Reklamı Kapat

İNSAN VE TOPLUM-2

İnsanoğlu her zaman kendinden sorumludur. Ben nerede hata yapıyorum diye kendini sorgulamalıdır. Biz insanlar hata yapmaya müsaidiz mühim olan farkında olup bir daha yapmamaktır. İnsan çok önemli varlıktır, Allah’ın emirlerini yerine getirdiği zaman pozitif bir kişiliğe bürünür kendisinde rahatlama hisseder. Dolayısıyla manen bir nevi sorumluluğunu yerine getirmenin huzurunu yaşıyor. Bugün batının bize özendirdiği medeniyet kendisini aydınlatamamıştır. Psikolojinin kurucularından Sigmun Freud insanı tanımlarken bir yazısında insanı saldırgan ve yıkıcı olarak tanımlamıştır. Peki insan böyle bir varlık mıdır? Tabi ki hayır. İnsanın içinde ürettiği kargaşa dış dünyadaki tehlikelerden daha ürkütücüdür. İdrak edilemeyen bir unsur. Velhasıl kelam bugün hala çürümüş bir medeniyet peşinde koşanların kulakları çınlasın. Sevgili Peygamberimiz (A.V.S.) Bir hadisinde şöyle buyuruyor ‘’Nezafeti imanın nurundan saymıştır. Ahiretin vücudu dünyanın vücudu kadar kat-i ve şüphesizdir.’’

Fıtratı aşkla yoğrulmuş Mevlana Hz. yüzleri vahdete çevirmek için ne güzel söylemiş.

1-Yanlız Bir’i iste, başkaları istenmeye değmiyor.

2-Bir’i çağır, başkaları imdada gelmiyor.

3-Bir’i talep et, başkaları layık değiller.

4-Biri gör, başkaları her vakit görünmüyorlar, zeval perdesinde saklanıyorlar.

5-Bir’i bil marifetine yardım etmeyen başka bilmekler faydasızdır.

6-Bir’i söyle, o’na ait olmayan sözler malayani sayılabilir.

Bizim aydınlarımız lamba gibidir. Her insanın aklına kalbine hitap eder. Nerede kaldı batının aydını. Kendimizi toparlama zamanı geldi hepimiz az çok bazı meselelerin farkında. İnsan kendi dışına çıkabildiği nefsini aşabildiği ölçüde ancak insan olur. Kendinde kaldığı sürece çürümeye mahkumdur. Bir insanın gerçek kimliği yaşadığı olayların ne olduğu değil, o olayların kişi tarafından nasıl yaşandığına göre belirlenir. İnsanda var oluş sorumluluğu vardır. Bu sorumluk yerine geldiği sürece insan ancak mesut olabilir. Bütün her şeyden sıyrılıp huzura durduğu zaman dünyayı geride bırakıp ona yönelir. O gerçek mutluluğu bulmuş demektir. Nasıl ki peygamberimiz (A.S.V.) saçlarına ilk aklar düşmeye başladığı zaman beni Hud suresi kocattı diyerek aleme nizamat vermek konusunda, titizlik ve kaygılarını ifade ettiyse görevini aynı ideal doğrultusunda güzel olan ne varsa insanlığa öğretme misyonuyla yürüdü. (A.S.V.) iyi tanımak bilmek ve yaşamak ve yaşatmak gereklidir.

Aklımız evhamda boğulmamış ise o zaman değerlerimize sımsıkı sarılmalıyız. İşte aklın sönmemiş ise kalbin kör olmamış ise anlarsın ki her şeyi yerli yerine yerleştiren yüce Allah. Biliyoruz ki büyük görevler büyük milletlere yakışır. Dolayısıyla sen ben değil, biz olmalıyız. Bir an evvel sıyrılmalıyız oyun ve tuzaklardan kurtulmalıyız, özümüze dönmeliyiz. Unutmayalım ki, yarınların nazenin çiçekleri olan nesillerimiz bizim göz aydınlığımız olsun. İnşallah nasıl ki rabbimiz her baharda yaldızlı mektuplarını gönderiyor. Okumasını bilirsek çok harika mucizelerini göreceğiz inşallah.

Selam ve dua ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Leyla Yaman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.