BURALARDA YENİYİM

     Kelimelerle tanışıklığım çok eskiye dayanır lakin buralarda yeniyim. Sahi kelimelerle tanışıklık derken ilk ne zaman tanıştık? Acaba memnun kaldık mı birbirimizden? Annem hatırlar mı ilk söylediğim kelimeyi? Anne mi dedim baba mı dedim? Yoksa anlamsız bir hece veyahut bir kelime miydi kendimce uydurduğum? Yedi çocuk biri vefat etmiş hangisini hatırlasın zavallı kadın. Acısını, kaybettiği evladının acısını da hatırlar mı ki? Ah be eskiler hep mi böyle güçlüydünüz yoksa biz mi sizleri öyle gördük.

     Acaba tüm harfleri rahatlıkla çıkarabiliyor muydum yoksa bir harfi hiç çıkaramayıp bir diğer harfi yerine mi koyuyordum. Bu halim etrafımdakileri güldürüyor muydu, annem gülüyor muydu? Sahi ne zaman tam anlamıyla, kuralına uygun bir cümle kurdum da babamın gözlerinin dolmasına neden oldum. Dördüncü çocuk olarak zaten alıştıkları bir şey miydi yoksa her çocuk özel ve farklı mıydı? Bir zaman sonra kendimi tam anlamıyla ifade edince ve bunu okuma yazmayla da taçlandırınca haliyle kelimelerle olan samimiyetimde arttı. Okuma yazmayı öğrendiğim zamanları pek hatırlamıyorum. Zor mu öğrendim yoksa su gibi şakır şakır okumaya mı başladım bilmem. Eee annem de hatırlamaz malum yedi çocuk bir vefat. Peki ben kelimeler dünyasında neyi hatırlıyorum. “Çocuk Kalbi” diye bir kitap vardı, Ernico’nun günlükleri… Ah, o kelimeler ne kadar güzeldi! O zaman kelimelerin sadece ihtiyaçlarını, düşüncelerini ifade etmek için değil de duygularını, gördüklerini, hayallerini hem de olduğu gibi değil süsleyerek, allayıp pullayarak, renklendirerek kullanıldığına şahit oldum. İşte o gün bir Martin Eden edasıyla elime ne geçerse okumaya başladım. Bunlar çoğu zaman takvim yaprakları olurdu. Anneme de okurdum, pek hatırlamaz o okuduklarımı lakin ben hatırlarım kız isimlerinde “Şilan” dediğim zaman gözlerinin dolduğunu. Martin Eden dedim ya serüvenimiz bir hayli birbirine benziyor inşallah sonumuz benzemez. Onun gibi okudukça kelimelere olan hayranlığım artıyor ve ben de yazmak istediğime karar veriyorum tıpkı Martin gibi. Gerçi buna pek de karar verdim denilemez adeta kelimelere karşı koyamıyordum. “Yazmasaydım ölürdüm.” diyen Sait Faik kadar olmasa da ben de yazmasaydım tüm yaşadıklarım sanki yaşanmamış olacaktı. Ben de yazdım kelimelerim yettikçe. İşte o zaman kelimelerle dostluğumuz başladı. O gün bugündür aramızda su sızmıyor. Dedim ya tanışıklığımız eskiye dayanır, taa anneme kadar varır.

         Buralarda yeniyim, ilk kez yazmıyorum ama ilk kez yazdığımı sizinle paylaşıyorum. Umarım siz de kelimelerimle tanıştığınıza memnun olursunuz. Memnun olmazsanız da mazur görün buralarda yeniyim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar DERYA UÇAR GÖKTAŞ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

11

A.nra - Yazmak bazen insandan insana bir yolculuk...Bu yolculuğu bu noktaya taşıman nasıl da güzel oldu. Kaleminin inceliğiyle sayfaların arasında gezinirken nice insanın aklına, fikrine, yüreğine dokunduğun çok paylaşımların olur inşallah.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Mart 20:47
10

Dilek - O güzel kaleminin bir gün yolunu bulacağına emindim ve öyle de oldu iyi ki geldin iyi geldin ❤️

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Mart 23:52
09

Ayşe Kaya - Kalemine yüreğine sağlık.Yazdıkların çok anlamlı ve duygulu…Kalemin hiç susmasın daha nicelerini okumak dileğiyle….

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Mart 23:04
08

Canan Temuçin ? - Yüreğine kalemine sağlık?en çok da geçmişten gelen o güzel duygularına..?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Mart 21:41
07

Ahmetşah Macartay - Azminin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını unutmadığın, alkış seslerinin kulaklarında çınladığı nice başarıların olsun kardeşim. Sana sonsuz güven içindeyiz her zaman. Bunu da layıkıyla yapacağına inanıyorum. Başarılarin devamını diliyor, çıktığın yolda muvafak olman dileğiyle.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Mart 21:01
06

Bazit Günlükleri - hoş gelmişsin iyi ki gelmişsin:) yazılarını bana okutmamıştın hep merak ederdim merak ettiğim kadar varmış adım atmana o kadar sevindim ki anlatamam :) takipteyim merakla, hevesle bekliyorum.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Mart 14:32
05

Semra Macartay - Çok şükür Sonunda o yazıların gerçek sahiplerini bulmak için yola çıktı ??İlk adımın bu daha niceleri olsun ❤️❤️

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 06 Mart 12:26
03

Eda - Yazıyorsa bir insan, ona kalem tutturan yaşanmışlıklar vardır. Okuduğun güzel kitaplara, içindeki yazma hissine şahit olduk. Şimdi ise kitabından bir kesite sahit oluyoruz. Ne güzeldir yaşanmışlıklarını yazıya dökmek ne güzeldir dünyaya iz bırakacak bir yazar adayı olmak...??

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Mart 10:30
01

Çimen - İnsan nasıl olurda bu kadar ruha işleyen şeyler yazabilir ? Buralarda yeni ama ruhuma önceden dokunduğun içindir belkide ❤️ Umarım başka okuyuculara da iyi gelir.. sen mükemmelsin ?

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 06 Mart 09:02