HAYATIN GERÇEKLERİ

İnsan öyle bir varlık ki yaşadığı ortama alışabilme ve şartları değişse de hayata devam edebilme özelliğine sahip.

İnsanın yaşadığı ortamın standartlarını birçok faktör değiştirebilir. Ben bugün birebir tecrübe ettiğim bir durumdan, bir hastalıktan bahsedeceğim. KANSER!

Geçen hafta 1-7 Nisan kanser haftasıydı. Tabi ki bu durum kansere dikkat çekmek için yapılan bir hafta belirlemesi. Yoksa biz kanser hastaları için ayrı bir destek, kutlama veya moral motivasyon programları olmadı. Haa olsaydı güzel olurdu. Olanlar vardır belki ama ben onların içinde değildim. Halbuki T.C. Sağlık kanunlarına göre kanser tanısı almış ve o tanıdan evresi ve tedavisinin neticesinden dolayı engelli bir birey kabul edilmiş vatandaşım. Yani istenilse çok rahat ulaşılabilir. Neyse konumuz bu değil bunları daha sonra konuşalım.

Hayat standartlarını alt üst edebilecek bir hastalık kanser. Hatta evre ve türüne göre ve altının üstüne çevrildiği ve öyle kalabildiği bile çoktur. Elbet bunu karamsarlık olsun diye söylemiyorum. Belki hayatın altı üstünden iyidir bilemeyiz. Ben gerçeklerden bahsetmek istiyorum.

Belki bir seri yazı gelir bu konuda muhtemelen de gelecek.

Bu ilk yazı ilk teşhisin konduğu anla başlasın.

Kanseri yaşamayan kişiler tarafından grip gibi diye tabir edilen, kanseri yaşamış insanlar tarafından grip gibi olmadığı tecrübe edilen ve maalesef ki şu anda pek yaygın olan bir hastalıktan bahsedeceğiz.

İlk sözüm, lütfen artık şu grip gibi sözünü kullanmaktan vazgeçelim. Çünkü gerçekten grip gibi değil.

Benim bugün bu yazımı okuyan herkese bu hastalığı yaşamaması duasıyla birlikte, bu gerçeğin kabul edilip; özellikle aile geçmişinde varsa takiplerini yaptırmasını söyleyeceğim. Korkuya kapılıp ya kanser derlerse diye var olan belirtileri yok saymamalarını ve kontrollerini aksatmamalarını söylemek istiyorum. Evet hayatın gerçekçi bir gözle izlenmesi gereken bir durum bu tarz durumlar. Çünkü gerçekçi bakarsak gerçekçi yaklaşırız.

Şimdi bir belirti var diyelim. Birde onunla birlikte korku ki korkmak çok normal. Korkunun ağır basması ile doktora gitmiyorsun. Bu durumu geri çevirir ve varsa bir hastalığı yok eder mi? Ya da bu durumu ilerletip daha çıkmaz veya zor yollara sokar mi? Tabi ki 2’incisi. Daha zora sokabilir.

Dedim ya tecrübe ile söylüyorum. 1’inci Evre diye girdiğim ameliyattan 3’üncü Evre olduğumu öğrenerek çıktım.  Gelen patoloji sonuçları ile tedavi programım değişti Çünkü evre fazlaydı. Bu konuda tabi ki hekim değilim ve tıbbi bilgiler sunmayacağım sizlere. Sadece acı da olsa tecrübelerimi sizinle paylaşıp kendinizi ertelememeniz gerektiğini söylemek istiyorum.

Aslında en doğrusu belirli periyotlarla takip yaptırmak. Çünkü ne kadar önce fark edilirse o kadar müdahale edilebilir olur ve hayatınızın süreci bekli daha az savrulur.

Evet ailede kanser geçmişi olan kişiler takibini mutlaka yaptırsın dedik ve bundan bahsettik. Ailesinde kanser öyküsü olmayanlar ne yapsın. Tabi ki onlarda varsa bir belirti varsa hiç zaman kaybetmeden, belirti yoksa belirli aralıklarla takip yaptırmalı.  Ben ailesinde olmayan ve ilk şanslı kişi olarak ailede meme (ca) teşhisi alan insanım. Yani hayat bu her şey olabilir.

Belirtisi olup gitmekten korkanlara çok şahit oluyorum. Elimden geldiği kadar gitmelerine teşvik ediyorum ki gitmeliler.  Eğer şu anda bu yazıyı okuyan ve bir şüphe oluşturacak belirtin varsa lütfen kendini erteleme ve hemen bir hekime git. Ya belirtisi olmayan kişiler. Evet onlarda gitmeli ve belirli aralıklarla en azından yılda bir kere kontrol ettirmeliler.

Evet adı soğuk, kendi zor bir hastalık ama inanın bana dünyanın sonu değil. Hatta size bir sır vereyim mi çok sert ama etkili bir öğretmen.

Evet evet yanlış duymadınız. Çok sert ve etkili bir öğretmen. Kendinle ilgili ertelediğin, es geçtiğin veya önemsemediğin her değerini öyle güzel öğretiyor ki sana. Sen kendine geç kalmışlıklarının ve hiç yapmadıklarının ortalamasını alarak hayata devam etmeyi öğreniyorsun. Kendinin ne kadar özel ve değerli bir yaratılan olduğunu fark ediyorsun

Bu süreçle ve sürece bakış açısından etkisiyle yine konuşur yani yazarım. Ama ilk olarak bu duruma doğru bir adım atmak lazım.  Bilinçli ve gerçekçi.

Kontroller yapılmalı, yoksa şükredip hayata devam edilmeli; varsa( ki olmasın) hamd edip yine yola devam edilmeli. Dedim ya yolun sonu değil. Sadece yolu biraz zorlu. Doğru bakmasını bilirsen hatta farkındalıklı ve öğretici.

Hayatın gerçeklerine (bu bir hastalık veya farklı bir durumda olabilir) bakış açımız yaşadıklarımızı etkiler. Nasıl mı? Gerçekçi bakış açısı, acısını veya zorunu yok saymaz, acıları azaltmaz ama emin olun huzurlu ve mutlu ve mücadeleci olmanızı sağlar. Olumsuz bakış açısı yaşadıklarınızı daha çıkmaza sokabilir ve acınızı ve zorunuzu daha arttırabilir. Bir de kaçış bakışı var ki bu da geçici bir rahatlık ki rahatlık denmez sonrası yine gerçeklerle yüzleşmeye mecbur.

Sen güzel insan, hayatta ne olursa olsun, ne yaşarsan yaşa huzur ve mutluluk senin bakışında.  Acılar ve zorluklar ile birlikte huzuruna sahip çıkarsan yol ne kadar zor olursa olsun sen hep ilerleyen olursun.

Kendini erteleme, belirti bekleme ve kendini ihmal etme.

Erken teşhis hayat kurtarır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İMRANE GÜLEN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İnci - Rabbim daimi kalıcı şifanı versin inşallah canım gelmiş geçmiş olsun o günler yollara ışık olsun başkalarına sifa olsun inşallah yaşadıklarından öğrettiklerin

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Nisan 20:59
02

İmrane Gülen - @İnci 01 nolu yoruma cevabı: Amin canım. Belkide yolda yalnız kalanlara yoldaş olmak için yaşadık bilemeyiz. Öğrendik.öğrenecegiz

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 00:17