TL ZİRVEDE ALIM GÜCÜ YERLERDE

Geçen hafta açıklanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru Nisan'da 59,77'ye yükselmiş Buna göre TL'nin reel değerinin Eylül 2021'den beri en yüksek seviyeye çıktığını görüyoruz.

Aynı açıklamada, yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı geçen hafta 2,54 milyar dolar azalışla 179,2 milyar dolar olmuş. Yurt içi yerleşiklerin parite etkisinden arındırıldığında döviz mevduatlarında ise 2,22 milyar dolarlık düşüş gözlenirken, Pariteden arındırılmış döviz mevduatları gerçek kişilerde 1,3 milyar dolar, tüzel kişilerde ise 928 milyon dolar azalmış.

(BDDK) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerinde kur korumalı mevduatlarda da düşüş yaşandığını görüyoruz.. Verilere göre kur korumalı mevduat toplamı geçen hafta 8,44 milyar TL düşüşle 2,26 trilyon TL olarak kayıtlara geçmiş.

Geçen hafta itibariyle kur korumalı mevduat dahil mevduat dolarizasyonu yüzde 55,5 olmuş.

Kurlardaki baskılama devam ettikçe TL’nin değerli olmaya devam edeceğini görüyoruz, Yanlış anlaşılmasın TL’nin değerli olması satın alma gücü olması anlamına gelmiyor. Bu haber hemen sevinilecek bir haber değil. Bu iktisadi bir durum.

TL’nin tüketici açısından değerli olması satın alma gücüne bağlı, oda enflasyona bağlı. Enflasyonda ciddi bir düşüş olmadığı sürece reel kesime bir faydası olmayacaktır. Sabit kur, değerli TL’sını hep enflasyonist baskılamayı devam ettirecektir. Bu kısır döngünden orta vadede kurtulmak zor görünüyor.

Geçtiğimiz hafta Perşembe günü Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan yılın ikinci Enflasyon Raporu sunumu için kameraların karşısına geçti.

"Fiyatlama davranışlarını ve enflasyon beklentilerini yakından takip ettiklerini kalıcı bir bozulmaya kesinlikle izin vermeyeceklerini söyledi.

Başkan Karahan 2024 yıl sonu enflasyon tahminlerini 2 puan yükselterek yüzde 38'e çektiklerini açıkladı. 2025 ve 2026 tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde koruduklarını duyurdu. Karahan bunun yanında enflasyonda zirvenin yüzde 75-76 ile mayıs ayında görüleceğini söyledi. Ayrıca ülke (SDC) dediğimiz ülke risk priminin uzun aradan sonra 300 puanın altına gerilediğini de kaydetti.

Sözün özü şu. Piyasalarda baz etkisi ile kağıt üzerinde pozitif gelişmeler kaydediliyor. Fakat reel piyasalar da bunun karşılığını göremiyoruz.

2024 yılı kısa vadede enflasyon rakamlarını tutturamayan merkez bankasının 2025,2026 yılı enflasyon tahmini rakamları çokta gerçekçi görünmüyor.

Yerel halkın anlayacağı dilde mesela bir örnek üzerinden gidelim. Tüketici kredilerinde yavaşlama görüldüğünden bahseden sayın başkan şunu söylemiyor. Bankalar ihtiyaç ya da tüketici kredilerini aylık yüzde 3,5 faizle vermiyor. Bunu düşüş olarak görüyor. Aynı bankalar kredi kartı nakit avans limitlerindeki aylık yüzde 5,5 faiz uygulamasını göz ardı ediyor. İktisadi anlamda TL’nın değerlenmesinden ziyade TL’nın alım gücünün atması çok daha acil ve elzemdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar RECEP TAŞCI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Saat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Saat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Saat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Saat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.