Filistinli kardeşlerimizin açlıkla sınavı

Uluslararası savaş hukukunu pervasızca çiğneyen işgalci İsrail Ramazan ayında da katliamlarına aralıksız devam ediyor.  Dünya ve Müslüman ülkeler ise hala bu katliam ve soykırımı durdurmada aciz kalıyor. İsrail her türlü ürettiği ve satın aldığı silahlarla Filistin toprakları üzerine yağmur gibi silah ve bombalar yağdırıyor. İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bini çocuk, 9 bin 220'si kadın olmak üzere 31 bin 819 Filistinli öldürüldü, 73 bin 934 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Filistin’de insani yardım dağıtımına ilişkin süren kısıtlamaların binlerce muhtaç kişiye zamanında yardım ulaşımı için İsrail’den her gün izin alınması gerekiyor. Yardım TIR’larının sıklıkla geri çevrildiği gelen haberler arasında. Katil İsrail ordusunun Gazze'ye güvenli, sürdürülebilir ve engelsiz gıda dağıtımını sağlaması gerekirken,  Gazze’ye giden tüm geçiş noktaları soykırımcılar tarafından engelleniyor. Dünya Gıda Programı'na göre Gazze halkının temel ihtiyaçlarının karşılanması için her gün en azından 300 yardım TIR’ının giriş yapması gerekirken, 20-30 TIR’ın geçişine ancak izin veriliyor.

Batı dünyasında birçok ülkenin başkentlerinde meydanları dolduran insanlar İsrail’i protesto ve boykot ederken, Gazze halkı yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide.  Filistinli kardeşlerimiz gerek tıbbi malzeme, gerekse sağlık ve gıda maddelerine erişemiyor. Çok sayıda ülkenin gönderdiği gerek gıda, gerek ilaç gerek sağlık malzeme yardımları İsrail güçleri tarafından engelleniyor. 7 Ekimden beri aç susuz kalan Filistinli halk artık evinden yurdundan edilmiş iken şimdilerde en güvenilir dedikleri yerlerde dahi hayata tutunmanın artık bir garantisi yok.

İsrail ordusu bitmek tükenmek bilmeyen bombalarla Müslüman kardeşlerimizin üzerine ölüm kusarken, yakıp yıktıkları okullar, dini mabetler ve sağlık kuruluşlarının yanında yerleyim yerlerinin alt yapılarını dahi tahrip ediyorlar. Kendi ırklarından başka ırkları insan olarak görmeyen bu çocuk katili yaratıklar, artık hastanelerde yaralılar dahi bırakmak istemiyor. Hayatta kalan sivil halk ve yaralılar bombardımandan sığındıkları hastanelerde de İsrailliler tarafından öldürülüyorlar. Dün İsrail’in cani askerleri Şifa hastanesine yine böylesi bir baskın düzenledi. İçerideki en az 200 yaralı hastayı kuşatmaya alarak hasta ve sağlık çalışanları hastaneden çıkartmaya zorladı.

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, Gazze'de neredeyse hiç gıdanın olmadığını ve milyonlarca kişinin açılıkla karşı karşıya olduğunu bildirdi. Gazze’de milyonlarca kişinin açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu, daha fazla insani yardımın hızla ve engelsiz bir şekilde ulaştırılması gerektiği bildirilirken hiçbir güç İsrail’i bu tutumundan vazgeçiremiyor.

Batılı ülkelerin başkentlerinde günlerce meydanları dolduran insanlar İsrail’i protesto ederken, İslam dünyasındaki şehirlerde hala bir protestonun olmaması garip değil mi? 6 aya yakın bir zamandan beri İslam ülkeleri ne bir boykot eylemine, ne bir protesto görüntüsü vermedi. Müslüman ülkelerin insan hakları, hukuk, özgürlük, adalet bilincine ne oldu anlamakta zorlanıyoruz.

Batı ülkelerinin meydanlarını dolduranlar çoğunlukla ya Müslüman veya o coğrafyanın çocukları.  Peki Arap ülkelerinin sessizliğinin altında yatan gerçekler neler?  Biz biliyoruz ki yüzyıllardır sömürülerek tüm zenginlikleri ellerinden alınmış,  güçleri kısıtlanmış, esaret ve sömürülerek ülke halkları sindirilmişse de Vatan toprak ve din uğruna çok az sayıda ülke liderleri çıksa da, kendi halkından destek almadıkları için bu zalimlere karşı koyamamışlar.  Bu gün en zengin yeraltı kaynakları ve petrollere sahip Arap veya Müslüman ülkelerin yöneticileri birer kukla olarak o makamları işgal ediyor.  

Özellikle Müslüman Arap dünyasının kanatları kırık, uçmak için kanat çırpmaya kalksa da gücü yok. En önemlisi kendilerine güven ve cesaretleri yok. Katil İsrail karşısında bir avuç Filistinli Müslümanın binde bir cesareti onlarda yok. Bugün Filistinlilerin yaşadığı bu olay yarın kendilerine de sıçrayacağının farkında değiller. İnşallah bu tehlikeyi biran önce fark ederler. Oradaki Filistin kardeşlerin ölümlerine engel olacak adımları atarlar. Yoksa iş işten geçmiş olacak.

Kalın sağlıcakla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emirhan Hınıslıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.