Açtırmayın bayramlık ağzımı!

Başlıkta da görüleceği üzere zengin ve curcunalı dilimizin ‘alengirli’ deyimlerinden birini daha yazımıza konu ettik. Günlük hayatın stresli trafiği ve hayı huyu içinde insanımız; sinirlerinin gerilmekte, tepesinin de atmakta olduğunu karşısındaki yahut karşısındakilere bildirmek için,
muhtevası bir parça tehdit de kokan bu deyimi kılıç gibi savurur ve höykürür “açtırmayın şimdi benim bayramlık ağzımı!” . Öfke ifade eden bu sözcük kümesini ya biz birilerine karşı söylemişizdir, ya da birileri bize. Artık duruma göre değişir, pinpon topu misali taraflar arasında boyuna gidip de gelebilir.

Bu deyimde anlatılmak istenen esasta ben sana esaslı, okkalı, hatta yakası bağrı açılmadık acayip küfürler edeceğim midir, yoksa senin hakkında şimdiye kadar duyulmamış ayıplı bir sırrı ifşa mı edeceğim midir? İnanın emin değilim, bilemedim, deyimler sözlüğünü azıcık kurcaladıysam da tatmin edici bir cevabı bulamadım. Öte yandan her halükarda, çok yakın bir gelecekte yapılması muhtemel negatif bir eylemi işaret eden bu deyimde bayram kelimesinin niye kullanıldığını anlayabilmiş değilim. Zira, bilindiği üzere bayramlar sevinci, coşkuyu, ziyafeti, şöleni, dostluğu, akrabalığı, sarılmayı kucaklaşmayı filan akla getirir lakin ağır, acı söz söylemeyi yahut okkalı küfürler savurmayı hiç mi hiç anımsatmaz. Tam aksine bayramlar daha evvelden, şu veya bu sebepten, haklı yahut haksız birbirini elleri yahut dilleriyle incitip, kırmış küskünlerin bir araya getirilip kaynaştırıldığı ve barıştırıldığı müstesna zaman dilimleri olarak telakki edilir ve bayramlara bu sırf açıdan bile hayli önem atfedilir. ‘Bayram gelse de şunları bir barıştırıversek’ diye söylenildiğini ailemizden, etrafımızdan muhakkak duymuşuzdur. Hal böyleyken bu “bayramlık ağız” metaforu nereden ve nasıl çıkmış, yahut türetilmiştir inanın bilmiyorum. Bayramlık elbise, ayakkabı, çikolata şeker vesaire olur, hanelerde geniş katılımlı bayram sofraları kurulur ama bayramlık küfür olmaz diye düşünüyorum, ama alengirli deyimimizden anlaşılacağı üzere oluyormuş.

Madem oluyorsa, izninizle şu soruyu kendime sorup, cevabını da kendimce bulmaya çalışayım.

“Bayramlık ağız” kimlere açılır kimlere açılmaz?

-Haram lokmayı, kul hakkını, iştahla, hapır hupur yeyip yutana açılır, haramın zerresini kursağından
geçirmeyene açılmaz.
- Dünyaya aşırı meyledip insanlığını yitirene açılır, hayatın gelip
geçici, dünyanın da kısa bir konukluk yeri olduğunu her daim aklında ve gönlünde tutup buna uygun yaşayana açılmaz.
-Sahip olduklarını adaletle bölüşüp paylaşmadığı, hiçbir işinde
adaletli davranmadığı gibi, gücünü kendinden zayıflara zulmetmek için kullanan zalime açılır, böylesi zalimlerin zulmüne uğrayan mazluma açılmaz.
- Haksız yere insanları üzen, ezen, iftira ve hakaretler edene açılır,
yerdeki karıncayı bile incitmekten çekinen merhametli ve rikkatli kalp sahibine açılmaz.
- Rabbena hep bana diyene açılır, önce benden daha fazla ihtiyacı
olanlara, sonra bana diyenlere açılmaz.
- Dünya menfaati için kutsal değerleri hunharca istismar edenlere, ele
talkın verirken kendi salkımıyla yutanlara açılır, bundan özenle kaçınanlara açılmaz.
-Kibirliye açılır, tevazu sahibi alçak gönüllüye açılmaz.
- İnsanlar arasında kin ve nifak tohumları ekip dünyayı savaş alanına, daha isabetli bir tanımlamayla, cehenneme çevirenlere açılır, her eylem ve söyleminde kırılan ve kararan gönülleri onarıp aydınlatmaya gayretle insan kardeşliğine huzura ve barışa hizmet edene ise açılmaz.

Kuşkusuz cevap listesini daha da uzatmak mümkündür ama bu kadarı bile meram anlatmaya yeterli gelecektir diye düşünmekteyim. Özetle “bayramlık ağızlar” illa açılacaksa eğer; kötülüğe ve hak eden kötülere alabildiğince açılsın ama iyiliğe ve iyilere ilişilmesin, zira dilin kemiği yok derler iyiler incitilmesin.

Son olarak; gazetemiz Son Saat’in okur ve çalışanlarının, ardından tüm ülkemizin bayramını kutlayıp herkese sağlık, esenlik ve ağız tadıyla geçecek bayram günleri dilerken, yazımı anonim bir türkünün ilk dizesiyle bitirmek istiyorum.

Şu mübarek günde küsmek olur mu?
Uzat ellerini bayramlaşalım
Tanrı selamını kesmek olur mu?
Uzat Ellerini bayramlaşalım...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar KEREM SARA - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.