YAZMAKTA NASİP OKUMAKTA

Ne kadar aciziz.

Hayatı hiç bitmeyecekmişcesine yaşamaya devam ederken. Yanı başımızda birer birer ebedi aleme gidenleri görmez olduk.

Gördüklerimizden de sadece onlar gidecek sandık.

Ölümle bu kadar bütünken, bu kadar yok sayan insan aciz değil de nedir? Cahil değil de nedir?

Hiçbir şeyin bizimle gelmeyeceğinden bahsederken eksik kalıyor cümle. Sonra insan aldanıyor haline. Aslında yaptığımız her şey gelecek bizimle.

Bizimle gelmeyen şey sadece dünya malı.

Öyle bir kasvet ki nimete kör etmiş insanı. Nankörlük dökülüyor parçalardan. Dil şükretse el etmiyor. El şükretse dil susmuyor. Ne olduğumuz gibi olabildik. Ne yaratılan en temiz halimizle kalabildik.

Boş bomboş bir aldanış içinde yaşıyoruz mu yanıyoruz mu belli değil.

Unuttuk, okumadık, yanlış algılayıp yanlış teleffuz ettik. Armut piş ağzıma düş misali tembellik ettik. Halbuki biliyorduk da dünyaya gelirken ilk feryadı, o yüzden basıyorduk.

Allah ağlayarak geldiğimiz dünyadan, gülerek gitmenin reçetesini vermiş de bizde neyimize güveniyorsak elimizin tersiyle itiyoruz sanki her şeyi, tövbe haşa!

Halbuki öyle bir hâl üzerine yaratmış ve öyle bir ayrıcalık vermiş ki bize. Mümin her halükarda kârda.

Yeter ki Allah ile aramıza, tüy gibi olan ve ya aynı zamanda gülle gibi yıkan nefesimizi sokmamayı bilelim.

Bazı şeyleri haykırmak istercesine insana hizmet eden, tek derdi Allah rızası olan kulları anlıyorum. Gel yanmayalım kardeşim dercesine, sadece kendi ateşine su serpmiyor senin ateşini de söndürüyor ki o ateşlerin sıcağı bile olmasın etrafta.

Bazen diyorum ki Rabbimi can kulağıyla dinleyip onun bir dediğini iki etmeseydik, iki dünya da cennet olurdu demi.

Ama biz cennet olabilecek dünyayı da cehenneme çevirmekte usta olduğumuz için;ne mutsuz insan biter, ne de şikayet ve karamsarlıklar.

Nasıl doymaz bir nefisse, her şeyi kaldırabileceğinden daha fazla fazla boğazına kadar tıkayıp; sonrada nefes alamıyorum diye saldırıyor etrafa

Aslında ne yazmak istedim; ne yazdırdı Mevlam. Elbet vardır bundan kendine bir şeyler  alacaklar. Boşuna değil hiçbir şey ne sözler ne bu  yazılar.

Biz Hakkı hatırlatıp sabrı tavsiye edenlerden olalım.

Var olan ölümü unutmadan, kırmadan, dökmeden, yıkmadan nasıl yaşarız ona bakalım.

Az akıllanalım ya hu az akıllanalım.

Hâlâ onca yaranın içinde yara açan var.

İnsan herkesin cennete girmesini dilemedikçe cennetlik yüreğe sahip olabilir mi?

 Allah bilir.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İMRANE GÜLEN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.