SON RESİM

Yurt dışında yaşayan arkadaşım telefonda:

-          Ne olur annemin kabrini ziyaret edip çok sevdiği papatyalardan eker misin, mezarı bakımsız kalmasın, dedi ve ilave etti. Ağustos’tan önce gelemiyorum. Çiçeklerin baharda ekilmesi gerekiyor lütfen, Allah rızası için. Seni de çok severdi bilirsin.

Hayır demek mümkün mü? Ramazan ayındayız mesafe uzak, meşakkatli olur bahanelerini siliverdim itirazcı nefsimden. Çok geçmeden elimde papatyalarla Emir Sultan mezarlığındayım.

Önce kuru yaprak ve kırık dalları temizledim. İtina ile diktim iri iri papatyaları mezarın dört bir yanına. Kızın sana selam söyledi Öznur ablacığım, demeyi de ihmal etmedim.

Çocukken mezar taşı okumak iyi değil derlerdi fakat kendime hâkim olamıyorum. Kimler gelmiş kimler göçmüş bu fani dünyaya merak ediyorum. Doktorlar, öğretmenler, mühendisler, askerler, bürokratlar… Bursa’nın zenginleri, gençleri, bebekleri, meczupları kısaca geçmişi. Peygamber soyundan gelen Emir Sultan Hazretleri’ne komşu olmuşlar. Nasıl da huzur içinde yatıyorlar, her kula nasip olmaz kısmetli mübarekler.

Sanat Güneşi Zeki Müren’in kabrinden geçiyor yolum. Birçok ziyaretçi var. Fatihalarını esirgemeden hediye ediyorlar. Ramazan dolayısıyla Türkiye’nin her köşesinden gelen vatandaşlar hala şarkılarını içtenlikle dinleyip muhabbetle andıkları sanatçısına vefa gösteriyor. Rahmetlinin duygulu bir üslupla dile getirdiği sözleri geliyor aklıma.

“İsmim Mesut göbek adım Bahtiyar

Yıllarca hep böyle bildiniz siz

Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinlediniz…”

Ve ne zamandır gönlüme gelen o isme birkaç düşme tehlikesi atlatarak ulaşıyorum:

Hubert Sondermann, nam-ı diğer Alman Amca…

Çok duygulandım. Sanki çok yakın bir akrabamın mezarına gelmiş gibi gözyaşlarım süzüldü yüzüme. Yunus Emre’nin, “Hakkı gerçek sevenlere, cümle âlem kardeş gelir” sözü teselli veriyor hüznüme.

1963’te Türkiye’nin ilk teleferiğinin Bursa’da yapımında bulunmuş. Karakteriyle şehir halkını kendine hayran bırakmış. Ezan sesine olan muhabbetiyle davete icabet etmiş, İslam ile şereflenmiş bir yabancı mezarı. Ramazan ayında Müslümanlara saygısından tiryakisi olduğu halde oruçlunun yanında tütün kullanmaması ve kullanan şahsı da sert bir şekilde uyarması, Bursa’da işi bitip de gitme zamanı geldiğinde bu kadim şehirden ayrılmayışı, Yeşil Camii’ne yakın kiraladığı evde vefat edişi, cenaze için gelen İsviçre Konsolosluk yetkililerinin vasiyeti okuduğunda cesede el sürmeden bırakması, “O Muhammedan olmuş biz götüremeyiz” demeleri… Bu bilgiler art arda geldi zihnime. Bereketli yaşanmış bir ömrün son resmi vesselam.

Hubert Sondermann, İslam dininin vecibelerine uygun şekilde çok istediği Emir Sultan mezarlığına defnediliyor. Alman Amcaya son bir kez daha bakıyorum, çocuk gibi el sallamak geliyor içimden. Allah rahmet eylesin mekanınız cennet olsun Emir Sultan Hazretlerinin nasipli komşuları. Bir gün Emrihak vâki olduğunda hayırla anılmak için dua ederek ayrılıyorum hayatın gerçeğinden.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayfer Güven - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.