Fanatizm Nedir, Ne Değildir ?

Gündelik hayatımızın artık başköşesine kurulmuş olan sosyal medya mecralarında kısmen boş gevezelik ve zevzeklikle dolu, bazen de muzır, müstehcen fakat bir o kadar renkli paylaşımlarla eğlenir, vaktimizi geçiririz. Kimileyin bariz yalana dolana dayalı, art niyetli provokatif paylaşımlarla başlayıp hakaret ve küfürleşmelerle süren ve sonu karakolda mahkemede biten kıyasıya kavgalara tanıklık eder, bazen sinirlerimize hakim olamayıp biz de bu sanal alem hırlaşmalarına taraf bile olabiliriz. Kimi durumlarda bu sanal platformların genel karakteristik yapısının izin verebildiği kadarıyla düşünce tartışmalarına da rast geliriz. Tartışmaya dahil olanların niyetleri kadar entelektüel kapasitelerine bağlı olarak küfüre ve hakarete bulaşmadan gerçekleşen bu fikir beyan ve atışmaları öğretici niteliktedir dahi diyebiliriz.

Geçenlerde buna benzer bir tartışmaya denk geldim. Profil fotosundan gençten birisi olduğu anlaşılan bir yurttaş; hesabından yaptığı paylaşımla ilginç bir atışmanın fitilini ateşledi ve dedi ki : “ Gerek siyaset, gerek spor ve hatta gerekse dinde fanatizm açık bir geri zekalılık belirtisidir”. Bir parça kışkırtıcı içerik de taşıyan bu iddialı paylaşım cümlesi için kısa sürede yüzlerce yorum yapılmıştı. Hiç üşenmeden yazılan yorumların neredeyse hepsini zevkle okudum. Yorumların kayda değer bir kısmı bu iddiayı destekler, kimisi kısmen yahut tümden karşı çıkar nitelikteydi. Destekleyen veya karşı çıkan yorumcuların kendilerince ileri sürdüğü argümanların kimisinde kendi içinde iyi kötü bir tutarlılık ve mantık görürken kimilerini tamamen duygusal tepkilerden ibaret buldum.Örneğin karşı fikir öne süren bir yorumcu din kelimesinin bu cümleden mutlaka çıkarılması
gerektiğini söyleyerek böyle bir söylemin en hafif tabiriyle dine saygısızlık olduğunu savunmaktaydı. Ona cevap veren bir başkası da fanatizmin en çok din sahasında ‘neşvünema bulup’ somutlaştığını belirterek muhatabını gerçekleri ısrarla görmek istememekle itham etmekteydi. Öyleyse bu “Fanatizm” denilen kavram nedir ? Öncelikle buna bakıp, irdelemek gerekli galiba.

Dilimize Fransızca’dan geçen bu sözcüğün orijinal hali ‘Fanatisma’ en yalın anlamı bağnazlık/taassup tur. Biraz daha açacak olursak Fanatizm; bir kişiye, bir düşünceye yahut bir kuruma duyulan ölçüsüz sevgi ve bağlılığı ifade eder, bir adım sonrasında koyu katran türünden diyebileceğimiz bir ‘körü körüne lik söz konusu olur. Kuşkusuz bir kimsenin bir şeye aşırı düşkün olup, gözünün meftun olduğundan başkasını görmemesi hali bir noktaya kadaranlaşılıp izah edilebilir tek kişilik bir halidir. Fakat işin sevimsiz bir veçheye bürünmesi bumüptelalık halinin bir tür kimliğe dönüşmesi, tehlikeli boyuta geçmesi de dönüştüğü kimlikle dünyaya bakmasıdır zannımca. Zira bir fanatiğin çok yönlü, çok boyut ve katmanlı özgün bir kişiliği yoktur artık tek yönlü tek boyutludur. Dünyayla yegane bağlantısı ırkı, ideolojisi, partisi, dini, mezhebi yahut intisap ettiği tarikatı veya tuttuğu futbol takımıdır. Fanatik aslında bir köle bir tutsaktır fakat kendi halinde zararsız biri değildir zira herkesin kendisi gibi olmasını isteyip beklemektedir. Karşısına aldığı kocaman dünya ve içindekiler ona göre yanlış yoldadır, ya ıslah edilip onun safına geçirilmeli bu mümkün olmuyorsa da yok edilmelidir. Fanatiğin dünyası berbat bir dünyadır çünkü kendisini bir türlü güvende hissedemez etrafı muhalif ve düşmanlarla doludur, dört bir yanı mayın tarlasıdır. Fanatik, ömrü nihayet bulmayan ve bulması da mümkün olmayan beyhude savaşların sürdüğü cephelerdegeçen bir bedbahttır. Fanatiğin günbegün daracıklaşan dünyasında kendisini iyi hissettiği
yegane yer kendisi gibi düşünüp, yaşayanların hakim veya çoğunlukta olduğu yerdir.

Bir kimsenin dünyaya dair bakışının olumlu ve doğru bir üretim sürecinde oluşup şekillenmesibir değil pek çok unsurun belirli ölçüde birleşip kaynaşması ile mümkündür. Salt milliyet, din yahut katı siyasi ideolojiler penceresinden bakılan yer diğer insanlarla birlikte barış ve huzur içinde yaşanılacak güzel bir dünya değil bir tür cehennemdir aslında. Son cümle olarak bu yazıya konu olan sosyal medya paylaşımına yani “spor, siyaset ve din mevzularında fanatizm bir geri zekalılık belirtisidir” savına dair düşüncelerim şudur: Her ne kadar fanatizm kıt akıllıların daha kolay yakalandığı bir hastalık olsa da bütün fanatikler kıt akıllı veya söz konusu
paylaşımdaki ifadeyle geri zekalı olamaz ve bence değildir de. İyi eğitimli, entellektüel ve zeki sayılabilecek kimseler arasından çıkan fanatik sayısını tespit etmek mümkün olsaydı eğer çıkan sonuç kimbilir, belki cümlemizi büyük bir şaşkınlık ve koyu bir tedirginliğe sevk ederdi….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar KEREM SARA - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.