin ‘Teşbihte hata olmaz’ deyiminin gölgesine sığınarak, şunu söylemek istiyorum ki hayatı yaşamak da yolda araba sürmeye benziyor galiba. Hayat uzun yol, insanların her biri birer uzun yol şoförü, gözlerin dikildiği gelecek, dikiz aynalarının yansıttığı mazi… Binekleri yine kendi varlıkları; ruhları, kişilikleri, bedenleri, yetenekleri, ilişkileri, hasletleri, emekleri, eğitimleri, zekaları, şansları kısaca avantaj veya dezavantajlarıyla karmaşık bir araç. Kendince başarılı olmak, bir
şeyleri elde edip bir amaca ulaşmak, geleceğini kazanmak için ayıp, yasak günah tanımadan, hiçbir etik kurala yahut manevi, insani değere itibar etmeksizin kıra döke bencilce yaşayan insanla, değil dikiz aynalarına bakmak, hiçbir trafik kuralına uymadan daldingir ilerleyen sürücü birbirine ne çok benzer değil mi? Biri trafik kazasına sebep olur; belki kendiyle birlikte pek çok masum insanı canından eder, diğerinin durumu daha feci galiba. Zira dünyayı bir yeryüzü cehennemine çevirenler hiç firesiz bu gruptakilerden çıkar. Bencillik, acımasızlık, kendi çıkar ve gereksinimlerinden başka bir şey görmeyen göz, hissetmeyen, başkasının derdiyle ürpermeyen kalp vs.vs…

Sonuç; kaza yapan şoför misali kendisiyle birlikte başkalarının mutsuzluğu, kötülüğe doğru kat edilmiş uzun bir yol ama beyhude bir yol…


Bir başka grup insan ise kendisiyle uğraşıp didişmekten, geçmişe saplanıp kalmaktan bir türlü kurtulamayan bir başka bedbaht topluluğu. Dikiz aynalarından gözünü ayırıp önüne bakmadığı için yol alamayan, yerinde sayan, yahut az buçuk gaza bassa sağa sola çarpan, kaza üstüne kaza yapan dikkatsiz, dikkatsiz olduğu kadar dirayetsiz, acemi şoför öyle ki ustalaşması bir türlü mümkün olamayan. Uzun, çetin, dolambaçlı ve meşakkatli hayat yolunu
zorlanmadan adımlayacak donanımlardan yoksun, belki yetenekli ama şanssız, belki zararsız
biri; yerdeki karıncayı dahi incitmez türünden, belki başkalarına faydalı diğergam, iyi kalpli, ama neye yarar kendine hayrı yok.

Sonuç; gene hüsran ve mutsuzluk. Peki ideal olan hangi tür insan grubudur diye soracak olursak? Bu sorunun cevabına yazıda verilen örnekleme ve benzetmeye uygun olarak
iyi şoför gibi olanlardır diyebiliriz. Yani trafik kurallarını ihlal etmeden ustalıkla
direksiyon sallayıp, varacağı yere ne erken ne de geç tam zamanında ve kazasız belasız ulaşan şoförler gibi olmak ideal olandır.

Sonuç itibariyle insan adına hayat denen uzun ve zorlu bir yolun yolcusudur ve insan menziline varıp, mutlu ve başarılı olmak isteyen heva ve heves yani nefis sahibi bir varlıktır.
Bu murada erişebilmenin yolunu yordamını benliğini, insaniyetini yitirmeden ve başkalarını
mahvetmeden bulabilmek, kendisini ruhsal ve bedensel olarak geliştirmek ve güçlendirmek, bilgi ve becerilerle donatmak, sabırlı ve iyi niyetli olabilmek ve öyle de kalabilmek yolculuğun sonunu hayırlı, kalpleri de mutmain kılacak yegane unsurlardır diye düşünmekteyim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar KEREM SARA - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.