ÖNCE TEVEKKÜL SONRA TEDBİR

Bir önceki yazımda kanser haftası ve hatırlatması olarak kanserden ve kontrollerinden bahsetmiştim.

Bugün ise adı onun, tadı bütün hayatın olacak bir duruştan bahsedeceğim.

Bir hastalık veya bir olumsuzluk durumunda duruşumuzu oluşturan temeli nasıl inşa etmeliyiz, onun malzemelerini sunacağım.

Kelimelerin insan üzerindeki etkisi bilindiğinden çok fazla olduğuna inanan ve bunu kendimce tecrübe etmiş bir insanım.

Allah kelimeleri öylesine yaratmadı. Hiçbir şeyin öylesine var olmadığı bu alemde kelimeleri de öylesine kullanmıyoruz.

Düşünün bir kere en kalıcı ve etkili iletişim dilimiz yazı. Allah bizlerle kelimeleri ile, Kelam sıfatı ile bağ kurmuş. Bizlere, yapacağımız duaya kadar göstererek, nasıl bağ kuracağımız öğretmiş.

Konunuzun bununla ne alakası var demeyin. Şimdi anlatıyorum.

Bazı doğru olduğu düşünülen ve yanlışıyla kullanılan sözlerimiz var. Bu sözlerin içeriği aynı olsa da; yerleri değişince etkisi de değişiyor.

Nasıl mı?

Bununla ilgili şu cümleyi kullanarak başlayalım. "Tedbirimi aldım. Tevekkülümü Allah'a yaptım."

Burada, ilk ve etken kim oluyor gibi konuşuyoruz? (Haşa) Ben merkezli bir konuşma değil mi?

Ya ne alakası var demeden önce bir etraflıca düşünelim. Ben her şeyi yaptım. Yapacağım. Yaparım; deyip sonrasını Allah'a bırakmak ben merkezli bir cümle. Bu cümlenin de etkisi elbette o yönde.  Ben merkezli etkinin ağırlığı da epeyce. Çünkü insan her ne kadar kendini merkezde zannetse de en merkezi ve kudretli yer Allah'ındır. İnsan her şeyi kendi yaptığını zannettikçe, ağırlığı altında ezilmekten kaçamayacaktır.

Buradaki söylem, ben halledeceğim, ben halletmeliyim veya benim elimde düşüncesini bize kodlar.

Peki şimdi tam tersini söyleyelim.

Başımıza bir olumsuzluk geldi. Bir durum hasıl oldu. Bizde dedik ki" Rabbim ben sana tevekkül ediyorum. Sana sığındım. Bir kul olarak ta elimden geleni yapıp tedbirini de alacağım. Ama ben senin himayenin kudretine güveniyorum." Önce tevekkül ediyorum ve tedbirini alıyorum."

Ne oldu birebir aynı kelimelerin yerleri değişince etkisi de değişti demi. Merkezde Allah ve sonsuz kudretine olan güven var artık. Sonrası elimden geldiği kadarı. Allah dilerse ve sen Allah'a sığınırsan, elinden gelenin fazlasına erişebilirsin.

Size, bu durumu,  farklı olumsuz yaşanmışlıklarda tecrübe etmiş birisi olarak söylüyorum. Kelimelerin etkisi, kullanım şekline göre değişir. İnsan bilmeden ya nimetine sınır koyar ya da nimetini yok eder.

Resulullah (asm) bir hadis-i kudsîde şöyle der ki: ALLAH (cc) şöyle buyurmuştur: “Ben kulumun bana olan zannı üzereyim. Kulum beni ne kadar bilirse ben o kadarım." (Buharî, Tevhid 15;  35; Müslim, Zikr 2)  Rabbim bu sözüyle,  biz onu ne kadar bilirsek, O 'da bize kendini o kadar bildireceğinden bahsetmiyor mu?  O yüzdendir ki kelimelerimizi sırlarken, Rabbimizin kudretine işaret ederek kullanacağız ki kurtuluşa erenlerden olalım

Bu söylediklerimin farkına varmak 33 yılımı aldı. 33 yaşıma kadar önce tedbir sonra tevekkül diye bilir ona göre yaşardım. (Farkında olmadan hem de) Ta ki saygıdeğer bir hoca hanımın (Fatma Hale Sağım hanımefendi) öğretici sohbetine kadar.

İlk kez ondan duyup aaa ne kadar da haklı diye hayretle dinlediğimi biliyorum. O gün verdiği tavsiyeyi kalbimin bir köşesine asmışım.

Şimdi gelelim bunun kanser ile bağına. İlk şüphenin belirlendiği gün bir şeylerin ters gittiğini hissettiğimde kendimi şu duayı yaparken buldum.

"Allah'ım sana tevekkül ediyorum. Eğer sonuçlar olumsuz çıkarsa bana kuvvet ver ve tedbirimi alacak idraki ver... " deyip sesli dua ettiğimi çok iyi hatırlıyorum.

Gerçekten teslim olmuştum. Ve tedbirimi almaya başlamıştım.

Bu benim hayatta en kuvvetli sığınağım oldu.

Her işe başladığımda ve her zor durumda önce tevekkül ediyorum. Sonra tedbirlerini alıyorum. Bu insana ayrı bir kuvvet veriyor. Ve kelimenin muradı gerçekleşmiş oluyor. İdrak kapıları açılıyor. Çünkü yerinde kullanılan doğru kelimeler, insana doğru kodlarla ulaşıyor.

Ben o günden sonra her daim aklıma geldikçe, duayı bu şekilde ettikçe, sayın Fatma Hale hocama dua ederim bu doğru pencereyi bana açtığı için. Belki sizlerde bana dua edersiniz, bu güzelliği sizinle paylaştığım için.

Hayat bir bütün. İnsan bir bütün. Alem bir bütün. Parçalar yerine oturdukça huzur yakanı bırakmıyor.

Hani gerçekçi bakış açısı demiştik ya. Onunla kelimelerin muradını yan yana koyunca, zorluk içinde huzurla ve mutlulukla yaşıyorsunuz emin olabilirsiniz.

Yaşadıklarınız değişmiyor. Kaderde olan tecelli ediyor ama şunu bilin ki; sizde olan etkisi çok değişiyor.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İMRANE GÜLEN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

İmrane Gülen - @İnci 01 nolu yoruma cevabı: Amin canım cümlemizden razı olsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Nisan 00:44