HÜZÜNLÜ VEDA

Ne kadar süratle geçtin, güzel ve özel misafirimiz. Sana öyle alıştık ki, veda etmek zor geliyor. Seni hüzünle karşıladık, bize çok iyi geldin, bir nebze de olsa yaralarımıza şifa oldun. İyi ki geldin. Gelecekte on bir ayda bir ayı iple çekeceğiz, ömrümüz varsa, inşallah yine kavuşmak duası ile veda edelim. Bu cümleyi hiç sevmem çünkü vedalar hüzün veriyor. Demek mümine bu hal yakışıyor. Seni çok özleyeceğiz, inşallah on bir ay sonra seni karşıladığımız zaman mutlu ve mesut olarak karşılarız. Savaşların bittiği, zulümlerin sona erdiği, çocukların ve annelerin yüzünün güldüğü bir vuslat olsun, inşallah. Allah'tan ümidimizi kesmiyoruz, inancımız sonsuz şükürler olsun bu son vakitlerin kıymetine paha biçilmez. Değerini kadrini bilebilirsek, harika bir şekilde değerlendirebiliriz. Nasip olsun. Duaların kabule karin olmasını niyaz ederim. Elbet bir gün herkes ettiği duanı yaşayacak. Bazıları dünyada, bazıları ise ahirette verilir. Bizler sadece kullukla mükellefiz, görevimizi yerine getirir, Rabbimizin icratına karışmayız. İnsan arzu ve isteklerini, dert ve sıkıntılarını mahviyet ve zillet içinde Rabbine arz etmelidir. Nitekim bir ayet-i kerimede mealen şöyle buyurulur: "Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez." (Araf SURESİ, 7/55)

          Demek ki, dua edileceği zaman Cenab-ı Hakk’ın rahmeti, lütfu ve inayeti sesiz bir şekilde, haddi aşmadan, huşu ile ve içten bir yakarış ile istenmelidir. Allah, her kulun kalbinden geçeni bilir. Dua bir ubudiyet olduğundan dolayı, insan sadece dara düştüğü zaman değil her an Cenab-ı Hakka yalvarıp O’na sığınmalıdır. İnsanlar birbirleri hakkında gıyaben dua etmeleri de çok mühimdir. Nitekim Peygamber Efendimiz (a.s.m.): "Sizler birbirinize günahsız ağızla dua ediniz." buyurunca, sahabeden bazıları: "Ya Resulullah, hiç günahsız ağız olur mu?" diye sordular. Bunun üzerine Allah Resulu (a.s.m): "Her mü'minin ağızı, diğer mü'min hakkında günahsızdır." diye buyurdular.

          Mü'minin mü'mine duası nasıl olmalıdır? Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünkü bazı şerait dahilinde dua makbul olur. Şerit-i kabülün içtimaı nispetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Özetle, dua edileceği vakit, istiğfar ile manevi temizlenmeli; sonra makbul bir dua olan salavat-ı şerife ve şefaate gibi zikredilmeli ve ahirinde yine salavat getirilmelidir. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur. Hem gıyaben dua etmek, hem hadiste ve Kur'an'da gelen meşhur dualarla dua etmek; mesela, hem hulus ve huşu ve huzuru kalple dua etmek. Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra, mescidlerde. Hem cumada, hususan saat-i icabede. Hem şuhur-u selasede, hususen. Ramazan'da Leyle-i Kadir'de dua etmek, kabule karin olması rahmet-i İlahiyeden kaviyen me’muldür.

O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür; ve ya dua olunanın ahiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse dua kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Risale-i Nur'dan) Rabbim yaptığınız ve yapacağınız dualarını kabul etsin inşallah. Yazımı, İslam dünyasını yetiştirdiği Büyük filozof Farabi'nin duasıyla bitirmek istedim. İlim ehli ve aynı zamanda takva sahibi bir filozof olan Farabi'nin şu duası, onun kişiliğini, kimliğini, kainata, yüce yaratıcısına ve dünyalıklara bakışını en güzel şekilde anlatmaktadır.

          İhlas ve samimiyetin tazarru olup aktığı bu duaya katılalım. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlıyorum! Ey Zorunlu Varlık! Ey sebeplerin sebebi, ezeli ve ebedi olan Allah'ım. Beni yanılgılardan korumanı, hoşnut olacağın eylemi arzulamak istiyorum! Ey bütün Alemlerin Rabbi olan Allah'ım! Bana bütün iyi hasletleri bahşet, işlerimde güzel neticeler ver, gayelerimde ve isteklerimde başarılı kıl. Evrende nehirlerin coşkun aktığı gibi akan yedi yıldızın sahibi, aydınlatıcısı Rabbim. O yıldızlar, O’nun iyilikleriyle, bütün cevheri kuşatan iradesiyle işlerini yaparlar.

         Allah’ım! Bana güzellik libası giydir, iyilik ve güzellikler ver. Peygamberlerin kerametlerini, zenginlerin saadetini, bilgelerin ilimlerini, muttakilerin mutluluklarını ver! Allah’ım, beni yoksulluk ve yokluk aleminden kurtar! Beni kötülüğe bulaşmışlardan, sevgiyle bağlı olanlardan, doğru kişiler ve şehitlerle birlikte gökte yaşayanlardan eyle. Sen öyle yüce bir varlıksın ki senden başka ilah yoktur. Varlıkların yegane sebebi, yerin ve göğün nuru sensin. Allah’ım! Bana Fa’al Akıldan bir feyiz bahşet! Ey ululuk ve iyilik sahibi Allah’ım, ruhumu hikmet nuruyla süsle! Taktir ettiğin nimetin şükrünü bana ilham et. Bana batılı, batıl olarak göster, beni batıla inanmaktan ve onu dinlemekten koru. Nefsimi ilk madenin yapısından temizle. Şüphesiz ki sen, ilk nedensin.

Ey bütün varlıkların sebebi olan Hak! Bütün varlıkların feyzinden fışkıran kaynak. Kat kat göklerin Rabbi, onların ortasına kara ve denizleri yerleştiren Rab! Sana sığınarak, bir günahkar olarak, sana yalvarıyorum! Bu günahkar ve ihmalkarın suçunu bağışla! Ey evrenin Rabbi! Yüce katından bir feyiz ile nefsimi, maddi ve manevi kirlerden temizle! Ey yüce kişilerin, yıldızlar aleminin gök yüzündeki ruhların sahibi Allah’ım! Kuluna, şehevi şeylerin, aşağılık dünyanın sevgisi baskın geldi. Sen himayeni, beni hatalara düşmekten koruyucu kıl! Benim için takvanı, her türlü aşırılığa karşı kalkan yap! Muhakkak sen her şeyin kurtarıcısısın.

       Ey Allah’ım! Beni dört unsurdan esaretinden kurtar ve beni geniş katına ve yüce huzuruna al! Allah’ım! Bana vereceğin yeterliliği, gücü topraksı cisimler ve varlıkla ilgili olan düşünceler arasındaki ilişkilerimi kesmem için bir sebep kıl; hikmeti ve ruhumu ilahi alemler ve yüce ruhlarla birlikte olmaya vesile kıl. Allah’ım, ruhumu Cebrail vasıtasıyla aydınlat! Aklıma ve duyguma olgun hikmetle etki et! Fizik aleminin yerine melekleri bana yoldaş eyle! Allah'ım, bana doğruyu ilham et! İmanımı takva ile pekiştir! Nefsimde dünya sevgisine karşı nefret uyandır. Allah’ım! Benliğimi geçici şehvetlere karşı güçlü kıl. Ruhumu kalıcı ruhlar yurduna ulaştır ve onu yüce cennetlerdeki değerli, şerefli varlıklar topluluğundan eyle. Ey hal ve söz diliyle konuşan varlıkların önünde olan Allah’ım, seni tenzih ederim, şüphesiz ki sen, o varlıklardan her birine hikmetinle layık olduğu şeyi verensin. O varlıklara, yokluğa nispetle varlığı bir nimet ve rahmet kılansın. Öz olsun, ilişki olsun, tüm varlıklar senin nimetlerine müstahaktırlar ve nimetlerinin güzelliklerine şükrediyorlar. Nitekim Rabbimizi zikir ile tespih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tespihlerini anlamazsınız. (İsra suresi, 76/Buyurmaktasın).

          Allah’ım, seni tenzih ederim. Sen yücesin, tek olan Allah’sın, yegane sensin, Sen birsin, teksin, doğurmayan ve kendine hiçbir şey denk olmayan eşsiz ve ihtiyaçsız Allah’sın! (İsra, 44/İhlas suresi, 3-4). Allah’ım, kuşkusuz ki sen, benim ruhumu dört unsurdan meydana gelen bir zindana hapsettin (bedene) ve ruhumu parçalama işini, şehvetlerden oluşan bir takım yırtıcı hayvanlara havale ettin. (Kötü isteklerde bulunan duygular bana verdin.) Allah’ım! Nefsimi ismetle yücelt! Sana yakışır şekilde ona şefkat et! Senden gelen ve sana layık olan bir asaletle onu esirge! Gökteki yerin yerine ulaştıracak bir tövbeyi ona lütfet! Kutsal makamına geri dönüşünü (ulaşmasını) çabuklaştır. Nefsimin karanlıkları üzerine Sa'al Akıl güneşi doğdur! Cehalet ve sapıklıkların karanlıklarını ondan uzaklaştır. Ruhumda bulunan güzellikleri aktif hale getir. Ruhumu bilgisizliğin karanlıklarından çıkarıp hikmetin aydınlığına ve aklın ışığına ilet. Nitekim sen, Allah inananların dostusun. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarırsın. (Bakara, 257) diye buyurmaktasın. Ey Allah’ım! Bilinmeyenlerin gerçek suretlerini ruhuma rüyada göster! Ruhumu karma karışık kabuslardan, rüyalarında iyilikleri ve doğru müjdeyi görmeye dönüştür. (Rüya-i sadık görmeyi nasip et.) Ruhumu etkileyen duyguların ve kuruntuların kirlerinden temizle! Ruhumdan fiziki alemin bulanıklığını uzaklaştır. Ruhumu, ruhlar alemindeki yüce makama konuk et! Nitekim sen bana hidayeti nasip eden, bana her şeyde yeten ve beni himaye eden en yüce varlıksın! Hamd yalnızca Allah’a mahsustur. Allah'ın rahmeti ve selamı sonsuza dek kendisinden sonra hiçbir peygamber gelmeyecek olan (Hz. Peygamber’e) olsun. Amin. Herkese hayırlı bayramlar dilerim.

Selam ve dua ile.

 

 

                                                                     

 

 

               

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Leyla Yaman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.