İRADELİ TAVIRLARDAN SAĞLAM KARAKTERE

İnsan bir bütündür. Bu bütünlüğü bir arada tutan, birbirine bağlantılı hâl ve hareketleri ve düşünceleridir. Güzel bakan gözün, aksi atan bir kalbi olmaz. Süslenmiş bir dilin,batan bir tavrı olmaz. Olmaya çalışsa bile bir bütün gibi durmaz. Eğreti olur. İrite durur.

İnsanın hâl ve hareketlerindeki düzenlilik ve istikrarlılık, kişinin karakterinin oluşmasında temel taşların yerine oturup, üzerine tekrar tekrar dizilmesini sağlar. Kul inandığı ve fıtratını koruyarak ve özenerek yaptığı her hareketi devamlı yaparsa, o hâl üzerine olur. Alışkanlık haline gelen her hâl, kişinin sağlam karakterine dönüşür.

İyi olmaya niyet etmiş bir insan, iyilik hallerinde istikrarlı olursa hakikaten iyi olur. Güzel konuşmak ve güzeli konuşmaya niyet eden kişi bu anlamda kararlı olursa güzelliği kalbine oturtur. Cömertliğe niyet eden kimse verdikçe, elinin açıklığını kalbine yakıştırır.

Bir yerlerde okumuştum. İnsan yaş aldıkça iradesi zayıflarmış. Huyu değişti dediğimiz kişilerin asıl durumu, irade zayıflığının sonucuymuş. Genç yaşlarda yapmak istediği ile, yapması gereken arasında bağ olmadan ve olduğu kişi gibi davranmadan hâl ve hareket sergileyebilirmiş. Bu insan, böyle davranışlarını ileri yaşlarda kontrol edemez ve içinden geleni geldiği gibi aktarırmış. Ve bu hâl sadece alışkanlık kazanılan ve istikrarla yapılan tavırlarda değiştirmiş. O zaman iradesinden değil alışkanlıktan yaparmış. Buda bir bütün olan insanın her daim yaptığı idmanla bir bütün olarak davranmasının sonucudur işte.

Mesela çok sinirli bir yapıya sahip, yaş genç irade sağlam; ama sadece gereken durumlarda veya seçtiği zamanlarda sakın davranmaya çalışıyor. Bu durum gençken kolaymış. Bunu yapmakta zorlanmayabilirmiş. Yaş ilerledikçe İrade azalır, insan içinden geldiği gibi yaşar duygularına yön veremezmiş. Ancak sakin kalmayı istikrarla her şartta başarmaya çalışan, gençken iradesini hep bu anlamda kullanıp her haline yansıtmaya çalışan insan hariç. Onun bu tavrı, alışkanlık haline dönüşürmüş ve yaş ilerlese de o hâli alışkanlıktan dolayı yapmaya devam edermiş.

İşte bu bilgi, insan nasıl yaşarsa ona dönüşür dedirtmez mi? İnsan nasıl davranırsa bir gün mutlaka o şekle tam oturur dedirtmez mi?

Zaten şöyle bir düşününce, insanların hâlleri nasıl devamlılık sağlarsa etiketide o kadar sağlam yapışır. Kimse, bir iyi bir kötü olan insana, ay çok iyidir demez. Aksine ne yapacağı belli olmaz denir. Bir öyle bir böyle sergilenen hiçbir davranış, kişiye güven vermez ve o iki tavırda kimsenin üzerine oturmaz. Belirsizlik olur. Tuhaf durur.

Buradan çıkarılması gereken birçok ders var aslında. Birincisi ne olmak istediğimize karar vermek. Evet evet yanlış duymadınız ne olmak isteriz, bir düşünüp kendimizi görmek istediğimiz yeri belirlemek. İkincisi belirlediğin mevkiye ve menzile doğru adım atmaya başlamak. O yolda yürürken, o yola yakışır davranmak. Üçüncüsü, bu yolda azimli ve kararlı ve istikrarlı olmak için çabalamak.

Demek ki karakter, bizim çalışkan ve sağlam adımlarımızla oluşan bir durummuş. Sağlam ve kararlılık ile atılan adımlar, bir zaman sonra seni oluştururmuş.

Ben bu bahsettiğim durumu hayatıma, anneliğim ile uygulamaya başlamıştım. Nasıl bir anne olmak istiyorsam öyle davranmam gerektiğini ve bu davranışların süreklilik gerektirdiğini anlamıştım. Ben nasıl davranırsam, evlatlarımında beni öyle anacağını düşünerek,  annelik yoluna girmiştim. Ve bu düşünceyi hayatımın geneline yansıtmam gerektiğini idrak etmiştim. Şimdi elimden geldiği kadar azimle aynı adımları atıyorum. Yolumu şaşırmadan yürümeye gayret ediyorum. Yıllar sonra okuduğum bu bilgi, yaptıklarımın sağlaması gibi oldu. Ve bu fıtrat üzeri yaratıldığımızı anlama vesile oldu. Demek ki hepimiz bunu yapabilecek güçteyiz.

Zaten şöyle bir düşününce,  sürekli mutsuz, memnuniyetsiz konuşan insan, hayatından memnun olur mu? Hep eleştirerek bakan insan, kim ne yaparsa yapsın tatmin olur mu? Olumsuzluk arayan göz, güzeli görür mü? Tek doğru cevabı var bu soruların "Hayır ". Bu cevabı bize verdiren nedir? O hallerde ki süreklilik değil mi? Bir insanın, ..... insandır diye adlandıran şey, o tavırlardaki süreli olan hâli değil mi?

Bizleri hayata hazırlayan ve hayatı, kendimizi tanıma fırsatını veren Rabbim. Büyüdükçe irademizi sağlamlaştırıyor. Akıl ve tecrübe ile kendimize bir yol çizmemizi istiyor. Bu yolda emin adımlarla yürüyerek, o yola yakışır halde kalmanızı ve neticesinde insanlığın en güzel mertebelerine erebileceğimizi gösteriyor.

Bir çocuğu ve yaşlıyı birbirine benzeten şey aklına geleni yapmasıdır. İrade ile değil duygu ile hareket etmesidir. Çocuklukta dürtüsel davranışlar, yaşlılıkta alışkanlık haline dönüşüyor.  Ve ikisi de doğru bildiğini değiştirmekte zorlanıyor. Bunu değiştiren tek şeyin iradeli ve devamlı sürdürülen hâl ve hareketler olduğu söyleniyor.

Bir bütün olduğunuzu bilerek, irade ve istikrarla, olmak istediğimiz insan kıvamına gelebildiğimizi de öğrenmişken; neden kendimize yatırım yapmayalım ki? Kendimizi yakıştırdığımız yere, neden emin adımlar atmayalım ki? Kalbimizde olmasını istediğimizi, neden halimize aktarmayalım ki? Halimizde olanı neden ruhumuza işlemeyelim ki?

Olmaz yapamam diyenler sadece çabalamaktan vazgeçenlerdir. İnsanın kendine emek ve kıymet vermesi çok leziz bir duygudur. Vakit varken ve irade sağlamken neden kendine yatırım yapmayasın ki? İnsanların seni nasıl anması gerektiğine neden yön vermeyesin ki? Yarın birgün Rabbinin huzuruna neden en güzel halinle çıkmayasın ki?

Unutmayalım bu dünya geçici olabilir ama; bu dünyadan kazandıklarımız baki.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İMRANE GÜLEN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Yaren - Emeğinize, kaleminize sağlık. Çok doğru bir tespit. Bizde başarabiliriz inşaallah. Yeterki isteyelim...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Mart 09:33