İnanmak

İlkokuldan sonra derslerimde başarılı olmadığım için annem meslek öğreneyim diye beni kuaför yanına çırak olarak işe verdi. Çırak olarak işe başladığım kuaförde Nurcan Ablayla tanıştık. Dışarıdan bakıldığı zaman insanların kötü, ahlaksız olarak gördüğü bir kadındı. Halbuki hiçte öyle biri değildi. Yaptığı yanlış evlilik kötü bir eş onun  bu duruma düşmesine neden olmuştu. Nurcan Ablanın eşi kumarbaz bir adammış kumar borcu yüzünden Nurcan abladan vazgeçip onun bu kötü yola düşmesine neden olmuştu. Hayat Nurcan Ablaya çok acımasız davranmıştı. Tüm yaşadıklarına rağmen yine de öyle iyi öyle merhametliydi ki kalbindeki rahatsızlık konuşurken sesinin çıkmasına engel oluyordu. Yine de ses tonu anlaşılırdı. Çarşamba günleri izin günleri olurdu. Yanında iki kadın bekçiyle Nurcan Abla hamama gelirdi. Nurcan Abla hamamdan çıkana kadar o bekçi kadınlar Nurcan  Ablayı hamamın içinde beklerdi. Öyle güzel bir kadındı ki yeşil masum gözleri bembeyaz bir teni beline kadar uzanan siyah saçları vardı. Kimse onun böyle bir işte çalıştığını akıl edemezdi. Talihsiz kaderi Nurcan Ablayı bu yola sürüklemişti. Kuaföre geldiğinde hiç makyaj yaptırmaz, kıyafetinin kapalı olmasına dikkat ederdi. Hamamdan çıktığı günlerde çalıştığım kuaföre gelip ıslak saçlarını kuruttur saçlarını  kestirirdi. Saçlarını kestirirken kendi hayatından bahsederdi. Benim hayatım iğrenç bir hayat. Allah kimseye yaşatmasın. Ben yaşıyor muyum ölü müyüm belli değil. Buradan kurtulmak için Rabbime her gün dua ediyorum. Nurcan Ablanın çalıştığı yerdeki o iğrenç adamlar kadınları sürekli borçlandırıp borçlarının bitmesine engel oluyorlarmış. Yaşadığı onca şeye rağmen çok iyi bir insandı Nurcan Abla onu hayıflamıyor onu gerçekten yürekten seviyordum. 

Bugün günlerden Çarşamba akşama kadar Nurcan Abla gelir mi? diye bekledim. Hasta mıydı Acaba? Ya da çalıştırılmak üzere başka bir şehre mi gönderildi. O iyi mi? diye sorabileceğim hiç kimse yoktu. Kalbindeki rahatsızlık nedeniyle mi?  Başına bir şey mi gelmişti? Merakım gitgide artıyordu. Nurcan Abla hayattan ümidini kesmiş artık bu acımasız dünyada yaşamak istemiyordu. Her zaman yüzünde buruk bir tebessüm vardı Nurcan Ablanın. Hayat ona karşı neden bu kadar acımasızdı? Aradan geçen onca güne rağmen Nurcan Abladan bir haber yoktu. Aklımdan öyle düşünceler geçiyordu ki derken Nurcan Abla çıka geldi. Her zamanki gibi saçlarını kurutturdu saçlarının ucundan biraz kestirdi. Bana manikür yapar mısın? dedi. Hazırlıklarımı yapıp maniküre başladım birden yüzüme baktı parmağımdaki yüzüğü işaret ederek bu yüzük hacıdan mı geldi? diye sordu. Evet Nurcan Abla dedim. Komşumuz hediye etti. Bana masum yeşil gözleriyle dikkatlice bakarak bana bu yüzüğü verir misin? diye sordu. Biran düşünmeden parmağımdaki yüzüğü çıkarıp Nurcan Ablaya hediye ettim. Nurcan Abla hacıdan gelen yüzüğü parmağına takınca bir gün yaşadığı hayattan kurtulacağına inanmış. Ben parmağımdaki yüzüğü ona hediye edince Nurcan Abla da bana parmağındaki altın yüzüğü çıkarıp hediye etmek istedi. Benim hediye ettiğim yüzük değerli değil desem de sen bana bu yüzüğü hediye ettin ben bu hayattan kurtulacağım sende bu yüzüğü hediye olarak kabul et beni anarsın dedi. 

Aradan birkaç ay geçti bir gün dükkanda müşterilerle ilgilenirken içeri kapalı bir hanımefendi girdi. Önce kim olduğunu tanıyamadım. Yüzüne dikkatlice baktım bu kadın Nurcan Ablaydı. Yaşadığı hayattan kurtulmuş bir kamyon şoförüyle evlenmişti. Bana sıkıca sarıldı öyle duygulandım ki gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. O zaman anladım ki şu hayatta insan her ne yaşamış olursa olsun sabredip kurtulacağına inanırsa yaşadığı tüm zorluklar geride kalır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar AYLA ÜÇER - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.