Yolunu kaybedenlerin cellatları

Binlerce yıl öncelerinden bugüne kadar gelen birçok dini ve insani sapkınlıkları gerek Kutsal kitabımız, Kur’an’ı Kerim’den gerek Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinden ve gerekse tarihin tozlu raflarındaki yaşanmış ibretlik olayların kayıtlarından günümüze kadar derlenerek gelen belgelerden de okumuşluğumuz veya duymuşluğumuz vardır.

Tarihte çok örnekleri olan olaylardan aklıma gelenlerden bazıları; “Hasan Sabbah, Haşhaşî fedai tarikatının kurucusu ve ilk lideri aynı zamanda suikastçılar olarak bilinen ve özel olarak eğitilmiş bir grup casustan oluşan istihbarat ekibi…”, “İngiliz Ajan Thomas Edward Lawrence, takma adı ile Arabistanlı Lawrence veya kendini Araplara tanıttığı ismi ile John Hume Ross, İngiliz ordu subayı, arkeolog, diplomat ve yazar”, “Firavunlarda kendilerini tanrı olarak ilan edenler…”

Bunların yanında dünyanın dört bir tarafında halen varlıklarını sürdüren başka dinlerde ve inançlarda da sıkça duyduğumuz sapkınca Allah ve peygamberlerini tanımayan kendilerini haşa Allah, peygamber, mehdi olarak ilan eden etrafında kendilerine inandırdıkları toplulukları da bir arada tutukları  ‘Tarikat’, ‘Cemaat’ diye adlandırdıkları birçok sapkın yapılanmaların eylemleri görüyoruz

Ülkemizde de son yüz yıl içerisinde yine bu tür yapılanmaların oluştuğu devlet ve millet olarak bunlarla uzun zaman mücadelede kaldığımız gerçeklerde var. En son yaşadığımız cemaat adı altında FETÖ terör örgütü ve 15 Temmuz darbe girişimi…

ATV’de yayınlanan ve Esra Erol’un sunduğu ‘Esra Erol’da’ programında yine tüm Türkiye’nin ağzını açık bırakan bir olay yaşanıyor. Hele hele ‘biz bu filmi seyretmiştik’ dedirtircesine şahit olduğumuz yakın tarihteki Adnan Oktar olayını hatırlatan bir olay daha gerçekleşti.  Sahte mehdi adı altında oluşturulan sayıları 300’ü bulan topluluk. Tarikat adını hoyratça ve çirkince kullanan sapkınlıklardan oluşan çete ortaya çıktı. Bir haftadan beri devam eden programda mağdur aileler çareyi Esra Erol programında arıyor… Çünkü onların kiminin kızı, kiminin oğlu, kiminin kocası, kiminin karısı, kimimin de çoluk çocuk tüm aile bireyleri bu sahte mehdinin peşine takılmış, işini gücünü terk etmiş, evini barkını satmış, birikimlerini yanlarına alarak Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde bir köyde bulunan ve sahte mehdi ve ekibi tarafından kiralanan termal otel tesislerinde yaşamaya başlıyor.

İddiaya göre, İstanbul Fatihte ilk defa yıllar önce ortaya çıkan sahte mehdi Fatih ilçesindeki diğer tarikatlar tarafından dolandırıcılıkla suçlanınca geçtiğimiz yıl 250 kadar müridiyle Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde bir köyü ve kiraladığı termal oteli kendisine üs edinmiş. Sahte mehdi sosyal medyada da yaptığı canlı yayınlarla hadisleri yorumlayarak kendisine taraftar topluyor.  Hadislerde bahsedilen mehdi olduğunu iddia eden sahte mehdi; "Ben hadislerde bahsedilen Ebul Kasım Muhammed Mustafa ismi ile Hazreti Peygamberin bahsettiği mehdiyim” diyor.

Programa katılan acılı aileler sahte mehdinin peşine takılan evlatlarından bir yıldır haber alamadıklarını gözleri yaşlı olarak anlatarak yardım istiyorlar. Esra Erol konuyu ekranlara taşıyınca kısa sürede,  mağdur ailelerinde sayıları artmaya başladı. Esra Erol da yaptığı araştırmalarında bu sahte mehdinin daha önce tarihi eser kaçakçılığından tutuklandığını ve ardından Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildiği ortaya çıktı. Canlı yayına kısa sürede ihbarlar yağmaya başlayınca işin ciddiyeti ortaya çıktı. Programda ortaya atılan iddialar üzerine vatandaşlardan da tepki mesajları yağmaya başladı. Sosyal medya hesaplarındaki program görüntülerinde sahte mehdinin müritlerini kırbaçladığı, bir çocuğa değnekle vurduğu görüntüler kabul edilir durum değil. Bu sahte mehdinin kandırdığı insanlara bir de savaş planı olduğu, sayılarının 1500 kişi olduğunda savaş çıkartacakları şeklinde mesajlar paylaştığı Esra Erol’un programında yayınlandı. Sahte mehdi bankacılık sistemini kâfir kurumlar olarak nitelerken, hilafet hareketinin finansmanı için kredi çekmenin caiz olduğunu savunduğuna dair mesajları da tespit edildi.

İşin boyutunu kestirmemiz mümkün değil. Ama arkasındaki desteğin, onları finans edenlerin, amaçlarının ne olduğunun kapsamlı bir şekilde araştırılması, yetkili birimlerin biran evvel bu olayın gerçek amaçlarının ortaya çıkarılması, mağdur ailelerinde biran evvel normal hayatlarına dönmeleri sağlanmalı.

Velhasıl böyle olaylar ne ilk ve nede son. Ama yolunu kaybeden, kandırılan insanların sahte mehdi M.Ç. gibi din sömürücü cellatlara kurban edilmemeli. Onun için bu tür eylemlere karşı ciddi denetim ve caydırıcı cezalar biran evvel hayatiyete geçmeli. Halkımızın da bu tür sapkınlıklara karşı uyarıcı bilgilendirmeler ve eğitimler verilmeli.

 Kalın sağlıcakla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emirhan Hınıslıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.